
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Ruh Adam
Her zaman yeni bir romana başlamadan önce ''kendi aklım yokmuş gibi'' kitap hakkında yapılan değerlendirmeleri tararım. Bu esere başlamadan öncede yaptığım araştırmalarda maalesef insanların okumadan, siyasi kinlerini kitabın üstüne kustuğunu gördüm. Hatta bir tanesi mutlak seveceksin şiirini edebi değerden yoksun bulmuş hemde ruh adamı okumadan... Bazı kişilerde selim pusat'ın kendinden 25 yaş küçük birine aşık olmasını edepsizlikle suçlamış. Ama bu kişiler Orhan pamuğun ''kırmızı saçlı kadın''ında geçen çocuk istismarını çok büyük bir aşk, serenadta ki kurguyu muazzam bir aşk olarak değerlendirmeleri de ayrı bir ironi tabi. Tanrı insanı demokrat olduğunu sanan yarı cahillerden korusun. Kitabı bitirip uyumamdan mütevellit bipolarım bozuldu. Kitapla bağıntılı rüyalar gördüm. Metin aralarındaki şiirlerin güzelliği, romanın bütünlüğünde gizli. Hele o mahkeme sahnesi var ya!. Gelsin kürşad, gitsin mete , , bilgekağan,oruç reis..... Böyle bir sahneyi yazmak ağır bilgi birikimi ve kültür ister.Bu sahne de bazı kesim diz vurmak eylemini,Allah'a hakaret hakaret olarak algılamışlar. Tarih biliminin en önemli kaidesi olan ''olayı dönemiyle yargıla'' sözünden bihaberler. Zaten kendisinin Türk tarihinin Orta asya koluna yaptığı katkılar, tartışma götürmez gerçeklerdir. Romanda güntülüye karşı, antipatik duygular hissettim. Onun dışında ruhumun derinliklerine, kanımdaki her hücreye kitap eden bir roman oldu. Böyle bir kitap, kalpten kaleme aktarılır.
Baskı: Yılkı Atı
Kitabın sonlarına doğru deyim yerindeyse ''içimin yağları eridi''. Bıyık altından kıs kıs güldüm. Hayvan emeğinin sömürülmesine oldum olası karşıyımdır. Bu sebeple kitap daha da ilgimi çekti. Aslında biz insanların ne kadar çıkarcı olduğunun temsili bir hikaye. Bu eseri okumadan önce yılkılığın ne olduğunu vb. gibi konular hakkında hiç bir fikrim yoktu. Okuyarak bunları da öğrenmiş oldum. Dil konusunda biraz zorlansam da, bir solukta okuyuverdim. Benim için musmutlu bir sonla da bitmiş oldu. Ayrıca romanın iç anadolunun hangi köyünde geçtiğini bilen veya bu yönde bir tahmini olan varsa beni bilgilendirir ise çok sevinirim.
Baskı: İçimizdeki Şeytan
Sabahattin Ali'nin, Sabahattin Ali ile yarıştığı kitap. Benim düşüncelerime göre Kürk Mantolu Madonna'dan kesinlikle daha iyiydi. Uzun zamandır ilk defa kendimi romanın içindeki gören ama konuşamayan bir karakter gibi hissetmeme vesile oldu.
Baskı: Beyaz Diş
Ben bu kitabi muhtemelen çoğu okurdan daha farklı bir gözle değerlendiceğim. Hani şu haberlerde gördüğünüz barınak basan, hayvan katillerinin üzerine yumurta fırlatan sizin, kırık oldugunu düşündüğünüz insanlar varya. Hah iste ben bizzat onlardanim. Hayvanlarla aram insanlara nazaran daha iyi. Markete giderken sokak kopeklerine selam veririm. Bu sebepledir ki bu kitap beni zırıl zırıl aglattı. Hayvan emeginin sömürülmesine karsiyim. Aladdinin ciniyle karsilassam köpek dövusturen insanlarin soyunun kurumasi ilk dilegim olur. Hele scoot o guzel smith in suratina yumrugu indirdi ya nasıl hosuma gitti anlatamam.Bu kitapla ilgili tek olumsuzluk ise bu kitabi daha önce neden okumamis oldugum. Beyaz diş benim hayatimda yeni bir sayfa açti. Böyle kitaplar iyki var. Bide konusu gelmisken sokak ortami malum. Onlar icin bi kap mama bi kap su koymayı ihmal etmeyin. Kamu spotumu da verdim bitiriyorum =)
Baskı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Bataklıklar ülkesinde, tifo vb hastalıklardan kırılan bir halk. Diz boyu açlık, sefaletle boğuşan bu halkın küllerinden doğuşunu anlatıyor. Koğuş bölümünü özellikle çok sevdim. Ayrıca tatlı kralının hikayesi gerçekten de muazzam. Bir çok kişisel gelişim kitabından daha çok kişisel gelişime katkıda bulunacağına inanıyorum.
Baskı: Sevgi Eğitimi
Kitabın ilk bölümü inanılmaz sıkıcı. Lakin Veysel Hoca'nın hayatına dair paylaştığı anılar ilgimi çekti özellikle yılan hikayesi. Günümüzdeki eğitim felsefeleri ve yolları da özetlenerek paylaşılmış. Bir öğretmenin veya öğretmen adayının bi kere bileolsa okuması gerektiğini düşünüyorum.
Baskı: Dağın Ardına Bakmak
Kitaba ön yargıyla başladım. Öncelikle şunu belirteyim anlatım stilini ve dilini oldukça sevdim. Röportajlardan birinde bizimkiler kürdistanı kursa onu da batırırlar diyen arkadaşa katılıyorum. Ayrıca röportajları da samimi bulmadım. Kitabı okurken yoruma şunu da yazıcam dediğim her şeyi de unuttum.
Baskı: Kedinizi Nasıl Bilirsiniz?
Kitabın yazarı Morris'in 50 yıllık tecrübe ve gözlemlerini aktardığı kitap sorular çerçevesinde kedilerin davranışlarını analiz ediyor. Bir çok kedi sahibinin farkettiği ama ne anlama geldiğini bilmediği davranışları bu kitapta bulabilirsiniz. Benim en çok ilgimi çeken kedilerin oyuncaklarını neden havaya fırlatarak oynadığıydı. İngiliz kültüründe ''kedi'' ler ile ilgili deyim ve atasözlerinin nasıl geliştiği de kitaba konulmuş. Kedi severlerin severek okuyacağını düşünüyorum.
Baskı: Yeşil
Türkiye tarihinin en büyük muammalarından biri yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım. Hakkında bilgisi olmayanın bile fikir zikrettiği kimine göre vampir, kimine göre kahraman. Kitabın yazarı Necdet Pekmezci konuya biraz vakıf olanların bildiğinin dışında çok farklı bilgiler de vermemiş açıkcası ya da ilgili olduğum için yazdıkları bana çokta yeni şeylermiş gibi gözükmedi. Eseri dolgun göstermek için konunun saptığını da düşünüyorum.
Baskı: Ege'de Bir Yiğit - Fırat'a Mektup Var.
Öncelikle şunu belirterek yorumuma başlamak isterim. Sevgili fırat'in ölümünden sonra sevenleri, taniyan, tanimayan onlarca insan tarafindan kaleme alinan bir kitaptir. Bu insanlar bu mektuplari kafalarina silah dayanarak yazmadi, ona keza satiş verileri gösteriyor ki kitaba düsundugumden fazla. Ilgi gosterilmis. Sevindim. Firatin ölümüyle ilgili burda birseyler yazmayacagim. Bende tarih okuyorum, yaşitiz, bende formasyon aliyorum. Ailelerimizde benziyor. Soyleyecegim o ki acisi hala tazedir. Kitabin geliri firatin anisini yasatmak icin yapilacak okul vb kurumlarda kullanilacak. Mektup yazan, parasini vaktinini ayiran herkesin emegine saglik.
Baskı: Tanıdıklarım
Kısa kısa denemelerden oluşan kitap. Ayrıca bir kaynak niteliğide taşıyor. Yazıldığı dönemle ilgili bilgiler var. '' Çocukluğuma dair 3 hatıra'' başlıklı yazıdan sonra refik halid karay en sevmediğim yazarlar listesinde orhan pamuğu sollayarak 1. sıraya oturdu. İnsan ve kuyruk başlıklı yazı kitabın en güzel bölümüydü. ayrıca insan kendi kedisine nasıl ateş edip öldürebilir. Hayret. Umarım cezasını çekecektir.
Baskı: Yezidin Kızı
1930 Türkiyesi çercevesinde yezidilik inancı hakkında bilgi edinilebilecek dili akıcı bir roman. Zaman zaman kurulan sahnelerın sıglığı insanı sıkabiliyor. Ufak tefek insanı kitaba odaklatan olaylar da var.
Baskı: Kaderci Jacques ve Efendisi
Benim için kabustanda öte olan kitap. Zorla okunmasının üstüne stil bakımından hiç tarzım olmayan bir kitap. Okurken çok zorlandım. Yazarın ha bire araya girdiği ve okuyucuya cahil muamelesi yaptığı kitaplardan hiç hazetmiyorum. Sonununda böyle olacağı belliydi zaten.
Baskı: Gezi Direnişi, Türkiye'yi Sarsan Otuz Gün
Beklediğimi alamadığım kitap. Tamami ile Taksim ve gezi parkındaki olaylar lanse edilmiş. Oysa ki Ankara, izmir vb şehirler yangın yerinin ta kendisiydi. Ayrıca bu kitabı tarafım belli olsa bile tarafsız bir gözden okumak isterdim ki öznel yorumlar maalesef vardı. İster alanlarda, ister pc başında bu konuya dahil olun muhakkak birşeyler biliyor olmanız gerekli ki bildiklerinizin hepsi bu kitapta harmanlanmış. Yani size bir şey öğretecek ve ya gizli kalmış bir takım şeyleri göz önüne getirecek bir kitap değil. Şöyle de bir durum var bu kitabı ilerde çocuklarıma muhakkak okutacağım. Aslında kitabın konusuyla alakası çok söyleyeceğim şeyler var da %50 yi rahatsız edebilir. Kalp kırmak istemiyorum. Allahlarından bulacaklar.
Baskı: Yasemin Kokulu Hikayeler
Çok kötü bir huyum var. Bu tarz kitaplardan birini alıp okuyunca çıkan diğerinide alıp okumak arşivlemek zorundaymışım gibi hissediyorum. Aynı küçük ''özlü Sözü'' kitapta iki kere kullanmış. Kitapta herkes üni diplomalı kariyerli filan. Henry ''Türkçe '' dersinde kompozisyon yazıyo. İğrenc tercüme hataları, kıytırık hikayeler. Manolya kokulu hikayelerde gecen siz zenginmisiniz hikayesi burda da var. basit iş yapıyosunuz biraz özen gösterin bari
Baskı: Göçebe
kendi çapım da bu tarz kitaplara ''random'' örgülü kitaplar ismini verdim. Buda onlardan biri :) coğrafya kaderdir sözünü kanıtlar niteliklte.Günümüzde hala devam eden Arap- müslüman coğrafyasındaki aşiret düzeninin, kadının değerininin ve hataların bedelinin yansıtıldığı kitap. İlk sayfalarda güzel bir roman okuyacağımı düşündüm lakin her bölümde farklı bir konu işlenirken bu bu hikaye karakterleri romanın bütününde birbiriyle tesadüfü şekilde karşılaşıyor ve bağ kuruyorlar. Türkçe çevirisindeki sıkıntılar akışı bozuyor. Genel anlamda dil iyi. Fakat ben okurken biraz adapte sorunu yaşadım.
Baskı: Manolya Kokulu Hikayeler
Markete ekmek almak için gidip, sepete bi okuyalım bakalım denerek atılan kitap :) sığ, bayat ve basit hikayelerin toplandığı bir eser. gittim. gördüm, olmuştu. gibi cümleler, edebi bir sonuç beklemeyin. Çeviri hataları ve anlatım bozuklukları akışı bozuyor. bide kokulu kitap okurken benim midem bulanıyor. Reel anlamda bulanıyor ve rahatsız oluyorum. Daha doğrusu oluyormuşum. Bu kitap-çık ile öğrendim :)
Baskı: Er Mektubu Görülmüştür
bi lapa etmeden pilavın nasıl yapıldığını birde ergenekon ve balyoz davalarını şu anlayamadım gitti. Hesap verecekler!
Baskı: Sevgi Bağı
Ölümün kıyısından dönen homeros'un sımsıcak yaşamını konu ediniyor. ''sevgi güzelleştirir'' diye boşuna dememişler. Beni en çok etkileyen bölümlerden biri de 11 eylül saldırılarını konu edindiği sayfalardı. Belki yaşanan onca acı yerinde gwen'in ki deve de kulaktı. Normal insanlara göre bu böyledir ama o evde mahsur kalan kedi sahipleri için kardeştir, evlattır. Asla bir evcil hayvan değillerdir.
Baskı: Konstantiniyye Oteli
Öğrenci imkanlarıyle elektirik faturasının bir kısmının gömüldüğü kitap. Alacağım gece sevinçten uyku uyuyamamıştım. Final döneminin devreye girmesiyle 1 ayda ittire kaktıra okuduğum kitap. Beklentim çok üst seviyedeydi. Bana göre kitabın sonu çok aceleye getirilmiş. Bir de siyasi kaygılarla yazılan akabinde kendi düşüncesini ve yorumlarını okuyucunun kafasına balyoz gibi indiren içerikten pek hoşlanmıyorum. Benim için hüsrandı.
Baskı: Kedi Beni Çağırıyor
Hani bazı kitaplar vardır. kapağı çeker, ismi hoşunuza gider. Yoldan geçerken alıverir çantanıza koyarsınız. Eve getirip kitaplığınıza koyar unutursunuz. Sonra o kitap beni okuu diye bağırmaya başlar alır önyargıyla başlar, beyninize inen balyoz darbeleriyle kitabın bittiğinin farkına varmazsınız ya işte öyle bir kitap. Bitme bitme, kediye noldu, katmergüle ne oldu ??? öncelikle teknik açıdan mükemmel, benim sevdiğim tarzda senli benli lafı gediğine koyan bir anlatım. Klasik romanın tersine ban ban yüzüne bağıran acı gerçekler, gerçek hayatlar. Çıldırışlar... Kimesizliktan çıldırmak, yapmam denileni yapabilecek kadar aklını oynatmak. O kadar sıcak ki. Çok satanlar listesinde o kadar abuk bubuk kitaplar varken bu kitabın safdışı kalması beni çok üzdü. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen orhan pamuk falan cebinden çıkarır 5e böler. çok etkilendim, sinirlendim, birolun ümüğünü sıkasım geldi. Okursanız hayata farklı bir pencereden bakacaksınız
Baskı: Hayvan Çiftliği
domuz napolyona stalin demişler ama bu bildiğin ismini vermek istemediğim bi zaat
Baskı: Benden Selam Söyle Anadolu'ya
Kitaba başlamadan önce hakkında biraz araştırma yaptım. Bu da bende önyargılar yarattı. 1. Dünya savaşı ve kurtuluş savası sırasında tek hedefi sevdiği kızla evlenmek olan sıradan bir rum köylüsünün yaşadıklarını anlatmakta. Rumlara karşı türk cephesinde, türklere karşı rum cephesinde savaşan, hürriyet uğruna kullanıldıklarını sonradan farkeden bir insanın öyküsü.İki tarafta birbirine çektirmiş.
Baskı: Serenad
50. sayfa, 60. sayfada sıkılıp yarım bırakırsanız hayatınızın en büyük hatalarından birini yapmış olursunuz. Mükemmel ötesi bir kitabı bitirdikten sonra kendinizi boşluğa düşmüş gibi hissedeceksiniz. o kadar olayların içine çekiyor ki.. Bu kitabı okumayan insan bana göre ölü bir insandır. vıcık ve salaş bir aşk romanı değil. yakın tarihe dair olayları araştırmanıza sebep oluyor, mükemmel vakit geçirmemin yanı sıra öğrendiklerim de cabası.