KI
@kiraz'ın kitapları

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Paranormal (Paranormal, #1)

Evelyn, on altı yaşındadır, International Paranormal Containment Agency’de çalışmaktadır. Paranormal kişileri görebilme yeteneğinin keşfedilmesinden sonra burada çalışmaya başlamıştır. Bu şirket vampirler, kurtadamlar, çocukları yiyen kocakarı görünümünde olup göl kıyılarında yaşayan hag’ler, gibi paranormal kişileri tespit edip onları nötralize ediyor, sonra da ayak bileklerine taktığı bileklikle onları etiketleyip çeşitli işlerde çalıştırıyordur. Evelyn’ın anne babası daha bebekken onu terk ettiğinden küçüklüğü yetiştirme yurtlarında geçmiştir. Bu yüzden bu işi kabul edip işin başındaki Raquel’in yanına yerleşmesi zor olmaz. Liseli gençleri anlatan, hiç kaçırmadığı Easton Heights dizisi sayılmazsa dış dünyadan kopuk bir yaşamı vardır. Raquel ve en iyi arkadaşı, denizkızı Alisha dışında hiç arkadaşı yoktur. Herhangi bir yerde paranormal bir etkinlik fark edilir fark edilmez Evelyn bir faerie aracılığıyla oraya gider. Faeriler, paralel zaman ve evrende, Faerie Realms’da yaşayan, güzellikleriyle insanı büyüleyen, sizi ele geçirmeye çalışan, tehlikeli yaratıklardır. O yüzden onlara karşı her an ihtiyatlı olmak gerekmektedir. Ancak herkesin iki tane koruyucu faerie’si vardır, çok zor durumda olunca onların ismini anmak yeterlidir. Evelyn’in karşısına sürekli çıkıp duran ve onu baştan çıkarmaya çalışan Reth isminde bir faerie vardır. Evelyn, kendini ona kaptırmamaya çalışır, Reth Evelyn’i ele geçirmek için fırsat kollamaktadır. IPCA’da çalışanların Tasey adında teknolojik bir yardımcıları da vardır, acil bir durumda hemen ofisle bağlantı kurarlar. Bir gün on yedi yaşında Lend adında bir çocuk gizlice IPCA’ya girmeye çalışır, Raquel’in odasında yakalanır. Bu çocuğun herhangi birinin kılığında görünebilme yeteneği vardır. Lend, sorgulanmak üzere bir hücrede bekletilir. Bu sırada, Evelyn’le arkadaş olur. Evie, Lend sayesinde kendi hakkındaki birtakım gerçekleri öğrenir. Evie, kendini IPCA ailesinden biri gibi hissetmesine karşın aslında o da bir paranormaldir ve gözlem altındadır. Bunun üzerine Evie, Lend’le kaçmaya karar verir. Lend’in Virginia’daki evine gelir. Bu sırada IPCA’da tutulan paranormaller öldürülmeye başlar. IPCA tamamen olaylar üzerindeki kontrolünün yitirir. Lend’in babası, paranormallere yardım edip onları IPCA’dan korumakta, onlara kaçak işler bulmaktadır. Evie, olayları başka bir açıdan görmeye başlar. Paranormallerin olmadığı bir dünya çok tatsızdır.Lend de kendisi gibi iki dünya arasında kalmış bir paranormaldir. Lend’in annesi bir su ruhuna sahiptir ve ölümsüzdür, normal bir insan formu alıp David’le evlenmeyi tercih etmiştir. Bu su ruhu sayesinde, ateş ruhundan olan faerieler bu eve yaklaşamazlar. Lend de aslında bir insan formuna sahip değildir ve en doğal haliyle görünmekten rahatsızlık duymadığı tek kişi Evie’dir. Bu durum, ikisini birbirlerine yaklaştırır. Bu sırada Vivien adında biri Evie’yi bulur. O da Evie gibidir. Sonunda Evie, hem Vivien’i hem kendisini hem de Viven’in aldığı ruhları kurtarmak istemektedir. Kitapta okuru zorlamayan, bol diyaloglu bir anlatım tercih edilmiş. Ancak kitaba pek çok şeyin dahil edilmeye çalışılmasından dolayı hikaye bir bütünlük kazanamıyor, olaylar fantastik türün gerektirdiği şekilde birbirine tam olarak bağlanamıyor. Hikaye neye odaklanacağını tam bilemiyor, popülaritesinden emin olunan konular ve birtakım klişeler dağınık bir şekilde bir araya getiriliyor. www.kirazinkitaplari.blogspot.com

Baskı: Kız Kardeşim Vampir-1: Ben O, O Ben

Olivia Abbott, sekizinci sınıfa yeni taşındıkları şehirde başlayacaktır. Okulun ilk günü hem yeni kişilerle tanışmanın hem de ponpon kız takımına katılacak olmanın heyecanını taşımaktadır. Soluk yüzlü, koyu renk giyimli ve ciddi görünümlü pek çok öğrencinin yanında Olivia pembe kıyafetleri ve gülümsemesiyle farklı durmaktadır. Yine de ilk tanıştığı kişi onlardan biri olan Ivy Vega olur. Çok geçmeden Ivy ve Olivia, giyim ve makyajlarını göz ardı ettiklerinde birbirlerine ne çok benzediklerini farkederler. Doğum yerleri ve tarihleri aynıdır. İkisi de aynı yüzüğü taşımaktadır. Sonunda farklı aileler tarafından evlat edinilmiş ikiz kardeş olduklarını anlarlar. Bundan sonra, birbirlerinin yerine geçerek hem birbirlerini daha iyi tanırlar hem de çeşitli sorunların üstesinden gelirler. Oliva çok geçmeden Ivy’nin ve arkadaşlarının kendisiyle çok da aynı olmadığını farkedecektir. Ivy bir vampirdir. Oliva, bunu anladıktan sonra adım adım vampirlerin dünyasıyla tanışacaktır. Kitap, çocuklar için ilgi çekici olabilecek vampir dünyasını korku dolu olmaktan çok sevimli bir dünya olarak ele almış. Vampirlerle ilgili ezberleri bozarak onların farklı yönlerini göstermiş. İsminin uyandırdığı gibi gizemli ve ürkütücü olmayan eğlenceli bir kitap.

Baskı: Zodyak Kızları 2 - Dans İki Kişiliktir

Gemma, ölen halasının vasiyetiyle özel bir yatılı okula gönderilir. Gemma’nın ailesi tek başına okul parasını ödeyemeyeceğinden halasının bıraktığı para ve annesiyle babasının fazladan iş yapmalarıyla okula gitmesi mümkün olur. Tüm bu fedakarıklara rağmen Gemma arkadaşlarını bırakıp gitmek konusunda oldukça isteksizdir ama başka şansı da yoktur. Tipik bir ikizler burcu insanı olan Cathy, okula gider gitmez arkadaş edinmeye çalışır. Ancak bu o kadar da kolay olmayacaktır. Oda arkadaşı Ruth sessiz, neredeyse hiç konuşmayan ve sürekli kitap okuyan bir kızdır. Öte yandan Gemma’nın onunla aynı mahalleden gelen Sara Jenkins’le arası hiç iyi değildir. Sara, tüm gözdeliğiyle çevresine topladığı bir kaç kızla birlikte okulun gözdelerindendir ve pek çok kişiye yaptığı gibi Gemma’yla da alay edip durmaktadır. Gemma’nın kendine güvensizliği iyice artmış ve ümitsizliğe kapılmak üzereyken kimden geldiğini bilmeden bir paket alır. Çok geçmeden zodyak kızı olarak seçildiğini öğrenir. Ayrıca her gün mektupları getiren ve kızların gözdesi Hermie de işin içindedir. Hermie, bundan sonra Gemma’nın yakınında ve ona yardım eden olacaktır. Gemma, gizli websitesini her gün ziyaret edip gücünün farkına daha iyi varacak ve sonunda kendine güvenmeyi öğrenecektir. Eğlenceli, okurda bir iz bırakmayan, anlatımı dağınık, dolayısıyla tahmin edilebilir bir şekilde ilerleyen bir kitap. www.kirazinkitaplari.blogspot.com

Kız Kitabı
5/1025.09.2012

Baskı: Kız Kitabı

“Uzaylıların saldırısından nasıl korunulur”, “bir kurbağaya en uzun sıçrayış nasıl yaptırılır” veya “asansörde insanlar nasıl kızdırılır” gibi eğlenceli soruların yanında “sınavlara nasıl hazırlanılır” ve “yeryüzü nasıl kurtarılır” gibi ciddi konulara ya da “tek bir çantayla nasıl yolculuk yapılır”, “mum nasıl hazırlanır” gibi pratik konulara, “bozuk para nasıl yokedilir”, su nasıl limonataya dönüştürülür” gibi çeşitli sihirbazlık numaralarına kadar pek çok sorunun cevabını içeren bir kitap. Ayrıca mum yapımı, vitray, origami gibi çeşitli konularda da bilgi veriyor. Eğlenceli, esprili sorular barındıran bir kitap.

Kara Kafa
7/1025.09.2012

Baskı: Kara Kafa

Rico Fuentes, New York’un Harlem semtinde yaşamakta olan on beş yaşında bir çocuktur. Küba kökenli olmasına rağmen sahip olduğu fazlaca beyaz ten rengi ne ailesindekilere ne de mahalledeki Porto Rikolu ve zenci çocuklara uymaktadır. Bu çocukların alaylarına ve tacizlerine maruz kalması ve “Dark Dude” lakabı da bu yüzdendir. Okulda yaşananlar Rico’nun hayatını daha da zorlaştırmaktadır. Bir kişinin vurulması ve öğrencilerin tatil oldu diye sevinmeleri, Rico’nun kendini iyice bu ortamın dışında hissetmesine sebep olur. Rico’nun hayali en yakın arkadaşı Jimmy’nin resimleyip onun yazdığı bir çizgi roman hazırlamaktır. Ancak Jimmy uyuşturucu bağımlısı olmakla cebelleşiyordur. Rico, bütün bu olumsuzların içinde kendine bir çıkış yolu aramaktadır.Tam ailesi onu Florida’daki amcasının yanına bir askeri okula göndermeyi düşünürken o eski bir arkadaşı olan Gilberto’nun yanına kaçmaya karar verir. Kendisinden üç yaş büyük olan Gilberto’ya, piyangodan yüklü bir miktar para çıkmış, bunun üzerine Gilberto Wisconsin’e taşınmıştır. Eski bir çiftlik kiralayıp orada Milton College’a gidiyor, ara ara da Rico’ya mektup yazıyordur. Rico, Jimmy ile birlikte maceralı bir yolculuktan sonra Wisconsin’e ulaşır. Rico için Wisconsin ve çeiftlik hayatı demek özgürlük ve daha sakin bir yaşam demektir. Mark Twain okumaya daha fazla zaman ayırmak ve hayatı üzerine düşünmek demektir. Ancak sorunların bitmesi demek değildir. Önce Gilberto’ya çiftlikteki boya, vs. gibi işlerde yardım eden Rico daha sonra bir yerde iş bulup çalışmaya başlar. Daha sonra Sheri ile tanışıp yakınlaşacaktır. Sheri, boşanmış bir anne babanın kızıdır ve alkolik babasıyla sorunlar yaşamaktadır. Rico, New Yorktaki ailesini düşünmeden duramaz ve Sheri’ye kendi aile hikayesinden çıkarak yardım etmeye çalışır. Evinden uzak olsa da kim olduğu ve hayatta ne yapmak istediği sorusu onu yalnız bırakmamıştır. New York’a, ailesinin yanına doğru çıktığı yolculukta bunları düşünür, ancak yeni bir şeyler öğrenmiş biri olarak geleceğe dair şimdi daha umutludur. Kitap, on beş yaşındaki birinin ağzından, okurda şüphe bırakmayacak derecede inandırıcı bir dille yazılmış. Ergenlik yaşlarının kabul edilme mücadelesini, aile sorunlarını ve arayışlarını sağlam bir kurguyla ve incelikli bir anlatımla, okuru nefessiz bırakmadan okura sunuyor. Okuru tatmin eden, aynı zamanda ona umut veren bir arayış ve yolculuk hikayesi. www.kirazinkitaplari.blogspot.com

Baskı: İlk Buluşmada Asla Isırma

Kira November, on altı yaşında vampir bir kızdır. O yaşta geçirdiği bir araba kazasında öldüğünden dolayı sonsuza dek on altı yaşında görünecektir. Vampir annesi Olympia, vampir babası Wilhelm ve vampir kızkardeşi Crystal ile birlikte yaşamaktadır. Tüm aile, kimliklerini gizli tutabilmek için ara ara şehir değiştirirler, ülkenin farklı yerlerine taşınırlar. Bir yıl önce gittikleri bir şehirde, Kira, okulda onunla çok ilgilenen, hatta ona aşık olan, peşini bırakmayan Zach’a vampir olduğunu söylemek zorunda kalır. Zach, bunun üzerine Kira’ya vampir olup onunla sonsuza dek yaşamak istediğini söyler, Kira’dan onu vampir yapmasını ister. Kira bunu reddedince de kendini öldürmeye kalkar ve hemen ölmeden önce Kira’yı arar. Kira bu duruma çok sinirlense de ölmek üzere olan Zach’ın kanını içerek onu vampir yapar ve vampir kuralları gereği onun sorumluluğunu üstlenir. Bunun yanı sıra, Kira, Zach’a olan ilgisini yitirmiştir. Zach ise bu durumu kabullenmek istememektedir. Bu olaydan sonra tüm aile tekrar taşınır. Artık Zach de onlarla birliktedir. Kira da Zach da Luna High School’a yazılır. Bir gün okula giderlerken yerde öğrencilerden Tex Harrison’ın ölü bedenini görürler. Boynunda diş izi vardır. Zach olayından dolayı Olympia ve Wilhelm, Kira’dan şüphelenirler. Kira da onlara haklı olduğunu ispatlamak için bu olayın peşine düşer. Şüpheliler listesinde bir şair duyarlılığı olan Rowan, yüzme takımında olan Milo ve okula yeni gelen Daniel vardır. Kira üçünün de fiziğini etkileyici bulmakta, araştırmasını yaprken bu durumun bir sakınca yaratmasından korkmaktadır. Araştırmalarının sonucunda ailesine haklı olduğunu gösterecektir. Ne var ki olayın faili, bu üç kişiden biri değildir. Kira’nın çok yakınında olan biridir. Kira sadece bu olayı çözmeye girişecektir ve bu arada bir de süprizle karşılaşacaktır. Kitap, bir vampir hikayesi olmasına karşın korku uyandıran bir kitap olmaktan çok eğlenceli ve yer yer komik bir hikaye. Kitabın baş karakteri, vampir Kira November kendini kolayca sevdiren bir karakter. Yazar, diğer vampir hikayelerine göndermeler yapıyor, mizahı ustaca kullanıyor. Bunun yanında kimi karakterler (Kira’nın yakın arkadaşı Vivi gibi) üzerinde hiç durulmamış, sadece isim olarak belirtilmekle yetinilmiş. Eksiklerine rağmen sürükleyici bir kitap.

Yoklar
8/1025.09.2012

Baskı: Yoklar

Herşey birdenbire olur. Kalifonia, San Perdido Beach’de (Kalifornia) birdenbire on dört yaşın üzerindeki herkes ortadan kaybolur. Kala kala çocuklar kalmıştır. Çocuklar önce bu durumu bir daha ellerine geçmeyecek bir fırsat, bir fantezi olarak görürler. Daha sonra durumun ciddiyetini farkederler: korku, panik ve kaos başlar. Telefonlar çalışmaz, internet, elektrikler yoktur, adeta dünyaya ilişkileri tamamen kopmuştur. Aynı zamanda büyük bir açlık tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Çocuklar çok geçmeden FAYZ’da (Fallout Alley Youth Zone) 10 mil çapında bir dairenin içinde, hapsedildiklerini farkederler. Yaklaşanın yanarak öldüğü duvarlarla, çepeçevre sarılmışlardır. Varlıklı ailelerden gelmiş, sorunlu çocukların okuduğu Coates Akademi de bu sınırlar içindedir. Okulun azılı öğrencilerinden Caine Soren yönetimi eline almak ister. Yarattığı hiyerarşik sistemle, yandaşları Drake ve Diana ile herkesi kontrol altına alıp kendisine karşı çıkanları susturmaktadır. Caine her ne kadar, düzeni sağlıyor gibi görünse de etrafta birbirinden tuhaf ve şiddet dolu olaylar başgöstermektedir. Genetiğiyle oynanmış, garip hayvanlar dolaşmaktadır. On dört yaşına gelenler gizemli bir şekilde ortadan kaybolmaktadır. Sürekli birirleri şiddete uğramaktadır. Öte yanda, bir kaç yıl önce yapmış olduğu bir kahramanlıktan dolayı kendisinden küçük pek çok çocuğun kurtarıcı olarak baktığı, on dört yaşındaki Sam Temple vardır. Lider olmayı pek de istemeyen Sam, mecburen bu görevi üstlenir. Arkadaşları, Quinn ve Astrid’le birlikte Caine’a karşı bir ekip oluştururlar. Sam ve Caine’in bir ortak noktası vardır. İkisi de doğaüstü güçlere sahiptir. Sam, elinden çıkan ışınlarla karşısındaki bir şeyi yakabiliyordur. Caine, düşünce gücüyle bir şeyleri hareket ettirebiliyordur. Gitgide paniğe kapılan çocukların, kendilerine bir saf seçmeleri gerekir. Ya Caine’in grubuna katılacaklar, ya da Sam ve ekibi ile birlikte Caine’e karşı savaşacaklardır. Sam ve ekibi, bir yandan beyinleri yıkanan çocukları Caine’in etkisinden kurtarmakla uğraşırlar. Öte yandan olayların arkasındaki gizemi çözmeye çalışır, bu hapislikten kurtulmanın yollarını ararlar. Kitap, fantezi ağırlıklı kitaplardan hoşlanmayanlar için bile ilgi çekici olabilecek bir konuyu işliyor, çocukların tek başlarına bırakıldıkları bir dünyayı, yer yer oldukça acımasız detaylarla okura sunuyor. Kitabın baş “iyi” karakteri Sam, kolaylıkla okurun özdeşlik kurup sevebileceği bir karakter olarak işleniyor. Genelde heyecan dolu ve sürükleyici bir kitap olsa da yer yer aksamalar, uzamalar görülüyor. Çok fazla ögeyi konuya dahil etme isteğiyle bazen kitabın odağının kaybolduğu da söylenebilir. Korku içerikli kitaplardan hoşlanmayanların uzak durması gerekiyor. www.kirazinkitaplari.blogspot.com

Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
8/1025.09.2012

Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)

Beatrice Prior, onaltı yaşına basmıştır. Hem kendisinin hem de erkek kardeşi Caleb’in grubunu seçeceği gün gelmiştir. Ailesi Abnegation üyesidir. Onlarca yıl önce ataları, savaşan dünyanın sıkıntısının ne politik ideolojiler, ne dini görüşler ne de kişilik zaafları olduğundan karar kılar. O sırada farklı çözümlerle birlikte farklı fraksiyonlar ortaya çıkmıştır. Fraksiyonsuz kalanlar da sefil bir hayat yaşamıştır. Dünyanın gidişatında sertliği sorumlu bulanlar Amity cahilliği sorumlu bulanlar Erudite, ikiyüzlülüğü sorumlu bulanlar Candor, bencilliği sorumlu bulanlar Abnegation, korkaklığı sorumlu bulanlar da Dauntless fraksiyonunu oluştururlar. Hepsi farklı bir bölgede yaşar ve farklı kurallarla varlığını sürdürür. Abnegation kendini topluma adayan devlet memurları ve yöneticiler; Erudite okuyup yazan araştırmacı öğretmenler; Amity anlayışlı danışmanlar ve bakıcılar; Candor adaleti sağlayan dürüst liderler temin eder. Dauntless da herkesi dışardaki ve içerdeki tehditlere karşı korur. On altı yaşına gelen herkes önce hangi fraksiyona eğilimi olduğunu öğrenmek için bir sınavdan geçer. Ardından Seçim Günü, dahil olmak istediği grubu seçerek aileden ayrılır ve yetişkinliğe adım atar. Beatrice deneme sınavında üç gruba birden yakın olduğunu öğrenir. Ancak sonucu açıklayan kişi Beatrice’ten bunu kimseye söylememesini ister. Beatrice’in durumunda olanlara Divergent denmektedir.Seçim Günü geldiğinde Beatrice kardeşinin anne babasıyla aynı grupta olmayı seçeceğinden emindir. Çünkü kardeşi de anne babası gibi kendini unutmaya hazırdır. Ancak Caleb Erudite olmayı seçer. Beatrice ise vicdan azabı içinde Dauntless olmayı seçer. Dauntless olmayı seçenleri zor günler beklemektedir. İlk günden itibaren sıkı bir eğitimden geçerler. Sık sık güçlerini ve korkusuz olduklarını kanıtlamaları beklenir. Çünkü fraksiyonsuz kalma tehdidi ile karşı karşıyadırlar. Beatrice Christina, Will ve Al ile arkadaş olur. Al Beatrice’ten, yeni ismiyle Tris’ten hoşlanmaktadır. Tris ise kendine itiraf etmese de eğitim verenlerden biri olan Four’a karşı bir şeyler hisseder. Görüş gününde Tris’in annesi ziyaretine gelir. Kendisine gizli gizli birtakım önerilerde bulunur. Annesinin Caleb’i ziyaret etmesi yasaktır. O yüzden Beatrice’ten kardeşini ziyaret etmesini ve ‘simulasyon serumu” hakkında bilgi edinmesini ister. Beatrice annesiyle görüştükten sonra onun da eskiden bir Dauntless olduğunu anlar. Son derece sürükleyici, yarattığı dünyaya okuru kolaylıkla çeken ve merak uyandıran bir kitap. Metin daha çok diyaloglarla ilerliyor. Farklı okumalara izin veren zengin bir metin sunan kitap, kurduğu distopya ile fantezi türünden hoşlanmayanlar için bile ilgi çekici olabilir. Insurgent da serinin devam kitabıdır. www.kirazinkitaplari.com

Baskı: Tehlikeli Tuhaf Bir Macera-1: Ahşap Köprü

Stanley Buggles, annesi ve üvey babasıyla sakin bir hayat yaşayan on bir yaşında bir çocuktur.Tek başına ormanda dolaşmaktan, ağaçlara çıkmaktan, hayvanları gözlemekten kitaplarda okuduğu yerlerin hayallerini kurmaktan hoşlanmaktadır. Bir gün bir mektup alır. İçinde kocamadan bir anahtar vardır. Mektupta Crampton Rock’ta oturan amcasının öldüğü yazılıdır. Amcası Amiral Bartholomew Swift’in yaşamış olduğu Candlestick Hall, Stanley’ye kalmıştır ve işlemler için Crampton Rock’a gitmesi gerekmektedir. Stanley bu yolculuğun yaz tatili için güzel bir başlangıç olabileceğini düşünüp heyecanlanır.Uzun bir tren yolculuğundan sonra Crampton Rock’a varır. Onu, Candlestick Hall mülkünün kahyası bayan Carelli karşılar. Burası, bir ada üzerinde bulunan ve sadece deniz alçaldığında ulaşılabilen, çarpık ahşap evleri ve güzel kumsalıyla sakin bir balıkçı kasabasıdır. Kitaplarda hep isminden sözedilen “deniz”i ilk kez gören Stanley büyülenmiştir. Candlestick Hall, ise Stanley’nin daha önce hiç görmediği eşyalarla, ölü deniz hayvanlarıyla, böcek ve kelebek koleksiyonlarıyla dolu çok büyük bir malikanedir. Stanley için en büyük merak konusu, amcasının neden öldüğüdür. Ancak bayan Carelli bu cevabı vermekten kaçınır. Sadece onu, hava karardığında dışarı çıkmaması gerektiği konusunda ısrarla uyarır. Gündüz gezilerinden birinde Stanley, korsan Randall Flynn, Bill Timbers ve Sharbait Jones ile tanışır. Çok geçmeden buranın sıradan bir balıkçı kasabası olmadığını anlayacaktır ve gün geçtikçe kafasını kurcalayan pek çok soru ortaya çıkacaktır. Amcası neden ölmüştür? Candlestick Hall’de gezinirken gördüğü camekanın içindeki balık gerçekten de konuşmuş mudur? Neden akşam vakti herkes çil yavrusu gibi evlerine dağılmakta ve sokakta kimse kalmamaktadır? Şekerlemeler satan William Cake’in geceleri kurtadama dönüştüğü doğru mudur? Neden kasabadaki tüm köpekler üç bacaklıdır? Soruların cevabını bulmak için Stanley’nin bazı şeyleri göze alması gerekmektedir. Bunlardan biri de geceleri dışarı çıkmak olacaktır. Peşine düşen korsanlarla birlikte Stanley’yi pek çok macera beklemektedir. Yazar, sürükleyici bir metni temiz, fazlalıklardan arındırılmış bir anlatımla ortaya koymuş. Anlatımdaki humanist bakış açısı, hikayenin başkişinin çevresine, doğaya, hayvanlara olan ilgisi kitabı etkileyici kılan bir nokta olmuş. www.kirazinkitaplari.blogspot.com

Baskı: Şehvet / Yedi Ölümcül Günah - 1

Olay 2100’lü yıllarda geçmektedir. Lia Kahn, mutlu ve rahat bir hayat sürmekte olan 17 yaşında güzel, alımlı bir o kadar da kibirli bir kızdır. Okulun en popüler isimlerindendir, peşinde onunla arkadaşlık yapmak isteyen pek çok kişi vardır. Geçirdiği ağır bir trafik kazası Lia’nın hayatını tamamen altüst eder. Lia, girdiği koma sonrasında hastane yatağında gözlerini açar. Ama üzerinde bir tuhaflık hisseder. Sanki ölmüş de dirillmiş gibidir. Bedenini görüyor ama hissetmiyordur. Sonradan öğrenir ki ailesinin isteği ile ölmesine izin verilmemiş, ona ait hatıralar ve tüm bilgiler, insana benzeyen bir robota yüklenmiştir. Lia, bu işlemin sonunda bir “skinner” olacaktır. Ne yaşlanacak ne hastalanacak ne de ölecektir. Yemek yemeyecek, soluk almayacak, tuvalete gitmeyecektir. Uyku yerine kendisini kapatacak, sabah olduğunda tekrar açacaktır. Lia’yı korkunç bir karmaşa beklemektedir. Eski hayatını özlemle anan Lia’nın yeni hayatında hiç bir şey yolunda gitmemektedir. İlk önce okuldaki “cross country” takımından atılır. Kazadan önce yanından ayrılmayan herkes ondan köşe bucak kaçmaya başlar. Ailesiyle önceki gibi yakın bir ilişki kuramaz. Lia, sürekli ihmal edildiğini hisseder. Erkek arkadaşı Walker, onunla eski gibi ilgilenmiyordur. Bir süre sonra Lia’yı bırakır ve çok geçmeden Lia’nın kızkardeşi Zo ile çıkmaya başlar. Onunla arkadaşlık yapan tek kişi derslerden başka gözü başka şey görmeyen Auden’dir. Hatta, eski Lia’nın dönmesi için birtakım deneyler yapar ancak başarılı olamaz. Lia artık bu yeni halini kabullenmek zorundadır. Çaresizlik içinde tamamen yalnız kaldığını düşündüğü sırada, Lia çevresinde kendisi gibi bir işlemden geçmiş olan diğer “mech-head”lerle tanışır. Başta Quinn olmak üzere her biri birbirinden tuhaf olan bu kişiler de Lia gibi çevrelerinden ve toplumdan dışlanmıştır. Toplum tarafından adeta hastalıklı kişilermiş gibi muamele görürler. Öte yandan kökten dinci bir grup bunlara düşman gözüyle bakmakta Tanrı’ya karşı gelmek olduğunu söyleyip bir robot gövdesiyle hayata döndürülme operasyonunu protesto etmektedir. Lia ilk başta diğer “mech-head” lerle ilişki kurmak istemez, onlar gibi olduğunu kabul etmez. Ancak bu durum fazla uzun sürmez. Lia için tek çıkar yol, onlarla birlikte kafasındaki sorulara yanıt aramaktır? Lia kimdir? İnsan nedir? Hatıralarımız ve duygularımız yaşamaya devam ediyorsa biz de yaşıyor sayılır mıyız? Eğer öyleyse Lia kimdir? Peki insan nedir, sadece bir beden midir? Hikaye özenli bir dille, esprili bir üslupla anlatılmış. Yazar, kısa cümleler ve yine uzun olmayan paragrafları tercih etmiş. Kitap bu açıdan rahat okunuyor. Fakat kitabın başlangıcı biraz sorunlu. Okuru hemen kendi dünyasına alamıyor. Bilim kurgu kitaplarındaki birtakım klişeler burada da karşımıza çıkıyor. Kitap, bu anlamda yeni bir şey söylemiyor. Ancak, okura sunduğu sorularla ve “insan nedir” tartışmasıyla diğerlerinden farklılaşıyor. Bu soruları sorarken okurlarından da bu konuda kafa yormalarını bekliyor. Zira kitap sorduğu soruların çoğunu karşılıksız bırakıyor.

Baskı: Fısıltı (Fısıltı, #1)

Kitap okuru zorlamayan bir dille ve daha çok diyaloglarla yazılmış. O yüzden rahat okunuyor. Birtakım tvistlerle ve yarı kapalı ipuçlarıyla okurun merakı uyanık tutulmaya çalışılıyor. Yazar, Patch karakterine fazlasıyla bel bağlamış. Önüne gelen herkesi cazibesi ve umursamazlığıyla ezen, karşı konulmaz bir erkek karakter yaratılmış. Belli ki kitabın okurları genç yetişkin kızlar olarak hedeflenmiş, bu karakter de gözü kapalı aşık olacakları bir karakter olarak tasarlanmış. Nora, özellikle başlarda, biraz bu karakterin gölgesinde bırakılmış. Kitap, son zamanların ilgi çeken temalarını işlemiş. Kitaptaki düğümlerin çözülmesi ve kitabın sonu aceleye getirilmiş bir hava taşıyor. Sonunda ortaya çıkan gerçekler okurun üzerine adeta boca ediliyor ve ne yazık ki sonunda her şey birbirine bağlanamıyor, bazı şeyler havada kalıyor. Buna rağmen kitap bir çırpıda okunuyor.

Baskı: 14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben

Metinde ondört yaşında bir genç kız olan Gülse’nin yaşamından bir kesit sunuluyor. Gülse, karşımıza esprili, zaman zaman kendi güvensizlikleri ve kaygılarıyla dalga geçebilen, bunun dışında çok da öyle ergenliğin karanlık sularında dolaşmayan biri olarak çıkıyor. Gündelik olaylarla örülü metinde Gülse’nin ailesi, okuldan arkadaşları, öğretmenleri, çok sevdiği anneannesi, dedesi, halası yer alıyor. Bu kişiler, ‘kül yutmayan’ ve ‘sıfırcı’ öğretmenler, ‘gazetesinden başını kaldırmayan’ baba, ‘meraklı ve ısrarcı’ anne, ‘yaramaz ve ayak bağı’ küçük kardeş gibi pek çok kez tekrarlanmış klişeler le karşımıza çıkıyor. Metin Gülse’nin iç konuşmalarını diyalogların bir parçası gibi sunması gibi kendine özgü buluşları ve onun getirdiği samimiyeti barındırsa da gereksiz detaylardan ve tekrarlardan kendini koparamıyor. Yazar adeta okuyucunun her şeyi doğru anladığından emin olmak istiyor, okuyucunun elinden tutuyor ve açıklamalar yapıyor. Kimi zaman metnin oldukça sıradan birtakım olayların detaylarında boğulduğunu görülüyor. Metinde daha çok bir günlük havası hissediliyor; Gülse’nin hayatından kesitler sunuluyor, gerçek bir ergenlik karmaşasından çok, çabuk çözülen gündelik problemlerin, Gülse’nin başına gelen küçük talihsizliklerin ve bunların yarattığı komik durumların işlendiği görülüyor. Başlarda metinde yakalanmış dinamizm sonlara doğru biraz dağılsa da metin baştan sona rahat okunuyor. Okuyucuya, on dört yaşındaki bir genç kızla ilgili daha çok ‘görünen’ ve ‘yüzeydeki’ ve belki de biraz basitleştirilmiş ve komik hale getirilmiş bir dünya yansıyor. Bunu dışında ebeveynlerle, öğretmenlerle, ‘yetişkin dünyası’ ile ergenliğin hemen hemen hiçbir çelişkisine rastlanmıyor. Hatta daha çok bu yetişkin dünyasının kabul gördüğünü düşündürten ayrıntılar bulunuıyor: “Zaten soruyu nasıl çözdüğüne bakmıyordum.. Benim ilgilendiğim fönlü saçları, yüzünde basbayağı belli olan pudra izleri ve yeni çizmeleriydi. Saçlarının fönünü anladık. İnsanın moralini bozacak derecede güzel duruyordu zaten. Pudra sürmesi ise büyük hataydı. Yapay bir hava veriyordu ona. Ama ya o çizmeler? Tam bu yılın modası. Upuzun ve sivri burunlu. Taa dizine kadar çıkıyor. Dapdaracık ve fermuarlı. Üstelik resmen topuklu. Çok hoştu doğrusu ama okula giyilecek çizme değildi. Üzerinden özentilik akıyordu.” Genel olarak yazarın rahat bir dil kullandığı göze çarpıyor. Yazarın on dört yaştaki kişilerle özdeşleştirdiği ve sadık kalmaya çalıştığı bu ‘rahat’ anlatım, günlük konuşma dilinin metni boğmasına neden oluyor, kulak tırmalayabiliyor. Metin, daha önce bu yaş grubunun hedeflenmiş olduğu ve oldukça yaygınlaşmış birtakım metinlerden bir farklılık göstermeyip hatta o metinlerde kullanılan birtakım klişeler üzerine inşa ediliyor. Sonuç olarak, metin kolay okunan, fakat okuduktan sonra bir iz bırakmayan, on dört yaşın çetrefilli dünyasından uzakta kalmaya özen göstermiş, daha ‘tatlı’ bir dünyanın ‘gündelik uğraşları ve olaylarını içeren, ‘yetişkin’ bakış açısıyla bir gençlik metni...