
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Lilith
yeni yazarlarla, yeni yazarların edebiyatıyla tanışmayı seviyorum. ufkunuzu genişletiyorlar. hiç yemediğiniz bir yemeğin tadını beğenebilir de beğenmeyebilirsiniz de ama mutlaka denemek gerekir. yani o beğenmeme riskini almak gerekir ki bir anlamı olsun. Yazarın anlatım biçimi, olay örgüsünü katmanlı bir şekilde en sonunda birbirine ustaca bağlayacak bir biçimde kademeli anlatışı hareket katmış kitaba. Laima. Cennetten Kovulduğu sanılan aslında gitmeyi kendi seçen Lilith. Adem'in ilk eşi. kitabın arkasında da yazdığı gibi gerçekten lanetlenmiş önyargılar duvarı arasında sıkışıp kalmış binlerce Lilitih ve Lamia'lar var ne yazık ki biraz iç burkan bir kitap. Ama kesinlikle keşfedilmeyi hak ediyor.
Baskı: Yetersiz Bakiye
Karin Karakaşlı'nın okuduğum bu ilk kitabını arkadaşlarımın tavsiyesiyle almıştım. İyi bir yazar ve derinlikli düşüncelerini duyarlılıklarını ve hislerini cümlelerine aksettirebilen, kelimelerle dans edebilen iyi bir edebiyatçı tanıdığım için memnunum. 12 yıllık süreçte yazdığı öyküleri içeren kitabı gerçekten yavaş ve sindirerek okunmayı isteyen iyiki yazılmış dedirten edebi eserlerden. cümlelerin ahengi etkileyici. tavsiye ederim. en kısa zamanda diğer kitaplarından da okuma yapacağım.
Baskı: Bekaretin "El Değmemiş" Tarihi
Bekaret toplumların ve kültürlerin en büyük tabusudur. kitap hiç var olmayan bir şeyin kadınlar için nasıl büyük tehlike arz ettiğini, ataerkil sistemi yürütebilmek için yaratılan toplumsal bir kurgu olarak bekaret olgusunun kontrol etme mekanizması olarak nasıl kullanıldığını derli toplu ve oldukça ilgi çekici bir şekilde anlatıyor. Bekaret denen şey aslında kadın vücudunda hiçbir işlevi olmayan bir zar üzerinden kültürel ve toplumsal normlara erkek /kuralcı(patriarkal) düzene uygun plarak nasıl yeniden üretilip baskı mekanizması haline getirildiğini anlatıyor. ayrıca Himen denen şeyin anatomik özelliklerini de açıklayan okunması gereken eserlerden. Önyargılı olmayıp okumak lazım. katılırsın ya da katılmazsın ama bilmek gerekli bu tabunun altında yatan milyonlarca yıllık derin ataerkil kültürel yapıyı anlamak için okunması gereken eserlerden.
Baskı: Gelmiş Bulundum
Söylendiği gibi Edip Cansever ismi bile yeter bir şiiri şiir yapmaya. yine birbirinden güzel şiirler, yine Edip Cansever mısraları... okunmaya hemde defalarca dönüp dönüp okunmaya değer ender kitaplardan biri :) dilerim ki şiirler hayatımızdan hiç eksilmesin
Baskı: Cinsel Şiddeti Anlamak
Cinsel Şiddeti Anlamak. hani anlayış göstermek anlamında değil yani NEDENİNİ ANLAMAK. Yani bunu bir kavrayalım da bu suça sebep olan olguları, temelde yatan patolojik,sosyolojik,psikolojik ve bilumum her türlü etkiyi ortadan kaldıralım bunu yasayla, söylemlerle insanı eğitmekle tecavüzü önleme ve kadını koruma kurumlarının kurulmasıyla desteklemeliyiz. daha kaç can yanacak kaç kişi kadın ya da erkek birinin zorla sahip olma dürtüsüyle saldırısına kurban gidecek? BİRİ NEDEN TECAVÜZ EDER Kİ?? NEDEN?? yazar tecavüzün hep bir kadın problemi olarak ele alındığını aslında bir erkek problemi olduğunu söylüyor. cinsel şiddetin sona erdirilmesi için hep kadın uyarılır, hep onun dikkat etmesi onun kontrollü olması gerektiği vurgulanır bazı çarpık zihniyetlerce. halbuki yazarın da dediği gibi tecavüz erkeklerin sorunudur aslında. bu şiddetin sona ermesi için de değiştirilmesi gerekenler kadınlar değil erkeklerdir. sorunun çözümü için de bu sorunu yaratan ve devam ettiren erkeklerin bu iğrenç eylemi gerçekleştirme neden ve amaçlarını incelemektir. sinirleriniz kaldırmasa da okumanız gerek. çünkü yaşıyoruz çünkü kadın olarak sürekli tedirgin ve korkuyla hareket etmek zorunda kalıyoruz çünküü İNSANLARIMIZI KADINLARIMIZI BAZEN ÇOCUKLARIMIZI bu hastalıklı suç yüzünden kaybediyoruz...
Baskı: Nefret Söylemi ve Nefret Suçları
Nefret Suçu ya da Nefret Söylemi nedir? Kökü nerelere dayanır? kimlere ya da neye karşı işlenir? bu gibi soruların cevabını toplumdan gerçek örnekler vererek anlatan yazılardan oluşan olması gereken bir araştırma kitabı olmuş. sadece sosyoloji okuyan ya da buna ilgi duyan insanların değil bence herkes tarafından okunması gereken bir kitap. dili çok fazla akademik ve anlaşılması zor kavram tartışmalarıyla dolu değil herkesin okuyabileceği akıcılığa sahip. Kitap belirli yazıların derlenmesi sonucu ortaya çıkıyor. belirli başlıklar altında Nefret Suçu Ve Nefret Söylemini farklı biçimlerden ve konulardan ele alıyor. ve birçok yazarın yazısı mevcut. kavramların kökenini tartıştığı gibi,Hrant Dink Cinayetine de değinip örnekler üzerinden de anlatma yoluna gitmiş. sadece hukuksal olarak değil sosyo-politik, etnik ve bir insan hakları sorunu olarak da ele alan başlıklar da var. Çevremizde çok fazla nefret suçu işleniyor.İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana sürüp giden bir durum ancak kavramsal olarak çok yeni bir tartışma bu nefret suçu ve nefret söylemi. bir suç işlenmese bile nefret söylemi o suça tuğla koyan en önemli basamaklardan biri.buna her gün her yerde rastlayabiliyoruz. Bir kişiye, sadece mensubu olduğu bir grup yüzünden ya da bir cinsel/cinsiyet kimliği yüzünden, tercihleri ya da farklılığı yüzünden uygulanan en yıpratıcı şiddet türlerinden biridir bu Nefret Söylemi. ve binlerce örneğimiz var bu suça yönelik. katliamlar, cinayetler, sırf bir başkası sizin gibi düşünmüyor sizin gibi hissetmiyor ya da sizin inandığınız şeye inanmıyor diye. farklılıklara, farklı düşüncelere, farklı yaşambiçimlerine,farklı etniklere, farklı cinsiyeylere, farklı cinsel tercihlere, farklı dini inançlara saygı duymayı öğrenmek, Nefret suçlarının ciddi anlamda kanıksanmış ve normalleştirilmiş olduğunu görüp farkındalığın artması için okunması zaruri olduğuna inandığım bir kitap.
Baskı: Tutkulu Perçem
Tutkulu Perçem ,Türk Edebiyatında farklı bir yere sahip, anlatımıyla birçok üslup biçiminden ayrılan çok değerli eserler veren Sevgi Soysal'ın ilk kitabıdır. Hatta yola çıkış öyküsüdür. Kitaplarında siyasal toplumsal ve cinsiyetçi ayrımlara da her zaman değinen Soysal'ın kurguladığı öyküler gerçeğin bunaltıcı yanını reddetse de insan yaşamı ve hisleri açısından gerçeklerden beslenir. Hikayelerinde satır aralarında anlattıkları konularda öykünün temeli kadar dikkat çekicidir. Bir karakteri derinlikli bir biçimde yaratıp hikayeye yerleştirebilmesine hayranım. çok değerli Türk yazarlarından biridir benim gözümde.
Baskı: Mahalleden Arkadaşlar
Burak Aksak'ın kuzeni olarak tanıdım önce. Düğün Dernek Çalgı Çengi İşler Güçler ve şimdide Kardeş Payı diye çektiği bir dizinin yönetmeni. Kitap onun çocukluğunu ve 9 yaşındaki çocuk bakış açısıyla mahalle ortamındaki arkadaşlarıyla çete kurma çabalarını mizahi bir dille anlatıyor. Akıcı bir dili ve merak ettiren bir hikayesi var. kafa dağıtmalık çabucak bitirebilecek bir kitap arıyorsanız ideal. ben çok zevk aldım okurken.
Baskı: Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
gerçekten güzel bir kitap. Roman salt bir aşk ilişkisi ve sadakat olgusunu tartışmıyor insanın kendisiyle çelişen his ve davranış biçimlerini, karakterlerini de derinlemesine çözümlüyor. arka planda da rus işgali ve çekler ile ilgili toplumsal olaylara da değinen roman kafanızı oldukça meşgul eden sorulara itiyor. ki bir kitabın düşünce dünyanızda sorgulama yaratması onun amacına ulaştığını gösteriyor. sık sık Tomas'a sinirlensem de hatta Tomas ve Franz'ın bu çok eşli yaşama arzularından rahatsız olsam da karakterlerdeki çelişkiyi ve derinliği iyi yansıtmış yazar. en çok da Tereza bir arkadaşıyla dans ettiğinde kıskanan Tomas'ın başkalarıyla birlikte olmasını doğasının ve yaşamının bir parçası sayıyor olması çok rahatsız etti beni özellikle de çok tanıdık geldiği için. okunması gereken kült eserlerden bana göre.
Baskı: Alexis ya da Beyhude Mücadelenin Kitabı
Kitap 1929 yılında çıkmış. Escinsellik kelimesini bir kere bile kullanmadan cinsel tercihini artık daha fazla saklayamayip karisina mektupla gercekleri anlatip ondan ayrilmaya çalışan Alexis' in hikayesi. Kitabi bu hafta kendini köprüden atarak intihar esen mehtap zengin haberi sayesinde paylaşan bir siteden gördüm. Trans oldugu icin cinsel tercihi heteroseksuelligi norm kabul etmis ve farkliliklara saygı duymayan ve bu saygi bi tarafa o insanlari otekilestirip onlarda baskı kuran kisileri eğitmedigimiz bu toplumsal kosullari degistirmedigimiz sürece insanlarimiz sırf bu agirliga dayanamayip kendilerinden caymaya devam edecek. Kendi ikiyuzlu ahlak yargilarinı(başkaları aynı ahlak yargılarını taşımak zorunda değil.saygı duymak şart) bir kenara bırakıp da önce insan olabilmek! Empati kurabilmek. Homoseksuelligi bi hastalik ya da sapkinlik olarak degilde bir tercih olarak görüp katilmasaniz bile buna saygı duyabilmek. İşte tüm mesele bu...
Baskı: Lilith'den Malala'ya; Kadının Adı Var
kitabın eksik ve yetersiz kaldığı noktalar olduğunu hissetsem de,düşüncelerini paylaştığı çoğu yerde şiddetli bir katılmazlık hissi yaşasam da kadınların varoluştan bu zamana kadarki tarihsel, sosyo ekonomik ve kültürel konumunu, değişim ve dönüşümü, binlerce yıllık verilen mücadalenin altyapılarını gerek dinler gerek edebiyat ve toplumlar açısından olsun bir kitapta derleyip bunu sunmaları güzel olmuş. biraz taraflılık ve milliyetçi yanların yükseldiğini hissetsem de metnin bütünselliğini bozmuyor. kadın sorunlarıyla ilgilenen ve buna duyarlı olan herkesin okumasını tavsiye ederim
Baskı: Eril Tahakküm
Piere Bourdieu çok önemli bir düşünür sosyolog. bizim bölüm açısından çok önemli bir yere sahip. eril tahakküm de isminden anlaşılabileceği gibi erkek egemenliğe dayalı baskıyla ilgili düşüncelerini toparladığı bir kitap. herkese hitap edemeyecek kadar keskin ve ağdalı bir dili var. yeni başlamama rağmen ve akademik dile oldukça yatkın olmama rağmen her zaman Bourdieu okumakta zorlanmışımdır.Bazen gereksiz derecede ağdalandırsa da dilini okunması gereken düşünürlerden. sosyolojiyle ve kadın araştırmalarıyla ilgilenen herkesin zaman ayırmasını hak edecek bir kitap.
Baskı: Gurur Ve Önyargı
can yayınlarından çıkan kitabını bir günde bitirdiğim, en sevdiğim romanlar sorulduğunda ilk başta söylediğim, aşktan ziyade insanın gururu ve önyargısının çevreye bakışındaki etkisini çok başarılı anlattığını inandığım en güzel klasik romanlardan. bu sefer de Türkiye İş Bankası yayınlarından okuyup hem eski bilgilerimi tazelemek hem de çeviri farkını incelemek istedim. 2014 de de en sevdiğim kitapla veda etmekte güzel bir rastlantı oldu. tekrar tekrar okunup incelenmesi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Jane Austen gündelik yaşamı edebileştirmekte oldukça usta bir yazar bana göre.
Baskı: Dinle Küçük Adam
Yazılmış en güzel en nokta atışı yapan kitaplardan. Alınıp herkes tarafından okunması ve uzerine çokça düşünülmesi gereken bir kitap. Derinliğe sahip. Hatta derslerde seminerlerde de bunlarla ilgii tartismalar konusmalar düzenlense çok iyi olur diye düşünüyorum.
Baskı: Tembellik Hakkı
Cok geçerli bir teori ortaya atamasa da yazar önemli br konuya deginmis:asiri calismanin/çalıştırilmanin carpikligina.. okunmayi gerçekten hak ediyo. Kapitalist uluslarin çalışan kesimi sömürüsü bu somuruye çalışanların kendilerinin yol açtığını da iddia ediyo. Değişik buldugum bir çalışma.
Baskı: Sanat Uzun Hayat Kısa
Livaneli'nin bazı düşüncelerine katılmasam da duyarlılığına, bilgi ve donanımına, üslubuna hayranım açıkcası. çoğu kitabını severek okudum. bu kitabı da topluma, sanata, edebiyata, kültüre ve politikaya dair yazdığı denemelerinin derlemesinden oluşuyor. akıcı, anlaşılır ve okunmayı hak eden bir kitap.
Baskı: Ben, Malala
Ülkemizde bile kadın haklarıyla ilgili ciddi sıkıntılar yaşanırken müslüman bir ülke olarak Pakistan'da yaşanan Taliban baskısının kadın erkek bütün insanlar üzerinde yarattığı endişe, ölüm tehdidi, tam anlamıyla gericiliğe korkmasına rağmen hiçbir şekilde boyun eğmeyen bir kız çocuğunun, Malala'nın vurulma hikayesini, Pakistan'daki yaşantısını, EĞİTİME, ÖĞRENMEYE, BİLGİYE AÇ HALİNİ anlatan gerçek bir yaşam öyküsü. Malala'nın kendi ağzından anlatılıyor hikaye. ve okurken hiç kimsenin eğitim hakkının da yaşam hakkı gibi bu kadar kolayca elinden alınamayacağını, İslam'ı kendi saçma düşünceleriyle çarpıtıp insanlarda korkuyla boyun eğdirmeye çalışan insanların dini çarpıtmaya hakları olmadığını, kimsenin bir başkasını hiçbir şekilde öldürmeye hakkı olmadığını, ve kadınları bu gerici bencil ve ataerkil düzende ikinci sınıf insan olarak bile görmeyip onları peçelerin, çarşafların ve karanlığın içine atılamayacağı gerçeğini yüreğinizde büyük bir öfke ve hüzün dolu bir şekilde hissediyorsunuz. insanların düşüncelerini de yaşam haklarını da insani ve tamamen kendi arzuları doğrultusunda yaşama hakları olduğu gerçeğini unutan gerici, müslümanlığı kendi çıkarına göre uydurmaya çalışan bağnaz insanların zamanla yok olması arzusuyla okuyorsunuz Malala'nın hikayesini. Malala'nın özgürlüğüne saygı duyan ve eğitime ciddi derecede önem veren babası ve ailesi varken bazı kız çocuklar hayatlarında aileleri tarafından bile dışlandığını, hiçbir düşünce ve söz hakkının tanınmadığını düşünecek olursak Malala gerçekten çok şanslı. umarım o ve onun gibi kız çocukları örnek olur ve birçok bağnaz düşüncenin kızların eğitim hakkının olmaması gibi saçmalıkların önüne geçilmesinde önemli rolleri olur. mutlaka okuyun okuyun ve okutun
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
okumayı geciktirdiğim için kendime kızmama sebep olan harika bir kitap. tam anlamıyla bir distopya. anlattıkları ve kurguladıklarıyla sadece 1984 yılını bugünü de anlatan ve geleceğe de kalacak nadide eserlerden biri. muhakkak okunması gereken kitaplardan
Baskı: Abim Deniz
Siyasi düşüncesini, davranışlarına ve yaptıklarına katılmasanız ve doğru bulmasanız bile merak ediyorsanız, bu Deniz Gezmiş de kimmiş diye düşünüyorsanız ve idama giden süreci öğrenmek istiyorsanız kardeşinin anılarından Can Dündar'ın da döneme dair anlatılarından oluşan temel bir kaynak. kesinlikle okuyun onun hakkındaki fikirlerinizi başkalarının sözleri değil sizin okuduklarınız ve düşünceleriniz oluştursun. hiçbir politik sebeple idam haklı çıkarılamaz. ne yazık ki onlarda hükümetin yanlış ve sert politikalarının kurbanı oldu.
Baskı: İnsancıklar
Genç yazarın ilk romanı. Suç Ve Ceza gibi ve diğer büyük kitapları gibi bir üslup ya da deneyim beklemeden okumak gerekli. her ilk yazımda yazan kişinin kendini kendi yolunu bulma çabası yatar bu da öyle bir şey. Bu adamın yazdığı her şey dikkat çekici ve kesinlikle okunmaya değer. Edebiyatın kilometre taşlarından olan bir yazarın ham hallerini okumak heyecan verici.
Baskı: Alışverişkolik Yıldızlar Arasında (Shopaholic, #7)
chic lit romanlarda oldukça başarılı bir serinin son kitabı. yoğun düşünceye dayalı kitaplardan sonra akan hızlıca okunan sonu bilinen türlerden olsa da olay örgüsü sizi içine alan eğlenceli ve sevimli bir kitap. kısa sürede bitiveriyor
Baskı: Gece Gündüz
akıcı bir olay örgüsü bulunan kötü değil ancak muhteşem de denemeyecek kafa dağıtmalık yer yer de toplumsal mesajlar veren varoluşu sorgulayan gerçek anlamda hoş bir kitap
Baskı: İçimden Kuşlar Göçüyor
edebi dili, hayatı şairane bir biçimde yaşayıp aktarışı gerçekten çok güzel. ancak ilk kez İnci Aral okuyan biri olarak hayal kırıklığına uğradım. belki çok yüksek bir beklentiyle başladım okumaya. ismi, kapak resmi kadar içi vurucu olmadı ancak çok doğru tespitleri var. okunmayı hak eden bir kitap.ama ruh haliniz dalgalıysa, hüzünlüyseniz son zamanlarda ruhunuza karartı katabilir biraz daha dirençli olduğunuz zamanlarda okumanızda fayda var.
Baskı: Yalancının Ampulü
Ataol Behramoğlu değerli bir düşünür. köşe yazılarından derlenen bir kitap. belki çok fazla bilimsel bir yanı yok kitabın ancak ülkesini ülkesindeki gelişmeleri büyük bir duyarlılıkla takip eden yazarın yazılarından oluşan sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap.