
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kan ve Gül - Bir Kara Dejavu
alper canıgüz romancılığını epey seven ben için hayal kırıklığı oldu. zira diğer romanlarına göre fazlasıyla zayıf kalmış.yeni çıktığını duyunca koşa koşa gidip alıp bir çırpıda bitiriverdim. alper canıgüz'ün tarzıdır sayfalar akarken olaylar ilerler bir yerlere düğümler hikayeyi zaman zaman dukak kenarına tebessüm kondurur yer yer tespitler yapar yav aynen dedirtir siz okurken buna kapılırsınız. genellikle sonunda da şaşırırtır sizi bir yere sabitler. yani yer yer zikzakli grafiğin ardından sonunda grafiği zirvede bitirir. bu romanında ise sıkıntı şuydu hikaye akarken sizi meraka sürüklüyor ya ne olacak dedirtiyor ama bilindik Canıgüz tebessümlerini yerleştirmiyor yüzünüze. bir de çok defa kitabı elimden bırakıp bırakmamak arasında mücadele verdim kendimle akış içinde o kadar cok ucuz siyasi göndermeler her gün twitter'da köşe yazılarında okuduğumuzda eh artık sıktı ama dediğimiz tespitlerden bolca vardı. yanlış anlaşılmasın sorun yazarın siyasi göndermeler yapması değil çok fazla, cok gereksiz ve cok çiğ bir şekilde bunları yapmasıydı. haliyle akış içinde beni cok tirmaladı. yine de tüm bunlara muhakkak sonu cok enteresan bir yere bağlanacaktır dur bakalım sabır diye diye tahammül ederek bitirdim kitabı. Fakat sonundan da asla umduğumu bulamadım. Kısacası vasattı.
Baskı: Bir Ruh Macerası
"biliyor musun hayat bitti zannedersin yeniden başlar.bitti zannedersin yeniden başlar."
Baskı: Diriliş
"bütün mesele, diye düşünmeye devam ediyordu nehlüdov.bu insanların yasa olmayan bir şeyi yasa saymaları ve bizzat tanrı tarafından insanların yüreklerine yazılmış olan ezeli değişmez ertelenemez bir yasayı ise yasa olarak görmemeleridir"
Baskı: Cehennem Çiçeği (Alper Kamu, #2)
roman bazen rölantide bazen daha az felsefeli ama nihayet canıgüz çizgisinde.alper kamu'yu enkazların yılmaz bekçisini biz seviyoruz, hiç büyümesin canıgüz var olsun. "devinimin olduğu yerde ışık ışığın olduğu yerde kaçınılmaz biçimde gölge vardır.hayat ışıkla mümkünse de hayatın anlamı gölgelerde saklı durur.zamanin ölü doğmuş çocuklarını görürsünüz karaltilar içinde.sözcükler,suskunluklar,şarkılar,ağıtlar,yeminler,ihanetler,kahkahalar,gözyaşları,sevinçler,hayal kırıklıkları ve yüzler... en çok da yüzler.neden söz ettiğimi biliyorsunuz.bütün aşklar küllenir bütün babalar ölür bütün hikayeler biter.birinin yıkıntıların nobetini tutması gerekir işte o yüzden biri hariç tüm çocuklar büyür. gölgesini kaybeden insan gölgesiin kendisine dönüşür"
Baskı: Chef
"bunu bize kim öğretiyor?nerden kapıyoruz bu ukalalığı?kitaplardandır kitaplardan.benim gibiler hayattan bir şey anlamaz kitaplardan anlar."
Baskı: Yağmur Dinecek Kimse Bilmeyecek
hayal kırıklığı.hayalname gibi bir eserden sonra bu kitabının bu kadar vasat altında kalmış olması hayal kırıklığı.olmamış.
Baskı: Hayalname
uzun zamandır bir romanın içine böylesine girmemiştim.üslubuyla, anlattığı hikayeyle beni de en az baş karakterimiz kadar oradan oraya sürüklemiştir.harika ve heyecan verici bir ilk roman.okuyunuz. "bir nehir gibiydi hayat biraz suyu azalınca kuruduğunu sanmıştım ama işte şimdi debisi yeniden artıyordu"
Baskı: Yeni Hayat
ikinci okuyuşum.ilk okuyuşum orhan pamuk'la tanışmamızdı aynı zamanda.her iki okuyuşumda da aynı şeyi yaşadım hızlı bir giriş yapan ortalarına doğru beni sikmaya başlayan fakat son kısımlara doğru da soluksuz okutan.yer yer kara ki romaninin tadini vermiş ama onun kadar da yoğun değil yine de. okuyunuz efendim.
Baskı: Genç Werther'in Acıları
"tanrım eğer bana bu mutluluğu bağışlasaydın bütün yaşamım bitmeyen bir dua olacaktı"
Baskı: Belki Bir Gün Uçarız
bir solukta okunan, yazarın yara bantlarını size şöyle göz ucuyla gösterdiği yine de onu açıp altındaki yaraları açık açık gostermekten çekindiğini hissettirdiği, iç dökmeli kitap şeysi.
Baskı: Zamanın Farkında
Şule Gürbüzle tanıştığım kitap.muaazzam bir dili var.fakat ne söylediğinin tam olarak anlaşılması için bol bol altının çizilmesi ve kitabın tekrar tekrar okunması gerekiyor.şükür tanıştırana.
Baskı: Matmazel Noraliya'nın Koltuğu
özellikle ikinci bölüm'de -kitabın anlatımını teknik olarak zayıflatsa da- yazarın yer yer noraliya'nın defterinden duyurduğu kişisel fikirleri benim için romanın belki bir tık önüne geçti ve yazara bir kez daha hayranlık duydum.mutlaka kütüphanede bulunması ve okunması gereken bir eser.
Baskı: Herkes Herkesle Dostmuş Gibi...
vasatın da bi' tık altı
Baskı: Konuşmalar
hem gerçek bir devlet adamı hem de büyük bir mütefekkir aliya'nın kendi ağzından çeşitli yerlerde yaptığı konuşmaların derlemesi.20yuzyilda batının kendini korumaya çalışan ve kendi olma mücadelesi veren bir halkı nasıl soykırıma maruz bıraktığını ve dünyanın buna nasil sessiz kaldığını gözler önüne seren bir eser.mutlaka okunmalı defalarca.
Baskı: İnsan Neyle Yaşar?
Yalın, sade hayat dersi verme amacı güden kısa hikayelerden oluşuyor.Tolstoy işte kardeşim biz nasıl değerlendirmeye tabi tutalim şimdi bu kitabı.