rosemary09
@rosemary09

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Diri Gömülen
6/1012.03.2016

Baskı: Diri Gömülen

Aylak Köpek’ten sonra okuduğum ikinci öykü kitabı, aynı zamanda Hidâyet’in ilk kitabı. Fikir ve anlatı her ne kadar sonraki kitaplarından çiğ dursa da üzerinde sürekli durduğu toplumsal baskı, adaletsizlik, yalnızlaşma, eylemlerin kötücüllüğü, ideal mümkünsüzlüğün eleştirisi ve benzeri çok yönden temelini belli ediyor. Öyküler genel olarak masalsı bir yapıda olduğundan kolay bir okuma sunuyor. Julio Ramón Ribeyro şöyle der: “Öykü yalnızca göstermeli, öğretmemeli. Aksi takdirde kıssadan hisse olur”. Kitaptaki çoğu öykü bu tanıma yakın duruş sergiliyor. Daha kıssavari bir üslup ve içerikle dolu öyküler yer almasının yanında, Camus’nun da kendi ilk dönem eserlerinde o ‘beylik’ bir duruşun var olduğunu söylediği biçim Hidayet’in bu kitabında da kendini belli ediyor. Entelektüel olarak da Aylak Köpek’ten bariz şekilde geride. En iyi eserlerinden olmasa da Hidâyet’in dünyasına giriş için güzel bir başlangıç sunabilir.

Baskı: Yolları Çatallanan Bahçe

Bu kitap okunmalı. Kurmaca bir metnin barındırdığı sonsuz imgelemiyle olağan gerçeklikten ne derece farksız olabileceğini en ince detayına kadar örüp, disiplinli ve ağırbaşlı bir izlek oluşturarak, felsefi ve bir o kadar gerçekçi bakış açısıyla, yılların birikimini belki de dikkate alınmayacak tozlu rafların altında biriken mütevazı entelektüel bilgileri dahi amacına hizmet eden bir yolda harmanlayarak kendi gerçekliğini ifa eden bir yazardır Borges. Bundandır ki öykülerinde olası bir gerçekliğin varlığını sürekli duyumsar ve kendisinden önceki ustaların etkisini belirgin şekilde görürüz. Okuduğum ilk kitabı olduğundan uzun uzadıya değinmem yakışık almayacağından ilk izlenimimin pek mesut olduğunu diyeyim kısaca. Kendisine ne için usta denildiğini de sonunda anlamış oldum.

Günaha Son Çağrı
8/1008.02.2016

Baskı: Günaha Son Çağrı

Alice Cooper’ın müziğini ve sahnedeki anlatı sanatını çok seven biri olarak bu kitabı okumaya heyecanla başladım. Hikâyesi 94 yapımı The Last Temptation albümüyle paralel ve birçok yerde bağlantısı var. Konu fazla dallanıp budaklanmıyor. İki ana karakter var. Hikâyedeki esas karakter olan Şovmen ise belki Alice Cooper’ı, belki ona olan hayranlığımızı ve belki de düşlerin tek gerçeklik olduğunu simgeliyor. Kitabı okurken gerçekten çok fazla zevk aldım. Bundaki en büyük etken ise Michael Zulli’nin eşsiz, yaratıcı, sanatsal ve günah kadar kışkırtıcı çizimleri. Hikâyenin genel seyrini ve akıcılığını ise yeterince beğenmedim. Bunda gerek kimi yerlerin girift şekilde sunulmak yerine yüzeysel olarak anlatılması gerekse de okuyucu tahminleri doğrultusunda hareket etmesi etkili. Böylesine özel bir proje de, anlatımda ve kurguda kimi klişe unsurların olmaması çok daha iyi olurdu. Kitap 160 sayfa yalnız bunun 100 sayfası hikâyeden oluşuyor. Geri kalan kısımda önsöz, sonsöz, mektup ve kitabın senaryosu yer alıyor. Tüm bu parçaların tek bir kitapta toplanması çok hoş olmuş. Özellikle senaryoyu okuyarak, çizimlerinde bunun dâhilinde nasıl şekillendiğini görmek ise büyük bir ayrıcalık. Çizimlere 10 yıldız, hikâyeye ise 6 veriyorum. Bütünüyle ise gayet sıkı bir iş olduğunu düşünüyorum.