serhanuresin
@serhanuresin

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Kuzeye Göç Mevsimi
10/1004.03.2018

Baskı: Kuzeye Göç Mevsimi

Tayep Saleh 1929 - 2009 Sudan doğumlu yazar. Hartum Üniversitesinde eğitim gördü , bir süre ülkesinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra İngiltere'ye yerleşti. BBC nin Arapça bölümünü yönetti, ardından UNESCO da çalıştı 1966 yılında yayınlanan Kuzeye Göç Mevsimi birçok Arap ve Müslüman ülkede yasaklandı 2001 yılında ise Arap Edebiyat Akademisi tarafından 20 yüzyılın en önemli romanı ünvanını aldı. Müthiş bir romandı gerçekten. Kitabı sıkı takipçisi olduğum Dipnot kitap kulübünün Baş yapıt olarak nitelemesi üzerine aldım ve okudum. Zaten kulübün tüm tavsiye özellikle baş yapıt olarak gösterdikleri eserleri gözü kapalı alırım. Çok beğenerek okudum. Bitmesini hiç istemedim. Değişik kültürde yazar okumak isteyenlere çok tavsiye ederim. 136 sayfalık bir okuma şöleni. Anlatıcının ağzından Mustafa Said Osman'ın gizemli ve sır dolu yaşamına bayılacaksınız....

Yerlerde Bir Aziz
3/1026.02.2018

Baskı: Yerlerde Bir Aziz

Chiristian Bobin 1951 doğumlu fransız yazar ve şair. Kısa sayılabilecek bir çok eser kaleme almıştır. 1993 yılında Yerlerde Bir Aziz adlı kısa kitabıyla Prix des Deux Magots'ya layık görülmüştür. Aslında merakımı cezbeden bir konuydu Fransisken tarikatinin kurucusu olan Assisi'li Françesko'nun hayatı. Hakkında çok az şey bilindiğinide biliyordum. Kitabın arka kapağında konuyu okuyunca yeni bir şeyler varmıdır dedim ve aldım. 104 Sh bir kısacık kitap ama Azizi Françesko ile ilgili bilinenin dışında hiç bir şey yok.( 1182 ylında İtalya'nın ıUmbria bölgesi Assisi şehiride doğduğu Tüccar ve zengin bir aileye mensup olduğu ailesinin servetini ve dünya nimetlerini terk edip kesin ve katı yoksulluğu seçtiği 1226 yılında doğduğu yerde öldüğü dışında.) Çok beğendiğimi söyleyemem. Yazarı ilk kez okuyorum ya tarzını bilmediğimden yada konuyla ilgili beklediğimi bulamadığımdan sıkılarak okudum. Eğer 104 Sh yerine çok uzun soluklu bir kitap olsaydı ya çok zor bitirir yada sanırım yarım bırakabilirdim.

Fahrenheit 451
6/1025.02.2018

Baskı: Fahrenheit 451

Ray Bradbury 1920 - 1912 korku ve bilimkurgu tarzında romanlar yazan Amerika'lı yazarın Fahrenheit 451 yazarın Başyapıtı sayılmaktadır. Fahrenheit 451 Kitap kağıtlarının yanıp tutuştuğu sıcaklık derecesidir. " İnsanların başlarına getirip yücelttikleri bir liderleri her zaman vardır...bu, işte sadece bu, zorbaların türediği kaynaktır. İlk ortaya çıktıkları zaman onlar birer koruyucudurlar " Ray Bradbury Kitapları yasakla, okul sürelerini kısalt, felsefe,tarih, dil derslerini kaldır. Sporu teşvik et, tv lerde eğlence programlarını pompala, algılar yarat, topluma yararlı bilim adamlarını yine algı yöntemiyle zararlı kişiler olarak tanıt. Herkesi birbirinin sureti haline getir. Kısacası siz düşünmeyin biz sizin yerinize düşünürüz. Alın size sorunsuz bir toplum. Oldukça keyifli, düşündürücü, ibret ve ders çıkarılabilecek bir kitaptı. Çok severek okudum, okurken bu hayali ülke bana tanıdığım bir ülkeyi fazlasıyla bir ülkeyi hatırlattı.... Çok tavsiye edeceğim kitaplardan biri...

Nostromo
6/1021.02.2018

Baskı: Nostromo

" Hiç bir şey duymuyorum, hiç bir şey düşünmüyorum...Daha önce hiç bu kadar yoğun bir şekilde, arzu ve endişe içinde çalışmamıştım " Joseph Conrad'ın Nostromoyu yazarken tuttuğu günlükten. " Yirminci yüzyılda İngilizce yazılmış en büyük roman " Walter Allen Arka kapaktan En sevdiğim yazarlardan biri olan Joseph Conrad'ı, yine en sevdiğim yazarlardan olan Jack London' la yaşam tarzlarını , macera sever yapılarını ve yaşamışlıklarını çok benzetirim. Conrad'ı sevmem London romanları sayesinde olmuştur diyebilirim. Yazarın dilimize çevrilmiş eserlerinin tamamını veya büyük bir çoğunluğunu okumuş biri olarak, Edebiyat eleştirmenlerinin de değindiği gibi bendede Dostoyevski ve Tolstoy tadı bıraktı. Yani kitabı okurken yazarın adı gizlenmiş olsa asla bir Conrad romanı olduğunu anlayamazdım. Conrad burada çizgisinden ayrılıp adı geçen yazarlara nazire yapmış. Tabiki onların yanınada pek yaklaşamamış. Ama sonuçta yinede beğenerek ve keyif alarak okudum, neticede bir Conrad romanı. Roman Costaguana adlı hayali bir Güney Amerika ülkesinde, Capataz de Cargadores ( bizdeki hamal başı ) olan asıl adı Gian'battista orada limanda verilen adıyla Nostromo çevresinde gelişiyor. Nostromo bileğine güçlü, dürüst sömürüye karşı çıkan tam bir kahraman Kapitalizm, cehalet, güce tapınma, entrika ve politikacıların riyakarlıkları çok güzel kaleme alınmış. Roman 1904 yılında yayınlanmış ama okurken o yıllardan bugüne pek bir şey değişmediğini. sanki günümüzü anlatıyor hissine kapılıyorsunuz. Bir çok karakter var birde epey İspanyolca kelime Türkçesi Altta dip notta açıklanmış ve en arka sayfada sözlük var. Yani yukarıda adı geçen yazarlarda Fransızca yazar altta dip not olarak açıklanır orada bile bir öykünme söz konusu. Ben çok beğenerek okudum. Yazarı ilk kez okuyacak olanlara çok fazla tavsiye etmem. Yazarın kendi tarzında çok daha güzel romanları var Onlarla başlarlarsa bu kitabındanda keyif alacaklarına eminim, Çünkü gerçekten Josep Conrad sıkı ve bağımlılık yapan yazarlardandır.....

Baskı: İnsanın Esas Gerçekliği: Tembellik

Kitap o kadar inceydi ki, iyikide öyleymiş yoksa asla sonunu getirip bitiremezdim. Kitabı bitirdikten sonra Arjantin'li yazar ve felsefeci olan ve halen Buenos Aires Üniversitesinde ders veren Jose Pablo Feinmann'ın okuduğum ve çok beğendiğim Heiddeger'in Gölgesi'inde adlı kitabından bir cümle birden aklıma geldi.,... " Aman Tanrım, okuduğum şeyden hiç bir şey anlamıyorum ; işte felsefe bu ".

Sahilde Kafka
10/1013.02.2018

Baskı: Sahilde Kafka

Japonya'nın en önemli ve popüler yazarlarından biri olan Haruki Murakami ayrıca fantastik tür romanlarda dünyanın en önemli yazarlarındandır. SAHİLDE KAFKA 2005 Yılı en iyi 10 romanı New York Times 2006 Yılı World Fantasy Ödülü 2006 Yılı Franz Kafka ödülü Sürükleyici, akıl çelen bir roman. John Updike ( Arka Kapak Tanıtımından ) Roman 15 yaşındaki Kafka Tamura'nın evden kaçışıyla başlar. Sonrasında hemen sizi hikayenin içine sokan ve sarıp sarmayalan olaylar maceralar başlar. Murakami benim en favori yazarlarımdan biridir. Bir çok romanını okumuş biri olarak her romanını okuyup bitirdiğimde bu şimdiye kadar okuduğum en güzel Murakami romanı diye düşünmüşümdür. Sahilde Kafka'yı da okuduğumda da aynı duyguya kapıldım. Hatta yaşamım boyunca okuduğum en güzel kitaplardan biri olduğunu da düşünüyorum. Müthiş bir kurgu, son derece akıcı, olağan üstü karakterler ve mekanlar. Karakterler dediysem öle çok fazla değil yan karakterler yok denecek kadar az. ve hepsi akılda kalıcı. Bence sadece Nakata ve Hoşina için bile okunur. Hele Nakata'nın her söze Bendeniz Nakata pek akıllı değilmdir diye başlamasına bayılacaksınız. Roman çok kalın gibi duruyor ama ( 651 Sh 49 Blm) gözünüzü korkutmasın, roman ilk sayfasından itibaren sizi fethediyor ve elinizden bırakamıyorsunuz. Ayrıca bence yazarın uzun soluklu eserleri kısa olanlardan çok daha iyi Bir önce yazarın okumuş olduğum kısacık Tuhaf Kütüphane ve Uyku adlı kitapları beni çok hayal kırıklığına uğratmıştı. Ben Murakami'nin her eseri gibi bu romanınıda çok severek okudum. Çok az Romanda düşündüğüm keşke bitmeseydi dediğim romanlardan biri oldu Sahilde Kafka. Sonuç olarak yazarı sevenler ve takip edenler kesin okumuştur. Ben yazarı tanımayanlar veya adını duyup ta henüz bir kitabını okumayanlar için özellikle bu romanını yazarla tanışmak için çok tavsiye ederim. Eminimki sizde okuduktan sonra sıkı bir takipçisi olacaksınız..

Pedro Paramo
6/1006.02.2018

Baskı: Pedro Paramo

Juan Rulfo ( 1918 - 1986 ) Meksika'lı senarist, yazar ve fotoğrafçı. Çok az yazmış olmasına rağmen, İspanyolca edebiyetta büyük bir etkisi görüldü. Altüst edilmiş bir zamandizin, geri dönüş, iç monolog, bilinç akışı, zaman kaydırma ve monolog gibi araçlar kullanarak sorunlu baba oğul ilişkileri, kırsal çevrede şiddetve ahlaki tükeniş gibi konuları işledi. 1970 yılında Meksika Ulusal Edebiyat Ödülünü kazandı, Pedro Paramo adlı eserinin tanıtımı İspanyolcanın Don Quijote'den sonraki en büyük baş yapıtı olarak yapıldı. Ronamı nasıl tanımlayabilirim ? Labirent, çok katmanlı, gerçek üstü bilmiyorum. Ne gerçek, Ne hayal, hangi kişi ölü, hangisi yaşıyor bilemiyorsunuz okurken. Müthiş derecede karışık ama bir o kadar keyifli. Bu tür karışık adeta bilmece gibi bir romanı, bu kadar severek okuyacağımı hiç sanmazdım. ama elimden bırakamadan okudum ve çok beğendim....

Martin Eden
9/1004.02.2018

Baskı: Martin Eden

Martin Eden ( 1909 )Jack London'un en otobiyografik romanıdır. Gençliğinde eğitim ve edebi şöhret için verdiği mücadeleyi ve orta yaş döneminde başarının büyüsünden kurtuluşunu anlatır. Karanlıkta kalmışlıktan yükselişini mitleştirir ve kırk yaşındaki vakitsiz ölümünü önceden haber verir. Andrew Sinclair'in Sonsözünden Jack London en sevdiğim yazarların başında gelir. Her kitabını sevdiğim gibi Martin Eden'i de çok keyif alarak okudum. Yazarı çok sevdiğim için hakkında yazılan bir çok yazıyıda okudum. Romanı okurken hakkında okuduklarımla büyük benzerlikler olduğunu bende farkettim. Martin Eden bence kitap severlerin kütüphanesinde gereken romanlardan bir tanesi. Ve yine Martin Eden unutulmaz roman karakterlerinden birisi...

Nagazaki
6/1029.01.2018

Baskı: Nagazaki

Eric Faye 1963 doğumlu Fransız yazar Reuters'de muhabir olarak çalıştıktan sonra yaşamına yazar olarak devem etmiştir. İlk öyküsünü 1992 yılında yazmış ve büyük beğeni toplamıştır. Daha sonra bunu diğer çalışmalar izlemiştir. Nagazaki romanı ile 2010 yılında I'Academie Française Grand Prix ödülünü kazanmıştır. Bu romanı yirmiden fazla dile çevrilmiştir. Roman Mayıs 2008 yılında Japonya'nın prestijli gazetesi Asahi dahil bir çok farklı gazetede haber olarak yayınlanmış gerçek bir olaya dayanmaktadır. Çok ilginç 88 sayfalık kısacık bir roman Nagazaki. Yer yer aşırı merak uyandırıcı yer yer oldukça hüzünlü bir çalışma. Ben çek severek okudum. Hem konu, hem kısalığı vede değişik bir yazar olarak kitabı rahatlıkla tavsiye edebilirim.....

İkiilebir
4/1026.01.2018

Baskı: İkiilebir

Reha Çamuroğlu'nun Türkiye Yazarlar Birliği En İyi Roman Ödülünü kazandığı Tassavuf, varoluş, vs gibi konuları işlediği romanı. Yazarın daha öne Son Yeniçeri ve Kalem Efendisi ikilemesini çok beğenerek ve keyifle okumuştum. Bu çalışması için yapacağım yorum, kitap 152 sayfa değilde daha uzun olsaydı kesinlikle okumadan yarım bırakırdım....

Baskı: Beyaz Şehrin Kafeteryaları

Linda Grant 1951 Liverpool doğumlu olan yazar York Üniversitesi mezunu olup The Guardian yazarlarındandır. Yazdığı kitaplarla bir çok ödül kazanan yazar bu kitabıylada 2000 yılında Orange ödülünü kazanmıştır. Roman Evelyn Sert adlı 21 yaşında Yahudi asıllı İngiltere'de doğmuş olan bir genç kızın etrafında şekilleniyor. Babasını hiç tanımayan Evelyn annsini kaybedince, annesinin sevgilisi Joe Hertz tarafından yeni yeni şekillenen Kutsal topraklara gitmesini teşvik eder. ve Evelyn 1946 yılında 21 yaşında Filistin'e oradan Tel Aviv'e geçer ve olaylar başlar. Roman daha emekleme dönemindeki İsrail'i anlatıyor. Bir ulusun tam bir başarı hikayesi. Dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen dilleri ayrı, kültürleri ayrı insanların nasıl bir ülke kurduklarını okurken takdir edemeden okuyamıyor insan. Arapların bir işe yaramaz dedikleri toprakları metre metre satın alıp tarıma açmaları mükemmel. Yahudiler ülkeyi kurarken hayvanat bahçesinden bilim okullarından akla gelen her modern şeyleri düşünmüşler. Bu arada Araplar din, tarikat, şeyh, şıh, feodalite, kan davaları tembellik derken ellerinde kalanlarda alınıp tamamen kovulmuşlar. Bunu da ibretle okudum. Çok beğenerek okudum Hele çeviriyi yapan kitap basıldığnda 23 yaşında olan Neşfa Dereli'nin çevirisine bayıldım. Kitap 2001 Everest yayınlarından çıkmış ve tek baskıda kalmış. Şu an tükenmiş görünüyor. Eğer bir şekilde edinebilirseniz okumanızı tavsiye ederim...

Baskı: Hesaplaşma

Trevianian'ın 20. Milden sonra okuduğum ikinci romanı oldu Hesaplaşma. İlk kitabı beni açıkçası çok etkilememişti. Aynı düşüncem bu kitabı içinde geçerli. Roman 1973 lerin Londra'sında geçiyor. Ana karakter olan Amerika'lı Dr Jonathan Hemlock hem çok ünlü bir sanat eserleri eleştirmeni olduğu gibi aynı zamanda ajan. Kitapta sanat camiası, casusluk ve karşı casusluk teşkilatları, acımasız örgütler, şiddet, aşk ve gerilim gibi bir çok unsur içermesine karşın bir şeyler eksik gibi. Sonuş olark okunmazmı ? Elbette okunur ama bu tarz kitapların çok daha iyi örnek ve yazarları var......

Baskı: Cebelavi Sokağı'nın Çocukları

Necip Mahfuz ( 1911 - 2006 ) 1988 Yılında Nobel ödülü almış Mısırlı yazar. Cebelavi Sokağı yazarın en bilinen ve sevilen eserlerinin başında geliyor. Mahfuz romanında Kimsenin görmediği ama sahiplendiği halk ozanlarının kuşaktan kuşağa geçirdiği Cebelavi adlı birinin kurduğu mahallenin beş kuşağını anlatıyor. Yazar bir yandan bu beş kuşağın hikayesini anlatırken bir yandanda Ortadoğu insanının yapısını efsaneler. hurafeler. birey olamama. güce tapınma ve boyun eğme. kadercilik ve hep bir kurtarıcı arama vs harika işlemiş. ben severek okudum. Anlatılan insanların yapısının bizim insanlarımızın yapısına ne kadar çok benzediğini gözlemledim. Romanın başlarında biraz Yaşar Kemal tadı aldım gibi olduysamda ilerleyen sayfalarda bu mukayesenin Yaşar Kemal'e haksızlık olduğunun farkına vardım. Okumanızı tavsiye ederim.Özellikle batı edebiyatına ara verip bir başka coğrafya yazarı okumak isteyenler sıkılmadan okuyabilirler....

Baskı: Battallar ve İnsanlar

Preston L Allen adlı ilk kez kitabını okuduğum Amerikalı yazardan masal tatında oldukça keyifli ve düşündürücü bir kitap. Battalar diye varlıklar ve bu varlıkların insanlar adlı bir canlıyı evcilleştirip beslemeleri etini besin olarak kullanmaları çalıştırmaları üzerine kurulu bir dünyada geçen olaylar. Çok beğenerek okudum. Çocuklara okutulmalı akıcı masalsı sıkmayan bir anlatı. Bu dünyada geçen olaylar anlatılırken çevreye verdiğimiz zararlar, aşırı avlanma, doğayı katletme, savaşlar ve tüm bunların dünyamıza ve bize maliyeti harika anlatılmış. kitabı bitirdiğimde daha öncede bir kaç kitabını okuduğu DeliDolu yayınlarını takip edeceğim yayınevi listesine ekledim. Okumanızı en azında çocuğunuza ve yakınlarınızın çocuklarına hediye etmesini öneririm....

Panama Terzisi
6/1001.01.2018

Baskı: Panama Terzisi

Casusluk gizli servisler devlet entirikaları vs konuların usta yazarı John Le Carre'den 24 Bölüm 420 sayfalık harika bir roman. Favori yazarlarımdan olan Carre bu kez beni Panama'ya götürdü resmen sokaklarında gezdirdi. Mükemmel betimnlemiş Panama'yı resmen sizde şayet okursanız gezip dolaşacaksınız. Harika karakterler Harry Pendel kibar sevimli üç kağıtcı sosyete terzisi. Roman sırf onun için okunur. Andrew Osnard genç kurnaz sokak jargonu ile çakal İngiliz gizli servis elemanı. Bu ikilinin üzerine kurulmuş bütün örgü. Harika yan karakterler mükemmel Panama panoraması yer yer mizah genellikle gerilim dolu bir hikaye. Çok beğendim Harry Pendel'in kibarlığı üslubu kullandığı dile bayıldım. Eski casuslu filimlerini anımsattı bana. Bu tür konuyu sevenler kaçırmasın çok güzel bir roman.....

Cennette Maç
3/1026.12.2017

Baskı: Cennette Maç

Kitabın arka tanıtım yazısına bakarak aldım. Konu o kadar ilgimi çektiki ( ölüm sonrası hayat ve ölen Prof Elliott Goodman İnsanlık tarihinin en önemli şahsiyetleri ile Musa, Leonardo da Vinci, John Lennon vs gibi kişilerle golf oynar sohbet eder.) fakat okuyunca tüh bu kadar güzel konu bu kadar sıkıcı yazılır diye düşündün. Uzun olsaydı kesin bırakırdım. Uzak durmanızı tavsiye ederim

Baskı: Karıncaların Devrimi (Karıncalar, #3)

ilk iki kitapta tanıtamadığım yazarın yazarın bilgilerini serinin son kitabına bırakmıştım. Bernard Werber Fransa Toulesse 1961 yılında doğmuş. İlk öykü kitabını 14 yaşında yayınlamış olan yazar 10 yıl Popüler Bilim gazeteciliği yapmış. 1991 yılında yazdığı Les Fourmis ( Karıncalar ) adlı romanı yayınlanır yayınlanmaz büyük ilgi görür ve Sceinces et Aveneir dergisinin okuyucu ödülü kazanır aynı zamanda 12 dile çevrildiği gibi bir çok okulda Biyoloji, Matematik ve Felsefe ders programlarına dahil edilir. Bir yıl sonra 1992 yine büyük yankılar uyandıran Les Jour des Fourmis ( Karıncaların Günü ) 22 dile çevrilir. 1993 yılında bu iki kitabın devamı olan Le Livre des Fourmnis ( Karıncaların Esrarlı Kitabı ) yazar. Ne yazıkki bu diilimize çevrilmez. Nihayet en büyük eserim dediği serinin dördüncü ve son kitabı olan Les Revolutiondes Fourmis ( Karıncaların Devrimi ) yayımlar. Bu notları kitapların yazar hakkındaki notlardan derledim. Yazarın en büyük eserim dediği yazısına rağmen ben ilk iki kitaptan aldığım keyfi aldığımı söyleyemem. Sanki bana ilk iki kitabın özeti gibi geldi. Ama genel olarak çok güzel bir üçlemeydi. Baskılarını bulabilirseniz tavsiye ederim....

Baskı: Karıncaların Günü (Karıncalar, #2)

İlk romandaki kahramanlara bu kez sürpriz karakterler katılıyor. Yine ilk romanda geçen macera, gizem, teoloji gibi ögelere bu romanda aşk, gerilim ve polisiye ögeleri eklenmiş,İlk kitap gibi yine severek okudum.

Baskı: Karıncalar: Olağanüstü Bir Algılama Biçimi (Karıncalar, #1)

Çok Güzel bir anlatım. Şu an sanırım baskısı yok şayet bulabilrseniz tavsiye ederim...

Rehber
4/1026.12.2017

Baskı: Rehber

Rasipuri Krashnasyami 1906 doğumlu Hint'li yazar Marquez ile birlikte Büyülü Gerçekçilik akımının ilk temsilcelirinden kabul edilir. Yazarın ilk okuduğum kitabı başka yayınlanmış kitabı varmı bilemiyorum. kitabı tavsiye üzerine aldım fakat beğenmedim...

Kar Kurdu
9/1026.12.2017

Baskı: Kar Kurdu

Uluslararası üne sahip İrlanda'lıeski gazeteci ve yazar olan Glenn Meade'in en ünlü macera romanı. Roman babası Jacop Massey'in esrarlı ölümünü araştıran gazeteci William Massey bizleri zaman olarak dünya tarihinin en zalim gaddar ve acımasız liderlerinden Yosif Stalin dönemine götürüyor. Olaylar Amerika'nın Stalin'in ortadan kaldırmaya karar vermesi üzerine Kar Kurdu operasyonunu hayatta kalan Anna Horev'in ağzından operasyon süresi olan 11 Aralık 1952 02 Mart 1953 aralığını anlaıyor. Bir çok kitabını okuduğum favori yazarlarımdan olan Glenn Meade'nin okuduğum en güzel romanı olduğum kitabı olduğunu söyleyebilirim. Mükemmel bir anlatım,betimlemeler harika ana ve yan karakterler ve bütün bunlar birleşince elden bırakılamayacak bir gerilim polisiye romanı meydana gelmiş. bu tür roman okumayı sevenlere çok tavsiye ederim...

Şeytanın Müridi
7/1024.09.2017

Baskı: Şeytanın Müridi

Polisiye gerilim türü romanların önde gelen yazarlarından olan Glenn Meade'den 6 bölüm 175 kısım ve 520 sayfalık bir kitap. Roman Kate Moran ve Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı Constantine Gamal isimli seri katil arasındaki heyecanlı gerilim dolu kovalamaca romanın ama çatısını oluşturuyor. Bu tür romanların beğendiğim yazarlarından olan Meade'in bu kitabınıda severek okudum. Kitabın bana göre zayıf tarafı, yazar İstanbul'da geçen bölümde Ayasofya, Yerebatan sarnıçını ve Kapalı Çarşıyı yazarken araştırarak tarihleri hakkında bilgi vermiş ama çevreyi ve insanları betimlerken sanki Bağdat, Şam, Kahire gibi betimlemiş. Bu türü sevenlere tavsiye ederim....

Baskı: Jacob De Zoet'in Bin Sonbaharı

1969 Doğumlu İngiliz yazar David Mitchell hemen hemen yazdığı her romanla ya Ödül kazanmış yada aday gösterilmiştir. Bu romanıda 2010 yılında ödül kazanmıştır. Roman 1799 ve 1817 yılları arasında Hollandalıların ticarette üst sıralarda yer aldığı zamanlarda geçiyor. Merkezi Batavya'da ( bugünkü Jakarta ) bulunan VOC Hollanda Doğu Hindistan şirketinin Japonya Nagazaki'deki yapay ada olan ve aynı zamanda şirketin ticari üssü olan Decima romanın asıl platformunu oluşturuyor. Roman için yorumum bir kere bu yıl okuduğum en güzel en keyif alarak okuduğum romanlardan biri olduğu. Decima yapay adası Japonya harika betimlenmiş roman 5 bölüm 656 Sh ve ben adeta 5 bölümlük dizi izleme hissine kapıldım. Harika betimlemeler yine bir o kadar harika karakterler var romanda. yazım dili mükemmel. Romanda aşk, gerilim, macera, gizem, trajedi, espri her bir şey var. Kitabı adayı ve karakterleri o kadar beğendim ki resmen o kişilerle orada o ortamda bulunmayı çok istedim. Ve kitap bitince Net te Decima'yı araştırdım videolarını buldum. Aynı birebir romanda betimlenen ada.Romanda geçen bazı mekanlar depolar müze olarak kullanılıyor ve turistik turlar düzenleniyor. Yukarıda da belirttiğim gibi 2017 yılında okuduğum en güzel kitaplardan. çok tavsiye ederim. Okursanız 26 yaşındaki Jacop De Zoet'e dürüstlüğüne, kullandığı diplomatik ve kibar dili çok beğeneceğinize eminim. sonuş bu kitap sadece Jacop De Zoet İçin bile alınır ve okunur.....

Baskı: Cevdet Bey ve Oğulları

Orhan Pamuk'un Karanlık ve Işık adlı ilk romanı olup 1979 yılında Milliyet roman ödülünü kazanmıştır. Roman daha sonra 1982 yılında bugünkü Cevdet Bey ve Oğulları adı altında kapsamlı olarak kitaplaşmış ve 1983 yılında Orhan Kemal ödülünü kazanmıştır. Bu ikinci ödülle birlikte yazar edebiyat dünyasının dikkatini çekmiştir. Roman 1905 yılından başlayıp 1970 yılına kadar olan süreci. Işıkçı lakaplı daha sonra soyadı kanununla birlikte lakabını soyadı olarak alan Cevdet Işıkçı ve oğulları Osman, Refik kızı Ayşe ve torunları etfafında gelişiyor. Çok severek okuduğum üçüncü Orhan Pamuk romanı. 1905 de ticaretin azınlıkların konrtolünde olduğu Türklerin ticaretle uğraşmanın ayıplandığı zamanlarda bir başarı hikayesi Cevdet beyin yaşamı. Yakın tarihimize kısa ama çarpıcı bir bakış. Nişantaşı'nın İstanbul'un o tarihlerdeki halini çok güzel betimlemiş yazar. Sıcacık yer yer hüzünlü harika bir aile romanı. Okumamış olanlara, bu tür aile romanı ve yakın tarihimize meraklı olanlara tavsiye ederim.....

ÖncekiSayfa 4 / 17Sonraki