BU
@BurcuDurmaz

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Jane Eyre
9/1018.08.2014

Baskı: Jane Eyre

Yeşil Kiraz
6/1009.06.2014

Baskı: Yeşil Kiraz

Bendeki baskısında bir çok hata vardı. Virgüller gereksiz yere kullanılmıştı. Bir satırı iki kere yazmışlardı. Ayrıca mantık hataları da vardı. 47. baskıya gelmiş kitapta böyle hatalar bence normal değil. İnsan biraz dikkat eder. Kiraz biraz saçma davranışlara sahip gibi geldi bana. Ayrıca küçüklüğü daha iyiydi, büyüdüğü zaman kitap sıkıcılaştı

Semerkant
9/1022.05.2014

Baskı: Semerkant

Sırça Fanus
10/1008.04.2014

Baskı: Sırça Fanus

Gerçekten çok iyi bir kitaptı. Esther gibi düşündüm kitabı okurken. Hatta Esther oldum. Karamsarlığı, intihar düşünceleri, deliliği... Çok tanıdıktı. Benim içimde gizlenmiş asıl düşüncelerimi yansıtmıştı. Ya da açığa çıkan düşüncelerimi doğrular nitelikteydi. Kitabı okurken en güzel şey de Sylvia'yı da görmemiz. Yaşanılan olayların hepsini belki de Sylvia yaşamamıştır ama düşünceleri kesinlikle başka olaylarda yaşanmıştır. Esther olmak istedim. Herkes okuduğu kitapta mutlu sonla biten ya da rahat bir yaşam süren karakter olmak isterken ben Esther olmak istedim. Delilerle iç içe yaşamak, doktorları kandırmak istedim. Bunu ciddi olarak düşünüyorum da. Sylvia kesinlikle benim favori yazarım.

Baskı: Tanrının Unutulan Çocukları

Bence çok iyi bir kitaptı. Arkadaşlığı iyi anlatmıştı. Ayrıca Jasper karakterine bayıldım ya! Öneririm, okuyabilirsiniz.

Baskı: Köpek Düşleri (Wolfe Brothers #1)

Yazarın bu kitabını okuduğumda hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim. Kitap hırsızı ve Hiç Kimse Sıradan Değildir'in yanında o kadar sönük ve o kadar öylesine yazılmış ki onları yazan nasıl olur da bunu yazabilmiş diye düşündürüyor insanı.Gerçekten! Ya o iki kitap tesadüftü ya da bu kitap gerçekten öylesine yazılmıştı. Yine de okunabilir bir kitap. Bazı kitaplar o kadar sıkıcı oluyor ki ileriki bölümlerde düzeleceğini bilen ve okumayı çok seven ben bile sıkılıyorum ama Allah'tan bu kitapta o olmadı. Yani bu anlamda benden 5 puan aldı. Ve son bir şey daha! Yanlış hatırlamıyorsam İt Dalaşı diye bir kitabı daha vardı. Şimdi, onu almak istiyorum ama korkuyorum açıkçası sizce almalı mıyım?

Kitap Hırsızı
10/1017.12.2013

Baskı: Kitap Hırsızı

Kitap çok güzel ama heyecan açısından Hiç Kimse Sıradan Değildir daha güzel kitaptı. Yani Kitap Hırsızı daha güzel demişlerdi de o yüzden yazayım dedim. İlk olarak. Kitabın sonlarında ağladım. Kitabın içeriği hakkında fazla yorum yapmak istemediğimden nedenini yazmayacağım. Ayrıca Max ve Liesel'in dostluğu çok hoştu. Sonra Rudy ve Liesel dostluğu da tabi ne kadar dostlarsa :D Ay Rudy deyince ağlayasım geliyor. Daha faazla bir şey yazmak istemiyorum. Çok güzel bir kitaptı ama her zamanki gibi beklentileri yükseltmek istemediğimden herkesin okuyabileceği bir kitap, öneririm diye yazımı sonlandırıyorum.

Baskı: Hiç Kimse Sıradan Değildir

Gerçekten okunmaya değer bir kitap. Kitabın her satırını okurken içimde heyecan vardı. Bir sonraki cümlede neler olacağını tahmin etmek kolay değildi ve bu kitabı elimden bırakmamam için bir sebepti. Yazarın anlatım tarzı da olayların akışını çok iyi anlatmıştı. Markus Zusak'dan okuduğum ilk kitap olduğu için karşılaştırma yapamayacağım diğer kitapları ile ama bu kitap gerçekten harika! Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca size bir şeyler katan bir kitap. Not: Olumlu eleştirilerden dolayı lütfen beklentinizi yüksek tutup kitabı okuduğunuzda hayal kırıklığına uğramayın.

Gül ve Avcı
8/1009.12.2013

Baskı: Gül ve Avcı

Asude internetten de takip ettiğim başarılı bir yazardı zaten. Kitabının çıkması beni sevindirmişti hatta kitabı almaya gittiğimde heyecanlanmıştım. Kitabı da alır almaz okumaya başlayamadım zaten çünkü araya zaman girmesini istemedim. Ne yazık ki buna engel olamadım. Araya zaman girerek okuduğum için açıkçası bana mükemmel gelmedi ama yine de beklentimin üstündeydi. Özellikle kitabın başı ve sonu. Aslında mutlu sonları sevmem ama oradaki espriler falan hoşuma gitti. Bu tarzda yazılmış kitaplarda genellikle duygusallık ağır basar, hatta bu tür kitapların hiçbirinde ben güldürecek bir yere rastlamadım. Her neyse... Eğer ki kitabı araya zaman girmeden okusaydım daha çok beğeneceğime emindim. Yine de beğendim çok beğendim. Yalnız ben en çok Albert karakterini beğendim. Belki de bu aşka vesile olduğu içindir. Açıkçası Julian'ın aşkım seviglim falan demesi bana yapmacık geldi. Onun buz gibi gözleri sanki buna engeldi. Ya da ne bileyim sanki biraz daha zaman içinde gerçekleşebilirdi. Mesela Albert'ın anne demesi gibi. Neyse yorumum bu kadar. Ben en çok pabucumun ajanını merak ediyorum. Umarım o da en kısa zamanda okurlarla buluşur.

Baskı: Şeker Portakalı (Zeze, #1)

Bu kitap herkesin okuması gereken bir kitap. Bir çocuğun, özellikle farklı bir çocuğun dünyasını anlamanın en iyi yolu bu kitaptan geçiyor.

Anna Karenina
10/1022.10.2013

Baskı: Anna Karenina

Kitabın kapağını kapattığınızda durup şöyle bir düşündüğünüzde Vay be! diyebiliyorsanız o kitap gerçekten güzeldir. İşte Anna Karenina da o kitapların başında geliyor. Ben Anna karakterini de Vronski karakterini de sevmedim ama. Kitty ve Levin daha iyiydi bence ve daha samimiydiler.

Sergüzeşt
4/1008.10.2013

Baskı: Sergüzeşt

Kitabın konusu sıradandı ve bence yazar cümlelerini uzatmak için uğraştıkça uğraşmış. Acaba benim okuduğum kitap bunun bir kısaltması mıydı? Çünkü aşık olmaları oldu bittiye geldi.

Savaş ve Barış
10/1025.07.2013

Baskı: Savaş ve Barış

Şu anda 140. sayfadayım. Kitabı pek beğendiğimi söyleyemem ama yine de okunuyor kendini okutturuyor. Sanırım henüz! beğenmeme nedenim kitabın çevirisi ve bir de Anna Karenina'dan sonra okumuş olmam. Onun dışında bazı olaylar çok oldu bittiye gelmiş ve bu olaylar da sonradan karşılaşacağımız olaylar. Bence akılda kalması için biraz daha söz edilebilirdi ama yine de kitabı bitirmeden kesin bir yargıya varamam. Belki anlatılacaklar içinde o kısımlar o kadar önemsizdir ki yazar bahsetmek istememiştir. Belki de yayınevi kitabı kısaltmıştır çünkü 548 sayfa ve yorumlardan birinde 1000 sayfadan falan söz ediyordu. Sanırım kitabın başka çevirilerini de okumak gerek. - Kitabı bitirdim, hakkındaki düşüncelerim de değişmiştir. Gerçekten güzel kitap ama keşke yayınevi çeviriyi güzel yapsaydı, yazım yanlışlarına da dikkat etseydi. Benim okuduğum kapak bu sitede yok ama iyi ki de yok yani çok yazım yanlışı vardı. Her neyse ben en çok Sonya'ya üzüldüm ve onun için ağladım bir tek. Diğer karakterleri sevemedim pek. Mariya özellikle en nefret ettiğim karakterler arasında Nikolay ile birlikte. Petya'ya da üzüldüm o da çok heyecanlı bir çocuktu. Yalnız Vera'dan pek söz edilmedi. Kont ölüce falan hani bir gelseydi baksaydı, onlar çekildi ortalıktan. Sonra Boris de kayıplara karışanlar arasında. Bilmiyorum belki yazar onları güzel bir şekilde çıkarmıştır aradan ama bu kısaltılan kitap olduğu için atlanmıştır.

ÖncekiSayfa 1 / 3Sonraki