
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kehribardaki Yusufçuk (Yabancı, #2)
Yazar kahramanlarını acı çeksinler diye yazmış. Ayrıca birbirlerini çok sevsinler ve bu sevgiyi söylemekte hiç çekinmesinler diye. Jamie ve Claire'in sevgisiyle beraber İskoç tarihini de öğreniyoruz. İçim acıyarak okusam da bence güzeldi. Geriye kaldı 5 kitap ne acılar çekilecek bakalım.
Baskı: Yabancı (Yabancı, #1)
Puanım 10 da olabilirdi. Ama içinde çok fazla mutsuzluk vardı. Son 200 sayfada Jamie'nin başına gelmeyen kalmadı ve beni çok üzdü. Güzel kitap ama okuyucuyu bu kadar da üzmek olmaz.:)
Baskı: Aşkın Resmi (Chesapeake Bay, #4)
Kesinlikle bir aşk romanı değildi. Ama son derece güzeldi. İnsanların kan bağı olmadan da aile olabilecekleri, sevgiyle fedakarlıklarla bu bağı güçlendirebileceklerine dair yazılmış güzel bir kitaptı. Belki aşırı hayali bir aile. Çünkü gerçekte böyle koşulsuz sevmek gerçek ailelerde bile söz konusu olmayabilir.
Baskı: Kalbimdeki Umut - Wedlocked!
Güzel bir kitaptı. Sonunu bilmeme rağmen aldatılma olayının üstünden nasıl gelecekler diye merak etmedim değil.
Baskı: Noel Büyüsü - Masum Yürekler
O kadar tanıdık geldi ki okurken acaba ikinci basım mı diye düşündüm.
Baskı: Noel Büyüsü - Bembeyaz Aşk
Çok kısa. Uzun versiyonu var mı bilmiyorum ama gazetelerde eskiden çok eskiden olan kısa hikayelere benziyordu.
Baskı: Noel Büyüsü - Hayat Bir Mucizedir
Çok sıkıcı. Okuyabilmek bir mucize.
Baskı: Kara Zırh - Royal House of Shadows #4
Normalde fantastik kitaplar okumuyorum. Ama çoğu yeri heyecanla okudum. Zaten seriyi de genel olarak beğendim ama özellikle Kara Zırh 4 kitap arasında en çok beğendiğim oldu.
Baskı: Kozadaki Kelebek
Ne çok kötü ne iyi ama orta halli bile değildi. Çok sevemedim.
Baskı: Gizemli Aşık (Rogues of Regent Street, #4)
Yazarın okuduğum 3. kitabı. İlkinin çevirisi kötü sandım, ikinciyi yarım bıraktım, bunu sonuna kadar sabırla okudum. Sabır olmasa gidecek gibi değildi zaten. İçinde bir yer hariç öyle baskı hatası, imla hatası da çok belirgin bir şey yoktu bana göre ya da arada dikkatim dağılmış olabilir. Bitmesine bitti de son söz tam son söylenmiş sanki sinema filmi. Neredeyse adı geçen herkes için son yazılmış, son elli yılın özeti yapılmış son sözde. Bir tek burada adı geçen kişi ve kurumların gerçek hayatla alakası yoktur, hayal ürünüdür yazılmamış. Sanırım ben yazarın yazış tarzını sevmemişim. Bir tane daha okuyacağım sonra Julia London defterini kapatacağım...
Baskı: Çiçeklerimi Rüzgara Verdim (Blossom Street Serisi 8)
Muhteşem bir kitaptı. Son dakikaya kadar yapacağı tercihi heyecanla bekledim. Hatta son sayfalarda bıraktım. Bekledim. Sonun tadını çıkarabilmek için. Bethanne karakteriyle serinin önceki kitaplarından birinde tanışmış ve gün gelip de Bethanne'ın hikayesinin beni bu kadar etkileyecek bir kitaba dönüşeceği aklıma bile gelmemişti. Debbie Macomber harika yazmış yine. Sadece uçakta eldiven örmesi garip geldi. Çünkü tığı nasıl geçirdi kontrol noktasından anlamadım.