gunay1
@gunay1

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Vathek
7/1015.09.2025

Baskı: Vathek

Vathek adlı halifenin bitmek bilmeyen bilme ve hükmetme merakı yüzünden başına gelenleri hikaye ediniyor. İblisin merak etme duygusunu kullanarak Vatheki kötü işler yapmaya zorlar. Kılıç üzerinde yazan yazıları öğrenme hevesi yüzünden iblisin önerdiği işleri yapar. Lakin istediği şeylere ulaşamaz. Bu durumda heveslerine uymaya devam eder. Çevresine çok zarar verir. Akla hayale sığmayan bir çok olay örgüsü ile merakını daha çok artırır. Sonunda istediği yere varır ama çevresinde gördükleri yaşamlardan çok etkilenir. Pişmanlık duymaya başlar. Heves ettiği kör merakı yüzünden sınırlı bilginin üzerini aşmanın cezasını sıkıntı veren bir yanan kalbe kavuşur. Hz Muhammedin ismini saygısızca kullanmaları ve asla tasvip etmeyeceği şeyleri onun ağzından çıkmışçasına söyletmeleri son derece rahatsız edici.

Baskı: Lady Anne Susuyor (Babil Kitaplığı, #2)

Küçük hikayeciklerden oluşan bir kitap. Bazen hayalüstü olayları da konu ediniyor. Lakin çoğu hikayeler akıcı değil.

Baskı: Konuk Kaplan (Babil Kitaplığı, #1)

Reenkarnasyona inanan bir topluma ait rüyaların hayata yansımalarını öykülendiren bir kitap. Oldukça inanılması zor öykülerden oluşuyor. Bizde ki cin, peri hikayelerine benzeyen olağanüstü olayları içeriyor. Farklı bir bakış açısı ile bakmak gerektiğinden hızlı okunmamalı.

Okuma Aşkı
7/1030.08.2025

Baskı: Okuma Aşkı

Sürekli tekrarları nedeniyle gereğinden çok fazla uzatılmış bir kitap. Bu yüzden puanını düşük tutuyorum. Aynı olayları gazete haberleri gibi üç kez anlatılmasına hiç gerek yoktu. Bazı kitaplar ve yazarlar hakkında önemli ip uçları var. Bu konuda faydalandım. Lakin sadece tek bir görüşe ait kitap ve yazar öerilerini doğru bulmadım.

Okumaz Yazmaz
6/1024.08.2025

Baskı: Okumaz Yazmaz

Oldukça sade ve günlük şeklinde yazılmış bir anı kitabı. Bir kadının savaş sebebiyle bir başka ülkeye kaçışını ve yabancısı olduğu ülkedeki dil sorununu anlatıyor. Bana çok şey ifade etmiyor.

Okuduğun Kadarsın
8/1020.08.2025

Baskı: Okuduğun Kadarsın

Okumanın önemi hakkında yazılmış bir kitap. Konular çok sık bir şekilde tekrar edimiş. Hemen hemen her başlık altında aynı fikirlerin tekrarı yapılarak bıktırıcı özelliğini kazanmış. İçerisinde bazı anekdotlar olmasa çok sıkıcı okuma olacaktı.

Baskı: Yunus Emre'nin Mürşidi Tapduk Emre

Yunus Emre'nin mürşidi Tapduk Emre'nin mezar yerinin nerede olduğu hakkında araştırma yazısnı içeriyor. Konunun diğer kişilerce de incelenmiş ve değişik kanıtlar sunulmuş. Daha çok Yunus Emren'in başından geçen üç olay üzerinde durulmuş. 1- Yunus Emren'in nefes mi yoksa buğday mı istersin sorusuna cevabı ve Hacı Bektaş Veli'nin himmeti ile Tapduk Emre'ye yönlendirilişi. 2- Dergaha eğri odunun bile girmesinin uygun olmadığının zahiri görünüşü ile dergaha giren eğri kişinin dahi burada düzeleceğine ait batini görünüşünün incelenmesi. 3- Yunus'un su taşıma sırasında sırtındaki yaranın açık ettiğinde Tapduk Emre'nin sitemiyle derghtan ayrılması ve diğer dervişler ile geçen olağan üstü olayı anlatıyor.

Baskı: Yapay Zeka: Geçmişi ve Geleceği

Yapay zekanın tarihi gelişimini, sıkıntılarıyla beraber çözüm yollarının yöntemleriyle anlatan bir kitap. Günümüze yakın olabilecek gelişmeleri de ele almış. Yapay zekanın şu andaki gelişmelerden bahsedilmiyor.

Ezop Masalları
8/1003.08.2025

Baskı: Ezop Masalları

Genellikle kötülük yapanlar hakkında verilen genel yargıları işlemiş. Günümüzde narsistler yüzünden bu gibi kişilerin durumu o kadar vasat kaldı ki keşke kötüler bu kadarla kalsalar dedirtecek cinsten.

Okuyucu
9/1027.07.2025

Baskı: Okuyucu

Anlatış tarzı mükemmel ve sürkleyici. Konu biraz mahrem. Bu yüzden tavsiye etmek benim için sıkıntılı. Sonunu merak ettiriyor ama umduğum gibi değildi. Bir çok açıklanmamış soru var. Bu yüzden sanki ikinci bir kitap daha yazılacakmış hissi veriyor.

Baskı: İslam Eğitim Geleneğinde Öğretmenlik

Eski zamanlardan beri öğretmene bakışı anlatan bir kitap. Öğretmen her daim fedakar olmalı; ilmi bilgileri tam olmalı, sabırlı ve ahlakça bütün olmalıdır. Öğrencisine bağırmamalı, onu cezalandırmamalıdır; sadece uyarmalı ve sabırlı bir şekilde onu yönlendirmelidir. Hatta maddi ve manevi olarak her türlü desteği vermelidir. Ücret almamalıdır diyor kitap. Şimdiki zamanda da beklenen bu. Peki bu öğretmen kendi çocuğuna bile gösteremediği ilgi ve alakayı neden diğer çocuklara göstersin? Üstelik bir ücret dahi almadan hatta öğrencisinin her türlü maddi ve manevi desteğinin vermesi yanında öğrencilerin her türlü şımarıklıklarını büyük bir vakurla karşılayıp sabırla işlesin. Sanırım öğretmenleri; etten kemikten yartılmamış, sinirleri alınmış bir robot zannediyorlar. Peki ne uğruna? Bunu öğretmenlerinin geçimini sağlamak için ücret vermek isemeyen hükümet sözcüsü söylese anlarım ama bir kitaptan beklemem. Şaşılacak şey.

Dönüş
7/1009.07.2025

Baskı: Dönüş

Düş ile gerçek arasında bir yolculuk hikayesi. Aslında geçmişte kalan bir hesaplaşamamanın verdiği rahatsızlığı anlatıyor. Terk etmek zorunda kaldığı ve sevgilisine neden terk ettiğini bir türlü açıklayamamış bir ihtiyarın geri dönüş yolculuğunu düş ile gerçek arasındaki çizginin belirsizliği açıklayan bir kitap. Dikkatli bir okur kurguda yapılan bir yanlışlığı farkedebilir. Hektor adlı yazmanın baş karaktere " Bana ismini söyleme. Nasıl olsa bir daha hatırlayamacağım." demesine rağmen gezi sırasında bir çok kişiyi isimleriyle beraber yaptıkları işlerin varıncaya kadar hepsini hatırlayıp söylemesi bence yazarın hatası. Başladıktan sonra kısa olması sebebiyle bundan sonra ne olacak sorusunu cevap aramak için okunuyor ama, ikinci kez okunmaya değmez.

Baskı: Kütüphanemi Toplarken

Yazarın, Fransa'daki evinde bulunan kütüphanesin taşınması sırasında oluşan duygularını anlatan bir kitap. Her okurun kendi kütüphanesini oluştururken o andaki anılarını anımsar ve bu duyguların verdiği hazzı tadar. Sonrasında kütüphanesini taşıma sırasında yıllar önce okuduğu kitap eline geçince o duygular bir kez daha hatırlanır fakat, bu sefer bu duygulara buruk tad bırakır. Hiç bir şey sonsuz değildir. Her şey geçicidir. Yazarın okuma sevgisini ve okuma tarihini büyük bir ustalıkla okuyucusuna aktaran bir kitap. Kitap severlerin yaşadıkları hazzı yeniden tadacaksınız.

Umrandan Uygarlığa
9/1002.07.2025

Baskı: Umrandan Uygarlığa

İdeoloji konusunu pek anlamadım ama çevirmenlerin ehli değil iseler bir kitabı nasıl kıyabileceklerini iyi anladım. Üstadın dillere olan (Osmanlı Türkçesine ve Fransızcasına) hakimiyetine hayranım. Keşke ben de en azından kendi dilime hakim olabilsem.

Son Kitapçı
9/1024.06.2025

Baskı: Son Kitapçı

Kitapları ve kitap dükkanını seven bir kızın aşk hikayesi. İşi ile ilişkileri arasında bocalayan bir insanın diğer insanlarla sıcak ilişkilerini anlatan bir kitap. Kendisini okutturuyor.

Antikçağda Kitap
8/1022.06.2025

Baskı: Antikçağda Kitap

Antikçağdan günümüze kadar kitabın gelişimini, korunmasanı, dağıtımını, malzemesini ve okunmasını anlatan bir kitap. Rulolardan çıkıp kodeks şekline dönüştürülen kitabın öneminden de bahsediyor. Fazla söze gerek yok, kitabın arkasında bahsedilenler herşeyi açıklıyor. Belge niteliğinde okunabilinir.

Okuma Hikayeleri
9/1014.06.2025

Baskı: Okuma Hikayeleri

Bir çok yazarın okuma yazma sürecinin başlangıcını anı şeklinde anlatılan bir kitap. Okuma serüvenlerini anlatan yazarların verdikleri kitap isimleri aynı. İlk kitapları aynı olmasını doğal kabul ederken sonraki okumalarında çok farklı olmasını umuyordum. Bu da bu kitabın eksik tarafı. Çünkü; buradaki yazarların hepsi İslami kesim diyebileceğimiz görüşteler. Farklı görüşteki yazarların da olmasını beklerdim ama olmamış. Çoğunluğunun ilk okudukları kitaplar genelde her evde bulunan Kur'an-ı Kerim ve tefsirleri, ilmihal ve dini içerikli gaza kitapları. Sonrasında benimde çok okuduğum Teksas, Tommiks, Zagor, Kaptan Swing gibi çizgi romanlar. Daha sonraki okumalarda Kemallettin Tuğcu, Ömer Seyfettin, Abdullah Ziya Kozanoğlu vb. yazarların kitapları geliyor. Bundan sonrakilerde hem edebi hem de siyasi seçici kitaplar geliyor. Bununla kalınmıyor tabiki de. Lakin, hepsi ağız birliği etmişçesine en çok etkilendikleri kitapların yazarları hep aynı: İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Ali Şeriati, Muhammed Esed, Muhammed İkbal, Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Nuri Pakdil. Daha var mı? Tabiki de var. Bende kazınan, en çok ismi geçen yazarlar bu saydıklarım. Unuttuklarımda var. Yine de bende okuma alışkanlığımı kamçılıyor bu tür okumalar. Yalnız değilz.

Kitap Kokusu
10/1019.05.2025

Baskı: Kitap Kokusu

Kitap okumayı seven insanların kitaplara karşı duyulan ilgiyi farklı şekillerde hisseder. Kimi koklayarak, kimi dokunarak, kimi ön kapaklarındaki resimleri hafızasına kazıyarak doyuma ulaşmaya çalışır. Tabiki bu ilk karşılaşmasında olanlar. Sonrasında okuma eylemi gelir. İşte bu kokuda yazarın bir kitap sever olarak kitaba bakışını yazıyor. Kitabı okudukça yazarların özel hayatlarında yaşadıkları ilginç olaylırı da öğrenmiş oldum. Kitapları okumaya başlamadan önce yazarların biyografilerini okusak acaba; kitaplar bize daha çok farkındalıklar kazandırır mı?

Baskı: Düşünmenin Alfabesi

Akla dayanan düşünce sistemimizin oturması için öncelikle kavramlar üzerinde duruluyor. Kavramların ışığında düşünmenin, mümkün oldukça tarafsızca kalmak şartıyla belli bir inanç ile gerçekleştiğini belirtiyor. Duygularımızın, inançlarımızın, biyolojik ve sosyolojik olarak yapımızın ışığında önceki yaşantılarımızdan elde ettiğimiz inançlar doğrultusunda nasıl düşünmemiz gerektiğini anlatıyor. Tek eksiği bence aynı örneklerin tekrarlanması ve yabancı kaynakların verdiği terimlerin kullanılmasında ısrar edilmesi. Temel düşünce sisteminin oluşumunda iyi bir basamak.

Baskı: Don Kişot Nasıl Yapıldı

Bu kitapta Don Kişot'u incelerken esas aldığı kitabın aslında Binbir Gece Masalları olduğunu belirtir. Don Kişot, Avrupanın en çok okuduğu kitaplardan biridir. Yazarının etkilendiği kitabın bir benzerini sunmaya çalışırken bir çok hikayenin birleştirilebilmesi için seyehat eden bir kahramanın oluşturulması iyi fikirdir. Avrupalılar, Doğudan etkilenerek kendi kültürlerine özgün çevirdikleri tek kitap değildir; Don Kişot. Robinson Crusoe da İbn-i Tufeyl'in eseri Hay bin Yakzan' dan esilenmiştir. Nedense Batlılar, Doğuyu küçümser ama onların eserlerini taklid ederek kendi kültürlerine uyarlamasına ne demeli? Bu eserde Cervantes'in kendi dönemindeki şövalyelikle ilgili kitapların etkisini kırmak için Don Kişot' u yazdığını belirtir. Bu tür kitapları okuyarak aklını yitiren kişinin şövalye olarak seyehat esnasında yaşadığı maceraları hikaye ederek içine düşecekleri komik durumları anlatır. Hakikatten o dönemde çok okunan şövalye kitapları Don Kişot' un okunmasıyla satışları çok düşer.

Saint Simon
7/1003.04.2025

Baskı: Saint Simon

Cemil Meriç gibi bir düşünce adamının Saint-Simon'u bir Sosyalist peygamber olarak görmesi beni üzdü. Sanki İslamdan bi haber imiş gibi onu kutsal görmesi oldukça cehl bir davranış. Auguste Comte ne demeli. Saint-Simon'u harika bir adam, bir dahi olarak görerek herşeyi ondan öğrendim derken sırf gerçekleşmeyen bir çıkarı yüzünden ondan hiçbir şey öğrenmedim diye inkar etmesi onları çok basit insanlar düzeyine indirmez mi? Saint bile; endüstri ile insanları mutlu edeceğini inanırken dini istismar edildiğinde eksik kaldığını anladı da bizim insanlar anlayamadı. Her mutluluğu metaryalizmde aradı. Kitap, Saint'in nasıl bir sosyolog olduğunu anlatıyor ve Batı'nın düşüncesine göre ilk sosyolog olduğunu ilan ediveriyor. Burada Batı'nın hep İslama kör kaldığının bir ispatı olduğunun kanıtı olarak görüyorum. Cemil Meriç, Saint'i ilk sosyolog olarak gördüğü halde neden Hint'te yıllarca Doğuyu keşfe çıktı? İbn Haldun'u görmezden mi gelindi? Bunun gibi acayip sorular kafamda belirdi. Cevap aramaya devam; o zaman okumaya da devam.

Hyunam-Dong Kitabevi
10/1023.03.2025

Baskı: Hyunam-Dong Kitabevi

Kore'deki performansa dayalı iş hayatından bıkan insanların iş edinirken sevdiği mesleği mi yoksa işinde iyi olduğu mesleği mi seçmeli sorusuna yanıt arayan bir kitap hissini verdi. Önceki işini bırakarak, kitap okumayı sevdiği için kitapevi açan bir kadının hayattaki anlam arayışını konu ediniyor. Kitapevini açtıktan sonra; kendi deyimi ile "işini sağlama almak" amacıyla bir çok arayışa giriyor. Başlangıçta barista tutup müşterilerinin rahat hissedebileceği bir ortam oluşturması; kitap aralarına küçük notlar iliştirmesi ve bunları bloglarda paylaşması gibi çabaları daha büyük gelişmelere sürüklüyor. Kitap klüplerini kurup ayda bir toplanmaları ve herkesin okuduğu bir kitabın enine boyuna inceleyip konuşmaları ne büyük bir kültür atılımı. Keşke bizim ülkemizde de böyle bir atılım olsa. Beni en çok etkileyen bir konu oldu bu düşünce. Kitabın dili oldukça akıcı. Tanıdık çevrenin ve dinginliğin verdiği bir güven ile ilerleyen hayat akışı oldukça basit olmasına rağmen sonra ne olacak merağı ile kitap kendini okutturuyor. Herkese tavsiye ederim. Bu arada unuttum. Benim gibi kahve alışkanlığınız yok ise dikkat edin bundan sonra kitap okur iken kahve içme alışkanlığı edinebilirsiniz :). İyi okumalar.

Baskı: Sosyoloji Notları ve Konferansları

Sosyoloji üzerine pek bir fikrim yok idi. Bu kitapta günümüze kadar gelen batılılaşmanın ne demek olduğu hakkında bir bilgi birikimim oldu. Batı'nın Doğu'yu görmezden gelmesini ve sömürmesini üstelik bunu insanın sosyalleşmesinin süreci olarak görmelerini sindiremedim. Batının kendi içersinde çeşitli izmler içersinde sislere bürünmesini izledim sanki. İslam'ın kendini koruyamamasının teknik olarak zayıf kalmasına bağladım. Oysa İslam, teknikte ve ilimde de okuyarak ve uygulayarak ilerlemeyi emretmiştir. Demek ki İslam değil; İslamı tam olarak kavrayamamış bizlerde bu sıkıntı. Eğer ferdin ihtiyaçlarını İslam çerçevesi içersinde karşılanabilseydi ve adalet ile yönetilebilseydik şimdiki durumumuz bu olmaz idi. Toplumun cahil kalmasını isteyenler, İslam adı altında insanların saf duygularını kullanarak kendilerini şıh, şeyh ilan edenlerdir. Böylelikle insanları daha kolay sömürüyorlar. Bu durum yine toplumun oku emrine itaat etmeyişinden kaynaklanmıyor mu? Ah cahil toplum sizin yüzünüzden aynı coğrafayayı paylaşmaktan aynı sonucu yaşamıyor muyuz? Uyanın artık.

Baskı: Okuma Üzerine - Edebiyat Dersleri

Okuma üzerine ufuk açıcı bir yönelim var. Okumalarımızı gözden geçirip çok kitap okuma yerine yetkin ve klasik bir kitabı okumayı öneriyor. Hatta bu klasik kitabın kendi dilimizde yazılmış olanını öneriyor. Her kitaptan bir öz almak yerine önemli bir kaç kitabın tümden özümsenmesi ve sindirilen her konunun yaşanmışlığı daha önemli. Böylece kendi kişiliğinizin oturması ve belli bir konu hakkında detaylı bilgi sahibi olunulması için gerekliliğin yerine getirilmesidir. Bir daha okunup hayatımıza yansıtmakta fayda var. Bu kitap hakkındaki bazı çıkarımlarım var. Bunlar aşağıdaki gibidir. Birçok insan kitapları satın alıyor; ama çoğu okunmuyor. Bu demektir ki çok satan kitap iyi kitaptır anlamına gelmiyor. Buradaki herkes iyi kötü kitaplar okuyor. Peki, kendi dilimize ait yazarlarımızdan kaç iyi kitap okudunuz? Okunan kitapların çoğu eğlencelik türde romanları içeriyor ya da moda tarzında arkadaşlarımızın önerdikleri kitaplar oluyor. Peki, kaçı gerçekten zihin açıcı ve kişiliğimizi geliştirici olan iyi kitaplar? Bu okunan kitaplar yayıncıların para kazanmak için önerdikleri veya kulaktan dolma birilerinin okumadığı halde okumuş gibi yapıp önerdiği sığ kitaplar ise ne olacak?!!! Eğlence için okunan kitaplar aslında bir tür afyondur. Sizi bir süreliğine uyuşturur, eğlendirir ama; düşündürmez ve ufuk açmaz. Bir kitap derinlemesine okunmalı ve yorulmak bilmeksizin düşünülmeli. Tüm enerjimizi düşünmeye vermeli ve yeni çıkarımlarda bulunulmalı. İyi kitaplar sizi zihnen meşgul eder. Düşündürür. Okuma bittikten sonraki aylarda bile zihninizde yer eder. Eğer zihninizden silinip gitmiş ise o kitap okunmaya değer değildir. İyi eğitimli bir zihin sıradan kitaplar için zaman sarf etmemeli. Bu yüzden okunacak kitaplar seçimine dikkat edilmeli. Edebiyatın tüm kollarına ait en iyi kitaplar seçkisine kolaylıkla ulaşılabilinir ya da fikir edinilenebilinir. İyi kitaplar kendini tekrar tekrar okutturur. Her defasında sanki ilk defa okunuyormuşçasına yeni anlamlar ve yeni güzellikler verir. Bir kereden fazla okunmaya hevesli olunmayan kitap, muhtemelen çok değerli değildir. Sığ bir kitap, yüz bin okur tarafından satın alınsa da asla bir kereden fazla okunmaz. Lakin bir kişinin görüşü ile hareket edilmez; birçok insanın görüşü önemlidir. İyi kitaplar klasikleşir. Zamanın imtihanından ve birçok eleştirmenlerin süzgecinden geçen gerçek klasikler en iyi kütüphanelerdir. Bunun için Doğu'nun, Batı'nın ve Türk Edebiyatının en iyi on klasik kitaplarını bul ve oku; kütüphaneni kur. Yabancı dilden çeviri yapılan kitapların büyüsü bozulabilir. Bu yüzden bu kitapların çevirmenlerinin kaliteli olmasına dikkat edin. Eğer dilini biliyor iseniz orijinalinden okuyun.

ÖncekiSayfa 2 / 16Sonraki