
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Not Nasıl Alınır?
İlk onbeş sayfası ile son onbir sayfası birebir diğer kitapları ile aynı. Üstelik yazar kendi kitaplarından sadece birinin okunacağını düşündüğünden diğer kitaplarından bahsettiğinden sık sık tekrara düşüyor. Bu da bıkkınlık veriyor. Lakin madem diğer kitapları elimde o zaman okumaya devam.
Baskı: Kitap Nasıl Okunur
Bildiklerimden daha fazla birşeyler katar diye düşündüm ama olmadı. Kendi reklamını yapan uzun bir girişten sonra gereksiz anlatımlarla doldurulan bir kitap olmuş. Çok tekrar var.
Baskı: Zaman Nasıl Yönetilir
Plan nasıl yapılır kitabıyla hemen hemen aynı konuları dillendirmiş. Aynı kitabı tekrar emiş gibi oldum. Teknikten çok neden zamanı dikkatli kullanmamız gerektiğini anlatan ve ikna etmeye çalışan bir kitap olmuş. Keşke daha kısa ve öz bir anlatım olsaydı.
Baskı: Plan Nasıl Yapılır? Öğrenci Teknikleri
Bilindik tavsiyeleri vermiş yeni bir gelişme yok. Üstelik kitabın yüzde sekseni tekniği değilde daha çok tekniklere ikna etme çabasına girmiş. Oysa bu kitabı eline alan planın nasıl yapıldığını merak ediyor. Neden plan yapılmalı ya da neden bu teknikler kullanılmalı sorularıyla meşgul edilmemeliydi. Kitabı gereksiz uzatmışlar.
Baskı: Bırak Ve Rahatla
Kişisel terapi almak isteyenlere önerilir. Lakin ben pek bir inandırıcı özellik göremedim.
Baskı: Outliers (Çizginin Dışındakiler) / Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur?
Bu kitapta çizgi dışında olan kişiler incelendiğinde aile yapısını, ırki özelliklerinin ve şans durumunun verdiği ayrıcalıkları anlatıyor. Belki insanın başarısını bir parça etkiliyor bunlar; ama bence en önemlisi öğrenme hırsının devamlılığı, azim ve kararlılıkla çalışmanın başarıya etkisi yüzde yüz. Herkes biliyor çalışınca başarılı olunacağını ama azim ve sebat olmayınca çabuk bırakılıyor. On bin saat çalışma kuralı o zaman devreye giriyor. Kitap bana çok fazla bir şey katmadı. Zaten bilinen gerçekliği tekrar okumanın zaman kaybı olarak görüyorum.
Baskı: Başarılı Çocuk (Çocuklarınızın İyi Yetişmesi İçin Neler Yapmalısınız?)
Anne ve babanın çocuklarına nasıl davranması gerektiğini anlatan bir kitap. Çok fazla bir bilgi birikimi yok. Zaten bilinen ama çok uygulanmayan davranış şekillerini gösteriyor. Bizim toplumun o olgunluğa ulaşması daha çok zaman var.
Baskı: Dünyanın En Yalnız Beyni
Gençlerin düşebileceği bunalımları atlatabilmesi için nasıl düşünmesi gerektiğini belirten bir kitap.
Baskı: Okuma Serüveni
Yazarın, Atatürk düşmanı olduğundan hiç şüphe yok . Bu yüzden okur yazar olmasına rağmen kendisine saygı duymam gerekmiyor. Buna rağmen sırf kitap hatırına okudum. Sanki bana kitapların sırrını verecekmiş gibi düşündüm. Lakin böyle bir şey yok. Sadece klasik kitap okuma tarzından başka kendi anılarını yazmış ve Atatürk'e kinini kusmuş ön yargılı bir yazar. Okunmaya değmez. Gidin kip özeti okuyun çok daha iyi.
Baskı: Çırağın Gözünden Bir Usta Teoman Duralı
Teoman Duralı Bey'i yad etmek amacıyla yapılan bir televizyon programının yazılı metni. Teoman Bey'in kişiliği ve eğitmenliği hakkında bilgi verilmektedir.
Baskı: Başarıya Götüren Aile
Okuduğum kişisel kitaplar içersinde yabancı kaynak kitaplara bağlı kalmadan gerçek hayatından yaşanmışlıklarından alınan dersleri içtenlikle anlatan bir kitap olmuş. Ders alınacak ve uygulancak çok şey var. Bence her veli okumalı ve hayatına doğru bir şekilde uygulayarak yansıtmalı.
Baskı: Az Seçilen Yol
Disiplin ve sevgi konusunda acı çekerek ruhsal tekamüle ulaşmanın verdiği başarının dönüşümünü irdeliyor. İyi bir başlangıç yaparak anlatageldiği (sistemli bir şekilde) konuları yapmış olduğu terapilerle destekliyor. Ruhsal olgunluğa erişmenin bir yolununda yaratıcının ona gönderdiği mesajları doğru bir şekilde algılanıp değerlendirmeleri gerektiğini vurguluyor. Beni en çok etkileyen kısmı hayatın acı çekmek olduğunu ve bir iş yapmanın en kolay yolu zevki geçiktirmekten geçtiğini anlatmasıdır. İnsanlar tembeldir ve acı çekmeyi sevmezler. Bu yüzden acı veren herşeyden uzaklaştıklarında zevke yönelerek geçiştirmeye çalışırlar. Böylelikle acının kaybolduğunu sanırlar. Oysa sorunlar kaybolmaz hatta artarak daha da büyük acılara sebep olurlar. Bu durumda önce acıya katlanarak sorunları çözerek ilerlersek zevki sonunda tadacağımızı belirtiyor. Okunması gereken bir kitap.
Baskı: Bilim Ne Değildir? Yeni-Ateist Bilim Anlayışının Felsefi ve Sosyolojik Analizi
Depremler hakkında bilgisi iyi olan Celal Şengör'ün ideolojik sebeplerden ötürü din ile bilimin çatıştığını öne süren tezinin eleştirisi yapılıyor. Celal Şengör'ün sürdüğü argümanlarının mesnetsiz olduğunu kanıtlar sürülerek eleştiriliyor. Yapılan çalışmalar bence son derece mantıklı lakin yetersiz kalmış geldi bana. Yüzeysel bilgilere dayandırılarak yapılan ideolojik saldırıların cahil bir toplumu ne kadar kötü yollara sevk ettiğinin ispatıdır bu kitap. Oysa her bilim adamının elde edilen bilgilerin yanlışlanabilir olduğunu bilmesi gerekir. Bilgiler tartışılabilinmelidir. Bize doğayı en iyi açıklayabilen bilginin doğruya yakınlaştıracağı gibi yeni ufuklara da sürükler. Karşı görüş yanlıştır diye kestirilip atılmamalıdır. Karşılıklı olarak konular irdelenip, kanıtların kesinliği denetlenmelidir. Ortaya çıkan sonuçlar bizi daha ileriye taşıyacağından yeni ufuklara yelken açmayı sağlayacaktır. Bu yüzden Celal Şengör'ün karşısındaki görüşü kale almayan ve aşağılayan tavrını hiç beğenmedim desem yeridir.
Baskı: Tanrısız Dünya Düzeninden ALLAH'A DÖNÜŞ
Mesih,mehdi ve deccal kavramlarını günümüzün ışığında en iyi açıklamaları bu kitapta toplanmış. Siyaseti içine sokmamış olsa yansız bir anlatımı var diyecektim ama var. Biz bunu dikkate almasakta ilerleyen sayfalarda bunu hissettiriyor. E ne de olsa yazar bir gazeteci olacak o kadar.
Baskı: Can Boğazdan Çıkar
Değişik kan gruplarına göre beslenme çeşitliliğini bu kitaptan öğrenmiş oldum. Hatta bazılarını uyguladım. Olumlu sonuçlar aldım. Yazılanların çoğunun doğru olduğunu kabul ediyorum. Lakin kabul etmediklerimde var. Herkesin bir kez okumasında fayda var.
Baskı: Canavar Peşinde 5 Kar Canavarı Nanuk
Çocuklar için ilginç bir macera sayılabilir. Canavar ile mücadelesi oldukça kısa sürmesi ile macera çok çabuk bitti.
Baskı: Allah'ın Dini İslam'a Son Davet Kur'an
Günümüze hitap eden bir tefsir niyetiyle okudum. Bir bilim adamı gözüyle Kuran!ın tefsirinin nasıl bir yorum yapacağını merak etmiştim. Lakin bir çok doğrunun yanına bir kaç tane yanlışı ısrarla sokmaya çalıştığını farkettim. Bu yüzden hayal kırıklığına uğradım. Tefsir okurken ilkin sağlam bir şekilde kaynaklara bşvurmak gerektiğini bir kez daha anladım. Reenkarnasyona inanan bu kişi sarhoş etmeyecek kadar içki içmenin haram olmadığını savunuyor. Azıcık sıkışınca beylik laf olan "Allah doğrusunu bilir." cümlesine sığınıyor. Salat kelimesini ise yardımlaşma veya vakıf kurma namazsız Kuranı anlatma şekline çeviriyor. Namazı ritüel bir sembolik kavram olarak tanımlıyor. Tam bir Hıristiyan soyluların davranışını sergileyecek bir tutum olarak görüyorum. Yazarın namaz kılmadığını hatta akşamları bir iki kadeh içki içip sonra vicdanını rahatlatmak amacıyla vakıf toplantılarına katılıp günh çıkardığını düşündürtüyor bana. Kitapta en çok etkilendiğim kısım Kuranı anlamak için okunması gerektiğini söylemesi. Yoksa Arapça okunmasının pek bir katkısı olmayacağını ısrar etmesi.
Baskı: Proje Tasarımı Ve Geliştirme
Proje hazırlamaya çalışan biri için iyi bir başlangıç ama yeterli değil.
Baskı: Proje Hazırlama
Basit bir anlatım var ama; eksik örneklerden dolayı konuyu anlamak isteyenlere göre değil. Sağlam örnekler verilebilseydi çok daha anlaşılır olacaktı.
Baskı: Tecelliyât
Ahmed Hulusi'nin en beğendiğim tarafı kitaplarının okunmasında ve yayınlanmasında ücret istememesi. İlk defa bu kitapta telif ücretinin istenmemesi ve ilmin ücret karşılığında verilmemesinin gerektiğini gördüm. Kitapta zikrin ve ilmin idrakının öneminden bahsediyor. İşitmek, bilmek yetmiyor; bilmenin idraki asıl hedef olmalı diyor.
Baskı: Hz. Ebu Bekir
Hazreti Ebu Bekr'in hayatını öz bir şekilde anlatan bir kitap. Hikayemsi bir şekilde anlatılması kitabın okunuşunu mümkün kılıyor. Keşke Ebu Bekr'in en çalkantılı döneminin yaşadıklarını anlatan başka bir kitap daha olsa ne iyi olurdu. Okunmaya değer bir kitap.
Baskı: Bu Böyledir
Oldukça dokunaklı bir hikayeler yumağı; aynı mekanı paylaşan kişilerin duygu ve düşüncelerini paylaşan bir kitap.
Baskı: Bilgiyle Sohbet
Yazarın, Cumhuriyet Gazetesi'nin bilim dergisinde çalıştığını okuyunca merak ettim ve kitabını okumaya başladım. Yıllarca Cumhuriyet yazılarını takip ettiğimden bilirim ama bir bilim adamının siyasi görüşü yüzünden veya o görüşü savunan kişilere şirin görünmek açısından hepside anlaşmışçasına İslam'a, Osmanlılığa ve Türklüğe karşı sürekli bir aşağılama;sürekli bir yıpratma çabası içinde olur mu ? Olur işte. Kendi içinde birbirlerini pohpohlayan bu kişiler kendilerine karşıt görüşteki insanları sürekli sizden adam olmaz, siz kimsiniz ki bizim gibi ilim adamlarına dil uzatırsınız gibi serzenişleriyle yukarıdan bakmalar... Üstelik hür iradesi ile özgür düşüncelerini aktarıyorlarmış . Sevsinler sizi. Efendim Piri Reis'in haritası başkasından kopyaymış. Kolomb, çizmişmiş. Yahu adam Amerikayı Hindistan zannediyormuş daha bu kadar ayrıntılı nereden çizsin? Daha sonra yazdıkları her notu kontrol edip yazma dilinin çoğunluğunun İngilizce ve Almanca olduğunu itiraf ediyor. Sonrada neden Türkçe yazmadığını sorguladığında Türkçe eserlerin azlığından ve gerçek anlamda bir bilim adamı olmadığından dem vurup Türkçe yazmadığından bahsediyor. Her fırsatta Osmanlıların sığlığından ve bilim adamlarının olmadığından bahsediyor. Peki efendim kitabından bahsettiğin ve yakından tanıdığın o bilim adamları hangi dönemde yetişmişlerde onları Osmanlıdan kabul etmiyorsun? Sonra Edgerton'un hasta toplumlarının içersine şimdiki Türkiye'nin de katılabileceğini söylüyor. Neden efendim? Araçlarda kullanılan benzinden dolayı oluşan çevre kirliliğini sebep gösteriveriyor. Yahu uygar devletler dediğin ülkeler bu benzin kaynaklarının başında ve milyonlarca insanı katlederek. İki dünya savaşını çıkaran ve milyonlarca insanların ölümüne sebep olanlar da onlar değil mi? Japonya'ya Atom Bombası'nı patlatanlarda Osmanlı mı? Kızılderilileri katledenler, zencileri(Siyah ırk) köle yapıp sömürenler ve diğer uygarlıkların üzerine silahıyla çöküp tüm zengiliklerini çalanlar bu uygar dediğiniz ülkeler değil mi? Gittikleri her yeri gözyaşı akıtan ve öldüren bu ülkeleri oralara demokrasi ve uygarlık götürdüler masalını bize inanmamımızı bekliyorsunuz? Bunun dışında Atatürk hakkında süyledikleri şeylerin çoğuna katılıyorum. Lakin halen Şengör'ün Osmanlı'ya ve İslam'a bakışındaki o küçümseme ve ötekileştirme çabası gibi ilkel bir dürtü ile yaklaşmasına bir bilim adamı sıfatına yakıştıramadım.
Baskı: canavar peşinde 3 -dağ trolü Arkta
Maceralar monoton bir hal almaya başladı. Canavar bir şeyleri rahatsız etmesiyle başlanıyor sonrasında onu kurtarmak için kahramanımız harekete geçer ve mutlaka bir aksilikle karşılaşırlar. Bir şekilde bu aksilik tatlıya bağlanır ve canavar bulunur. Tam büyü bozulacakken mutlaka yoluna gitmeyen bir şey olur. Bu aksilik birinin yardımıyla çözülerek büyü bozulur. Canavar minnetini belirtmek için bir şey verir ve kahramanımız bunu kalkanında kullanarak yeni bir güç kazanır. Ne hikmetse kahramana görev veren ortaya çıkıp tebrik eder. Sonra da yeni görev verilir.