
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Eski Karım Uzaya Gidiyor
Absürt mizahın önemli temsilcilerinden Cüneyt Yalçın'ın 3. kitabı, benim için fazla kredili yaklaşabileceğim bir kitaptı. İlk iki kitabının bıraktığı etki, edebiyat anlamında olmasa da, bıraktığı iyi hisler açısından güzeldi. Ancak kitabın ilk cümlelerinden itibaren, zorlama ilerleyişi bir nevi olmamışlık getiriyordu. Sonradan toparlar mı diye düşünürken sonuna kadar geldiğimde yine toparlanamadığını gördüm. Yapı olarak yine ilk iki kitap tarzında gidiyor, kolay okunuyor ancak konunun işlenişi, esprilerin yersiz biçimde fazlalığı kitabı vasat hale getirmiş. Kısaca yakıştıramadım yazara. Umarım 4.kitapta kendisini toparlar.
Baskı: Bu Kitabı Çalın
Bu Kitabı Çalın - Murat Gülsoy Ara ara İstanbul'u ziyaret ediyorum. Genelde bulamadığım kitaplar için de sahafları dolaşmayı seviyorum. Yine hep gittiğim Aslıhan Pasajı'na uğruyorum. Murat Gülsoy'un elimde olmayan tüm kitaplarını tek tek soruyorum. Sadece birinde okunabilir bir kopyasını buluyorum, almıyorum. Topluca almak isteğimi tek kitapla törpülemek istemiyorum. Kafama takıyorum. Çünkü bir hafta öncesinde Murat Gülsoy imzalı "İstanbul'da Bir Merhamet Haftası"nı bitirmişim. Gülsoy'un yazdığı her şeyi okumak istiyorum. Ancak İstanbul bir haftada merhamet etmiyor. Konu bu değil, geliyorum sadede. Son dönemlerde ciddi anlamda kafa yorduğum yeni nesil Türk öykücüler arasında orta yaş seviyesinde kaliteli bir yazarı bulmanın heyecanıyla ve sağa sola kitapları bulmak için saldırmanın neticesinde, dolasıyla beklentilerimi de yükseltiyorum. Kitapları ediniyorum. Bu sefer de okuma isteğim kayboluyor. Hep böyle olur. Elde edene kadar heyecanlanırsınız, elinizin altında kalırsa yüzüne bakmazsınız. Bir kaç sefer elime geçiyor bu kitap, bakıyorum yine koyuyorum. Yine açıyorum günün birinde ve bırakamıyorum. Çok uzattım ama zaten yazmanın da bir uzatma hali olduğunu anlıyorum. Düşüncelerinizi aktarırken ya kestirmeden gidip kesik gibi vuracaksınız bıçağı ya da dolandırıp akıl karıştırıp vereceksiniz mesajı. Ben mesaj da veremiyorum kesik de atamıyorum. Bu noktada Gülsoy giriyor devreye. Diyor ki yazmak kadar yazma üzerine kafa yormak gerekiyor. Kaygılanmadan fakat ölçülü biçimde yazıyorum, kısık ateşte samimileştiğini anladığımda çekiyorum yazıyı ocaktan. Altını kısıyorum. İçeri geçip servis etmem gerekiyor ama ben kitap eleştirisine geçiyorum onun yerine. sonunda. Yazmak üzerine kafa yormak ile ilgili bir öykü kitabı bu. Çıkış noktası herhangi bir madde olabilir, herhangi bir düşünce olabilir. Hiç fark etmez. Tüm öykülerde bir deneme göze çarpıyor. Bu olsaydı ne olurdu gibi bir düşünceden yola çıkılmış. Günlük hayatta bir durum alıyorsunuz, oraya absürde yakın bir kanca takıyorsunuz, çekiştiriyorsunuz istediğiniz yere. Tüm hikayelerde bunu gördüm ben. Zaten ilk hikayede, gerçek olayları yazmanın mı yoksa hayalgücünü kullanmanın mı daha etkileyici olduğu konusunda bir kaç düşünce zerk ediyor Gülsoy sizlere. Öykülerden gitmek güzel olacaktır. Konuları gördükçe dikkatinize çekecektir mutlaka. Beklentilerinizi yükseltmekten korkmayın. Bu kitabı çalın! 1- Bu Kitabı Çalın! : Sözlerin insanlar üzerindeki etkisiyle alakalı bir öykü. Yazar olmayı düşleyen bir adam, Bu kitabı çalın isimli kitap piyasaya sürer. Satılıp satılmayacağından daha çok çalınıp çalınmayacağı ile ilgilenmektedir. Güzeldi. 2- Kayıp Eşyalar Bürosu : Kayıp eşyaların getirildiği bir ofiste ambar sorumlusu olarak çalışan adamın eline kayıp bir çanta geçer. İçinden romanlar ve birkaç parça eşya çıkar. Sonrasında kendisini hayal dünyasının içinde bulur. Basitti. 3- Hindistan Yolculuğu : Hayatta bazı dertlerden uzaklaşmak istersen kendisini çok acayip bir ilişkinin ortasında bulan adamın hikayesi. İlginçti. 4- Hızlı Düşünme Sanatı : Yazıldığı kurstaki eğitmene aşık olan evlenme arefesindeki kızın hikayesi. En iyisiydi. 5- 54 Numara'nın Esrarı : Apartman eşrafının 54 numaralı dairede ne olup bittiğini öğrenme hevesi. Olmasa da olurdu. 6- Kötü Yola Düşen Ev : Rastgele denk geldiği bir porno filmde kendi evini gören temizlik hastası bir adamın dramı. Komikti. 7-Yazarın Belleği : Kitaptaki bir karakterin kendi benliği olabilir mi? Ya da gitgide benlik kazanabilir mi? Yapay zeka tarzı değişik ve güzel işlenmiş bir öykü. 8- Hasta Bir Konak : Yeni taşındığı konağın bir şiirle bezenmesine ait bir öykü. En beğenmediğim öykü bu oldu. 9- Birkaç Dolar İçin : Senaryo sıkıntısı çekmek istemeyen 3 arkadaşın yeni tanıştığı bir adamla gördükleri rüyalarının not tutulması üzerine anlaşmaya varırlar. Sürpriz sonlu hikayelerden. 10- Kukla : Kendi yarattığı karakterin içine giren adamın hikayesi. Kurgusu güzeldi. 11- Sakla Beni : Eski bir arkadaşı sakla beni diyerek evine girmektedir. Olaylar gelişir. Yine tuhaftı. 12- Yasadışı Öyküler : Tüm bu öyküler için emekli bir istihbaratçı, yazarından hesap sormaya kalkar. Final için güzel düşünce.
Baskı: Kediler Güzel Uyanır
Yekta Kopan'ı çok severim. Ancak bu kitabında acımasızca eleştireceğim. Acımasız olmasının nedeni çok sevdiğimden kaynaklanıyor orası da ayrı bir durum. Şimdi efendim, sen naif, entellektüel bir insansın, deneme yapacağım diye neden okuyucu zekasını hiçe sayıyorsun. Tüm kelimelerin "G" harfi ile başlamasıyla ilgili bir deneme yapmış ki çok sinirlendim böyle bir kalemin bunu yazmasına. Ne bir anlamı var, ne kattığı bir şey. Bomboş. Lisedeyken, kızları etkilemek için deniyorduk bunları. Ayrıca "istemem ben uçurtmayı sen bana uçurt yap" nasıl kötü bir cümledir. Ahmet Batman, Kahraman Tazeoğlu'na kötü diyorduk, sen yapma bari. Bunu beğenip sayfalarına ekleyenlerin IQ seviyelerine bir bak sayın Kopan, bir daha böyle kalp krizleri geçirtme bizlere. Her ne dersek diyelim, "Perde 2, Sahne 4" gibi hikayeler de mevcut çok şekilli, çok güzel. Beni duygu karmaşasına sürüklediği için affedemiyorum. Hatta bir ara yazım yılına baktım, çok mu eski ergenlikten mi kaldı acaba diye. Ama değilmiş. Çok kısa bir süre de olsa Yekta Kopan okumayı bırakmayalım diye düşündüm şu uçurtma yazısını görünce. İşte biz sadakatsiz okuyucuların nabzını hep yüksek tutmak gerekiyor. Yoksa haddimiz olmadan böyle eleştiriler yapmamıza vesile oluyorsunuz.