
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Tarih Sümer'de Başlar
Çeviri pek hoşuma gitmedi. Bir kaç defa okumak zorunda kaldığım cümleler çok oldu.
Baskı: Türklerin Tarihi Pasifikten Akdeniz'e 2000 Yıl
Sade bir dille yazılmış ve akıcı bir şekilde okunuyor. Haritalar ilgili sayfalara dağıtılmış olsa daha iyi olurmuş.
Baskı: Leyla ile Mecnun
Diziyi seyretmemiş olsam bu kadar eğlenemezdim.
Baskı: Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı
Okul çağına gelmiş çocuğu olan tüm ailelerin hemen okuması gereken bir kitap.
Baskı: Seks ve Ceza
Cinsellik ve inançlarımız konusunda nereden geldiğimizi görmek adına iyi çalışılmış bir kitap. İnsanlık kan dökmek için her zaman bir bahane buluyor kendine.
Baskı: Matrix ve Felsefe
Felsefe meraklıları için Matrix, !3.Kat ve eXistenZ filmlerini izlemeden veya izledikten sonra okunması gereken kitap. Bazı makalelerde fazlaca akademik bilgi verildiğinde sıkıcı olabiliyor.
Baskı: Cennetin Doğusu
Kimi zaman insanın kafasında ışıklar birden yanıverir. Hemen herkese olur bu. Aydınlığın gittikçe büyüdüğünü, dinamite yaklaşan tutuşturulmuş bir fitil gibi ilerlediğini duyarsınız. İnsanın karnını ağ gibi saran bir duygu, sinirlere, kollara yayılan bir sevinçtir bu. Teninizde, havanın dokunuşunu duyarsınız. Derin derin aldığınız her soluk, size büyük bir tat verir. Başlangıçta, gerine gerine esnemenin hazzını verir insana. Beyninizde bir şimşek çakar, gözlerinizin ötesinde bütün dünya ışıl ışıldır. Yaşantınız kurşun gibi geçmiş, topraklarınız, ağaçlarınız karanlık ve sıkıntılı olabilir. Olayların en önemli olanı bile silik ve renksiz gelebilir, ama sonra birden o ışık… Bir ağustosböceğinin şarkısı kulağınızı okşamaya başlar, toprak kokusu bir türkü gibi genzinize dolar, gözünüz bir ağacın altında titreşen ışıklarla okşanır. O zaman insan ileri atılır, bir sel gibi boşanır, ne kadar aksa tükenmez. Bana göre, bir adamın yeryüzündeki önemi, kafasında çakan bu şimşeklerin gücü ve sayısıyla orantılıdır. Gerçi öznel bir şeydir bu, ama bizi dünyaya bağlayan da budur. Bütün yaratıcılıkların anasıdır. Ve insanlar arasındaki farklılığın da ölçüsüdür. ------------------------------------------- Ve ben şuna inanıyorum ki, bireyin özgür ve araştırıcı bilinci, dünyadaki en değerli şeydir. Ve ben, insan bilincinin, istediği yönde, başkalarınca yönetilmeden, özgürce ilerlemesi uğrunda savaşacağım. Bireyi kısıtlayan ya da yok eden her hükümete, her dine ve her düşünceye karşı savaşacağım. İşte ben buyum, bunu yapacağım. Bir kalıp üzerine kurulmuş bir sistemin, özgür düşünceyi yok etmek istemesini anlayabilirim, çünkü özgür düşünce, araştırıp eleştirerek o sistemi yıkabilecek tek güçtür. Bunu anlıyor ve bundan nefret ediyorum. Bizi, yaratıcılıktan yoksun olan hayvanlardan ayıran tek şeyi korumak için onunla dövüşeceğim. O ışık ölürse, bizler de yok oluruz. --------------------------------------- - “Ama kanları.." - “Ben, kana filan pek inanmam,” dedi Samuel. “Bence, bir adam çocuklarında iyilik ya da kötülük görüyorsa, bu, onlara ana rahminden çıktıktan sonra kendisinin aşıladığı şeylerdir.” - “Ama bir domuzdan da bir yarış atı çıkaramazsın ya.” - “Hayır,” dedi Samuel. - “Ama çok hızlı koşan bir domuz çıkarabilirsin.” -------------------------------------------------- Şuna inanıyorum ki, her insan, yüzeydeki bütün zayıflıklarının altında, iyi olmak ve sevilmek ister. Gerçekte, kötülüklerin çoğu, sevgiye kısa yoldan ulaşmak için harcanan çabalardır. Bir adam öldü 463 mü, yetenekleri, etkinliği, dehası ne olursa olsun, eğer sevilmeden ölmüşse, yaşamı boşa gitmiştir, ölümü soğuk bir dehşet olur. Bana öyle geliyor ki, siz ya da ben, iki düşünceden ya da davranıştan birini seçmek zorunda kaldığımızda, ölümü hatırlamalı ve ölümümüz dünyada üzüntü uyandıracak bir biçimde yaşamaya çalışmalıyız.
Baskı: Şafak Tapınağı (Bereket Denizi #3)
Kitabı okumadan önce budizm, hinduizm ve uzakdoğu mimarisi üzerine bir şeyler karıştırmış olmak sanırım kitabın daha kolay okunmasını sağlayabilir. İlk iki kitaba göre tempo biraz düşüyor ancak sonlara doğru dördüncü kitap için merak artıyor insanın içinde.
Baskı: Boyalı Kuş
Okurken, nefes alıp yaşayan canlılar arasında insan olarak dünyada bulunuyor olmaktan utanacağınız bir kitap... :(
Baskı: Mai ve Siyah
Ağır ve ağdalı bir dil. Okumakta zorlandım. Ahmet Cemil'in hayatın gerçekleriyle tanışması çok acı oldu. Sahi neydi gerçek olan bu adamın hikayesinde?
Baskı: Cesur Yeni Dünya
- "Yaşları ilerledikçe insanları dine yönelten şeyin ölüm ve ölümden sonraki şeylerin korkusu olduğunu söylerler. Fakat kendi deneyimim beni şu inanca yöneltti: böyle korku ve düşüncelerden apayrı olarak, dini duygular biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterirler, çünkü ihtiraslarımız ateşini yitirdikçe, hayal güçlerimiz ve duygularımız köreldikçe aklımız daha rahat işler hale gelir, bir zamanlar aklımızı çelen imgeler, arzular ve heveslerden arındıkça Tanrı, gizlendiği bulutların arasından görünür, ruhumuz bütün aydınlıkların kaynağı olan bu varlığı hisseder , görür ve ona yönelir, bu yöneliş doğal ve kaçınılmazdır; duygular dünyasına canlılığını ve cazibesini veren her şeyi artık yitirmekte olduğumuz için, o muazzam varoluş artık içsel yada dışsal etkilerle desteklenmediği için, kalıcı bir şeye, bizi asla yanıltmayacak bir şeye tutunma ihtiyacı hissederiz -bir gerçekliğe, mutlak ve ebedi bir gerçeğe tutunmak isteriz. Evet, kaçınılmaz bir biçimde Tanrı'ya yöneliriz; bu dini duygu, doğası gereği öyle saftır ve bunu yaşayan ruha öyle bir mutluluk verir ki, diğer bütün yitirdiklerimizi telafi eder." - "Namusluluk için bir gerekçeniz olurdu!" dedi Vahşi. Utançtan bir parça yanakları kızardı. "Fakat namus demek tutku demektir, namusluluk demek sinirsel gerginlik demektir. Tutku ve sinirsel gerginlik ise istikrarsızlık demektir. İstikrarsızlık demektir. İstikrarsızlık ise medeniyetin sonu demektir. Bolca tensel günah olmadan kalıcı bir uygarlık kuramazsınız."
Baskı: Tanrılar Okulu
Başlangıçtaki heyecan ortalara doğru azaldı. Yeni bir dalga gelmeyince son bölümleri okumak biraz uzun sürdü. Okunmalı mı? Evet.
Baskı: Kör Baykuş
"Hayallerim, düşüncelerim yeryüzü nesnelerinin ağırlık ve ve bağlarından kurtuluyor, sessizlik ve huzur göklerine yükseliyordu. Bir yarasanın yaldızlı kanatlarına koymuşlardı da beni, boş ve parıltılı bir dünyada engelsiz yasaksız uçuyordum sanki. Öyle derin ve keyifli bir haldi ki bu, ölümün verebileceği keyif, onun yanında pek küçük kalırdı. "
Baskı: İnsan Ruhunun Simyası
"...Kryon sizi sık sık Musevilerin soyuna geri götürmektedir. Bu grup bu dünya üzerinde benzersiz bir niteliğe sahiptir, onlar astral olarak saf-soydur.... ". dedi Kryon ve benim için kitap bitti. Halbuki seriyi tamamlamayı düşünüyordum.
Baskı: Bir Çift Yürek
Güzel vakit geçirdim. Gerçek olup olmadığı net olmasa da insan gerçek olmasını arzuluyor.