
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Musa Dağ'da 40 Gün
Frank Werfel’in 710 sh lık bir anı roman şeklinde yazdığı çok güzel ama bir o kadar da hüzünlendirici romanı. Çok beğenerek okudum. Kısaca Ermeni toplu ve zorunlu göçünü ve bu göçün merkezinde Bagratyan ailesini ve 2. Kuşak Gabriel Bagratyan’ı merkeze alıyor. Ne kadar objektif yazılmış bilemiyorum. Ne kadar zorunluydu başka çözüm yolu bulunamazmıydı acaba diye hep düşünmüşümdür. Çeşitli kitaplarda da okuduğum kadarıyla biraz acımasız davranılmış suçlu suçsuz ayrımı yapılmamış. Ben çok tavsiye ederim okumanızı, seveceğinize inanıyorum özellikle yakın tarihe meraklı olanlar yer yer hüzünlensede beğeneceklerine inanıyorum….
Baskı: Dağ Gölgesi
Shantaram (Sakin adam veya Tanrının sukünet bahşettiği anlamında ) 15 Kitap 91 Blm 805 Sh devam kitabı. Macera tam hız devam ediyor. Bolca aksiyon, aşk, entrika, sadakat, ihanet vs dolu bir roman. Ben sıkılmadan okudum. Bombay’ı sokak sokak gezdim mekanlarda oturdum adeta. Betimlemeler çok iyiydi. Çok iyi bir kalemi var yazarın. Güzel vakit geçirmek isteyen, aksiyon romanlarına meraklılarına ve Hint kültürüne meraklı olanların sıkılmadan okuyacakları bir ikileme….
Baskı: Tanrı'nın Huzur Bahşettiği Shantaram
1952 Avustralya doğumlu yazar Gregory David Roberts’in 5 kısım 42 Blm 852 Sh lık uzun yarı anı yarı kurgu romanı. Yazar Gençliğinde Avustralya’da silahlı soygun, uyuşturucu, gasp gibi suçlardan hapise girip çıkmış ve sonun da hapisten kaçıp Hindistan’a kaçmış. Roman’da tam burada Hindistan Bombay da geçiyor. Yazar romanda ki adıyla Lindsey Hintlilerin Linbaba dedikleri yazar, Bombay mafyasına bir şekilde bulaşıyor ve yarı anılarıyla sürükleyici bir roman ortaya çıkıyor. Ben kitap tanıtımlarından önce Henri Charierre’nin Çok sevdiğim kitabı Kelebek gibi tamamen anı-roman gibi sandıysamda aşırı kurgu olduğunu okudukça anladım. Roman oldukça akıcı, müthiş karakterler var ve yazar Bombay’ın o karmaşasını oldukça sinematik bir dille kaleme almış. Resmen Bombay’ın sokaklarında dolaşıp mekanların da oturuyorsunuz. Karakterlerden rehber Parubu, mafya lideri Abdül Kadir Han, Abdullah Taheri’ Karla Saararnen ve daha bir çok karakter çok akılda kalıcı. Ben severek okudum ve yer yer bayağı eğlendim. Özellikle Parabu’nun köyündeki olaylar Kano adlı ayının bakıcılarıyla birlikte hapse atılma hikayeleri sesli güldürdü beni. Okumanızı tavsiye edeceğim kitaplardan. Kalınlığı gözünüzü korkutmasın. İçinde Aşktan ihanete, gerilimden mizaha, maceraya bir çok olay barındırdığı için olabileceği kadar akıcı bir roman. Eleştirdiğim tek konu Artemis Yayınları oldukça küçük puntoyla yayınlamış romanı….
Baskı: İlk Gece
Marc Levy’nin okuduğum İlk Gün adlı kitabın devamı İlk Gece… İlk Günde adlı ikilemenin ilk kitabım da yorum yapmıştım. Vakit geçirmek için güzel. Hani denir ya, bazı kitaplar çok akıcıdır fakat bitirip kitaplığa kaldırdıktan bir kaç hafta sonra aklınız da hiç bir anekdot kalmaz, benim için öyleydi. Ama sıkılmadan okudum. Oldukça akıcıydı. Walter oldukça matrak bir karekterdi. Sanırım bir o kalacak aklımda. Güzel vakit geçirmeniz için tavsiye ederim…
Baskı: İlk Gün
1963 Fransa doğumlu olan yazar, günümüzde Londra’da yaşamaktadır. Levy’nin okuduğum ilk kitabı oldu İlk Gün. Kitap hoş vakit geçirten çabuk akan bir macera romanı. Ana karakterler olan Keira ve Abdrea dışında güzel yardımcı karakterler var Walter gibi. Betimlemeler de oldukça başarılıydı. Okunmaması bir kayıp placak kitaplar sınıfına sokamayacağım güzel bir eğlencelik roman. Romanın yayımcısı olan ve çok beğendiğim Can yayınları bu kitapta beni aşırı şaşırttı. Cümle düşüklükleri, yanlış harf başımları, aynı cümleyi iki kez yazılması gibi. Ama cilt ve kapak baskısı başarılıydı.
Baskı: Dune Rahibeler Meclisi
Altı ciltlik Bilim-kurgu efsanesi Rahibeler Meclisi adlı kitabıyla sona erdi. Son kitabını biraz zor bitirdiğimi ilk beş ciltten aldığım zevki alamadığımı söyleyebilirim. Oldukça durağan ve bazı bölümler hariç tekrarlardan ibaret gibiydi. Bilim-kurgu tarzının efsanesi kabul edilen bu nehir romanı sonuç olarak çok beğenerek keyifle okudum. 3-4 ay bana çok zevkli zaman geçirtiler. Bene Gedserritler, Bene Tliaxlılar, Atreides ailesi, Gulamlar, Yüz dansçıları, Mentatlar, Dük Leto, Paul Muad’dib, Tiran II Leto, Solucanlar , Şey Hulud vs Dune, Gammu, Caladan gezegenleri unutulmazdı.
Baskı: Dune Sapkınları
Tanrı İmparatoru kitabının ardından 1500 yıl sonrası. Macera tam hız devam ediyor. Harika karakterler var. Miles Teg karakterin süperdi. Efsanenin son kitabına başlarken, keşke daha uzun olsaydı diye düşünmeye başladım...
Baskı: Dune Tanrı İmparatoru (Dune Serisi 4. Kitap)
Artık 3500 yıl geçmiştir. Arreken gezegeni bayağı evrim geçirmiştir. Efsane tempo da biraz düşüş olda da yine heyecanla devam ediyor.
Baskı: Dune Çocukları
Paul Muad’dib in ölümünün üzerinden ( acaba öldü mü ) 20 - 22 yıl sonrası. Yine mühhiş Tiplemeler, betimlemeler, macera ve harika tempo. Efsane tüm hızıyla ediyor...
Baskı: Dune Mesihi
Atreides ailesinin Dune gezegenine gelmesisinin üstünden 12 yıl süren savaşlarla birlikte 15 yıl olmuştur. Aşk, sadakat, komplo, kıskançlık, macera, umut, din, felsefe vs. Mükemmel seri devam ediyor. 3. cü kitabı olan Dune Çocuklarına başlıyorum. Daha önce de yazmıştım Bilim-Kurgu tarzım olmamasına ve ön yargıyla seriye başlamama karşın, 3. cü cildine başlamama karşın, serinin bitme endişesini yaşamaya başladım şimdiden.....
Baskı: Dune
Frank Herbert’in efsane eseri. İthaki yayınlarından ilk 4 kitabını almıştım. Yayınevi 2 yıl kadar ara verip son iki kitabıda çıkarınca aldım. Okumaya başladım. Aslında bir çok sevilen bilim-kurgu kitabını yarım bırakmıştım. Dune serisine de ön yargıyla başladım ama kitap bir anda içine çekiverdi beni. Bu kitap hakkında yapacağım yorum tek kelime ile muhteşem. Bu tarza meraklı olanlar zaten okumuştur. Ama benim gibi ön yargılı olanlara çok tavsiye ederim...
Baskı: İkinci Mesih
İrlanda’lı yazar Glenn Meade’den 404 Sh 7 Bölümlük sürükleyici bir polisiye daha. Benim polisiye-Gerilim türündeki en sevdiğim yazarlardan olan Meade’in ülkemizde hakettiği değeri bulmadığına inanmışımdır. Önceleri Doğan Kitaptan çıkıyordu sonra Kırmızı Kedi yayınlarına geçti ebadı küçüldüğü gibi yeni romanlarıda basılmıyor. Yine çok beğenerek okudum. Ki işin içine Vatikan, Kudüs, parşömen, cinayet vs girdimi okurun ilgisini olur olmaz ilgisini çeker. Bu tür çok kitap okudum, bir çoğu reklam şişirmesiydi. Bu bende teolojiyle harmanlanmış romanların öncülerinden Dan Brown tadı da bıraktı. Bu türe meraklı olan okurlara tavsiye ederim. Sadece bunu değil yazarla henüz tanışmamış olanlara Glenn Meade’nin tüm kitaplarını da tavsiye ederim....
Baskı: Yetimlerin Efendisi'nin Oğlu
Adam Johnson ( 1967 Dakota Amerika ) doğumlu yazar, Stanford üniversitesin de Prof dur ve 2012 yılında Yetimlerin Efendisi’nin Oğlu adlı ronanıyla Pulitzer ödülünü kazanmıştır. Roman Jun Do Biyografisi ve Komutan Ga’nın İtirafları başlıklı iki bölümden oluşuyor 576 Sh. Roman ana karakter Yetim Pak Jun Do yaşamı üzerine kurulu ve coğrafyaya meraklı hemen herkesin merak ettiği Kuzey Kore ve ülkenin acımasız İkinci diktatörü Kim Jung İl zamanında geçiyor. Yazar olayı çok güzel kurgulamış bir yandan tek adamlığın nasıl tehlikeli bir yönetim şekli olduğunu, tek sesliliğin nasıl insanları kör ve sağırlaştırdığını anlatmış. Betimlemeler ve karakterler mükemmel. Roman da her şey var gerilim, ironi, aşk , insan psikolojisi vs ve çok akıcı bir dili var. Bu yıl okuduğum ilk kitap oldu Yetimler Efendisin Oğlu ve çok beğenerek okudum. Değişik bir atmosfer yaşamak isteyenlere rahatlıkla tavsiye ederim....
Baskı: Slade Köşkü
1969 doğumlu İngiliz yazar David Mitchell, en favori yazarlarımdandır. Yazarın daha önce Bulut Atlası, Hayalet Yazılar, Jakop de Zoet’in Bin Sonbaharını çok severek okuduğum gibi, aynı keyifi Slade Köşünde de aldım. 207 Sh lık kitap 5 bölüm halinde olup ; fantastik, bilimkurgu, polisiye ve gerilimi çok güzel harmanlanmış. Daha doğrusu Mitchell’in tüm özellikliklerini bir araya toplamış. Bu yıl okuduğum çok güzel kitaplardan biri oldu Slade Köşkü. Bu tarz kitap severlerin keşke daha uzun olsaydı diyecekleri bir kitap.
Baskı: İsa'nın Son Sırrı
Jose Rodriguez Dos Santos’un okuduğum üçüncü kitabı. Çok hızlı bir gerilim macera romanı olduğunu düşünmesin okumayı düşünenler. Roman genelde eski İncil yazmalarının arasındaki ( kodex) çelişkileri anlatıyor. Zaman geçirmek için okunabilir. Ben diğer okuduğum iki kitabına göre daha çok beğendim. Eski yazmalara ve teolojiye meraklı olanların sevebilecekleri bir roman...
Baskı: Doktor Ox'un Deneyi
Jules Verne’den oldukça kısa ve matrak bir novella. Çok güzel bir kurgu, Flandre’da hayali Quiquendone kentinin Belediye başkanı Von Tricasse, danışman Niklausse, Dr Ox ve asistanı Gedeon Ygene gibi harika karakterlerle bezenmiş. Bir Verne Sever olarak keyifle okudum, yer yer çok güldüm. Bunun üzerine bir de İş bankası kültür yayınlarının kalitesi de eklenince daha da keyifli bir okuma oldu benim için....
Baskı: Buzullar Arasında Bir Kış
Jules Verne’nin 90 Sh lık, Grönland’da kuzeyin buzullarında 22 Mayıs da başlayıp 16 Ağustosta 15 ay süresinde geçen içinde aşk, sadakat, ihanet ve sevgi ögeleri taşıyan kısacık güzel bir kitaptı...
Baskı: Zacharius Usta
Jules Verne ( 1828-1905 ) kısa eserlerinden biri. Orjinal adı Maitre Zacharius. Çocukluğumda bir çok kitabını severek okuduğum Verne’nin kitapları bir çok yayınevinden çıktı. Ama İş Bankası Kültür den Modern Klasikler serisinden de çıkınca yayımlanan ilk 8 kitabı hemen aldım ve tekrar keyifle okumaya başladım. Kitap hemen her inançta büyük kusur olarak kabul edilen Kibir ve onun kötülüğü üzerine kurgulanmış 49 Sh lık kısacık bir hikaye. Zaten tüm kitaplarını çok sevdiğim Verne’nin bu kısa kitabını da yine keyifle okudum. İlk kez çevirisini okuduğum Alev Özgüner’in Fransızca aslından çevirisini de ayrıca çok başarılı buldum....
Baskı: Üst Kat Komşusuna Mektuplar
Kayıp Zamanın İzinde serisini set olarak alırken yazarı ilk kez okuyacağım için sorduğumda kitapçım, abi okuması çok zor bir kitaptır dedi. Yine de uzun süredir kitaplığımda bulunmasını istediğim için aldım. Yine de yazarı ve üslubunu tanımak için bu ince kitabınıda alıp okuyayım dedim. Açıkçası sıkıldım okurken. 7 ciltlik seriye başlamaya korkarken. Araya başka bir iki kitap sıkıştırmaya karar verdim.
Baskı: İncil Avcısı
Jürgen Gottschlich tarafından yazılan. Dünyaca ünlü Eski yazı uzmanı ve İncil uzmanı, felsefeci, teolog Constantin von Tischendorf’un yaşamı ve keşfettiği dünyanın bilinen en eski İncili Codex Sinaiticusun Sina’da bulunan Aziz Kathetrina Manastırından çıkarılış macerasının belgesel kitabı. Harika bir kitaptı. Macera romanı tadında bir belgesel kitap. Çok severek okudum....
Baskı: Dipten Gelen Dalga II
Üçlemenin son kitabını da bitirdim. Bu yıl çok güzel kitaplar okudum. Bu üçlemede bittiğine üzüldüğüm kitaplardan biriydi. Serinin son kitabı biraz Staline övgü, biraz Amerika karşıtlığı, kore savaşı SSCB ve Almanya’nın toparlanması vs üzerine kurulu. Harika bir seriydi çok tavsiye ederim...
Baskı: Fırtına - 2
İlya Ehrenburg’un 3 lemesinin ( bizde 5 cilt ) üçüncü kitabı. Çok severek okudum. Savaşın ve ırkçılığın ne denli tehlikeli acımasız ve gaddarca olduğunu yazar çok güzel anlatmış.