
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kirschner Hayat Okulu: Kendinizi Yönetmeyi Öğrenin
Hem pratik hem de teorik. Kişisel gelişim kitaplarından en iyisi diyebilirim. Uygulayan kazanır, deneyen yanılmaz.
Baskı: Ben Buradan Okuyorum
Yazarın daha önceden yazmış olduğu denemeleri bir araya getirilmiş. Ufkumu açar diye okudum ama açılan bir şey olmadı. Yazar hemen hemen her denemede kendini ön plana çıkarmış. Bir eleştirmen olmasına rağmen kendisini pek eleştirmemiş geldi bana.
Baskı: El-Munkızu Min-Ad-Dalal
Gazali'nin ilim öğrenme sürecindeki hakikati aramasındaki gerçekleriden bahsediyor. Kesin bilginin duyular yoluyla öğrenilemiyeceğini kanıtlıyor. Bilgiye ulaşmak için uğraşan dört zümrenin yolunu inceledikten sonra ortaya koyduğu kanıtlarla hangisinin güvenilir olduğuna karar veriyor. Kelamcılar; Allah'ın sıfatları, peygamberlik ve ahiret ile ilgili inançlarını telkin eder. Felsefeciler; Kendi aralarında üçe ayrılırlar: Dehriler, Tabiiler, İlahiler. İlk ikisi nübüvet ile gelen bilgileri yalaladıkları için tekfir ediliyor. İlahicilerde ise ilimin matematik,mantık ve tabiyat ilimleri olduğu için dinin inanışına ters gelmediği belirtiyor. Lakin ilahiye kısmında yaratılışın inkar edilmesi ve sapık inançların katılması ve ahiretin inkarı bu tip kitapların okunmasını sakıncalı buluyor.
Baskı: İslamın Temelleri
Bu kitapta en çok üzerinde durulacak konu peygamber efendimizin yaşadığı dönemdeki Arapları bir araya getirip 21 senede muazzam bir devlet haline getirip; dönemin en güçlü devletlerine galip gelmesidir. Diğer anlatılanlar ise zaten inanmayan kişiler için önemli değildir. İnananlar için ise bildikleri ve iman ettikleridir.
Baskı: Aşık Şeytan
Birinci tekil şahısın anlatımıyla şeytana uyup, nefsini dinleyerek yaşanan bir aşk hikayesi. Yaşadığı aşkı başta kabul etmeyen sonrasında tüm şartları kabul edişinin iç sıkıntısını dile getiriyor. Sürükleyici bir anlatım var. Son kısmında pişmanlığın verdiği acıyla kendisini manastıra kapatmayı düşünürken eve vardığında sığındığı annesinden tüm bu olanların bir hayal olduğunu fark ediyor. Daha doğrusu düş ile gerçeğin iç içe geçtiğinden tüm bu olanları kavramaya çalışıyor.
Baskı: Vathek
Vathek adlı halifenin bitmek bilmeyen bilme ve hükmetme merakı yüzünden başına gelenleri hikaye ediniyor. İblisin merak etme duygusunu kullanarak Vatheki kötü işler yapmaya zorlar. Kılıç üzerinde yazan yazıları öğrenme hevesi yüzünden iblisin önerdiği işleri yapar. Lakin istediği şeylere ulaşamaz. Bu durumda heveslerine uymaya devam eder. Çevresine çok zarar verir. Akla hayale sığmayan bir çok olay örgüsü ile merakını daha çok artırır. Sonunda istediği yere varır ama çevresinde gördükleri yaşamlardan çok etkilenir. Pişmanlık duymaya başlar. Heves ettiği kör merakı yüzünden sınırlı bilginin üzerini aşmanın cezasını sıkıntı veren bir yanan kalbe kavuşur. Hz Muhammedin ismini saygısızca kullanmaları ve asla tasvip etmeyeceği şeyleri onun ağzından çıkmışçasına söyletmeleri son derece rahatsız edici.
Baskı: Lady Anne Susuyor (Babil Kitaplığı, #2)
Küçük hikayeciklerden oluşan bir kitap. Bazen hayalüstü olayları da konu ediniyor. Lakin çoğu hikayeler akıcı değil.
Baskı: Konuk Kaplan (Babil Kitaplığı, #1)
Reenkarnasyona inanan bir topluma ait rüyaların hayata yansımalarını öykülendiren bir kitap. Oldukça inanılması zor öykülerden oluşuyor. Bizde ki cin, peri hikayelerine benzeyen olağanüstü olayları içeriyor. Farklı bir bakış açısı ile bakmak gerektiğinden hızlı okunmamalı.
Baskı: Okuma Aşkı
Sürekli tekrarları nedeniyle gereğinden çok fazla uzatılmış bir kitap. Bu yüzden puanını düşük tutuyorum. Aynı olayları gazete haberleri gibi üç kez anlatılmasına hiç gerek yoktu. Bazı kitaplar ve yazarlar hakkında önemli ip uçları var. Bu konuda faydalandım. Lakin sadece tek bir görüşe ait kitap ve yazar öerilerini doğru bulmadım.
Baskı: Okumaz Yazmaz
Oldukça sade ve günlük şeklinde yazılmış bir anı kitabı. Bir kadının savaş sebebiyle bir başka ülkeye kaçışını ve yabancısı olduğu ülkedeki dil sorununu anlatıyor. Bana çok şey ifade etmiyor.
Baskı: Okuduğun Kadarsın
Okumanın önemi hakkında yazılmış bir kitap. Konular çok sık bir şekilde tekrar edimiş. Hemen hemen her başlık altında aynı fikirlerin tekrarı yapılarak bıktırıcı özelliğini kazanmış. İçerisinde bazı anekdotlar olmasa çok sıkıcı okuma olacaktı.
Baskı: Yunus Emre'nin Mürşidi Tapduk Emre
Yunus Emre'nin mürşidi Tapduk Emre'nin mezar yerinin nerede olduğu hakkında araştırma yazısnı içeriyor. Konunun diğer kişilerce de incelenmiş ve değişik kanıtlar sunulmuş. Daha çok Yunus Emren'in başından geçen üç olay üzerinde durulmuş. 1- Yunus Emren'in nefes mi yoksa buğday mı istersin sorusuna cevabı ve Hacı Bektaş Veli'nin himmeti ile Tapduk Emre'ye yönlendirilişi. 2- Dergaha eğri odunun bile girmesinin uygun olmadığının zahiri görünüşü ile dergaha giren eğri kişinin dahi burada düzeleceğine ait batini görünüşünün incelenmesi. 3- Yunus'un su taşıma sırasında sırtındaki yaranın açık ettiğinde Tapduk Emre'nin sitemiyle derghtan ayrılması ve diğer dervişler ile geçen olağan üstü olayı anlatıyor.
Baskı: Yapay Zeka: Geçmişi ve Geleceği
Yapay zekanın tarihi gelişimini, sıkıntılarıyla beraber çözüm yollarının yöntemleriyle anlatan bir kitap. Günümüze yakın olabilecek gelişmeleri de ele almış. Yapay zekanın şu andaki gelişmelerden bahsedilmiyor.
Baskı: Ezop Masalları
Genellikle kötülük yapanlar hakkında verilen genel yargıları işlemiş. Günümüzde narsistler yüzünden bu gibi kişilerin durumu o kadar vasat kaldı ki keşke kötüler bu kadarla kalsalar dedirtecek cinsten.
Baskı: Okuyucu
Anlatış tarzı mükemmel ve sürkleyici. Konu biraz mahrem. Bu yüzden tavsiye etmek benim için sıkıntılı. Sonunu merak ettiriyor ama umduğum gibi değildi. Bir çok açıklanmamış soru var. Bu yüzden sanki ikinci bir kitap daha yazılacakmış hissi veriyor.
Baskı: İslam Eğitim Geleneğinde Öğretmenlik
Eski zamanlardan beri öğretmene bakışı anlatan bir kitap. Öğretmen her daim fedakar olmalı; ilmi bilgileri tam olmalı, sabırlı ve ahlakça bütün olmalıdır. Öğrencisine bağırmamalı, onu cezalandırmamalıdır; sadece uyarmalı ve sabırlı bir şekilde onu yönlendirmelidir. Hatta maddi ve manevi olarak her türlü desteği vermelidir. Ücret almamalıdır diyor kitap. Şimdiki zamanda da beklenen bu. Peki bu öğretmen kendi çocuğuna bile gösteremediği ilgi ve alakayı neden diğer çocuklara göstersin? Üstelik bir ücret dahi almadan hatta öğrencisinin her türlü maddi ve manevi desteğinin vermesi yanında öğrencilerin her türlü şımarıklıklarını büyük bir vakurla karşılayıp sabırla işlesin. Sanırım öğretmenleri; etten kemikten yartılmamış, sinirleri alınmış bir robot zannediyorlar. Peki ne uğruna? Bunu öğretmenlerinin geçimini sağlamak için ücret vermek isemeyen hükümet sözcüsü söylese anlarım ama bir kitaptan beklemem. Şaşılacak şey.
Baskı: Dönüş
Düş ile gerçek arasında bir yolculuk hikayesi. Aslında geçmişte kalan bir hesaplaşamamanın verdiği rahatsızlığı anlatıyor. Terk etmek zorunda kaldığı ve sevgilisine neden terk ettiğini bir türlü açıklayamamış bir ihtiyarın geri dönüş yolculuğunu düş ile gerçek arasındaki çizginin belirsizliği açıklayan bir kitap. Dikkatli bir okur kurguda yapılan bir yanlışlığı farkedebilir. Hektor adlı yazmanın baş karaktere " Bana ismini söyleme. Nasıl olsa bir daha hatırlayamacağım." demesine rağmen gezi sırasında bir çok kişiyi isimleriyle beraber yaptıkları işlerin varıncaya kadar hepsini hatırlayıp söylemesi bence yazarın hatası. Başladıktan sonra kısa olması sebebiyle bundan sonra ne olacak sorusunu cevap aramak için okunuyor ama, ikinci kez okunmaya değmez.
Baskı: Kütüphanemi Toplarken
Yazarın, Fransa'daki evinde bulunan kütüphanesin taşınması sırasında oluşan duygularını anlatan bir kitap. Her okurun kendi kütüphanesini oluştururken o andaki anılarını anımsar ve bu duyguların verdiği hazzı tadar. Sonrasında kütüphanesini taşıma sırasında yıllar önce okuduğu kitap eline geçince o duygular bir kez daha hatırlanır fakat, bu sefer bu duygulara buruk tad bırakır. Hiç bir şey sonsuz değildir. Her şey geçicidir. Yazarın okuma sevgisini ve okuma tarihini büyük bir ustalıkla okuyucusuna aktaran bir kitap. Kitap severlerin yaşadıkları hazzı yeniden tadacaksınız.
Baskı: Umrandan Uygarlığa
İdeoloji konusunu pek anlamadım ama çevirmenlerin ehli değil iseler bir kitabı nasıl kıyabileceklerini iyi anladım. Üstadın dillere olan (Osmanlı Türkçesine ve Fransızcasına) hakimiyetine hayranım. Keşke ben de en azından kendi dilime hakim olabilsem.
Baskı: Son Kitapçı
Kitapları ve kitap dükkanını seven bir kızın aşk hikayesi. İşi ile ilişkileri arasında bocalayan bir insanın diğer insanlarla sıcak ilişkilerini anlatan bir kitap. Kendisini okutturuyor.
Baskı: Antikçağda Kitap
Antikçağdan günümüze kadar kitabın gelişimini, korunmasanı, dağıtımını, malzemesini ve okunmasını anlatan bir kitap. Rulolardan çıkıp kodeks şekline dönüştürülen kitabın öneminden de bahsediyor. Fazla söze gerek yok, kitabın arkasında bahsedilenler herşeyi açıklıyor. Belge niteliğinde okunabilinir.
Baskı: Okuma Hikayeleri
Bir çok yazarın okuma yazma sürecinin başlangıcını anı şeklinde anlatılan bir kitap. Okuma serüvenlerini anlatan yazarların verdikleri kitap isimleri aynı. İlk kitapları aynı olmasını doğal kabul ederken sonraki okumalarında çok farklı olmasını umuyordum. Bu da bu kitabın eksik tarafı. Çünkü; buradaki yazarların hepsi İslami kesim diyebileceğimiz görüşteler. Farklı görüşteki yazarların da olmasını beklerdim ama olmamış. Çoğunluğunun ilk okudukları kitaplar genelde her evde bulunan Kur'an-ı Kerim ve tefsirleri, ilmihal ve dini içerikli gaza kitapları. Sonrasında benimde çok okuduğum Teksas, Tommiks, Zagor, Kaptan Swing gibi çizgi romanlar. Daha sonraki okumalarda Kemallettin Tuğcu, Ömer Seyfettin, Abdullah Ziya Kozanoğlu vb. yazarların kitapları geliyor. Bundan sonrakilerde hem edebi hem de siyasi seçici kitaplar geliyor. Bununla kalınmıyor tabiki de. Lakin, hepsi ağız birliği etmişçesine en çok etkilendikleri kitapların yazarları hep aynı: İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Ali Şeriati, Muhammed Esed, Muhammed İkbal, Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Nuri Pakdil. Daha var mı? Tabiki de var. Bende kazınan, en çok ismi geçen yazarlar bu saydıklarım. Unuttuklarımda var. Yine de bende okuma alışkanlığımı kamçılıyor bu tür okumalar. Yalnız değilz.
Baskı: Kitap Kokusu
Kitap okumayı seven insanların kitaplara karşı duyulan ilgiyi farklı şekillerde hisseder. Kimi koklayarak, kimi dokunarak, kimi ön kapaklarındaki resimleri hafızasına kazıyarak doyuma ulaşmaya çalışır. Tabiki bu ilk karşılaşmasında olanlar. Sonrasında okuma eylemi gelir. İşte bu kokuda yazarın bir kitap sever olarak kitaba bakışını yazıyor. Kitabı okudukça yazarların özel hayatlarında yaşadıkları ilginç olaylırı da öğrenmiş oldum. Kitapları okumaya başlamadan önce yazarların biyografilerini okusak acaba; kitaplar bize daha çok farkındalıklar kazandırır mı?
Baskı: Düşünmenin Alfabesi
Akla dayanan düşünce sistemimizin oturması için öncelikle kavramlar üzerinde duruluyor. Kavramların ışığında düşünmenin, mümkün oldukça tarafsızca kalmak şartıyla belli bir inanç ile gerçekleştiğini belirtiyor. Duygularımızın, inançlarımızın, biyolojik ve sosyolojik olarak yapımızın ışığında önceki yaşantılarımızdan elde ettiğimiz inançlar doğrultusunda nasıl düşünmemiz gerektiğini anlatıyor. Tek eksiği bence aynı örneklerin tekrarlanması ve yabancı kaynakların verdiği terimlerin kullanılmasında ısrar edilmesi. Temel düşünce sisteminin oluşumunda iyi bir basamak.