Elif
@Elif

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Ölülerle Konuşan (Seçilmiş, #4)

Ken'in yeteneğini nasıl kazandığını öğreniyoruz.Bu sefer kötü kişiler onu kullanmaya çalışıyor.Bu insanlar kim diye öğreniyor Amanda bir şeyler ama kendine saklıyor.Her kitapta bu kız olmak zorunda mı yaa :P

Baskı: Geleceği Gören (Seçilmiş, #3)

4 Seçilmiş ortadan kayboluyor.Ortada gene kötü niyetli insanlar var.Bu kez işin içine hepsi dahil oldu.Herkes yeteneğiyle olayın çözümüne katkıda bulundu.Kesinlikle ilk ikisinden daha iyiydi.Yalnız okurken Amanda'ya iki tane patlatasım geliyor o ayrı :P

Baskı: Ruhundaki Zehirle Yüzleş

Kat adli tabip, Adam ilaç şirketi sahibi.Sokakta insanlar bilinmeyen bir maddeden ölünce ikisinin yolları kesişiyor.Aşk kaçınılmaz tabi.Kat çok inatçı bu yüzden işin peşini bırakmıyor. İdare eder..

Baskı: Beyin Okuyan (Seçilmiş, #2)

Jenna'nın hiç görmediği babası bir gün çıkıp gelir.Her şey harikadır ta ki adamın kumarbaz olduğu ortaya çıkana kadar.Amanda ile ilgili bir kesit de var kitapta.Maalesef hareket yok çok yalın :P

Nehrin Sonu
8/1008.03.2013

Baskı: Nehrin Sonu

Kitap elimde uzun süre kaldı ama tamamen zamansızlıktan. Olivia 4 yaşındayken annesinin ölümüne şahit oluyor ki bir çocuğun bu travmanın etkisi ile şekillenen kişiliğini görüyoruz kitap boyunca. Üstelik katil olarak babasının tutuklanması da cabası. Olivia'ya bu zor zamanlarında yardım eden polis Frank de bu olayı kafasından atamaz. Frank'in oğlu Noah da aynı şekilde içten içe, bu olayla içinde bir bağ olduğuna inanır. Kendisi cinayetleri konu alan kitaplar yazar ve bu olaya da el atmak ister seneler sonra. Tabi Olivia ile aralarında bir çekim olur. Kız kesinlikle çok zorluydu, Noah çırpınıp durdu :) Ama katilin beni şaşırttığını söyleyemeyeceğim. Çünkü bir yerde geçen konuşmada az çok sinyalleri veriyordu. Ayrıca cinayetin işlenme koşulları da tahminimi destekledi. Son sayfaların heyecanı çok iyiydi. Keşke sonunda Noah'ın kitabıyla ilgili bir şeyler de olsaydı. Kitapta en çok sevdiğim karakterdi kendisi :).

Baskı: Masumiyetin İçin Savaş

Ben bu romanlardaki aşk işlerini anlamayacağım sanırım. Sanki insanlar "Biri benle göz göze gelse de hemen hoşlansam, aşık olsam." diye ortalıkta geziyor. Arada bir çekim olabilir de ne o hemen etkilenmeler falan cık cık cık... Hem de kardeşimin katil zanlısına? Neyse kitap aşktan ibaret değil tabiki. İlk başta cinayeti işleyen kişi kim, tahmin aşamasında ben 4 kişiden falan şüphelendim. Okudukça bu sayı azaldı, bir yerden sonra da şüphelerim başka yöne kaydı. Kitap bitti ama ben ikizlere ne oldu, şirketin başına kim geçti, Evelyn ve babasının durumu ne oldu diye merak ettiklerimle kaldım. Fazla tatmin edici gelmedi, ancak her zamanki gibi çok akıcıydı.

Baskı: Beden Hırsızı (Seçilmiş, #1)

Seçilmiş,farklı yeteneği olan birtakım öğrenciden oluşan bir sınıf. Amanda ise bir beden hırsızı.Silik öğrenci Tracey'in bedeninde bulur kendini bir gün ve garip çocukların olduğu o sınıfa gider. Eski bedenine geri dönmeye çalışır falan.Fazla olay yoktu.

Baskı: Buz Gibi Soğuk (Rizzoli & Isles, #8)

Sanırım okuduğum en kısa Rizzoli&Isles serisi kitabıydı. Ne zaman Tess'in yeni bir kitabına başlasam 'Acaba bu sefer yanıltacak mı bizi, ya eskisi gibi yazamamışsa ?' soruları takılıyor kafama. Açıkçası bu yazardan soğumayı hiiç istemiyorum. Zaten ne yazarsa yazsın bana geçirdiği duyguda değişme olmuyor. Gene iliklerime kadar hissettim korkuyu, ürpertiyi... Evet bu sefer farklıydı biraz ve de Maura üzerine kurulmuştu hikaye. Başlangıç çok iyiydi ama sonrası, daha doğrusu tarikat kısmı bana biraz havada kalmış gibi geldi. Maura da ilk kez başına buyruk davranmaya kalktı zavallının başına gelmeyen kalmadı :D Neyse işte sevdim gene de ;)

Baskı: Ateşböceği Yolu (Ateşböceği Yolu, #1)

Tully deyim yerindeyse fırtına gibi, Katie/Kate ise Tully'nin rüzgarına kapılmış yaprak... Kitap boyunca hep Kate'nin kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesini bekledim. Bir ara dedim tamam oldu diye ama sonra işler değişti. Bu çocukluğa dayanan bir hikaye ki en çok o dönemleri sevdim. Gerçi tanışma faslı falan Gece Yolu'nu anımsattı bana. Orta yaş dönemleri o kadar cazip gelmedi. Kadın karakterler zıttı birbirine. Bu zıtlıkta ders alınacak yerleri vurgulamış yazar. Tully'nin hırsı hiç bitmedi yaa o neydi. Kate ise bütün gözlerin bir sefer de olsa kendi üzerinde olmasını diledi. Bunu başardı evet ama nasıl... Her zaman düşündüğüm gibi. Çok çok iyi iki kız arkadaşın arasında bile ufak da olsa kıskançlık oluyor. Kadınların bu birbirini çekememe durumunu hiç anlamıyorum. Güzeldi. Dramatikti. Komikti.

Baskı: Çığlık (Fısıltı, #2)

Nasıl böyle bitersin..! Asıl konu kısa süreceği için mi yazar Nora'nın kendi kendini yiyip bitirmesine, kıskançlık krizlerine girmesine izin verdi acaba? Bayıldım (olumsuz anlamda yani) o kısımları okurken,kız kendi kafasında kurdu, triplere girdi falan:P Patch "Takmıyorum..." havasındaydı zaten. Nora çok pasif bir karakter bence, güçsüz... Marcie'ye bir yumruk atması bile büyük bir işti :D Peşindeki kişi beni çok şaşırttı evet, ama yazar bir karakteri eskisinden daha çok işin içine katıyorsa vardır o kişide bir pislik ;) Nora'nın ailesi ile ilgili gerçeği öğreniyoruz ayrıca. Sonunda da sap gibi kalıyorsun resmen heyecanlı bir yerde bitiyor maalesef :/

Oyun (Vadi, #1)
8/1010.02.2013

Baskı: Oyun (Vadi, #1)

Baştan sona merak uyandıran bir kitaptı.Grace Koleji dünyadan soyutlanmış, kuş uçmaz kervan geçmez denilen bir yerde. Julia ve erkek kardeşi buraya geliyorlar. Tabi bu andan itibaren niye burayı seçtikleri, garip durumları, açıklamadıkları sırları hep merak konusu oluyor ki diğer arkadaşları da bir garipti. Ben açıkçası bilim-kurgu şeklinde bir şey bekliyordum, vadinin durumu başkası tarafından kontrol edilen, hava olayları bile ayarlanan (açlık oyunlarındaki gibi)bir yer gibi geldi. Ama gizem, cinayet ve sırlarla dolu bir kitaptı. Julia çok donuk geldi bana, kardeşiyle de hiç ilgilenmedi :P Ancak kitabın sonunda bir şeyleri öğrenebiliyoruz.

Yıldız Tozu
8/1005.02.2013

Baskı: Yıldız Tozu

Masal-masalımsı kitapları seviyorum ki bu kitapta da aynı şey söz konusu. Açıklama kısmı konuyu özetlemiş güzelce zaten, bana sadece keyifle okuduğumu söylemek kalıyor.

Baskı: Ölüm Meleğinin Şarkısı (Jan Fabel, #5)

Bu seriyi okumak isteyenler bütün işini bırakıp, tamamen kitaba odaklanmalı. O kadar yer, kişi, vs. adı geçiyor ki dikkat etmek lazım. Yoksa benim gibi bu kimdi, şu kimdi diye düşünüp durursunuz ;) Gerçi alıştım biraz beşinci kitap sonuçta. Bu kitapta Fabel'e gıcık oldum yaa. Bir de her konuşmaya kadın-erkek eşitsizliğini katmalarına... Hiç tahmin ettiğim gibi gitmedi ama şüphelendiklerim temiz çıktı. Fabel ve ekibi çok kötü çuvalladı. Akıl var mantık var. Karşındaki(ler) öldürmek için özel olarak yetiştirilmiş kadın(lar). Çok tedbirsizlerdi. Anna favorim bu arada :) Ama sonu iyidi. O kadın ne alaka düşünüp durdum hiç aklıma gelmemişti gerçekten iyi sakladılar :)

Kayboluş
7/1024.01.2013

Baskı: Kayboluş

Başları sıktı beni açıkçası. Konu olarak güzel: Epilepsi tedavisi yanında Elizabeth beynin sessiz bölgeleriyle ilgili bir deneye gönüllü oluyor. Bu deney esnasında kendini başka bir insanın zihninde buluyor ve o dönemde yaşamak daha cazip geliyor kadına. İçinde yaşadığı beyni ve bedeni ele geçirmeye çalışıyor. Tıbbı bilgiler falan boğdu beni bir ara. Ama sonu çok ürkütücüydü. Kızdım çoğu yerde Elizabeth'e. Sanki kendi yaşamı gibi davrandı e sana ne ki... Tabi böyle bir sonu hak etti de diyemeyeceğim.

Sus
5/1024.01.2013

Baskı: Sus

Kitabın kapak yazısı her şeyi özetlemiş zaten sadece sonunu öğrenmek kalmış bize sağolsunlar :P. Garip bir kitaptı. Kara büyü falan da geçiyor içinde. Ürpertir beni bu konular :/ Korku filmi izlemiş gibi oldum. Filmlerin o bitmez döngüsü gibiydi kitabın sonu da. Ne bilim değişikti işte...

Baskı: Mekanik Melek (Cehennem Makineleri, #1)

Tessa şekil değiştirici yani bir aşağıdünyalı.Londra'ya abisinin yanına gittiğinde kara kardeşler tarafından kaçırılınca öğreniyor ne olduğunu. Gölge avcıları tarafından kurtarılınca da bilmediği çok şey olduğunu görüyor.Ölümcül Oyuncakları sevenler kaçırmasın ;)

Baskı: Acemi Cadı (Hex Hall, #1)

Klasik bir hikaye: Kız(cadı) kendisini cadı,peri,vampir,şekil değiştirici,...vb.lerin gittiği bir okulda bulur.En popüler 3kızı düşman edinir.Kızlardan birinin sevgilisine aşık olur falan... Ama eğlenceli bir kitaptı sonu da oldukça şaşırtıcı bitti...

Baskı: Ölülerin Alacakaranlığı

Ölümsüz muhafız Dreth yaşadığı zindandan sıkılır ve yer altı tünellerinde büyük hazineyi aramaya koyulur. İki zombi pardon iki buçuk ;) bir büyücü sonradan bir de kadının katılmasıyla yola düşerler. Dreth görevini bırakıp bu işin peşine düştüğü için zindan yönetimi tarafından cezalandırılmak üzere aranır. Bu macerada peşlerine elfler, golem,gut, ork ve ogreler düşüyor. Medusa, cin , iblis, peri, ejderhalar da kitapta mevcut. Gerçekten de korku-komedi filmleri gibiydi. Yaşadıkları saçma durumlara güldüm çoğunlukla. Ayrıca çok kanlıydı, ölen ölene...Kitabın sonunda ise 'Boşuna mı okudum yani?' dedim kendi kendime çünkü öylece bitti:P.

İhanet
5/1013.01.2013

Baskı: İhanet

Adam karısını öldürmek için plan yapıyor ki sigortadan bununla ilgili para alabilmek amacı. Bir de doktor sevgilisi var suç ortağı aynı zamanda. Neyse bunlar iki sene öncesinden planı yapıyor. Kadını öldürüp intahar süsü vermek için evin yanındaki göle atıyorlar. Bir şekilde kadının cesedi ortadan kayboluyor ve adama karısından mektuplar geliyor. Kadının akıbetini öğrenmek için okuyor insan ister istemez. Sonu da farklı bittiği için sevindim. Pek tatmin edici olmasa da beklediğim kadar kötü de değildi.

Baskı: Sana Muhtacım (Bridgerton, #6)

Kitabın adı Sana İhtiyacım Var olsa daha uygun olurmuş. Tam da vicdan yapılacak bir konu seçmiş yazar. Karakterlerin bu konuda yaşadığı çelişkileri sıkça görüyoruz dolayısıyla.Kitap boyunca düşündüm Colin'de olsun Eloise'de olsun konu oldu mu Francesca'nın durumu diye. Meğer bizimkiler mercimeği fırına vermekle meşgulmuş olmaması normal:P (Bu kitapta daha fazla yer verilmişti bu tarz durumlara) Francesca Michael'i resmen kullandı yaa evlilik öncesi... . John'un ölümü altında bir sır olsaydı da araştırsalardı ya da ne bileyim Bridgerton kardeşler işin içine girseydi keşke. Durgun ve sıkıcı geldi bana biraz maalesef :/

Baskı: Küçük Düşler Büyük Umutlar (There's Cake in My Future Serisi 1)

Mel,Nic ve Seema (favorim) adında üç kadının hayatını okuyoruz. Bir pastaya dilek tılsımları yerleştiriyor Nic, tabi uyanık kendisi ve arkadaşlarının hangi tılsımı çekeeceğini ayarlıyor kendince :) Tabi işler hiç de umdukları gibi gitmiyor. Seema çok iyi arkadaş olduğu Scott 'u yatağa atma peşinde:) Mel ise 6yıllık sevgilisini evliliğe ikna etme çabasında. Nic de John ile evlenme aşamasında, tabi John'un iki kızına da bonus annelik yapıyor ;) Konuşmalar, gidişat falan çok hoştu. Kesinlikle kasmadan, kendini keyifle okutan kitaplardan.

Sıra Kimde
3/1029.12.2012

Baskı: Sıra Kimde

Kitabın İçindeki Hikayeler: Dansçı Lily ve Bulutlar Hiçbir Şey Yapmayan Adam Koca Açık Kapılar Devler Vadisi Saflık Ata Parası Son Kız II: Çerçeve Çok Az Kaldı En çok son hikayeyi beğendim. Ama artık korku üzerine yazılmış, ''Sakın evde yalnızken okumayın!'' şeklinde tanıtılan kitapları almayı düşünmüyorum. Benim korku anlayışım bu değil çünkü:P Özellikle ''Koca'' nasıl bir hikayeydi hiç bir anlam veremedim.:)

Baskı: Karnavalın Efendisi (Jan Fabel, #4)

Olaylar farklıymış gibi gözükse de sonunda karakterlerin başına gelenlerin benzer olduğunu görüyoruz. Yani tema aynıydı (ısırık atma ögg :P, intikam) Maria. Çok üzüldüm gerçekten, neler geldi başına hayatı karardı resmen. Ama sonunda iyi yaptı Vitrenko'ya ohh:P Vitrenko davası daha çok ön plandaydı. Diğer iki kişinin mevzusu ikinci plandaydı.Basit durmuştu biraz. İnsan vücüdundan ısırık alıp yeme üzerineydi. Bu konuda yaratıcı yazarımız maşaallah cinayetleri süslüyor baya. Ve Fabelcik bir düşman daha kazandı ayriyetten.

Vasiyet
8/1013.12.2012

Baskı: Vasiyet

Robert birinin kendisini öldüreceğinden şüphelenir. Bu nedenle de -ne yazık ki- ölmeden önce vasiyetini hazırlar.Kızı gibi sevdiği Daisy’den vasiyetini gerçekleştirmesini ister. Bu vasiyette Robert'in muhtemel katillerinin bir listesi yer almaktadır.Daisy ve Dedektif Harry katili bulmak için işe koyulurlar. Şüphelilerle birlikte Capri Adası’nda son bulacak mavi yolculuğa çıkarlar. Tabi bu da Robert'in planladığı bir yolculuktur. Sonunda katil çıkıyor ortaya ama 'Hadi yaa! Katil bu muymuş?' dedim. Aklıma bile gelmeyen bir kişiydi. 'Herkes ikinci bir şansı hakeder.' mesajı da veriyor kitap. Gayet keyifle okudum :)

ÖncekiSayfa 4 / 9Sonraki