
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Antik Yunan'da Mitoloji
Gezip gördüğüm yerlerdeki tapınaklara hayran olarak yöneldiğim mitolojik hikayelerin derlenip öykü biçiminde sunulduğu kaliteli bir kitap. açıkçası roman okur gibi okutturuyor kendisini. hele de mitolojiye ilgisi olanları kendisine çekecek nitelikte. resimlerle de desteklenmiş ilgi çekiciliği arttırılmış. kağıt baskısı da kaliteli severek okuduğum bir kitap oldu. bilgilendirici ve yönlendirici yanları çok. bu açıdan kılavuz gibi. ancak çok fazla mitolojik öykü, olaylar dizisi ve isimler var. dolayısıyla bir kerede her şeyi sindirebileceğiniz bir kitaptan ziyade sık sık bakacağınız bir rehber olarak hikaye sözlüğü gibi adlandırabiliriz. mitolojiye başlamak isteyenler için de oldukça tercih edilesi bir seçenek.
Baskı: Fakir Kene
Sözcüklerle insanı rayından çıkaran çok değerli bir şairimizi daha keşfetmek. geç keşfetmenin mahcubiyeti ama keşfedip tanımanın, kalbindeki hissiyatların bir tanığının var olduğunu fark etmenin mutluluğu :) şöyle binlerce kitabın ve şiirlerin yerinden sıyrılarak yatağımın başucuna, Didem Madak'ın Ah'lar Ağacı kitabının yanında hızla yer edinir kendine. şarap içme ve gitarınız varsa gitarınıza sarılma isteği uyandırabilir :) sözcükler ve notalar kadar sarhoş edici başka bir şey var mıdır ki dünyada? bunu en iyi şairlerimiz kanıtlamıyor mu birde müzisyenlerimiz?
Baskı: Aşk ve Ölüm - Kendi Ağzından Afrodit'in Hikayesi
"Ben güzellik ve aşk Tanrıçası...Yunanlıların Afrodit Romalıların Venüs dedikleri ölmezlerin en güzeli... Yeryüzünde hayatın ve çoğalmanın sebebi... Ben, güzellik ve aşk Tanrıçası Afrodit. Çevrenizde gördüğünüz ve güzel bulduğunuz her şeyi size veren tanrıça olan ben... Sevgisiz bir kalbe aşk, solmuş bir güle can verebilen ben... Gecenin karanlığını aşk aleviyle sarıp aydınlatan... Aşkın yolu, ateşin koru olan ben... Aşka aşkla fısıldayan ben..." Afrodit !! Ölümsüz ve Olympostaki muhteşem saraylarında canı sıkılan tanrılara da yeryüzünün ölümlü canlılarının hayatına rengi de karanlığı da Neşe'yi de ıstırabı da Sevgi'yi de sevgisizliği de getiren tanrıça. Hem merhamet hem acımasızlık dolu. Hem seven hem sevdirtmeyen tanrıça. Hem güzel olduğu için göz kamaştıran hem de güzel olduğu için acı veren tanrıça... Ne işler açtın şu fani başımıza...
Baskı: Neruda'nın Postacısı
Filmini büyük bir keyifle izlediğim kitabı raflarda ilk gördüğümde okuma heyecanı bastırmıştı. uzun süre önceliğimi başka kitaplara verdiğimden okumayı ertelediğim ama en sonunda dün kütüphaneme kattığım bugünde başlayıp birkaç saatte bitirdiğim bir kitap oldu. postacı Mario ile ünlü şair Pablo Neruda arasında gelişen arkadaşlık hikayesinin arka fonunda Şili'yi de anlatan sizi içine çeken bir roman. ben keyifle okudum.
Baskı: Penelopia
Odysseus'un karısı ve Troyalı güzel Helena'nın kuzeni İkarous'un kızı Penelope'nin size söyleyecekleri var. zaten birinin kızı birinin sadık eşi güzeller güzeli birinin kuzeni akıllı ama çirkin sayılan Penelope'nin bu iyelik ekleriyle dolu hayat hikayesini özneleştiren kitapta Penelope size sesleniyor. hikayesini bir de kendi öznelliği üzerinden kendi bakış açısından anlatıyor. Margaret Atwood çok iyi bir iş çıkarmış bu yapıtıyla. oldukça da akıcı insanı içine çeken bir üslubu var.
Baskı: Anadolu Tanrıları
Eski Yunan efsanelerine ve özellikle Tanrılara ilgi duyuyorsanız sizin için bilgilendirici bir kitap. benim eski Yunan efsane ve tanrı ve özellikle tanrıçalara olan ilgim gezmek ve antik kentlere olan ilgimi keşfetmekle oluştu. Mitoloji okumadım şu zamana kadar binlerce kitap okumama rağmen. ancak gezip görmek isteklerim ve gittiğim gezdiğim yerlerde buraların efsanelerini, halkların tapındıkları tanrıçaları ve mitosları öğrenme arzusu doğurdu bende. Bu alana yeni yöneldiğimden çok bir bilgim yok ancak bu kitapta ilginizi merakınızı giderip sizi yönlendirebilecek keyifli bilgiler içeriyor. Zeus'un alnından doğan Athena, ana tanrıça Kybele, denizler tanrısı Poseidion, kısacası Olymposlu Tanrıları kısa kısa anlatmasının yanında diğer tanrılara da değindiği bölümler mevcuttur. anlatım dili akıcı ve ilgi çekicidir kitabın. ben keyifle okudum.
Baskı: Yaban
filmini iki kere izlememe, bütün hikayeyi bilmeme rağmen çok keyifle okuduğum kendimden hissettiklerimden birçok şey bulduğum bir kitap oldu. bu otobiyografik roman birçok kişisel gelişim kitabından daha değerli benim gözümde. yol hikayelerini, yollarda deneyimlenen herşeyi çok önemli buluyorum. o bambaşka bir psikoloji yola çıkmak. bir yere gitmek. doğaya ve kendine sığınmak. kendini affetmek. yaşadıklarınla barışmak. bir yandan iç dünyanı bir yandan dünyayı yaşadığın çevreyi soluduğun havayı tanımak. yası büyük bir güce çevirmek. hele de bunu koca bir sırt çantasıyla uzun ve zorlu bir yolda bir kadının yapıyor olması. takdirlik ve örnek alınması gereken bir deneyim. herkesin yapabileceği bir şey değil. bunun sebebi sadece güç ve kondisyonla ilgili değil yaşamı nasıl yaşamak istediğinle ilgili biraz da. düzen isteyen düzenli bir yaşam isteyen korunaklı bir yaşam biçimini arzulayan birileri için çok zor ve hatta daha tehlikeli olabilir. yolları mesken edinmiş, gitmeye, ve özgürlüğe bel bağlamış yürümenin sakinleştirdiği dolu dizgin ruhhallerindeki tutkulu ve biraz da sınırı geçmek isteyen insanlar için daha ideal görünebilir. yine de herkes yapamasa da herkesçe severek okunabilecek bir yapıt. sürüklüyor. yol hikayelerinden olduğundan bazen betimlemelerin sıklığı olay isteyen okuyucuları sıkabilir. ben her bir satırını büyük keyifle okudum bir tek başına gezmenin ve yolların keyfini yeni keşfetmiş bir kadın olarak. ilgisini çekenleri tatmin edeceğini umuyorum. keyifli okumalar :)
Baskı: Yaşamın Ucuna Yolculuk
Ah Tezer Özlü benim seneler önce doğmuş halim. sadece ondan daha umut dolu olduğum yaşlardayım. bu aralar zor tutarken kendimi yine yollara düşürecek bu kadın beni :) bu dünyaya fazla gelmişsin zaten. senin duyarlılığın edebiyatın yaşama baktığın nokta. durduğun yer. senin gibi değerlere çok ihtiyacımız var...
Baskı: Kaybolma Kılavuzu
denemeler biçiminde yola, kaybolmaya, uzaklığa, mesafenin maviliğine dair ilgi çekici konu başlıklarının olduğu güzel bir kitap. ancak herkesi tatmin edeceği söylenemez. yollara gezginliğe ilişkin daha özel ilgisi meyili olan ve edebiyat düşkünlerinde daha farklı etkiler yaratacağı söylenebilir. ben severek okudum
Baskı: Aşkın En Güzel Tarihi
Aşk her zaman en bireysel olan olgular arasında ele alınan ve hala üzerinde konuşulan modası geçmeyen bir olgu. gündelik yaşantımızı da oldukça etkilediği bir gerçek. kitap eksikleri olsa da ciddi bir araştırma geçmişi ve meslekleri olan insanların bilgi birikiminin yoğun olduğunu göstermesi, aşkın nasıl toplumsal ve politik bir olgu olduğunu, siyasal düşünce tarihinin aslında merkezinde yer aldığını göstermesi ve bütünsel bir tarihsellikle ortaya koyması açısından başarılı olmuş. bunu yaparken de akademik dilin yoğun kavramsallaştırma süreciyle dolu anlatımından uzak soru cevap şeklinde ikili diyalog ve bir nevi mülakat çerçevesinde hareket etmiş. oldukça akıcı bir üslubu var bu bakımdan. yazarın da dediği gibi aşkı ele almak aynı zamanda savaşı, iktidarı, dini ve ölümü de ele almak demektir. iki dönemdir kadınların tarihi ile ilgili avcı-toplayıcı toplumlardan antik çağlara, Rönesans denilen yanılsama dolu bir dönemden günümüze kadar ele alan bir süreci olabildiğince geniş bir literatürden okuduğumuz için bu kitapta okuduklarım bildiklerimle paralel gitti. kitap zaten prehistorik dönemden günümüze kadar içeren büyük bir tarihi dönemi irdeliyor. aşkın iki insan arasındaki ilişkilerin, devlet, ve ona eşdeğer otoriteler, toplum değer yargıları tarafından nasıl şekillendirildiğini irdeliyor. Yüksek Lisans ders döneminde yaptığımız tarihsel okumalarla paralel gittiği için bildiklerimi sağlamlaştıran bir kaynak oldu yalnızca. eksikleri de var. bir anlamda resmi tarih yazımından çok da ayrı gitmeyen bir düşünce biçimleri var yazarların. toplumsal cinsiyet kurgularını çok irdelemeden genelleştirerek bir anlatı sunmuşlar aşka, cinselliğe ve iki kişi arasındaki ilişkiselliğin siyasallığına dair. bu bir eksikliktir bana göre çünkü tarih yazımı kadınları özne olarak görmeyip daha çok kurban ve nesneleşmiş varlıklar olarak kurgular. buna karşı çıkmışlar cinsler arası eşitsizliğin varlığını hakkıyla teslim etmişler ancak perspektif eksikliği de olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. katıldığım ve eleştirdiğim yerleri olan bir kitap. ancak aşka yönelik hislerin tarihsel serüvenini okumak ve bilgilenerek öğrenmek için ideal bir kitap. Söylenecek çok söz var ancak tüm kitabı anlatmış olmak istemiyorum o yüzden son olarak yazarlardan birinin de belirttiği sava katılmadan edemeyeceğimi söylemek istiyorum. Aşk gerçekten de antidemokratiktir.
Baskı: Peter Camenzind
Herman HEsse'nin şiirlerinden sonra yazdığı ve benim okuduğum ilk kitabı. Oldukça edebi ve baş karakterin içsel monoloğu ruhsal doluluğu gezgin ruhlu yaşam tarzı benim için kitabı oldukça çekici kıldı. Okuması çok keyifli bir eser. Doğup büyüdüğü küçüçük kasabadan dünyaya yayılan ancak zaten kendi içinde bin dünya taşıyan biri Peter. Duygularıma hitap eden de çok anlatı yakaladım. Bu kitabı daha da sürükleyici yaptı benim için
Baskı: Ten ve Taş
Çok yönlü bir yazarın çok katmanlı neredeyse insanlık tarihinin tamamını kapsayan bir süreci beden kent ve toplum üzerinden inceleyen kitabı. Müzisyen ve araştırmacı bir insan olarak Sennet'in kitaplarında bu ikisinin bir birleşimini görüyorsunuz. Dili ritimsel bir akademik dil. Ancak çok teoriye kaçmayan rahatça anlaşılabilecek bir üslup. Sadece dikkatle ve özümsenerek okunmayı gerektiriyor ve bunu hak ediyor. Sennet'in kitapta kent mekanlarının büyük ölçüde insanların bedenlerinin yaşam biçimleri yoluyla şekillendiğini anlatmaktadır kendi deyimiyle. Ten ve taş başlığı insan bedeni ve kent ilişkisini açıklaması açısından oldukça iyi bir başlık. Arkadaşıyla bir sinema etkinliğine gittikleri anısıyla başlayan Sennet'in bölüm bölüm kent dokusunu ve insanın kendi bedeniyle ilişkisinin kentteki yansımalarını anlatmaktadır. Bedenin ne anlama geldiğini antik kentlerden günümüz kentlerine kadar getirmekte ve toplumsal dokuda bedenin ve kent olgusunun dönüşümünü anlatmakta bunların toplumsal sınıflara ilişkilere ve hareketlere etkisini tartışmaktadır. Vücut ısısının bile Nasıl bedenlerde bir ast-üst ilişkisi yarattığını bedenlere yüklenen anlamla yaşamın üzerine kurulan kentlerin yapısının etkileşimini toplumlar ve insanlar arasındaki dokunma korkusuna yol açan ayrışmaları rahatlık ve konforlul olgularının bedeni Nasıl Pasifize ettiğini kitlelerin pasif be aktif davranışlarına yol açan etmenleri beden ve kent anahtar sözcükleriyle irdeliyor. Eksik kalan yönleri vardır belki ancak çok değerli bir araştırma ve sosyal bilimlere ilgi duyan herkesçe okunmaya değer bir eser.