
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Aşk Ateşi (Chinooks Hokey Takımı #6)
Seri de en az sevdiğim kitap olsa da yine güzeldi. Belki çeviri biraz daha iyi olsa daha yer edebilirdi. Yine de Rachel Gibson benim için vazgeçilmez :D
Baskı: Aşkın Ateşi (Ateş Serisi-1)
Güzeldi ama doyurucu değil.
Baskı: Kalbinde Bir Yer Aç (Chicago Stars, #2)
Çok güzeldi. İlk kitabı da çok sevmiştim yine hayran oldum. Gracie gibi kızları severim tanıyan bilir. Bobby Tom biraz kızdırdın ama affettim hadi iyi tarafıma geldi :P
Baskı: Bana Aşkını Söyle (Legend of the Four Soldiers, #2)
İlk kitap kadar olmasa da bu kitapta güzeldi. 3. kitabı çok merak ediyorum.
Baskı: Geçmişin İzinden
İkinci kitabını okuduğum yazarı gerçekten çok sevdim. Sıcak bir anlatımı ve çok bizden hikayeleri var. Bundan sonra takibe alacağım ve tavsiye edeceğim isimlerden biri oldu.
Baskı: Kahperengi
Başlarken bu kadar beğeneceğimi tahmin etmiyordum ama sayesinde sabah ettim. Hüzünlendiren, düşündüren güldüren ve göz dolduran, acı ve inkar edilemez gerçeklerle yazılmış çok güzel bir kitaptı. Unutulmaya yüz tutmuş geçmişin, bugününü ve yarınını şekillendirdiği Narin için sonunda her şeyin rayına oturmasına sevindim. Belki kızdığım yerler oldu ama hikaye içinde olması gerektiği hissedildiği için fazla yadırgamadım. Bazı yerleri ağzım açık okudum. Bir sonraki satırda ne olacağını merak etmekten elimden bırakamadım. Bazı yerleri de gözlerim dolarak okudum. Belki okuyanlar için Fırat daha ön plana çıkabilir, bende sevdim ama benim için bu kitabın yıldızı Deniz’di. Gerçekten öyle bir arkadaşım olmasını isterdim. Kitabın olumsuz baktığım iki yönü de var. Geçmiş ve bugün arasındaki dönüşler çok keskin olmasa ve küfürlü yerler sansürlense çok daha hoşuma giderdi ama o heyecanla ona bile fazla takılamadım :D
Baskı: Peşini Bırakmam
Yetmedi ama bana 300 sayfa. Hele ki içinde iki aşk hikayesi varken. Çok güzeldi gerçekten. İnşallah daha fazla kitabını görürüz yazarın. Yalnız o son kısım olmamış gibi. Koca yönetim kurulu önünde çocuk emzirilir mi arkadaşım? Yorumu kısa tutacağım bu sefer, beğendim, umduğumu fazlasıyla karşıladı :D
Baskı: Kimse Acınacak Kadar Masum Değildir
Bizde çıkan ilk kitap daha güzeldi. Kapak gördüğüm en güzel kapak olsa da fazla polisiye buldum. Belki beklentim çok yüksekti belki de ilk kitapla çok kıyasladım ama bence benzerleri çok var. Bir fark yoktu. Yine de diğer kitapları merak ediyorum. Yan karakterler süperdi. Nate ve Juliana ne olacak acayip merak ediyorum :D
Baskı: Her Şey Senin İçin
Mükemmeldi. Bu kitap ile ilgili ne söyleyebilirim bilmiyorum çok ama çok güzeldi. Zarif bir şıklıkla canlı bir anlatımı birleştirmiş muhteşem bir akıcılıkla yazılmış harikulade bir kitaptı. Özetinde de yazdığı gibi çok samimi bir dille yazılmış, anlatırken kolaylıkla içine çekip zaman kavramını unutmanızı sağlayabiliyor. Konu olarak hayatın içinde rastladığımız unsurlar ele alınmış. Hayatındaki her şeyi çocuğu için yapan ve maddi sıkıntılarla boğuşan bir anne, bu sırada bütün yollar oğluna çıkarken kendine de yön bulmaya çalışan aşk ve tam da bunlarla uğraşırken çocuğu olduğunu yeni öğrenen eski bir kumar bağımlısı olan sevgilinin geri dönmesi. Sanırım en çok bu yüzden sevdim bu kitabı. Çok bizden, öyle büyük aşklar yok, bütün felaketler de aynı anda denk gelmiyor, sorunlar oluşuyor, çözülüyor, bunların yanında güzel şeyler de oluyor. Temiz bir başlangıç ve mükemmel son :D Konuya girmek istemiyorum o yüzden sadece beni çok etkilediğini ve bundan sonra ne yazsa okurum diye düşündüğüm yazarlar arasına girdiğini söylemek istiyorum. Ve ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum :D
Baskı: En Karanlık Öpücük (Karanlığın Efendileri Serisi, #2)
İlk kitap kadar güzel değildi belki ama çok güzeldi ya. Seviyorum seni Showalter :D
Baskı: Dayanılmaz Teklif
Daha önce yazarın kitabı yayınlandı mı bilmiyorum ama ben ilk defa okudum. Klasik beyaz dizi konularından birini ele almış. İki eleştirim var yalnızca, o da kitabın asıl konusunu oluşturan, Nate'in Payton ile sevgili görünme isteğinden biraz uzaklaşmış olmaları. Yine de diğer kitaplara nazaran daha ılıman yaklaşması hoşuma gitti. Bir de sonu bu kadar çabuk bağlanmasaydı iyi olurmuş :D
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
Keşke 0 puan verebilsek. Grinin Elli Tonunu yarım bırakmak zorunda kaldım. Her zaman edebi bir kitap beklemeyin diye yorumlar okudum ama Allah aşkına ne edebiyatı, Ali topu tut seviyesindeki tarzda yazılmış bir kitabın neresini okuyalım. Günlük konuşmalarımızda bile öyle cümleler kurmuyoruz. Akademik bir seviye beklemiyordum ama bu basitlikle hedef kitlesinin ilkokul öğrencileri olduğunu düşünmeye başladım. Başlarken çok objektif yaklaştım ama olmuyor. Ne karakterler ne olaylar ne de anlatım, hepsi elimde patladı. Daha önce de beğenmediğim kitaplar oldu ama anlatım ve dil açısından ilk defa beğenmedim. Cinselliğin historical’lardan az olduğunu söylediklerinden sırf karşılaştırma yapabilmek için başladım ama beğenmediğim Valdez bile daha iyiydi, en azından cümle kurabiliyordu. 5 bölüm okuyabildim ama sonunda Ana’nın Grey’in diş fırçasını kullanmadaki düşünce tarzı, ileriki sayfalar için yeterince sinyal verince, fiziksel olarak içimi boşaltmadan en iyisi bırakmak dedim. Okuyanlar çok daha iyi anlar ne demek istediğimi. Cinsellik olabilir ama bu kadarı beni aştı. Yıllarca yazma işine gönlünü veren bir çok yazar adına üzüldüm. Şu kitaba değil 25 lira vermek, 5 lira verip korsan almam. Grey, Ana’sını da alıp giderse çok mutlu olurum!!! İkisi de çok sinir bozucular o kısma değinmeyeceğim, zira sinirim tavan yapıyor.
Baskı: Aşk Kaç Beden
Sarra Manning - Aşk Kaç Beden Öncelikle bu kadar uzun bir kitapta okuyucuyu bağlayan yazarı tebrik ediyorum. Özellikle çok uzun kitaplarda çabuk sıkıldığımdan geçerek okurum Aşk Kaç Beden’de her satırını zevkle okudum. ‘İstemek ve Umut Etmek.’ Böyle başlamış yazar satırlarına ve bence çok yerinde olmuş. Kitap Neve’in babasından duyduğu bir sözle zayıflamaya karar vermesini, bu sırada aşık olduğu Wlliam dönene kadar ilişki konusunda deneyim kazanmak için, kız kardeşi Celia’nın iş yerinde çalışan Max ile ‘krep’ dedikleri bir ilişkiye başlamasını konu alıyor. Aralarındaki küçük nüanslar, atışmalar ve diyaloglar çok güzeldi. Tabi hep daha fazlası için uğraşan Neve yüzünden olaylar biraz sarpa sarıyor. Ve söylemeden geçemeyeceğim tahmin ettiğimden daha fazla aşka bulanmış bir kitaptı. Son olarak çeviri içinde tebrik ederim. Bu konuda ağzımız çok yandı ama bunda da ayrı bir başarı vardı. Okuyun derim işte kısaca. Daha da anlatmak istiyorum ama konuya gireceğim diye susuyorum. Çok güzeldi ya, söyleyecek başka bir şey bulamıyorum. Not: Yetişkin okuyucular için uygundur.
Baskı: Kutsanmış Kan (Kan Günlükleri # 1)
Çoook büyük beklentilerle aldığım kutsanmış Kan, beklentilerimi tam olarak karşılayamadı. Aslında ikinci yarısında olaylar biraz daha hızlandı. Sanırım ondan 3 günde ilk yarı, bugünde kalanı bitti. Kötü değil, kesinlikle ama yaşı küçük okurlar için daha uygun bence. Yer yer okurken kedicik aklıma geldi. Sanki kediciğin ergenleştirilmişi gibi düşünmedim değil. Vampirlik vs yok tabi ki. Melez olayı falan. Ama yazarın hakkını da yiyemem Eden’in açlık hissini, acısını, öfkesini çok güzel hissettirmiş. Onun acısında gözlerim doldu. Hele ki çok sevdiğim bir karakterin başına kötü bir şey gelince. Neyse spoiler vermeden susayım :D Bir eleştirimde seri olmasına. Yazarların seri merakı nedir anlayamadım. Şu haliyle bile kısacık bir kitap. Hadi yazar seri yapmış keşke Martı yayınları tek kitap yapsaydı, Garwood’un son kitabı gibi. Benim gibi büyük beklentiye girmezseniz beğenirsiniz. Arada hoş bir esinti oldu. İkinci kitaptan ilk bölüm de eklenmiş, tabi merakımı kamçıladı.
Baskı: Aşka Şans Ver (Chesapeake Shores #1)
Uzunluk zaman zaman yorsa da hikayenin geneli güzeldi. Zaten kötü olsa bırakırdım yarıda. Trace'i duyduğumda okuyanlardan daha çok sahne beklemiştim. Çok iyi bir karakter yazmış yazar, biraz daha fazla yer verebilirdi. Daha çok ailesi ile olan durumlara yoğunlaşmış. Tek eksisi fazla uzatmış dediğim gibi, okurken ona göre ayarlamak lazım. Benim gibi etrafınızda çok merak ettiğiniz kitaplar varken aklınız kayıp durur sonra :D
Baskı: Cazibe (Savannah #1)
Kitabı bitirebilenleri tebrik ederim. 115'den sonra devam edemedim. Belki tek ağızdan anlatsa olurdu ama 2 kişi yordu anlatım da sıkıcı olunca. İlerleyen zamanlarda bir kez daha okumayı deneyeceğim.
Baskı: Oyunbozan
Keşke okumak için bu kadar bekletmeseydim dediğim kitaplardan biri. Öncelikle birkaç yazar dışında bu türü pek sevmediğim için önyargılı yaklaştığımı kabul ediyorum. Yine bilindik iş hayatı, son sayfada bulunan aşk, patrondan dert yanma tarzı bir şey bekliyordum. Ama kitap gerçekten dolu dolu. Arka kapağında ne yazıyorsa fazlasıyla mevcut. Bazı kitaplarda alakasız şeyler yazar kesinlikle öyle değil. Tine Bender’ın -beni deyimimle Blender- dedikodu köşesinde yer almak istemeyen birinin tehditleri ile başlayan olay hem komedi hem gerilim yüklüydü. Son kısma kadar peşine düşen ve hatta bu uğurda cinayet işleyen ünlüyü merak ettim. Hatta kendi derdi yanında bir de cinayet aydınlattı Tina. Sadece Sue ve Millie teyzeleri için bile okumaya değerdi. Biri kör bir sağır, ne demek istediğim anlaşıldı sanırım; tam bir komedi. Rachel Gibson severlerin seveceğini düşünüyorum kitabı. Aşk, cinayet, dedikodu, komedi, internet aşkı. Ne arasanız vardı. Bir de Cal var ki o keçi sakala rağmen sevdim :D Bağımsız karakterlerden oluşan bir seri ama kendi adıma, Cam ve Allie’yi merak ediyorum. İnşallah bir sürpriz yapıp diğer kitapları da çıkartır sevgili Feniks (:
Baskı: Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)
10 numara yazmış yine. Sevdiğim sayılı vampir hikayelerinden ve beni hiç şaşırtmıyor. Rio'da geçen kitaplarda merak ettiğim savaşçıydı ve çok güzeldi. Diğer kitaplardan biraz daha kısa gelse de ikili sahneler çok daha fazlaydı. Bakalım sırada kim var ve ne zaman çıkacak?
Baskı: Alev Alev (Daughtry Ailesi, #2)
Çok, çok, çoook güzel bir kitap ve yazar. 10 numara bile az (:
Baskı: Sherlock Holmes Bütün Hikayeleri 2
Hikayelerden oluştuğundan mıdır nedir bilemiyorum ama bir türlü aradığımı bulamadım. Agatha Christie bu konudaki favorim olarak kalacak sanırım.
Baskı: Hazel (Aşk Serisi # 1)
Güzel kitaptı. Ama dilini sevmedim, kötü olduğundan değil sadece tercih ettiğim bir tarz değil. Bir de sonunu bildiğim için midir bilmem, Hazel'e gıcık oldum. Neresi aşık olunacak kız, hareketleri yapmacık. Ali'nin aşkı da hoşuma gitmedi. Bir insan bu kadar saf olamaz. Yine de sonunda o kadar açık kapı bıraktı ki merak ediyorum. Aslında yazacak çok şey var ama neyse devamını merak ediyorum kısaca.
Baskı: Gelin (Lairds' Fiancées, #1)
Bu kitaptan daha fazla 10'u hak eden bir kitap var mıdır acaba? Tek bir sayfayı geçtim satırı bile sıkmadı. Ne karakterler ne de olaylar can sıkıcıydı. Bir kitabı yine yine okursam kesinlikle Gelin olur. Ve lütfen beğenmediğiniz türleri okuyupta puanları gereksiz düşürmeyin. Bu türü sevipte Gelin'i sevmeyecek insan var mı düşünemiyorum bile.
Baskı: Seni Kalbime Yazdım (Legend of the Four Soldiers, #3)
MÜKEMMEL! Beni derinden etkilemeyi başaran Hoyt'u çok seviyorum. Sadece Aşk, Acı ya da Sevinç barındırmıyor. Hepsi aynı kitapta öyle güzel harmanlanıyor ki, nasıl gelmiş nasıl bitmiş anlamıyorum. Okumayanlara tavsiye edebileceğim bir kitap.
Baskı: Şeytanın Sağ Eli
Lise zamanı okumuştum. Şimdi okursam ne yorum yaparım bilmiyorum ama o zaman çok beğenmiştim. Güzel bir korkutmuş okurken :D