SU
@subirikintisi

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Mezarlık Kitabı
10/1026.01.2014

Baskı: Mezarlık Kitabı

Neil Gaiman'ın çocuk karakterlerindeki ustalığına bayılıyorum. Mezarlık ahalisinin çocuk bitirmesi gibi ilginç konuları ustalıkla işlemesi de ayrıca imrenilesi. Karanlık bir temele sahip olmasına rağmen çok eğlenceli bir kitaptı ve macerası da boldu.

Baskı: Yolun Sonundaki Okyanus

Bu kitapta kurgu öyle ki sürekli dudakta bir tebessüm oluşturuyor. Ana karakterin anılarına girip yedi yaşına gidiyoruz ve kendisinin de hafızasından silinmiş olan mükemmel bir fantastik maceraya adım atıyoruz. Zaten Gaiman tartışmasız en sevdiğim yazarladan biri, yine yeteneğini konuşturmuş. Üstelik mekan ve kişiler kendi çocukluğuna aitmiş gerçekten (uygun düştüğü ölçüde yani) bu da kitabı ayrıca merakla okuma sebebimdi. :)

Baskı: Amerikan Tanrıları (Amerikan Tanrıları, #1)

Birkaç bölümlük dizi izlemişim gibi hissettirdi bu kitap bana. Belki konusu belki yazarın anlatım tarzından dolayı bilmiyorum. Bir süre ara vermek zorunda kalmama rağmen hikayeden hiç kopmadım. Gerek karakter zenginliği gerekse konunun orijinalliği olsun bayıldım ben bu kitaba. Neil Gaiman zaten hiç ön araştırma bile yapmadan kitaplarını aldığım bir yazar, Amerikan Tanrıları'nda da ustalığını çok iyi sergilemiş.

Baskı: Yeter ki Sonu İyi Bitsin

Shakespeare'in en sevdiğim eserlerinden biri bu. Helen karakterinin iffetli, iyi yürekli olmasının yanında kolayca plan kurup, biraz da yalan ve entrikayla amacını gerçekleştirmek için sonuna kadar savaşması çok hoşuma gidiyor. Saf ve kaderine boyun den bir yapısı yok, beyaz atlı prensini de beklemiyor. Aksine onu seçip bir de elde etmek için her yolu deniyor. Beklenmeyecek kadar cüretkar. :)

Yeraltından Notlar
10/1006.10.2013

Baskı: Yeraltından Notlar

Bu kitapta kendimi buldum, bu kadar açık ve net. Her ne kadar kitabın karakteri çok histerik, uç duygulara sahip olsa da -ki normalde en ifrit olduğum karakter tipidir- hatta çoğu zaman kendine gel be adam diye bağırma isteği duysam da yabancı değildi bana. Her okumada ayrı bir tat alınacak türden harika bir eser. :)

Baskı: Tırpanlı Adam (Diskdünya Serisi #10)

Ölüm, bu seriye başladığımdan beri en sevdiğim karakter. Yazar harikalar yaratıyor bence onunla. Düz mantığı, ilginç espri anlayışı, siyah cübbesi ve olmazsa olmaz tırpanı tabi. Ama bu kitapta Ölüm emekli edilir ve eline hayatını temsil eden kum saati verilir. Ölüm de atı Binky'nin sırtına atlayıp bu hayatı geçirmeye küçük bir köye gider ve yaşlı bir kız için dönemlik işçi olarak çalışmaya başlar: tırpanıyla mısır hasadı yapar. Bu arada Ölüm'ün yeri henüz doldurulmadığından geçici bir süre hizmette aksama olur yani insanlar ölemez, ölenler ya geri döner ya da bekleme salonu ruhlarla dolar taşar. Diskdünya'nın her tarafından hayat fazlalıkları sızmaya ve anormallikler ortaya çıkarmaya başlar. İnanılmaz eğlenceli bir kitaptı ve Ölüm'ün aşık olması, aşkı için yaptığı o en son şey beni tebessüm etmekle hüngür hüngür ağlamak arasında bir yerlerde bıraktı. Mutlaka okuyun derim. :)

Değişim
10/1029.09.2013

Baskı: Dönüşüm

Baskı: Eric (Diskdünya Serisi #12)

Rincewind en sevdiğim Diskdünya karakterlerinden biri. Bu kitapta da yine düşünce biçimi, mizahi karamsarlığı çok eğlenceliydi. Serinin diğer kitaplarına nazaran kısa olması dolayısıyla biraz çerezlik ama oldukça da doyurucu tabi. :)

Yıldız Tozu
10/1025.09.2013

Baskı: Yıldız Tozu

Neil Gaiman'ın üslubu her zamanki gibi çok tatlıydı. Yetişkinlere yönelik oldukça canlı ve harika bir masal bu kitap. Masalların en sevdiğim kısmı önemsiz gibi görünen ormandaki farenin bile sonunda çok önemli bir rolünün olduğunun ortaya çıkması sanırım. Gaiman da bunu çok iyi başarmış ve açık hiçbir nokta kalmayacak şekilde bağlamış olayları.

Baskı: Muhafızlar! Muhafızlar! (Diskdünya Serisi #8)

Krallık sistemini geri getirmeye kararlı işgüzarın biri bir topluluk kuruyor. Amacı bir ejderha çağırmak, şehirde terör estirmek ve doğru zamanda parlak bir kılıç ve doğum iziyle genç bir adama ejderhayı yok ettirerek onu kral yapmak. Tabi kendisi de sağ kolu olacak. Hani planı da güzel işliyor. Bir yere kadar… Bir ejderhayı kontrol altında tutmak kibirli beyinlerin düşündüğü kadar kolay değildir. Diskdünya serisi ejderhasız olmazdı ve bu kitapta harika bir serüven yaşatıyor Pratchett okuyucusuna.

Mülksüzler
10/1012.09.2013

Baskı: Mülksüzler

İnsanı düşünmeye, etrafına bakmaya ve gerçekten görmeye iten bir kitap. Arz, Hain, Urras ve Anneres; dört ayrı dünya, dört ayrı toplum, yaşam biçimi. Uzay, farklı dünyalar teması çok hoşuma gidiyor ve yazar da çok güzel işlemiş doğrusu. Bu kitap bana çok boyutlu düşünmeyi, iyi ve kötünün milyon tane farklı yorumu olabileceği gerçeğini gösterdi. LeGuin'in kalemi zaten o kadar güçlü ve akıcı, karakterler -özellikle Shevek- o kadar aşık olunası ki kitabı elimden bırakmak bile istemedim. Fiziğe ilgi duyanların da ayrıca zevkle okuyabileceği bir eser çünkü baş karakter bir fizikçi ve olaylar bunun çevresinde gelişiyor. Şiddetle tavsiye olunur,insanın hayatı boyunca birkaç kere okuması gereken bir kitap. :)

Baskı: Sonsuz / Ölümsüzler

Vasat bile övgü kelimesi gibi kalır bu kitaba. Hayatında kitap okumamış bir ergenin elinden çıkmış sanki. Neredeyse kitabın sonuna ulaştım ama nasıl dayandım bilmiyorum. O son elli sayfayı okuyabilecek miyim o da muamma.

1Q84
10/1031.08.2013

Baskı: 1Q84

Hayatımın kitabı diyebileceğim romanlardan biri oldu. 1984 yılının 1Q84 yılına dönmesiyle garip, birbirine dolanmış ve açılması mümkün değilmiş gibi görünen bir düğümler silsilesi kurmuş yazar. 1Q84 yılında1984 yılında olmayan bazı olaylar olmuş, Little People var ve havadan pupa yapıyorlar, gökte -herkes göremese de- iki tane ay var. Biri bizim bildiğimiz ay diğeri ise onun hemen yanında daha küçük yeşil bir ay. Ben bu kitabın yazarı olsam beynim patlardı, cidden Murakami nasıl çözmüş bilemiyorum ve hayranlık duymadan edemiyorum. Karakterler şahane ama özellikle Tamaru favorim oldu. Yan karakterlerden biri olmasına rağmen benim için yıldızdı, umarım yazar da sevmiştir de ona ithafen bir roman yazar. Kesinle zaman ayırılıp okunması gereken bir kitap, uzunluğu gözünüzü korkutmasın çok hızlı ilerliyor ve akıcı. Ayrıntılı yorum okumak isterseniz: http://subirikintisiblog.blogspot.com/2013/08/1q84-haruki-murakami.html

Baskı: Pandora (New Tales of the Vampires, #1)

Anne Rice'ın dili tartışılmaz güzel ve kitap çok sürükleyici. Yalnızca Pandora pek de sevdiğim bir karakter olmamıştı, çok histerik ve sorunluydu bence. Ama ona rağmen soluksuz okumuştum kitabı. :)

Baskı: Leoparadam Micah (Anita Blake Vampir Avcısı, #13)

Anita Blake serisi benim için tuğlavari kitaplar demek olduğu içiçn arada sıkıştırılmış bu kısalar benim için ara hikaye-çerezlik gibi bir şey. Güzel bir çerezlikti. Micah'yı bir türlü sevemiyorum gerçi, o yüzden sürekli etrafta dolaşması hatta kitaba adını vermesi pek de hoşuma gitmiyor. Bu kadar nötr, silik bir karakter... Anita ile tencere kapak misali kusursuz uyuşması... Muhtemelen Laurell bütün o büyüleyici, baskın ve Anita'nın sürekli çatışma halinde olduğu erkek karakterlerinin yanına daha ılımlı, mantıklı ve normal bir karakter koymak istemiş. İyi de başarmış yazar hanım ne diyeyim.

Baskı: Incarceron (Incarceron, #1)

Çok merak ederek aldığım bir kitaptı ama tamamen hayal kırıklığı oldu. Aslında konu çok güzel, karakterler güzel ama nasıl bütün bunlar bir araya gelip de dünya sıkıcısı bir kitap meydana gelmiş merak konusu. Yazar o kadar vasat işlemiş ki bu unsurları bir türlü sarmıyor o kitap.

Baskı: Beden Hırsızı (Vampir Günlükleri, #4)

Anne Rice okunsun, okutulsun ve bol bol tavsiye edilsin lütfen. Bütün kitapları ciddi anlamda incelikli bir dil ve zengin olay örgüsüyle bezenmiş aşık olunası bir yazar. Beden Hırsızı son okuduğum kitabıydı ve her zamanki gibi hiç durmayan bir hareketlilik, macera bol bol vampir. Rice'ın vampirleri çok... entellektüel geliyor bana. Sanırım doğru kelime bu. O kadar aşmışlar ki onların insan değil de vampir olduklarını fark ediyorsunuz ki bu günümüz popüler vampir romanlarının çoğunda yazarların yakalayamadıkları bir çizgi bence. Bu kitapta da sonsuz yaşama sahip olmanın delirttiği mi desem can sıkıntısı verdiği mi desem bir vampir bir ölümlüyle yer değiştiriyor ve ölümlü yaşamına sahip oluyor yine. Ama çok kısa bir zamanda fark ediyor ki ölümlü olmak pembe düşlerindeki gibi değilmiş, bir de üstüne bedenini değiştirdiği adamdan müthiş bir kazık yiyor. Bedeni çalınıyor! Tüm kitap boyunca vampir bedenini geri alma çabası içinde maceradan maceraya koşuyor. Mutlaka bir şans verin Beden Hırsızı'na, pişman olmak bir yana neden daha önce okumadım diye hayıflanırsınız. :)

ÖncekiSayfa 1 / 5Sonraki