
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hakan günday
Yeni bir binyılın arifesinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı’nda çalışan Zamir’in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır? “Demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. Demek ki Samanyolu ve içindeki güneş ve etrafındaki dünya…

Yazar: hakan günday
Yeni bir binyılın arifesinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı’nda çalışan Zamir’in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır? “Demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. Demek ki Samanyolu ve içindeki güneş ve etrafındaki dünya…
10/10Hakan Günday okumak, bir zihin alıştırması yapmak gibi. Hiç tahmnin edilemeyecek köşe vuruşlarıyla Zamir, her zamanki gibi dili ile kuvvetli, olay örgüsü ile çok sürükleyici bir anlatıma sahip. Ben zevkle okudum.

Yazar: hanif kureishi
Hanif Kureishi, çağdaş kalıplara oturttuğu öykülerinde sevgisiz, yitik ve boşlukta kalmış bir kuşağı anlatıyor. 60lı 70li yıllarda büyüyen, 80li yıllarda ayaklarının altındaki zemin kayan, 90lı yıllara kırık hayallerle giren pop çağının çocukları, bu öykülerin kahramanları. Melankoliye yatkın, duyarlı yapılarına karşın acımasızlığa hazırlıklı olan, yeni ve daha iyi bir yaşama başlayabilmek uğrun…
8/10Kureishi, evrenin çeşitli noklatalarından, anları alıp önümüze sunuyor. En gerçek, en savunmasız halleriyle kadın ve erkekler bu öykülerin karakterleri. Korkuları, endişeleri ve vazgeçişleriyle belki kayp bir kuşak gibi ama diğer yandan ceplerinde her zaman taze bir ıslık var bir bahar sabahı salınm

Yazar: hanif kureishi
Hanif Kureishi, çağdaş kalıplara oturttuğu öykülerinde sevgisiz, yitik ve boşlukta kalmış bir kuşağı anlatıyor. 60lı 70li yıllarda büyüyen, 80li yıllarda ayaklarının altındaki zemin kayan, 90lı yıllara kırık hayallerle giren pop çağının çocukları, bu öykülerin kahramanları. Melankoliye yatkın, duyarlı yapılarına karşın acımasızlığa hazırlıklı olan, yeni ve daha iyi bir yaşama başlayabilmek uğrun…

Yazar: ısabel allende
Clara del Valle neden dokuz yıl konuşmadı ve öldüğü zaman nasıl oldu da annesinin kesik başıyla birlikte gömüldü? Şilinin seçimle gelen ve askeri darbeyle yıkılan solcu Başkanının son saatleri nasıl geçti? Nobel ödüllü büyük Şair Pablo Nerudanın cenaze töreni nasıl bir gösteriye dönüştü? Bunlar, Isabel Allendenin bu ilk romanında yer alan ilginç olaylardan bazıları. Şilili yazar Isabel Allende, L…


Yazar: füruzan
“Gece Yarısı Mavisi” Füruzan’ın “Parasız Yatılı” (1971) kitabındakilerden önce dergilerde yayımlanmış ilk öykülerini kapsıyor. 1956-1962 yılları arasında dönemin belli başlı edebiyat dergilerinde (Seçilmiş Hikâyeler, Yenilik, Türk Dili, Pazar Postası, Yeditepe, Dost) yer almış on altı öyküden oluşan kitabı Olcay Akyıldız ve Bilge Ulusman hazırladı. 2023 yılında son öykü kitabı Akim Sevgilim il…

Yazar: aslı perker
Frigyalı bir köle olarak doğduğu hayatı, stoacı bir filozof olarak tamamlayan Epiktetos'un sadelik, akıl,güven,seçme özgürlüğü, an'ı yaşama ve huzur üzerine inşa ettiği basit ama köklü felsefesi, günümüz insanının anlam arayışına iki bin yıl öncesinden ışık tutmaya devam ediyor hala...
Bilim kurgu gibi biraz, belki biraz daha volümlü olsalar minik romancıklara dönüşebilirler ama bu halleri ile bir defterin rastgele sayfalarına yazılmış kısa taslaklar gibi hissettirdi bana.

Yazar: mahir ünsal eriş
Radyonun sesi duyulmaz, bağ evinin ışığı görünmez olunca ara ara duyulan kesik inlemeler geldi kulaklarına. Fikret korktu. Bok vardı gecenin bu saatinde bu saçmasapan şeylere kalkışacak, hem de iki şişe büyüğü gözünün yaşına bakmadan bitirmişken. Sesi Hilmi de fark etti. "Hocam, bu hayvan inlemesi mi, birileri iş mi tutuyor yoksa bağlık arasını bulmuş da?" diye sordu. Hocam diyerek ikis…
6/10Ben çok akamadım hikayenin içinde. Oradan oraya atlayan anlatımdan yoruldum, kızın karakterini çok lüzumsuz buldum. Kısa öykülere dönüştürülebilir gibi geldi ama bir roman bütünlüğü hissettirmeden bana.

Yazar: eduardo galeano
Eduardo Galeano, dünya denen cangıla bu kez ömrünün son dalışını gerçekleştirip hepimizi derinden sarsan küçük hikâyeler avlıyor... Eşitsizliğin, şiddetin ve adaletsizliğin gemi azıya aldığı geçtiğimiz o uzun yüzyılın dökümünü, sevgi ve mizah yüklü sözcüklerle aktarırken, direnişin ve düş gücünün de yaygınlaştığını, insanlıktan her şeye rağmen umut kesmememiz gerektiğini bir kez daha vurguluy…

Yazar: mihail bulgakov
Sovyet edebiyatının önde gelen adlarından olan Mihail Bulgakov, yapıtlarının çoğunda Sovyet bürokrasisini eleştirdi; bu nedenle Sovyet otoriteleriyle pek çok kez karşı karşıya geldi, yazdıkları sansürlendi. Yazarın Usta ile Margarita adlı dev yapıtı ise, kendi sağlığında değil, ölümünden yirmi altı yıl sonra, 1966da yayınlandı. Üstelik yaklaşık seksen sayfası çıkarılmış olarak. Yayınladığımız bu…

Yazar: hannah kent
1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi. Koskoca toplumda ona kulak verec…

Yazar: hannah kent
1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi. Koskoca toplumda ona kulak verec…

Yazar: emrah serbes
"Üzülme baba," dedim, "alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Ben de çalışırım bundan sonra, söz, alırız bir ev daha." "Ona üzülmüyorum ki ben," dedi babam. "Her ay evin taksitini ödedik de ne oldu. Bak, uçup gitti elimizden balon gibi. Keşke seni ağlatmasaydık çocukken. Keşke sana o akülü arabayı alsaydık." Güzel olmak…



