cashkulle
@cashkulle

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Oz
4/1005.08.2016

Baskı: Oz

Ah be abi... 8 sene boyunca "Oz Büyücüsü"nün uyarlamasını mı bekledik biz? Belki "Oz"u paralel evrendeki Adam Fawer yazıp bi şekilde Dünya'ya ulaştırmıştır; zira "Olasılıksız" ve "Empati" gibi iki şaheseri yazan adamla bunu yazan adam, aynı Adam olamaz. Hiç okumamış olmayı tercih ederdim.

Marslı
9/1016.10.2015

Baskı: Marslı

Bilimkurgu seven bir mühendis olarak "Marslı"ya bayıldım diyebilirim. Bu tarz kitaplarda edebi değere çok takılmamak lazım. Yazar hikayeyi başarıyla kurgulayıp sürükleyici bir şekilde, hele de esprili bir dille anlatıyorsa kitap benim için başarılıdır. "Otostopçunun Galaksi Rehberi"ni okurken, "3 Idiots"ı izlerken aldığım keyfi aldım. İlk fırsatta filmine gidip sinemanın büyülü dünyasında da yaşayacağım bu keyfi. MARK WATNEY UMUDUMUZDUR!!! :)

Baskı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Hayranı olduğum Stefan Zweig'dan "aşkın psikolojisi" üzerine benzersiz bir öykü. Bir adam; bir kadının duygularını, bir kadının bir adama duyduğu "mutlak aşk"ı, bir kadından daha iyi nasıl anlatabilir? Belki okuduğum her öyküsünden sonra bunu belirtiyorum ama, Zweig kadar bir karakterin iç dünyasını bu kadar derin, bu kadar içten, bu kadar her satırda kendini hissettirircesine ifade eden çok az yazar vardır. Bir kez daha saygı duydum. Ahmet Cemal'in muhteşem çevirisinden okumanızı tavsiye ederim.

Bütün Öyküleri I
10/1006.06.2015

Baskı: Bütün Öyküleri I

3 kitabını da bitirdikten sonra hakkında uzun uzun yazmak istediğim bu yüce insanla ilgili şimdilik söyleyeceğim tek bir şey var: Edgar Allan Poe ve öyküleri, edebiyatın geldiği son nokta olabilir.

Tıkanma
8/1027.03.2015

Baskı: Tıkanma

Palahniuk'tan yine orijinal bir hikaye. Bu adamı ve anlatım tarzını seviyorum. Yeraltı edebiyatını seviyorum.

Baskı: Ejderhaların Dansı (Buz ve Ateşin Şarkısı #5, Kısım 2)

Şarabın son yudumu, kitabın son sayfası... ve artık "Game of Thrones" spoiler'ı yemeyeceğini bilmek: Paha biçilemez! "Kış Rüzgarları" muhtemelen serinin en iyi kitabı olacak. O vakte kadar biz fanatiklerin dilinde üstat Weird Al Yankovic'in sözleri: "Type George, type as fast as you can!"

Baskı: Taht Oyunları (Buz ve Ateşin Şarkısı, #1)

Dizisinden önce başlamadığıma lanetler ettiren kitap. Bu haliyle bile mest etmişken, kim bilir hakkında hiçbir fikrim olmadan okusam neler hissettirirdi. Ne yazılabilir, ne söylenebilir ki üstüne? Türünün en iyisi. Tam bir epik eser başyapıtı. Önünde saygıyla eğiliyorum George R.R. Martin...

Biz
5/1030.05.2014

Baskı: Biz

Distopya türünün ilk örneği olması ve sonrasında gelen eserlere öncülük etmesi sebebiyle okudum ve sonuç: Kocaman bir hayal kırıklığı. Yazara ve sevenlerine saygısızlık etmemek için, yazsam sonu gelmeyecek eksikliklerini burada belirtmeyeceğim. Diyeceğim şu ki; eğer Orwell "1984" gibi bir başyapıtı bu romandan esinlenerek yazmışsa, bu kendisinin katıksız bir deha olduğunu gösterir. Hele Ursula K. Le Guin'in "Yazılmış en iyi bilimkurgu kitabı." demesi var ki, beni halen rafımda duran ve okumak için sabırsızlandığım "Mülksüzler" adlı eserinden şimdilik uzaklaştırdı. Kitabın en güzel kısmı kesinlikle yine yazarın kaleminden çıkan önsöz. Zamyatin'in görüşlerinin anafikrini içeren bu harikulade 2 sayfadan, kitabın tümünden daha fazla keyif aldığımı belirtmeliyim. Yazar keşke benzersiz hikayesini anlatırken de önsözdeki kadar başarılı olsaydı; ama değil, ne yazık ki değil.

Suskunlar
10/1001.02.2014

Baskı: Suskunlar

Ne denebilir, ne yazılabilir ki bu roman üstüne... Mest oldum! İhsan Oktay Anar'ın kitaplarını kronolojik sırayla okuyorum ve bitirdiğim bu beşinci romanından sonra kesin olarak söyleyebilirim ki, kendisi hikayelerini en iyi kurgulayan yazardır gözümde. Suskunlar'da diğer romanlarının bile ötesine geçmiş, kendisiyle yarışır hale gelmiştir. Dili her ne kadar ağdalı olsa da hiç sıkılmadan okutur, ince ve dozunda mizahıyla yer yer koparır, karakterleri insanın içine işler. Suskunlar'da da bunların hepsi fazlasıyla var. Ve kitap bu ve benzer yönlerden ele alındığında Puslu Kıtalar Atlası'ndan bile iyi. Sevinçliyim, çünkü üstâdın okumadığım iki kitabı daha var... O hep yazsın, biz hep okuyalım...

Baskı: Ateşi Yakalamak (Açlık Oyunları #2)

Jennifer Lawrence'ı kitaplarda okumak ayrı, filmlerde izlemek ayrı keyif... Bu gece sinemada izlediğim filmi o kadar iyiydi ki, eve gelip kitabına da 1 puan ekleyesim geldi. Seriyi bir solukta okurken Ateşi Yakalamak'ı Açlık Oyunları'ndan bir tık geride bulmuştum ama filmde yönetmen hakikaten çok iyi iş çıkarmış, kitabı -herhalde süre kısıtlamasından dolayı bir iki olayı es geçmesi dışında- birebir işlemiş adam. Filmi sürekli "Sahi ya, bunlar bunlar da olmuştu di mi?" diyerek izlerken, bittiğinde adeta kitabı ikinci kez okumuş gibi hissettim ve Ateşi Yakalamak'ın da başarılı kurgusu ve sürpriz finali de göz önüne alındığında en az ilki kadar iyi bir kitap olduğunu fark ettim. Bana göre serinin ilk iki kitabına kıyasla -özellikle finalinden dolayı- biraz sönük kalan Alaycı Kuş ise ilk yarısı seneye, ikinci yarısı da 2015'te olmak üzere 2 bölüm halinde vizyona girecekmiş. İlk iki filmi 2 gün arayla izlemiş biri olarak nasıl beklenir bilmiyorum. :)

Kaplan! Kaplan!
10/1030.08.2013

Baskı: Kaplan! Kaplan!

Gezi Parkı hatırası... Güzel kütüphaneden aldığım mükemmel kitap... Yarattığı karakterlerin özgünlüğü, hayal gücünün sınırsızlığı ve oluşturduğu kurgunun muhteşemliği... Bester'ın zekasına hayran olmamak elde değil. Böylesi bir romanın 1956 yılında yazılmış olması gerçekten inanılmaz. Jaunte'lemek istiyorum!

Baskı: Doğu Ekspresinde Cinayet

Her ne kadar "Oğullar ve Rencide Ruhlar"ı okurken bu kitabın finaliyle ilgili bir spoiler yesem de (mükemmel bir kitap olduğundan dolayı yazarına kızamadım da... siz siz olun, ikisini de okuyacaksanız önce bunu okuyun.) okurken sıkılmadığım, heyecanı üst düzeyde tutan bir Agatha Christie romanı diyebilirim hakkında. Kraliçenin bundan daha iyi kitapları olmasına rağmen fazla popüler olmasını, filminin çekilmesine bağlıyorum ben. (Sonuçta sinemanın kitapların tanıtımına katkısı yadsınamaz.) Yalnız, kitabın bendeki baskısında yazım hataları o kadar sık tekrarlanmış ki, bu konuda biraz da takıntılı olduğumdan hikayeye odaklanmakta zorluk çektim resmen. Gönül Suveren'in o ruhsuz çevirisinin üstüne bu kadar yazım hatası bir müddet sonra romanı okunmaz hale getiriyor ister istemez. Umarım yazarın kitaplarının yeni baskıları, ileride daha iyi bir editör ve çevirmen tarafından hazırlanıp (mümkünse başka bir yayınevi tarafından) yayınlanır, okurlar da her seferinde bu çileyi çekmek zorunda kalmaz. Son olarak şunu da demeden geçemeyeceğim: Hercule Poirot'yu, "MythBusters"taki pos bıyıklı kel adam olarak kafasında canlandıran bir tek ben miyim acaba lan? :)

Baskı: Oğullar ve Rencide Ruhlar (Alper Kamu, #1)

Behzat Ç.'de Şule'nin elinde gördüğümün ertesi günü alıp okumalıymışım bu başyapıtı. Çok geç kalmışım, çok. Nasıl yazılır böyle bir kitap, hayretle bezeli muzır bir sevinç içerisindeyim şu an. Su gibi akıp giden romanı şaha kaldıran "Böyle Uyurdu Zerdüşt" bölümünün (başlangıcından bitimine) yarattığı, bünyemi serotonine boğan ve bende kısa süreli bir akıl tutulması yaşatan o muazzam geçişi, en son Ratatat'ın Wildcat'ini dinlerken 1:56'ncı saniyeden itibaren yaşamıştım. Şarkıyı dinlemediyseniz dinleyin ama kitabı mutlaka okuyun. Ölmeden okuyun. :) ... "Böyle Uyurdu Zerdüşt" bölümünün gereksiz olduğunu söyleyenler oldu. Diyorum ki ben, bu kitap o bölüm için yazıldı." Alper Canıgüz

Satranç
9/1017.06.2013

Baskı: Satranç

Beni Stefan Zweig ile tanıştıran, aşmış bir psikolojik-gerilim romanı. Kısa olmasının da etkisiyle bir çırpıda kendini okutturuyor. Aynı zamanda bir psikolog olan Zweig, Dr. B. karakterinin iç dünyasını karakterin kendi ağzından o kadar mükemmel anlatmış ki, hayran olmamak elde değil. Ayrıca kitabın 12. sayfasında, adının romana verilmesine yaraşır şekilde, "satranç"ın belki de en güzel tanımı yapılıyor. Kesinlikle okunmalı.