SE
@SerapB

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: İçimde Kızıl Bir Gül Gibi

Bir günde bitirdiğim kitaplar listesine zirveden giren kitap oldu. Ayşe Kulin'in gençlik günlerinde Nazım Hikmet'le tanıştığı zamanlardan başlayan kitap, Nazım'ın Kulin'in hayatına dokunuşlarıyla devam ediyor. Kitapta yer yer duygulandım, yer yer gülümsedim; kimi zaman anneliği, kimi zaman evlatlığı, kimi zaman eş olmayı okudum. Bir şairin şiirleriyle bir insanın hayatının nasıl örtüşebileceğini, yani şairin nasıl gerçek şeyler yazdığını okudum. Kulin'in yazdıklarının arasına serpiştirdiği Nazım şiirleri sayesinde bir an olsun kopamadım kitaptan. Mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim kitapların başında geliyor İçimde Kızıl Bir Gül Gibi. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/11/icimde-kzl-bir-gul-gibi-ayse-kulin.html

Katre-i Matem
6/1015.11.2012

Baskı: Katre-i Matem

Sultan 3. Ahmet döneminde geçen cinayetler serisini, Patrona Halil İsyanını ve Sadrazam İbrahim Paşa'nın öldürülmesiyle süregelen olayları birbirine bağlayarak İstanbul'da Lale Devrini anlatmış İskender Pala. Bir sahafta bulduğu eski, el yazması bir kitapta "yek cinayet şast u şeş sual (66 soruda tek cinayet)" diye anlatılmış hikayeyi kendi üslubuyla kaleme alıp Katre-i Matem adını vererek kitaplaştırmış. Açıkçası çok heyecanlanarak okuduğumu söyleyemeyeceğim. Yer yer bitsin diye dua ettiğim doğrudur. Olayların birbiriyle bağlantısını fark edene kadar bu psikolojiden kurtulamadım. Kitap 66 bölümden oluşuyor, demin 66 soru dedim ya işte her soru bir bölüm. Dönemin İstanbul'unu, lalelerini ve dönemde geçen siyasi olayları yansıtıyor. Yer yer divan edebiyatından da beyitler geliyor. Bir şekilde kendisini okutuyor. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/10/katre-i-matem-iskender-pala.html

Aşk
9/1015.11.2012

Baskı: Aşk

Elif Şafak'ın Aşk kitabı bir döneme damgasını vurdu. Seveni kadar sevmeyeni de vardı. Ben kitabı henüz bitirdim ve kitabı sevenler tarafında yer aldığımı gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Kitap 5 bölüme ayrılıyor. Her bölüm de romandaki karakterlerin hayatlarının dönüm noktaları anlatılıyor. Romanda birden fazla karakter var. Kitabın kısaca hikayesi; Ella adında orta yaştaki bir kadının hayatının dönüm noktasında Aşk Şeriat'ı isimli kitapla tanışıp hayatını tamamen değiştirmesini ve Ella'nın hayatı Mevlana ile ve onun etrafındaki insanlarla tesadüfen çakışmasını anlatıyor. Kitaptaki en dikkat çekici detay bence Rumi ile Şems arasındaki bağ. Okumayan varsa çok ayrıntıya girmeyeyim. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Kitabın yazarı Elif Şafak. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/09/ask-elif-safak.html

S*ktir Et
7/1015.11.2012

Baskı: S*ktir Et

Kişisel gelişim tarzı kitapları, lisedeyken okumayı bırakmıştım. Geçen bu kitap elime gelince e adından mütevellit merak ettim tabii. Acaba nedir anlattığı diye. Bu aralar yoğun günler geçirdiğimden biraz da elimde süründü. Ama kişisel gelişim kitaplarının o ciddiyetinden nasibini almadığı için keyifle okuttu kendini. Adından da anlayacağımız üzere hayatımızda kafamızı taktığımız her bi şeye siktir et diyor kitap. Uyabilirsen ne ala, uyamazsan envai çeşit sıkıntıya hazırlıklı ol diyor John Parkin. Kitabın tek ofsaytı çok başarılı olmayan çevirisi. Kurulan cümlelerdeki düşüklük beni en çok rahatsız eden ayrıntısı oldu. Yeri geldi kitaba konsantre olamadım o derece. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/08/sktir-et.html

Göçebe
6/1015.11.2012

Baskı: Göçebe

Başta hiçbir şey anlamadan öylece okudum 60-70 sayfa. Bırakmayı da düşündüm hatta, ama elime aldığım kitabı bırakamama huyum yine iş başındaydı. Kitap sen bir açıl bir açıl sonra sonra. Bir nefeste bitti neredeyse. Öyle ki okumak için uykusuz kaldım birkaç sahur ertesi. Bitti ve çok beğenmiş olarak bloga attım kendimi. Göçebe, fantastik bir konu içeriyor. Dünyayı istila eden ruhlar bedenlerin içine yerleşiyor ve bedenlerin hayatı çalınarak ruhlara ait oluyor. Özetle bu yani. Kitap Alacakaranlık serisi yazarı Stephenie Meyer'a ait. Ben kitabını okudum ama Göçebe'nin, The Host adı altında kitaptan uyarlanmış bir de filmi yapım aşamasında ve 2013'te gösterime gireceği bilgisi var Imdb'de. Gösterime girer girmez izlemeyi istiyorum. Kitabı da tavsiye edebilirim gönül rahatlığıyla. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/07/gocebe.html

Baskı: Bir Cinayetin Psikanalizi (Sigmund Freud, #1)

Bazı kitaplar vardır, okumaya niyetiniz olmaz, yada kendisini okutmaz. Bu kitap o tarzın ağa babasıydı. Amerika'da geçen bir cinayet öyküsünün psikanalistler tarafından incelenmesi ve çözülmesini anlatıyor kitap. Aslında farklı dönemlerde geçen olayları birleştiren yazarın üslubu başlarda sıkıyor maalesef. Psikoloji bekleyerek aldığım kitapta hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Çünkü kitaptaki doktorun hastasına yaptığı birkaç seans dışında psikanalize dair bir şey göremedim. Kitabın en keyifli yönü yer yer girilen Freud fikirleri. Freud'un Amerika'ya geldiği dönemde yaşanıyor bahsi geçen cinayet ve Freud verdiği fikirlerle çözüme yardımcı oluyor. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/07/bir-cinayetin-psikanalizi.html

Baskı: İki Cami Arasında Aşk

Cinayet romanlarına bir nefes molası verdim. Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın kızları olan Mihrimah Sultan'a olan aşkını anlatan İki Cami Arasında Aşk kitabıyla devam ediyorum. Malum, bacağı da kırınca oturduğum yerden anca kitap okur film izlerim. Prut seferinin ardından, yaptığı köprüyle Kanuni'nin gözüne giren Dülger Sinan'ın nasıl Mimar Sinan'a, Koca Sinan'a dönüştüğünü ve Mihrimah'a olan aşkını nasıl içinde yaşattığının hikayesini okuyoruz. Kavuşursan meşk, kavuşamazsan aşk olur derler ya, kitap bunun özeti gibi. Son nefesine kadar biri için, hem de ona kavuşamadan yanmak... Aşk zor iş. Tavsiyemdir, okunsun. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/06/iki-cami-arasnda-ask.html

Baskı: Paranoya (Kovac & Liska, #2)

Bu ara çok polisiye okuduğumdan mıdır yoksa Tami Hoag'un üslubunu çok tutmadığımdan mıdır emin olamadım ama kitap elimde süründü durdu. Yine başarılı ve kurt bir dedektif yine işlenen seri cinayetler vardı. Çavuş Kovac ve partneri Liska için katili bulmak zor olsa da benim gibi acemi bir polisiye okuyucusu için bile çok zor olmadı maalesef. Kitap yine sonlara doğru açılıyor ve temposu yükseliyor. İlk bölümlerdeki sıkıcılıkla kitabı bırakmazsanız kitabın devamı çok sıkıcı gelmeyecektir. Hoag sonlara doğru biraz da aşk kırıntıları serpiştirince ister istemez okutuyor kendini yapacak bişey yok. Okumak isteyenlere önerim, biraz evvel de dediğim gibi başlarda kitap ağır ilerlerken kitabı bırakmamaları olur. Bunun dışında vebal kabul etmem. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/06/paranoya.html

Baskı: Sherlock Holmes - Dörtlerin İmzası

Seriye verdiğim aradan sonra devam ediyorum. Kitabın içinde tek bir cinayet vakası var. Ve o vakayı bölümlere ayırmış Arthur Conan Doyle. Hikaye özetle şu şekilde; Holmes ve Watson Hindistan'daki sömürgelerden İngiltere'ye uzanan bir hazine avcılığının sonucunda işlenen cinayeti kimin işlediğini bulmaya çalışırlar. Kitapta, Sherlock repliklerinin en bilinenlerinden "eğer imkansızı elersen geriye kalan her ne kadar mümkün görünmese de gerçeğin ta kendisi olacaktır" da var. Dörtlerin İmzası kitabın içinde yazdığı kadarıyla serinin ikinci kitabıymış. Okumayanlar için güzelce özetlediğimi düşünüp noktayı koyuyorum. Şimdiden iyi okumalar. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/05/sherlock-holmes-dortlerin-imzas.html

Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)

John Verdon'ın ilk kitabı Aklından Bir Sayı Tut'un ardından yazarın ikinci bir kitabı olduğunu öğrendim. Hemen aldım ve okudum. İlk kitapla kıyaslamadan samimiyetle okudum. Gel gelelim ilk kitap beni daha çok germişti. Bilhassa ilk kitabı okuyanlar bilir, Dedektif Gurney'in katille burun buruna geldiği anlar ilk kitapta nefesimin kesilmesine sebep olmuştu. Bu kitapta hem çok şaşırmadım hem de ilk kitapta olduğu kadar gerilmedim. Yine bir seri katil hikayesi ve yine kendini okutuyor. Tahmin edilebilitesinin biraz daha yüksek olduğunu yinelemekte fayda var. Okuyanlardan fikirlerini beklerim. Okumayanlara tavsiye etmekten ziyade siz bilirsiniz diyorum. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/05/gozlerini-smsk-kapat.html

Baskı: Kızıl Saçlılar Kulübü Sherlock Holmes

Seride sırayı Kızıl Saçlılar Kulübü aldı. Kitabın içinde 6 farklı hikaye var. Bohemya'da Skandal, Mühendisin Başparmağı, Boscombe Vadisi'nin Esrarı, Yüzü Yaralı Adam, Beş Portakal Çekirdeği ve tabii ki kitaba ismini de veren Kızıl Saçlılar Kulübü. Kızıl Saçlılar Kulübü, Yüzü Yaralı Adam ve Beş Portakal Çiçeği hikayeleri bu kitaptan beğendiklerim arasında yerlerini aldılar. Sherlock dizisi izler gibi okuyorum hikayeleri, bugün fark ettim. Sherlock Holmes ne yapsa, kafamın içinde Benedict Cumberbatch okuduğum yeri canlandırıyor adeta. Bu kadar Sherlock bünyeye fazla, sanırım biraz ara vereceğim seriye. Şimdilik söyleyebilirim ki, serinin en dolu dolu kitaplarından birisiydi. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/05/sherlock-holmes-kzl-sacllar-kulubu.html

Baskı: Sherlock Holmes - Mavi Yakut

Seriden okuduğum 3. kitap oldu Mavi Yakut. Aklından Bir Sayı Tut'un ardından da yine bir solukta, bitti. Kitabın içinde 5 farklı hikaye var. Dans Eden Adamlar, Benekli Kordon, Asil Bekar, Holmes Ölüm Döşeğinde ve tabii ki kitaba ismini veren Mavi Yakut. Hepsinin içinde en çok Holmes Ölüm Döşeğinde ve Benekli Kordon'u beğendim. Tabii Dans Eden Adamlar hikayesinde kullanılan kodlama sistemi de müthişti. Bu kodlama sistemiyle ilgili dizi bölümlerinden birinde de bahsedilmişti. Hani müzede geçen bölümde. Neyse ne diziden ne kitaptan spoiler vermeden devam edeyim ben. Okuduğum Sherlock kitapları içinde en iyilerden biri olarak kitaplığımın raflarına doğru yola çıktı Mavi Yakut. Okunabilir, okunsun. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/05/sherlock-holmes-mavi-yakut.html

Baskı: Sherlock Holmes - Böcek Avcısı

Kitap, Sherlock Holmes ile John Watson'un çözdüğü üç farklı olayı anlatıyor. Elimdeki kitapların bir sırası var mı, sırasına göre mi okuyorum bilmiyorum ama bu kitapta Moriarty adını gördüm sonunda. Hatta serinin ikinci filmi olan Gölgelerin Oyunu'nda geçen şelale sahnesini de anlatıyor bu kitap. Tabii filmde olduğu gibi kitapta da şelale sahnesinin nasıl bittiğine dair bir bilgi yoktu. Oysa o kadar heyecanlanmıştım o sahnenin nasıl bittiğini öğreneceğim için.. Neyse, bir nefes kesen kitabı da yemiş bitirmiş bulunuyorum. Ve tabii ki her Sherlock Holmes eserinde yaptığım gibi şiddetle öneriyorum. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/02/sherlock-holmes-bocek-avcs.html

Baskı: Sherlock Holmes - Kızıl Soruşturma

ilk kitabı tüm yorgunluğuma ve günün yarısını ofiste geçirmeme rağmen bitirebildim. Dün gece öyle heyecanlı bi yere geldi ki kitap, bugün ofise getirip gizli gizli okudum. Bu ara yoğunluk bi parça azalırsa, her gün de getireceğim. Sherlock Holmes, Kızıl Soruşturma kitabı Holmes ile Watson'ın nasıl tanıştığını ve ev arkadaşlıklarının nasıl başlayıp ilk davalarını nasıl çözdüklerini anlatan bir kitap olmuş. Benim gibi geriden gelen varsa arkada kalıp sonradan pişman olmasın. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/01/sherlock-holmes-kzl-sorusturma.html

Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)

Bir başlasam da okusam bi solukta diye gözünün içine baktığım kitaptı Aklından Bir Sayı Tut. Evet, farkındayım çok okundu ve çok yazıldı belki ama ben tam kitabın üzerinde baskı azaldığı zamana denk getirdim okumayı ki kafa olarak da rahatladığım için biz buna düşeş getirdim diyelim. Haftasına varmadan da bitti. Evden ofise giderken 5 dakika, ofisten eve giderken 5 dakika ve ofiste çalan telefonlara gelene gidene rağmen okuduğum saatler sonunda kitabı bitirdim. Kitap bölümlere ayrılmış ve ellinin üzerinde bölüm var. Yanlış değilsem son 10-12 bölümü soluksuz okudum. Uzun süredir bu kadar gerildiğim bir kitap okumamıştım. Sonundaki sürprize kadar katilin kim olduğunu öğrenemiyorsunuz ama katil uşak değil, onu söyleyeyim. Okumayanlar kızmasın, kitapta uşak falan yok zaten. Yazarın ilk kitabı olması da ortaya çıkan eserin büyüklüğünü vurgulamak için yeterli. Hala okumayan kaldıysa, vakit kaybetmemesini önermekten başka yapılacak bir şey yok bu noktada. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/05/aklndan-bir-say-tut.html

Baskı: Şah Mat (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #1)

Müthiş kitap olmuş. Yazar Mario Mazzanti'nin ilk eseri. Yazar hayatı boyunca etkilendiği her şeyi harmanlayarak, tüm enerjisini vererek yazmış kitabı. Çok da iyi etmiş zira benim okuduğum en heyecanlı kitaplar listesinin zirvesini zorluyor kitap. Katil, karşısında kendisini yakalamak ve kim olduğunu anlamak isteyen insanlarla satranç oynuyor. Katil kim diye düşünürken beklenenin çok farklı olduğu ve müthiş bir ters köşenin yaşandığı finalle kitabın kapağını kapatıyoruz. Okumamış olanlara okumalarını tavsiye edebilirim gözümü kırpmadan. http://kirmizidunyam.blogspot.com/2012/06/sah-mat.html