serhanuresin
@serhanuresin

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Ruhun Uzun Karanlık Çay Saati - Dirk Gently 2

Douglas Adams'ın Dedektif Dick Gently serisinin Kutsal Dedektiflik Bürosundan sonraki ikinci kitabı. Roman Londra Heathrow havaalında Oslo'ya gitmak isteyen Kate Shcechter'in sıra beklerken karşılaştığı Çekiçli iiriyarı bir adam ve patlama sonrasındaki gelişen olaylar temeli üzerine kurulu. Mitolojik tanrılar Odin ve Thor coca cola makinesi v.s absürt olaylar soğuk espriler gırla gidiyor birinci cildinide beğenmemiştim ikincisi de aynı oranda sıktı beni. Yazarın tarzı benlik değil

Ateş ve Kılıç
7/1016.05.2015

Baskı: Ateş ve Kılıç

Henryck Aleksander Pius Stenkiewicz ( 1846 -1916 ) oldukça varlıklı bir aileye mensup olan Polonya'lı yazar Tıp, Hukuk, Tarihve Edebiyat eğitimi almış olup 1905 yılında da Nobel edebiyat ödülü kazanmıştır. Ateş ve Kılıç tek ciltte 2 kitaptan oluşuyor. Konusu 17 yy ortalarında geçiyor. O dönem Doğu Avrupa'nın hakimi olan Polonya-Litvanya'ya bağlı olan Lehistan adlı bölgeye dahil Ukrayna'da geçiyor.Hakim güç asillerden oluşan Leh'ler, ezilen ve köylü sınıf olan Kazak'lar ve onlara destek olan Kırım Tatar hanı ve Tatar güçleri arasındaki mücadeleye dayanıyor. Oldukça sürükleyici bir roman bir kahramanlık ve aşk destanı denilebilir. Eksi tarafı ise eser aslında üçleme bir roman olup yayınlayan Plato yayınları yayın hayatına son verdiği için tek ciltte kalmış olması. Severek okudum okurken yazarın gençliğinde etkisinde kalmış olduğu Alexandre Dumas tarzını hissediyor ve keyfini alıyorsunuz.Tarihi romanlara meraklı olup sevenler beğenerek okuyabilirler...

Baskı: Smiley'in Dönüşü (Karla Üçlemesi #3)

John le Carre 1931 Dorset İngiltere doğumlu casusluk romanları yazarı Carre Oxford Üniversitesini bitirdikten sonra bir süre öğretmenlik yapmış daha daha sonra dış işlerinde çalışıp takiben İngiliz gizli servisi M16 da çeşitli kademelerde görev yapmıştır.Carre yazma yeteneği ve hayal gücü mesleki deneyim ve yaşadıklarıyla birleşince casusluk romanları sınıfında haklı olarak haklı bir ün kazanmıştır. Smiley'in Dönüşü oldukça sürükleyici bir roman nefis tiplemeler var İngiltere Fransa Almanya ve İsviçre'de geçiyor okurken eski casuslık filmleri seyreder gibi oluyor okur. Yazar ortamı olayın geçtiği yerleri çok güzel betimlemiş Ayrıca Smiley'in Dönüşü Tv ye uyarlanmış baş rolü pynayan İngiliz aktör Alec Guiness bu rolü ile ödül kazanmıştır. Bu tür romandan hoşlananlara tavsiye ederim.

Şeytanın İncili
6/1002.05.2015

Baskı: Şeytanın İncili

Patrick Graham Fransa uyruklu ABD de yaşayan yazarın ilk ve bir çok dile çevrilmiş romanı. Roman edebi bir kaygı duymadan tamamen tiraj ve ticari düşünülmüş çok akıcı ve sürükleyici bir piyasa romanı. Biraz Umberto Eco'nun Gülün Adı biraz Dan Brown'ın Da Vinci Şifresi Ve Melekler ve Şeytanlar karışımı bir kurmaca. Zaten konu ana malzeme olarak teoloji ve dolayısı ile İncil..Vatikan ve İsa olursa yanına garnitür olarak Dehlizler, eski,yazmalar gizli odalar ve tarikatlar konursa ilaveten sos olarak yakışıklı genç bir din adamı birde genç güzel bayan bir dedektif ( tercihen FBI veya CIA ) olursa ek olarak medyada bir pompa yapılırsa sadece ülkemizde değil tüm dünyada hatırı sayılır okur kitlesi ve tiraj elde ediliyor. Şeytanın İncili biraz öyle bir kitap. Ana figürler FBI dan Ajan Marie Megan Parks Vatikandan Şeytan çıkarıcı genç papaz Alfonso Carzo ve gizemler. Kötü asla değil ama hani bazı kitaplar vardır okuyup kitaplığa konunca konu ve kahramanları unutulur sabun köpüğü denen, o tür bir kitap tam havuz veya deniz kenarında güneşlenirken okunacak eğlenceli bir roman Şu an baskısı var, zaten ikinci baskısı yapılmış, eğlencelik arayanlara tavsiye edilir...

Baskı: Bendeniz ve Marco Polo

Paul Griffiths'in zaman zaman Marco Polo'nun seyahat notlarına atıfta bulunan bir romanı. Bu romanda sanırım benim 2015 yılında okuduğum en sıkıcı kitaplardan biri olmaya aday.Kitabın baskısı yok bende adına ve tanıtımına aldanıp epey aradıktan sonra Nadir kitap ta bulup aldığım ve sonuncunda hayal kırıklığına uğradığım bir kitap. Bende İtalo Calvino'nun Görünmez Kentler adlı sıkılarak okuduğum kitabı anımsattı. Sonuç olarak 167 Sh lık bir kitap değilde daha uzun olsaydı kesin yarım bırakırdım. Sonuç olarak tam bir hayal kırıklığı oldu Bendeniz ve Marco Polo...

Kopyalanmış Adam
8/1024.04.2015

Baskı: Kopyalanmış Adam

Büyük usta Jose Saramago'dan tarzının dışında sıra dışı bir macera romanı. Bir Saramago sever olarak çok beğenerek okudum. Roman Tertulliano Maximo Alfonso adlı 38 yaşında boşanmış çok düzgün ama biraz bunalım tarih öğretmeninin yine aynı okulda matematik öğretmeni olan arkadaşının Arayan Bulur adlı bir Video filmini tavsiye etmesiyle başlayan nefis bir kurgu. Çok rahat okunuyor toplam 4 kişi ve Maximo'nun sağ duyusunu yazar bir kişi olarak kurgulamış 5 kişi arasında geçiyor. Oldukça sürükleyici özellikle 200 cü Sh dan sonra dozu iyice artan bir roman. Tavsiye ederim....

Baskı: Kızılağaçlar Kralı

Fransız ( 1924 ) Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen yazarlarından Michel Tournier'in Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 listesine giren kitabı. Okuması çok keyifli bir kitap olduğunu söylemeyeceğim. Abel Tiffouges adlı değişik bir kişiliğe sahip roman kahramanının günceleri ve anlatısı üzerine kurulmuş soyutlamalar, imgeler, simgeler. yanılsamalar mitler v.s dolu bir kitap. çok akıcı değil. Yazarın okuduğum ilk kitabı ama benim tarzım değil...

Büyücü
9/1017.04.2015

Baskı: Büyücü

John Fowles ( 1926 - 2005 ) İngiliz deneme ve roman yazarı olan Fowles post-modern romanın öncülerinden olarak kabul edilmektedir, Büyücü aslında yazarın ilk yıllarında kaleme aldığı fakat taslak halinde yarıda bıraktığı bir roman olup, yazdığı Koleksiyoncu adlı romanla başarı kazanınca taslak ve notları yeniden düzenlemiş üzerinde çalışmış defalarca değişiklikler yaptıktan sonra 1965 yılında yayınlamış ve çok beğenilmiştir. Büyücü değim yerinde ise okuyanı şaşırtan ve büyüleyen bir roman. Kader-şans, insan doğası-zaafları, Yalan-doğru, hayal-gerçek üzerine insanı bir sarmala alıp resmen bir labirent içerisinde dolaştırıyor. Benim değil son zamanlarda tüm okumuş olduğum romanlar içerisinde en beğendiklerimden birisi oldu. Kitaplar hakkında bir deyim vardır, iyi bir roman bitince insan iyi bir dosttan ayrılmış hissine kapılır diye Büyücü bende öyle bir etki bıraktı. Çok keyif alarak okudum. Son olarak romanı İngilizce aslından çeviren Meram Arvas'ı çok başarılı buldum tek eleştirim, aslında takip ve takdir ettiğim Ayrıntı yayınlarına kitaplarını bu kadar küçük puntolarla yayınlamasalar çok daha iyi ederler.....

Martin Chuzzlewit
7/1004.04.2015

Baskı: Martin Chuzzlewit

Dickens'ın 54 Blm 866 Sh lık İletişim yayınlarından Murat Belge çevirisi ile yayınlananiçerisinde Amerika kıtası geçen iki romanından biri. Romanın sonunda 10 Sh lık G K Chesterton adlı Dickens araştırmacısı bir yazarın Martin Chuzzlewit le ilgili ilginç bir yazısı mevcut. Ben buradaki Chuzzlewit adlı romanda diğer eserlerine göre tempo düşüklüğü durağanlığı konusundaki eleştirisine bir Dickens okumayı sever olarak katılıyor ve çeviriyi yapan Murat Belge'nın de bu konuda katkısı olduğuna inanıyorum.. Ama yinede nefis tiplemeler betimlemeler var zaman zaman da oldukça gerilimin yükseldiği oluyor. Mr Pecksniff, Mark Tapley. Tom Pinch, yaşlı ve genç Martin Chuzzlewit'ler. Jonas Chuzzlewit unutulmaz roman tiplemeleri.ve sonuçta konu bir Dickens romanı olunca yinede nefis demekten başka bir şey gelmiyor insanın elinden

Delikanlı
8/1022.02.2015

Baskı: Delikanlı

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin edebiyat eleştirmenlerince tüm yaşamı boyunca yazmış olduğu en büyük beş eserinden biri olarak kabul edilen. Delikanlıyı yazar 1875 yılında yayınlamıştır. Dostoyevski her eserinde olduğu gibi bu uzunca romanında da insanın ruh yapısını yine detaylı olarak işlemiş. İnsanın zaaflarını zayıflıklarını ön yargılarını sevgiyi kuşkuyu kuşaklar arası çatışmaları v.s olağan üstü işlemiş Delikanlı İletişim yayınlarının kalitesi ve Ruşça aslından çevirilerde en beğendiğim isim olan Ergin Altay çevirisi ile birleşince Delikanlı benim en severek okuduğum Dostoyevski romanlarından biri oldu. İnsanın hafızalarında kalan roman kahramanları vardır benim için şimdiden Dolgorukiy ve Versilov bunların arasına girdi. .

Viran Dağlar
9/1026.01.2015

Baskı: Viran Dağlar

Necati Cumalı ( 1921 - 2001 ) roman ve oyun yazarı olan Cumalı aynı zamanda şairdir. 1921 yılında o dönem Rumeli Vilayetinin içerisinde olan Manastır'a bağlı Florina'da doğdu 1923 yılında ailesiyle birlikte nüfus mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç edip İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Cumalı Viran Dağlar romanını 1994 yılında yazdı ve bu romanı ile Orhan Kemal roman ödülü, Yunus Nadi ödülü ve Ömer Asım Aksoy ödülünü kazandı. Roman yazarın doğduğu topraklar olan Makedonya çevresinde geçiyor. Romanın baş Kişisi Zülfikar Bey zengin ve nüfuzlu bir kişi olup aynı zamanda Cumalı'nın akrabasıdır. Harika bir roman Osmanlı'nın dağılma sürecini o yeteneksiz yöneticiler ( hatta yeteneksiz demek hafif kalır aptal da denilebilir ) sayesinde Balkanlar'ın nasıl göz göre göre elden çıkmasını çok güzel gözler önüne seriyor. Bu kadar olumsuzluklar içinde Zülfikar Bey yurt severliği ve idealiyle gerçekten ışıltı saçıyor. Roman bana tarih tekerrürdür deyiminin ne kadar doğru olduğunu anımsattı. O dönemde Rumeli vilayeti bir çok etnik kökeni bir arada barındırıyor.Ufak tefek arada başlayan olaylar. Osmanlı Zaptiyesinin müdahale etmeyişi, Şehirde tartışmalarda hemen Türk'leri gözaltına almaları buna ses çıkaran kitleleri o zamanın İkdam, Tanin Yeni Asır gibi gazeteler bugünkü gibi hainler biz hep kardeşiz et tırnağız kan mı aksın istiyorsunuz gibi başlıklar atıyorlar.olayları toz pembe gösteriyorlar Bir sürü tavizler veriliyor tavizlerin sonu gelmiyor ve Balkan'lar elden çıkıyor. Bu roman bence okullarda okutulmalı çok severek okudum. Aynı zamanda da ülkeyi yöneten kişilerin değil ülke bakkal dükkanı yönetmelerinin bile imkansız olduğunu bu üzülerek gördüm...

Yaprak Fırtınası
5/1021.01.2015

Baskı: Yaprak Fırtınası

Marquez'in içerisinde altı öyküsü( bunlardan ikisi çocuklar için masal ) bulunan 152 Sh lık kısa kitabı Kitap diğer Marquez kitaplarına göre oldukça sıkıcı geldi bana. bir önceki okuduğum Hanım Ananın Cenaze Töreni adlı öykü kitabıda hayal kırıklığı yaratmıştı bende. Bir çok kitabının okuduğum yazarın bana göre sıkıcılıkta Hanım Ananın Cenaze Töreni ve Yaprak Fırtınası at yarışı değimi ile at başı gider. Marquez'i tanımak ilk okumak isteyenlere romanlarını tercih etmelerini naçizane tavsiye ederim..

Teke Şenliği
8/1016.01.2015

Baskı: Teke Şenliği

2010 yiılı Nobel ödül sahibi Latin Amerikan edebiyatının ünlü yazarının 550 Sh lık nefis bir romanı. Roman 1930 yılından 1941 yılına kadar Dominik Cumhuriyetini demir yumrukla yöneten Rafael Leonidas Trujillo Molina geri dönüşlerle son gününü anlatıyor. Kurgu ve tarhi gerçekler nefis bir araya getirilmiş. Bir insanın nasıl güç sarhoşluğu denen olguya nasıl nasıl paranoya ruh durumuna girdiği harika bir şekilde işlenmiş. Uzun süre iktdarda kalan her kişinin sonunda önceleri faydalı olsada sonunda kendini nasıl ulaşılamaz her yaptığının doğru kendine ses çıkaranlara nasıl diş bilediğini onları vatan haini olarak algıladığını bunun kaçınılmaz olduğunu Llosa harika gözler önüne sermiş. Bir Latin edebiyat sever olarak Llosa'yı her zaman ayrı bir yere koymuşumdur. Teke Şenliği yazarın en severek okuduğum kitaplarından bir olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Baskı: John Barleycorn

Jack London'un Yol adlı kitabı gibi bu eseride kendi yaşadıkları ve öz geçmişi yazar tarafından okuyucuya sunuluyor. Bu eserinde London alkölle olan bağlarını ve zor yaşam koşullarını ve yükselişini aktarıyor. Güzeldi London severler yazarın yaşamını merak edenler severek okuyabilirler..

Kar
9/1030.12.2014

Baskı: Kar

Orhan Pamuk 1952 İstanbul doğumlu 2006 yılında Nobel edebiyat ödülünü kazanan ilk Türk yazar. Kar adlı romanı 2002 yılında yayımlayan yazar kitabını kendi sözleriyle " ilk ve son siyasi romanım " diye nitelendiriyor. Yine yazar romandaki son sözünde özetle şöyle yazmış. 1979 yılında İran Şahının devrilmesi ve Ayetullah Humeyni'nin iktidara gelmesinden sonra dünyada " Siyasal İslam " diye bilinen hareketin Türkiye'de de güçlenmesini bir romanda hikaye etmek istedim. Aslında yıllardır hep düşündüğüm gibi Türkiye'deki bütün siyasal hareketler Türk milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliği,zayıflamakta olan sol hareketler, laik askerler genel olarak siyasal dünyanın tuhaflığı hakkında bir şeyler yazmak istiyordum. Hikayeyi kaba hatlarıyla yıllarca kafamda kurarak geliştirdim. Aşırı kar yağışı yüzünden Türkiye'nin geri kalanından kopan bir kasaba hayal ediyordum. Bu küçük ücra yeri Türkiye'nin bir çeşit siyasi minyatürü haline getirecektim. Hikayemin ilerlemesi hayal gücümün çalışması için böyle bir yere gidip otel odasında olsa biraz yaşamam gerektiğine karar verdim. Daha sonra çok zorlanmadan neredeyse kalemimin ucuna geldiği gibi üç yıldan kısa bir sürede yazdım Kar New York Times Book Review tarafından 2004 yılının en iyi on kitabından biri seçildi. Roman Kerim Alakuşoğlu edebiyat dünyasında kullandığı adı ile Ka 42 yaşında ve 12 yıldır Almanya'da siyasi sürgün bir şairdir. yazar Şairin Kars ilinde geçirdiği üç günün çevresinde yakın tarihimize özellikle 1980 darbe ve sonrasına atıf ve tespitlerde bulunuyor. Harika bir çalışmaydı. Çok beğenerek okudum.Orhan Pamuk romanda aşk, gerilim, psikoloji, felsefe, gerçek ve kurguyu mükemmel ve tam dozajında kullanmış ve gerek yurt içinden gerekse yurt dışından aldığı övgüleri sonuna kadar hak etmiş...

Baskı: Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında

Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında Haruki Murakami'den süper bir roman. Bu benim okuduğum ikinci Murakami romanı. İlki Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu adlı romandı ve bu kadar boş bir konuyu bu denli sürükleyici yazmak büyük bir maharet ister diye düşünmüştüm. Bu kısa romanı ise tek kelime ile muhteşem. Roman kısaca Hacime adlı romanın asıl kişisinin on iki yaşından itibaren yaşamını, büyük ve gizemli çocukluk aşkı Şimamoto'yu kendi ağzından anlatımı. Bazı romanlar vardır bitmesini istemiyeceğiniz hatta neden bu kadar kısa diye düşündüğünüz. Murakami'nin bu romanı bende öyle bir etki bıraktı....

Baskı: Hanım Ana'nın Cenaze Töreni

Marquez'den 132 Sh lık nefis küçücük öyküler dizisi. Kitapta bulunan öyküler sırasıyla. Bi Salı Günü Öğle Uykusu O Günlerden Birinde Bu Kasabada Hırsız Yoktur Baltazar'ın Yaşadığı Mucizevi Öğleden Sonrası Montiel'in Dul Karısı Cumartesiden Sonra Bir Gün Yapma Güller Hanın Ana'nın Cenaze Töreni.. Adlı Öykülerden oluşuyor.. Öykülerin birbirleri ile bağlantısı yok gibi.Neden yayınevi bu esere roman demiş onuda anlamadım. Ama sonuçta Marquez her eserinde olduğu üzere okurlarını Güney Amerika kasabalarının sevimli kaotik ortamına, insanlarının saf, yoksul, batıl inançlı dünyalarında bir gezintiye çıkarıyor. Kitap zaman zaman Yüzyıllık Yalnızlık romanındaki kahramanlara okura hatırlatma amaçlı ufak dokunuşlar yapmış.Sonuçta bir Marquez kitabı alınır ve okunur.....

Karanlık Labirent
9/1020.12.2014

Baskı: Karanlık Labirent

Gezgin, maceracı, yazım ve kurgu ustası İngiliz yazar Lawrence Durrell'den nefis bir macera romanı. Benim lawrence Durrell okumaya başlamam Haşmet Babaoğlu'nun 2012 yılında yayınlanan "Bana göre Durrell geçmiş çağımızın en büyük yazarlarından biridir.Gençliğim Durrell'in beni sarhoş eden dünyasında dolanarak geçti" yazısıyla oldu. Roman ilk kez Cefalu adıyla 1947 yılında yayınlandı 1961 yılından sonraki baskılarında Karanlık Labirent adını aldı .Durrell'e bu romanı yazmasına romanını sonunda yazdığı " Bu öyküde anlatılan kahramanlar değil geçen olaylarda kurmacadır. Girit adasınında kitapta adının geçmesi nedeninin onu karalamak değil Aşağıda belirttiğim Kraliyet Coğrafya Derneği üyesi Rahip Henry Fanshawe Tozer'in Oxford yayınlarında 1875 yılında çıkan Islands Of The Aegean çalışmasında yapılan alıntı bu öykünün sorumlusu olarak gösterilebilir " Durrell Rahibin başından geçen yarım saatlık basit bir labirent gezisini alıp nefis olağan üstü heyecanlı bir şekle sokmuş Nefis kahramanlar, tasvirler ve tiplemeler var. Harika elden bırakılamayacak kadar sürükleyici bir roman Karanlık Labirent....

Baskı: Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Saramago'dan kıssadan hisseler. Özellikle çocukların okuması gereken bir kitap.Hedef koyma, sebat, ne istediğini bilme yılmama ve direnme sonucunda başarı ve mutlulukmutlak gelir. İçerisinde akılda kalacak güzel özlü sözler bir hayli fazla... Kim olduğunu bilmezsen kendin olamazsın. Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin. Adayı görmek için adadan dışarı çıkmak gibi,,,

B, Bira
7/1017.12.2014

Baskı: B, Bira

Tom Robbins'den sevgi olgusunu işleyen çocuklar kadar yetişkinlerinde ilgisini çekebilecek kısacık 102 Sh lık bir masalımsı öykü kitabı.Özelliklle bir bira sever olarak benim ilgimi çok çekti. Bira yapım aşaması markaları alkolün kişilerde yaptığı etkiler v.s çok güzeldi bir çırpıda okunacak bir kitap....

Görmek
7/1016.12.2014

Baskı: Görmek

Edebiyat çevrelerinin Saramago'nun yazdığı en iyi kitap olduğunda hem fikir olduğu Körlük adlı romanın devamı olarak nitelendirilen bir roman Görmek Her şey hayali bir ülkede seçim günü bardaktan boşanırcasına yağan yağmur dolayısı ile seçimdeki problemlerle başlıyor.Sayım neticesinde % 75 beyaz oy çıkar bir hafta sonra bu oran % 83 olur ve hükümet beyaz oy kullananları Hükümet devirmek için dış güçlerin hizmetçisi,kendi tarafında olanları vatan sever .Basını abluka altına alma,tutuklamalar v.s . Saramago'nun yarattığı bu ülke bana aslında çağrışımlar yapıyor ama neyse... Benim en beğendiğim ve bir çokta kitabını okuduğum yazarlardan olan Saramago'yu okurken ilk kez bu kadar zorlandığımı söylemeliyim.Körlük adlı romanla 190 Sh kadar bir bağlantı kurmak olanaksız. Zaten o Sh ya kadar oldukça durgun olan roman ( Tabii ki bence ) o Sh dan sonra hareketleniyor... Sonuç olarak Saramago'nun bir baş yapıt olarak kabül gören Körlük adlı eseri ile kıyasladığımda Görmek bir kaç tık aşağı geldi bana.Ama tabii ki bir Saramago sever olarak almadan ve okumadan edemezdim..

Pascali`nin Adası
6/1010.12.2014

Baskı: Pascali`nin Adası

Barry Unsworth ( 1930 -2012 ) İngiliz yazar Uzun yıllar doğu Akdenizde bulunan Unsworth yaşamının bir döneminde de Atina ve İstanbul'da İngilizce öğretmenliği yapmış İtalya'da vefat etmiştir. Pascali'nin adası adlı eseri 1980 yılında Man Booker ödülünü kazanmış 1988 yılında da baş rollerini Ben Kingsley, Helen Mirrer, Charles Dance'ın oynadığı filme çekilmiş ve Cannes fiim festivalinde Altın Palmiye adayı olmuştur. Roman 1908 yılında Sultan Hamit döneminde Ege denizindeki adalardan birinde geçiyor. Adaya yirmi yaşında bir çok dil bilen ajan olarak yollanan sonrada unutulan ama çöküş dönemindeki kaos yüzünden kırkbeş yaşına kadar maaşı ödenen dolayısı ile halen kendini görevde sanan Basil Pascali'nin tirajıkomik öyküsü ve kendinle hesaplaşması üzerine kurulu. Roman oldukça akıcı yazar uzun yıllar Türkiye'dede kaldığı ve Osmanlı tarihini de araştırdığı ve çöküş dönemlerini iyi bildiği için oldukça gerçekçi yazmış.nefis tiplemeler var Basil Pascali,Anthony Bowles, Ldyia, ada valisi Mahmut Paşa yardımcısı İzzet Efendi. Ve ada tasvirleri nefis. Osmanlı'nın çökmesini nasılda yeteneksiz ve kendi çıkarını düşünen üst düzey yöneticilerinin hızlandırdığını yazar gözler önüne seriyor ben birazda o yönden okudum ve çok beğendim.Yalnız kitap 1993 yılında İletişim yayınlarından çıkmış tek baskıda kalmış ben Nadir kitaptan edindim.Tarihi ve hafif mizahta kokan kitaplardan hoşlananlar bulabilirlerse okumalarını öneririm...

Kanun
7/1005.12.2014

Baskı: Kanun

Roger Vailland 1907 yılında Fransa'da doğan yazar 1965 yılında vefat etmiştir. Yazarın 1956 yılında yayınladığı roman aynı yıl Fransa'nın en prestijli edebiyat ödülü olan Goncourt ödülünü kazanıp bir çok dile çevrilmiştir.Roman ayrıca 1959 yılında Gina Lolobrigida, Melina Mercouri, Marcello Mastroianni, Yves Montand gibi dönemin en büyük oyuncularının rol aldığı Law adlı filme uyarlanmıştır Roman İkinci dünya savaşı sonrasında İtalya!nın güneyinde Manacore adlı hayali bir kasabada geçiyor Yazar taşra hayatını küçük kasabalardaki ilişkileri.çekememezlikleri, illegal kadın erkek ilişkilerini günümüzde İtalya'da devam eden kuzey güney çekişmelerini ve kasaba tasvirlerini mükemmel ve çok akıcı bir şekilde işlemiş. Roman Bilgi yayınevinden çıkmış ve tek baskıda kalmış şu an tükenmiş durumda. Bende tesadüfi Şekilde Ankara Sakarya caddesindeki kendi satış mağazasında kitaplara bakarken kenara konmuş birkitap yığınının altında bulup aldım. Şayet bulabilirseniz severek okuyabileceğiniz bir roman.

Devlet Ana
10/1029.11.2014

Baskı: Devlet Ana

Türk edebiyatının üç Kemal'in den Kemal Tahir'in Osmanlının kuruluş dönemlerine dair nefis romanı. Çok akıcı harika okunası bir roman. Tarık Buğra'nın Osmancığını okumuştum kısa bir süre önce oda çok güzeldi ama Devlet Ana bir başka çok beğendim okumayanlara tavsiye ederim.

ÖncekiSayfa 10 / 19Sonraki