Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: stefan zweig
Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fr…

Yazar: fakir baykurt
Gurbette bir garip işçidir Koca İbrahim. Karısı Elif ve kızı Güitenle, Almanyanın Duisburg şehrinde yaşar ve zorlu ekmek kavgasında, çalışır yüksek fırınların karşısında. Yalımlar vurdukça yüzüne, tez zamanda para biriktirip ana vatana dönmeyi hayal eder; ama bilir, gelmek kadar gitmek de zordur bu topraklardan. Hem çekip gitse ne olacak? Memlekette ekmek aslanın ağzında; üstelik durumlar da bir…

Yazar: william m. thackeray
İngiliz edebiyatında devrim niteliği taşıyan ve gerçekçi akımın en güzel örneklerinden biri kabul edilen Gurur Dünyası, hiciv ustası Thackerayin Napolyon Savaşları sırasındaki İngiliz toplumuna eleştirel, alaylı ve sevecen bakışını yansıtır. On dokuzuncu yüzyılın başındaki İngiliz toplumunu bütün çeşitliliği ve değişikliği içinde yansıtması açısından Thackerayin başyapıtı sayılan Gurur Dünyası, a…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…

Yazar: alice munro
Eleştirmen Leah Hager Cohen şöyle diyor: öykülerini okurken, ‘Munro benim aklımdan geçenleri nasıl bilebilir?’ diye düşünüyorum. Aslında Munro’nun yaptığı, büyük bir alçakgönüllülükle bir duyguyu paylaşmak, sizi bir başka dünyaya çekmek, bir başkasının ritmiyle size soluk aldırmak, bir başkasının gördüklerini kendiniz görüyormuş duygusunu yaşatmak.” Bazı Kadınlardaki bütün öyküler, eleştirmeni h…

Yazar: weedon grossmith, george grossmith
- Sırf önemli biri olmadığım için benim günlüğüm neden ilginç olmayacakmış, doğrusu anlayamıyorum. - XIX. yüzyılın sonunda orta sınıfa mensup bir Londralı nasıl yaşıyordu? Grossmith kardeşlerin biraz da ortalığı kaplayan ünlülerin hayat hikâyeleri modasıyla alay etmek için kaleme aldıkları bu günlük" İngiliz Punch dergisinde tefrika edildikten sonra 1892'de kitap halinde basıldı. Ko…

Yazar: david herbert lawrence
Yvette kızkardeşi ile birlikte yurtdışından baba evine dönmüştür. Rahip babanın ve evin direği Ninenin kontrolü altındaki ev, onun için boğucu, çekilmez bir ortamdır. Gençliğinin havailiğiyle bekâretinin masumiyeti arasında gidip gelen Yvette, tesadüfen karşılaştığı bir Çingeneye âşık olur. Yakışıklı Çingene, Yvettein aşkı tanımasının, cinselliğe uyanışının ve toplumsal kurallara başkaldırma iste…

Yazar: doris lessing
Eski adı Rodezya olan Zimbabwede, ırkçılığın çok güçlü uygulandığı bir Güney Afrika ülkesinde yetişen beyaz Mary, çok yoksul bir çocukluğun ve yatılı okulda evlilik, çocuk sahibi olmak, cinsel ilişki üzerine korkunç önyargılarla geçirilmiş bir gençlik döneminin ardından büyük bir şirkette çalışmaya başlar. Arkadaşı olsa da dostu yoktur; sosyal yaşamdan kopmaz ama tuhaf görünümü, davranışları yüzü…
Yazar: joseph conrad
"Talihin gücü çok büyüktür; karşı konulması olanaksızdır ama kendini çoğunlukla, insanoğlunun sahici ya da aldatıcı büyüsü gibi, kırılgan biçimlere bürünerek ortaya koyar. İnsanın, etkisi kestirilemeyen nedenlere parmak basması zordur, ama aslında yaşam öyküsünü anlatan bu romanın yazılmasından Flora de Barral'ın sorumlu olduğunu rahatça söyleyebilirim." -Joseph Conrad-






