Elif
@Elif

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Son Sürat
5/1014.10.2013

Baskı: Son Sürat

Normalde sevdiğim bir seriydi ama bu kitap için aynı şeyi diyemeyeceğim. Çok havada kalmış bazı yerler. Vur-kaç yapar gibi konulara fazla değinilmeden olayın sonu getirildi. Eğer bütün kahramanlara -en azından tatmin edici- yer verilseydi kitap bir bu kadar daha kalın olurdu. Üzülerek söylüyorum ki fazla beğenmedim. İlk başta mahsur kalan dağcıları okuyoruz. Neyse Sherrry devreye giriyor tabi. Sonra hoop Haiti'de insan kaçakçılığının içine dalıyoruz. Kadına yapılan adiliğin sınırı yok maalesef. "İnsanların bu kadar kötü olabileceğine inanasım gelmiyor..." diyor kahramanlardan biri. Çok haklı. Bu tarz şeylerin yaşanması can sıkıcı. Ki bu durumlara göz yumulması tamamen ayrı bir pislik! Kadın bedeni üzerinden para kazananların Allah belasını versin !!!

Baskı: Nereye Kayboldu Bu Erkekler

Katie, Louise'i de yanına alarak iş için İskoçya'nın bir bölgesine gider. Londra'nın aksine burada kadın başına 15 erkek düşmektedir ;) Amaç ormanlık bir bölgeye yapılması planlanan golf sahası girişimlerini engellemek. Hımm.. Adı ilgi çekici, evet. Merak edip okudum ve orta düzeyde hoşlandım. Zaten çok da bir şey beklememiştim. Ama sonlara doğru çok keyifliydi :) Kadınların akın akın geldiği yerler ve de parti gecesi iyiydi, sevdim. Onun dışında olaylar kopuk ve de yüzeysel hissi uyandırdı bende. Bunalanlara iyi gelebilir.

Güvercin Bekçileri
8/1029.08.2013

Baskı: Güvercin Bekçileri

"Yaklaşık iki bin yıl önce, dokuz yüz Musevi aylarca Romalı askerlere Masada'da karşı koydu. Eski tarihçi Josephus'a göre bu katliamdan iki kadın ve beş çocuk kurtuldu. Bu trajik ve etkileyici olaydan yola çıkan Hoffman'ın romanı; her biri Masada'ya farklı yollardan geçerek gelmiş dört olağanüstü cesur, becerikli, duygusal kadının muhteşem hikâyesini anlatır." Özetle konu budur. Yaşanmış bir olaydan esinlenerek ortaya çıkan bir roman. Yazar bizzat ziyaret etmiş o bölgeyi. Bu hikayeyi dinleyince de etkilenmiş, yazmaya karar vermiş. Romalıların zulmünden kaçan kişiler kayalıklarla sarp geçitlerle kısacası ulaşılmaz olduğuna inanılan bir bölgede yapılan kaleye yerleşmişler romanda. Nasıl bir kaledir diye merak etmiştim. Resimler faydalı oldu. Okumayı düşünüyorsanız kitabı bir bakın derim. https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/303599_481193641921949_1380994456_n.jpg Kitapta ilk tanıdığımız güvercin bekçisi Yael. Onu sırayla Revka, Aziza ve Shirah takip ediyor. İlk Yael'e ısındığım için midir nedir bilmem diğer kadınların ağzından anlatım devam ederken de onu merak ettim hep. Birbirlerinden kopmuyorlar zaten. Hatta tanışmaları eskiye dayananlar var. Sevdim o yönden. Kimi yerde sıkılmakla beraber genel olarak beğendim. Büyücülük şeylerine antipatim var da :P Onun dışında yabancı kelime de hatırı sayılır ölçüde yer alıyor ama akışa engel değil.

Baskı: Ölümün Soğuk Nefesi

Kitaba ilkten konsantre olamadım. Sanki devam kitabı okuyormuşum gibiydi. Olaylar hızlı gelişti. Madeline, ölü ruhları kapıya taşıyan ajanlardan biri. Evet, ofisleri var :) Ve kanatları da: Büyük, siyah kanatlar... Kızın işi bu. Annesi ölünce onun görevi kendine kalmış. Babası meçhuldü. Babam kim kim kim dedi. Sonunda babası ortaya çıktı ama bir ton belayla :) Sonunda beklemediğim bir hamle yedi, orada şaşırdım. Tabii hasar yok. Öldürülesiye dayak yese de ölmeyen bir karakterim daha oldu, ne güzeel :P

Od
9/1028.07.2013

Baskı: Od

O çok sevilen, dillerden dillere, gönüllerden gönüllere dolaşan bir Yunus Emre vardır ya, ismini duysan tebessüm edersin. Hiç tanımasan bile seversin.İşte o Yunus'un, Bizim Yunus'un hayat hikayesi anlatılmış bu kitapta. Benim için çok bilgilendirici oldu. Ailesini, yaşadıklarını okuyunca şaşırdım açıkçası. Ben bu kadar çileli bir yaşam beklemiyordum. Daha önce Yunus Emre'yle ilgili bir şey de okumadım zaten. Keşke okusaymışım. Her ne kadar okuduğum kitaplardan çaktırmasam da ben bu tarz şeyleri de merak etmişimdir. İlgim olmuştur hep. Yani siz hiç merak etmediniz mi dervişleri, nasıl derviş olduklarını, dergahları, o şiirli sohbetleri ? Ben ediyordum biraz bir şeyler öğrenmiş oldum. Belki eski kelimeler rahatsız eder okurken onun dışında seversiniz (bence).

Örümcek
6/1022.07.2013

Baskı: Örümcek

Kitabı okurken ara vermek zorunda kaldım birkaç ay kadarcık ;) O yüzden pek de dikkate almayın yorumu. E o zaman neden yorum yapıyorsun diyorsanız (haklısınız), biraz konuya değinip merakınızı giderebilirim. Jack King, Black River Katili (BRK)davasına zamanında bakmış, ama katili yakalayamamış. Üstelik bu dava yüzünden hastalanmış. Karısı ve oğluyla otel işletmeye başlamış. Tabiki katil geri dönüp neredeyse kusursuz bir planla onu olayların içine dahil ediyor, çok öncesine dayalı bir olayın intikamını almak için.Katille ilgili delil arama aşamasında çok sıkıldım nedense. Katil de şu insan görünüşlü psikopatlardan, kimsenin şüphelenmediği tiplerden. Kendisine Örümcek, öldürdükleri bayanlara da Şeker diyor. İnsan bunca zaman ve bu şekilde kin tutar mı? Sanırım okuduklarımın kurgu olduğunu daha sık hatırlatmalıyım kendime. Neyse sonlara doğru iyiydi.Sadece Bay Jack bana biraz duygusuz geldi. Isınamadım :P Son sayfalarda yazar bir katille yaptığı görüşmeyi de anlatmış. O daha çok ilgimi çekti desem...

Baskı: Mavi Ay (Anita Blake Vampir Avcısı, #8)

Kurgu da olsa bir kadının hayatına öyle ya da böyle giren bütün erkekler yakışıklı mı olur ??? Yok onun saçı güzel, yok bunun gözleri dehşet ayy :P Bayağı ütopik olmuş :D Sevgili yazar, Anita'yı yosma(Kitaptaki tabir.Ben başka bir şey derdim de neyse..) yapmak zorunda mısın ? Bu ne arkadaş! Hele o kurtların Anita'yı kovaladığı sahne de koptum. Ne için olduğunu tahmin edersiniz artık :P J.C. ile sevgili olup Richard'ın da sadece kendine bağlanmasını istemesi çok bencilceydi. Bu kitapta daha mı çok dayak yedi ne? Ama aksiyon kısımları çok iyiydi. Anita tartışmasız en harbi bayan karakter bu konuda. Thompson'a nasıl öyle işkence etti yaa, ben yapamaz diyordum o.O Ama insanlığı da git gide zedeleniyor kızın. Bence ileride olacaklara şaşırmamamız için yazar bizi hazırlıyor :P Lütfen bozma şu kızı yaa okumam bak! (Dermişim ;)) Bütün o birbirlerine dokunma, sürtünme işini sevmedim. Bir yere kadar iyi de sonradan belgesel tadı vermeye başladı. Ve sanırım artık Richard'cıyım, şimdilik tabi. Üçkağıtçı J.C :P

Soluksuz Kalan Kasaba
4/1015.07.2013

Baskı: Soluksuz Kalan Kasaba

Sınav nedeniyle uzun zamandır kitap okumadım. Sınavın bitmesi vesilesiyle ben de bu kitabı bitireyim dedim. Beklentim farklı yöndeydi. Ruhlar, deniz yaratıkları,görü yeteneği olan insanları vb. garip olayları kapsayan bir hikaye okudum. İnsanların birden-nedensiz nefessiz kalmasıyla başlıyor olaylar ve deniz yıllar öncesinden aldığı cesetleri kusuyor.Bir yerden sonra o kadar saçma şeyler okudum ki, biraz zaman kaybı gibi geldi. Neyse aslında günümüz teknolojik gelişmelerinin bir olumsuz yanı yansıtılmış. İsterseniz okuyun tabi de öncelikli olarak tavsiye etmiyorum.

Baskı: Kusursuz (Second Opportunities, #2)

Judith işini biliyo yaa.. Kahramanlar o kadar gerçek geliyo ki okurken, duygular da öyle..Zach,Julie ve diğer yan karakterlerin hepsini sevdim=) Hikayeyi sormayın hiiiç anlatamam alın okuyun gençler =D

Bay Mükemmel
8/1026.04.2013

Baskı: Bay Mükemmel

Kitap katille ilgili kısa bir kesitle başlıyor, yani katil belli. Böyle tadı mı kalır diyordum ama yazar bu açığını değişik bir şekilde kapatmış. Şaşırdım açıkçası... 4 kız arkadaş bir çılgınlık anlarında Bay Mükemmel'in sahip olması gereken özellikleri liste yapıyorlar. Kendi aralarındaki bu eğlence basına ulaşınca iş çığırından çıkıyor. Ki birinin damarına basıyorlar, o saatten sonrasında da av-avcı kovalamacası başlıyor. Tabi o kadar sürükleyici değildi bana göre. Ama Jaine'nin Sam ile ilgili yerlerde dürüstçe düşünmesini sevdim. Biraz fazla dürüst ama idare edin ;)

Baskı: Sonsuza Kadar (Sequel, #1)

Aman Yarabbi ne güzel kitaptı bu böyle :) Romantik tarzı okumaya teşvik eder cinsten ;) Victoria ve Jason, ikisini de çok sevdim. Adamın hayvanlıkları oldu ama kızamıyorsun gene de bazı sebeplerden. Ama Tory, bildiğin melek, çoçuksu ama zeki de. Sadece Andrew ile ilgili kısımların daha kötü bir sonucu olmasını isterdim. Ona da üzüldüm ben. Haksızlığa uğradı bence. Neyse.. Büyük anne ve Charles iki yaşlı üçkağıtçıydı yaa :D Hizmetçiler de bir alemdi, çok güldürdüler beni. :) Biliyorum parça pinçik bir yorum oldu ama konuya girmedim. Açıklaması kısa özeti olmuş zaten, detaylarda gizli keyfi... Kitabı okuyunca anlarsınız artık demek istediklerimi ;)

Baskı: Ölümcül Hata (Blair Mallory #1)

İsim ciddi.. Konu ciddi.. Kapak eh işte.. Ama bu kitaptaki karakterler kesinlikle çok eğlenceliii :D Hep tebessümle hatırlayacağım bu kitabı :) Öyle yoğunlaşmışım ki, çok ciddi bir polisiye okumayı bekliyorum böyle.. Sayfalar ilerledikçe bendeki ciddiyet yerini sırıtmaya bıraktı :D. Çok keyif alarak okudum. Katili tahmin ettim demeyeceğim. Katili, cinayeti unuttum çünkü. Diyaloglar çok hoştu. Tamamen onlara odaklandım. ''Sıkıldım, bunaldım, yok mu şöyle eğlenceli bir şeyler ? '' diyorsanız alıp okuyun işte :D

Sisle Gelen Yolcu
10/1012.04.2013

Baskı: Sisle Gelen Yolcu

Kitap benim favorilerim arasına girmiş bulunmakta. Çok beğendim. Daha önce Siyah Kan'ı okumuştum. Ona nazaran daha az kanlı eylem vardı ama böyle de gayet sürükleyiciydi. İlk olarak Yunan mitolojisine göre işlenmiş bir cinayetin soruşturmasını okuyoruz. Kitabın tipik seri katil romanlarından olduğunu düşünmeye başlamışken... 200'lü sayfalardan itibaren kitabın seyri öyle bir değişiyor ki :) Tahmin etmeyi bırakıp kahramanın peşine takılıyoruz. Her an onunla olayların içine dalmış gibi hissettim. ''Ben gölgeyim, avım, katilim, hedefim...'' derken çok haklıymış. Son ana kadar gerçekleri öğrenemiyoruz. Ama her şeyin mantıklı açıklaması varmış, merak etmeyin. O yönden tatmin edici. Sonunu sevmedim sadece dejavu gibiydi ;)

Kabus Oteli
4/1002.04.2013

Baskı: Kabus Oteli

İsmi ve konusu bir şeyler vaat ediyor. Ama pek iş yoktu. Goodreads'te yazarı da bulamadım zaten :P Cennet Otel'in altı cehennem gibi gibi. Kaçık bir bilim adamının laboratuvarı. İnsanları kullanarak çeşitli deneyler yapıyor. Polisler falan gizliden soruşturma yaparken yakalanıyorlar falan. Sevmedim :P

Uçurtma Avcısı
8/1031.03.2013

Baskı: Uçurtma Avcısı

Övdükleri kadar varmış.. Bol duygu yüklü bir kitaptı. Talibanın yönetiminin kabile etkileri, arkadaşlar arasındaki sadakat, baba-oğul arası ilişkiler üzerine güzel bir kitap...

Baskı: Angela'nın Külleri I (Hatıralar)

Nereden başlasam ki ? Öyle kaptırdım okuyorum. Sonra hatırlıyorum ki 'Bunlar gerçek!'... Ya insan bunca sefaletin, hastalığın, ölümün, acının üstesinden nasıl gelir? Ve bu adam ölmeden kurtulmuş, hikayesini anlatmış. Çok da iyi yapmış. Evet çok hüzünlü, dramatik ama anlatımda hiç bir abartı yok. ''Dur şurada öyle bir laf edeyim ki herkes salya sümük ağlasın.'' diye bir olay yok. Her şey tüm çıplaklığıyla, sade bir dille anlatılmış. Yazarın 19 yaşına kadar olan hayat kesimini okuyoruz. Çocukluğun verdiği o saflıkla art niyetsiz anlatımla... Sonra gençliğin verdiği öfke, hırs ve başarma çabalarıyla devam ediyoruz. Çok kızdığım yerler oldu ama yaşamadan bilemeyiz gene de. Belki biz de çok farklı tepkiler vermezdik. Tavsiye ederim okumanızı ;)

Cinnet
4/1019.03.2013

Baskı: Cinnet

Marthe annesinin ölümü üzerine yalnız kalmamak için evlenir.Yarısı yıkık bir şatoda yaşarlar.Esrarengiz olaylar ve halkın dedikoduları Marthe'yi delirme noktasına getirir.Sonunda her şeyin mantıklı bir açıklaması var ama sevmedim.

Baskı: Bilinmeyen (Seçilmiş, #6)

Seçilmişlerin en ilginci Carter'da idi sıra. Konuşamadığı, sadece söyleneni yaptığı için Dr. Paley ile Uyum Evi'ne gidiyor. Adam bir şekilde onun yeteneğini öğreniyor, konuşmasını sağlıyor. Ama... Onun niyetini de sonradan öğreniyoruz. Jenna çok yardımcı oluyor, Amanda ve Ken ortalığı karıştırmakla meşgul. Tek sevmediğim nokta -her kitapta olduğu gibi- suçlulara karşı hiç bir şey yapamamaları. E tabi herkes onlarla uğraşır böyle olunca. Neyse sanırım başka kitap çıkmadı. Şimdilik elveda :)

Yaban
4/1015.03.2013

Baskı: Yaban

Baskı: Görünmeyen (Seçilmiş, #5)

Ağırlıklı kişi Tracey idi ama bu seride tek kişi üzerinde fazla durulmuyor zaten. Aralarındaki haini bulmaya çalışıyorlar. Tracey görünmezlik özelliğini kullanarak arkadaşlarının özel alanlarında araştırma falan yapıyor. Gerçekten de bir şeyler öğreniyorlar ama sonuç elde var sıfır :/

Baskı: Ölülerle Konuşan (Seçilmiş, #4)

Ken'in yeteneğini nasıl kazandığını öğreniyoruz.Bu sefer kötü kişiler onu kullanmaya çalışıyor.Bu insanlar kim diye öğreniyor Amanda bir şeyler ama kendine saklıyor.Her kitapta bu kız olmak zorunda mı yaa :P

ÖncekiSayfa 4 / 18Sonraki