
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Middlesex
Basit anlatımla hermafrodit bir bireyin kendi aile yapısında ki bu çekinik genin kökenini eskilere giderek bize anlattığı bir kitap. Günümüzdeki Cal bugününden de bahsederek, üç kuşak öncesinden başlayarak aile hikayesini bize aktarıyor. Büyükanne ve büyük babasının 1920lerde Bursa'da başlayan hikayeleri çarpıcı ve aykırılık dolu. Detroit'e oluşturdukları aile yapısı, gelenekleri ile topluma uyum sağlama arasındaki çarpışmalarla olaylara farklı gözlerle bakmamıza neden oluyor. Genel olarak kitap vurucu aslında. Yaşanabilen ama aykırılık dolu bir hayatı bize kendi bakış açısından anlatıyor yazar. Bunu yaparkende birçok tarihi olaylara atıfta bulunuyor. Bu olayları okurken kendi bakış açısı ile yazdığını unutmazsak eğer daha doğru yorumlanacağı kanaatindeyim. Okurken; hüzünlendiğim, kızdığım, iğrenç bulduğum, bazen kaşımı kaldırdığım ama önyargılarınızı varsa bir kenara bıraktığınızda sizi şaşkınlığa sürükleyecek bie aile dramı....
Baskı: Karanlığın Sesi (Gece Gelen Ölüm - 1)
Konu açısından güzeldi. Buna rağmen beni aman aman çarpmadı. Devamı varmış ama baskısı görünmüyor.
Baskı: Öldüren Buz ( Meredith Gentry #6 )
Pri diyarı varisi olan Meredith'in üç koruması Seelie sarayının kralı tarafından suçlamalarla karşı karşıya. Bunun çözümü için insan yasalarını kullanmak isteyen Kral Taranis bir çok politik planı var ve Meredith yine her iki saray arasında kendini e sevdiklerini korumanın peşinde. Kitap öyle bir yerde kalıyor ki bir sonraki kitabı iple çekmenize sebep oluyor.
Baskı: Mistral'in Öpücüğü ( Meredith Gentry #5 )
Herkes Meredith'in peşinde. Verilmiş sözler yapmaması gerekenler sınırlandırılmış bir hayat ve erkekleri ile Merdith bir kapana kısılmış halde. Bir taraftan unsillie sarayınad hapi ama oraya umut getirdi.Bir yandan kraliçe olan halasının emirleri bir yandan kralının belirlenme ve kuzeninin tahta çıkışını engelleme çabaları içinde Meredith çok yoğun günler geçiriyor.
Baskı: Vampir Gelin ( Paranormal Aşklar Serisi #3 )
Diğer iki kitaba göre daha aksiyonlu ve daha sempatikti
Baskı: Uslanmaz Çapkın
Eğlenceli komik kafa dağıtmak için iyi bir seçimdi. Karakterleri sevdim.
Baskı: Karanlıktan Gelen İblis (Immortals After Dark, #10)
İrfan yaratıkları birer birer kaçırılıyor Bunlardan biri olan Cadı Carrow'a ise bir yol sunuluyor. Hapsedildikleri yerden çıkmak için bir şartları var. Bunun için iblis-vampir olan Malkom'u tuzağa düşürmeli ve hapse getirmeli. Tüm bunu yaparken Carrow ile Malkom'un arasında ki gelişmeler bizi şaşırtmayacak .
Baskı: Karanlık Prens'in Gelini ( Immortals After Dark #9 )
Sırlara sahip bir avcı olan Lucia kendini korumak zorundadır. Büyük kötülük açığa çıkınca onunla başa çıkabilecek tek kişi kendisidir. Lucia'yı görür görmez eşi olduğunu anlayan Lykae Prensi Garrethı ise büyük bir koşturmaca beklemektedir. Kitabın sonuna kadar bir kaçma kovalamanın ardından beraber çalışırlarsa kazanılacak bir yığın zorlukların üzerinden gelecekler. Yazarın klasik anlatımı ile sıkmadan okunan iyi urban fantastiklerden...
Baskı: Elantris
Bir zamanlar tanrıların şehri olan Elantris on yıldır virane ve kayıpların şehri artık. Eski güzelliğinden geriye çamurlar ve yitikler kaldı. En muhteşem zamanında nasıl bazı insanlar Elantrian olabiliyorsa şimdide Shaod olabiliyorlar ve Elantris'in kapalı kapıları ardına terk ediliyorlar. Kae şehrinin sevilen prensi Raoden'in de bunlardan biri olması ile macera başlıyor. Kitap üç bölümden oluşsa da ben daha çok ana karakterler açısından gördüm kitabı. Umutsuzluğa kapılmamak için çabalayan araştıran merak eden Roaden, politik karmaşayı idare etmekte usta kendini bilen insanları yönlendirebilecek kadar kendinden emin Sarene ve sadakat duygusu ile insanlığı arasında kalmış olan Hrathen. Kitapta ki tüm karakterler aslında ayrı ayrı birer hikaye. Her karaktere karşı bazen sevgi bazen nefret hissedebilirsiniz. Bazen ummadığınız kadar güçlü bazen de zayıf yönlerini sergilemekten kaçınmayacak kadar insan olan karakterler. Politik karmaşanın,güç dengelerinin değişiminin ve halkın duyguların sömürüsünün işlendiği bu kitap iyi bir okuyucu için sadece fantastik bir kitap olmayacaktır. Son olarak kitabın devamı gelirse hiç şaşırmayın derim ben 😊
Baskı: Bundan Kimseye Bahsetme
#jesstennant serisinin ikinci kitabı da gayet güzeldi. Her ne kadar ana karakterimiz Jess'in yaşı küçük olsa da bize bunu hissettirmeyen bir olgunluğa sahip. Cadılar bayramında ölüme terk edilmiş olarak bulunan Seb'in kız kardeşinin isteği üzerine olayı araştırmaya başlayan Jess bir dizi taciz şantaj ve yalanın ortasında kendini buluyor. Kendi özel hayatı da karmaşa içinde. Babası geri dönüyor eski erkek arkadaşı ve onun ailesi ile ilgili sorunlarda cabası. Yazarın diğer kitaplarını da biran önce okumayı iple çekiyorum. Umarım @olimposyayinlari bizi çok bekletmez....
Baskı: Felaket (Anita Blake Vampir Avcısı 22)
Micah'ın babası ölmek üzere. Annesinin isteği üzerine Anita,Micah ve Nathaniel korumaları ile birlikte ziyarete giderler. Tüm korkularının üzerine gidecekleri bir maceraya atılacaklarından ise şimdilik habersizler. Zombi hastalığı denilen ve insanları çürüterek ölüme sebep olan bu hastalığın sebebi ise eskilerden gelen bir düşman olduğunu anladıklarında Anita her zaman ki gibi iş üzerinde olacaktır. Edward'ı görmek Anita ile birlikte çalışmalarını okumak ayrı bir zevk oldu. Ayrıca eski polisiye tadını öyle özlemişim ki bazı yazım hatalarını bile es geçtim. Az fışfış bol aksiyon ve erkekleri ile birlikte karşınızda vampir avcısı nam-ı değer Cellat Anita Blake her daim bir numara....🔫🔫🔫💯 #alıntı "Aşk her duyguya uyan bir şey değildi; farklı insanlar olduğu gibi farklı aßklar da vardı."
Baskı: Örümcek Ağındaki Kız (Millennium, #4)
Herkesin kafasında ki soru isaretleri maalesef bende de vardı. Yeni bir yazarla seri nasıl olacaktı? Bu yüzden de okuma sırası bir türlü gelmemişti. Oysa baş ucumda okunmayı bekliyordu. Güçlü ,her zorluktan güçlenerek çıkan kadın karakterli kitaplara ayrı bir düşkünlüğüm var. Lisbeth yine bildiğimiz soğuk, kimseye güvenmeyen ve kendi göbeğini kendi kesen aynı karakter. Hatta artık daha sert. Herkesten uzak. Şimdi büyük bir belaya davetiye çıkararak NSA'yı heckliyor. Bunun sebebini aslinda kitabın sonlarına doğru daha iyi anliyoruz. Çünkü Lisbeth hiçbir şeyi nedensiz yapmaz. Bu sırada yapay zeka konusunda çalışmalar yapan Prof. Balder öldürülüyor ve olayın tek görgü şahidi olan oğlu tehlikeye düşüyor. Öncelikle August bir savant. Savant'ın ne olduğunu kitapta öğrenirsiniz. Ve senelerdir görüşmeyen Lisbeth ile gazeteci Blomkvist'in yolları yine kesişiyor. Tehlikelerle dolu macera yine başlıyor. Unutmadan Lisbeth için geçmişten gelen hayaletler iş başında. Daha doğrusu Lisbeth yine geçmişini kurcalanaktan geri durmuyor mu desek ... Benim açımdan önce ki kitaplardan kopuk değil. Hatta aynı heyecanla okudum. Kitapla ilgili tek sıkıntı belki o da kitabın ilk yarısında ki yavaşlık ve kalabalık karakter yapısı. Kitabın ikinci yarısında ki hız ise inanılmaz. 5.kitabı ise artık daha çok merak ediyorum.
Baskı: Kemik Mevsimi
Kitap için fantastik mi desem distopya mı desem kararsız kaldım açıkçası. Güzel bir kurguya sahip. Değişik bir dünya yaratmış yazar. Dünya düzeni 1800lerin ortasından itibaren değişmiş. Durugörücü olarak adlandırılan yeteneklere sahip insanların hissedemeyen insanlardan ayrılması durugörücülerin yeteneklerinin kullanılmasının yasaklanması ile bu grup Londra'nın yeraltına çekilmesiyle başlıyor. Paige bir rüyagezen. Bu örgüt için çalışırken yakalanır ama Sion tarafından değil. Hepsinden gizli olan Refaimler tarafından. Şehrin başka bir kesiminde ona verilen gardiyanı ile yeteneklerini bilemesi ve buraya yararlı olması lazım. Tabi Paige orada kalmak değil tekrar eski hayatına dönmeye çabalamakta. Kitap bir süredir kitaplığımda bekliyordu.Bundan pişmanlık duydum açıkçası. Öyle bir yerde bitti ki ikinci kitabını okumak için sabırsızlanıyorum. Seri üç kitap ve daha sonuncusu yayınlanmadı bizde. Umarım kısa sürede çıkar.
Baskı: Sır
Yirmi yıl önce bulundukları yeri terk etmelerine sebep olan büyük sır Madeline'in karşısına ölümlerle beraber çıkmıştır. Güvenebileceği tek kişi ise güvenlik uzmanı Jak Rayner'dir. Aile sırları,entrikalar, üstü kapatılan gerçekler ve birbirinden tehlikeli insanlarla dolu kitap. Buna rağmen benim için ortalamanın altında kaldı. Herşey çok açık bir şekilde gözümüze sokuluyordu zaten.
Baskı: Hayalimsin
Güzel bir hikayesi olmasına rağmen biraz havada kalan bir anlatımı vardı. Belki amatör çeviriden kaynaklı olabilir. Başka historical romanları hatırlatan tınılar vardı.Bunlara rağmen özellikle sonuna doğru temponun artması ile güzel okunan çerezlik bir kitap oldu benim için.
Baskı: En Güzel Hediyem (Crown's Spies, #3)
İki aile arasında ki husumetin düzeltilmesi için 4 yaşındayken evlendirilen Sara senelerce kocasının gelmesini beklemiş fakat iş başa düşmüştür teyzesini kurtarmak için. Bu sırada Nathan ise evlilik aktinin gerçekleşmesi için Sara'yı kaçırmaya gidecektir. Aralarında ki yanlış anlaşılmalar Sara'nın sakarlıkları da işin içine girince Nathan'ın gemisinde işler iyice karışır. Genel itibari ile eğlenceli bir kitap.
Baskı: Kadere İnanır mısın? (Crown's Spies, #1)
Yazarın eğlenceli okurken bizi yormayan atrzını seviyorum. Kolonide büyümüş olan Christina kızılderililer tarafından büyütülmüştür. Büyüdükten sonra annnesinin vasiyeti üzerine ingiltereye gelir.Burada Lyon ile tanışır. Hem birbirleri ile hemde çevreleri olan ilişkilerini güzel bir şekilde okuyoruz. En sevdiğim sahnelerden biri Christina'nın bar sahnesiyle Lyon ve kardeşinin anneleri gittikten sonraki diyalogları oldu....
Baskı: Koruyucu Meleğim (Crown's Spies, #2)
Historical romansın Chik-liti gibi... Eğlenceli diyaloglar, Biraz yalan dolan biraz macera yazarın naif anlatımı ve mantık hataları olsada eğlenceli bir kitaptı. Kardeşinin intikamını almak ve Pagan'ı öldürmek için yola çıkan Marki Caine ve onu kurtarmak için herşeyi yapan Jade'in hikayesi. Jade muhteşemdi. Her anlamda yetenekli fakat aslında kendi kırılganlığını koruyan biri. Caine ise metodik sabırlı ve ne istediğni bilen biri... Okurken sıkılmayacağınız eğleneceğinin hattazaman zaman kahkaha atacağınız bir roman...
Baskı: İhanet (İskoç Muhafız Alayı, #4)
karısının ihanetine uğrayıp tüm adamlarının kaybeden esaret altında tutulduktan sonra kaçıp İskoç kralının muhafızlarına katılan Laclan ile Tacı Bruce'a giydirerek herkese meydan okuyan İsabella'nın hikayesi. Her ikiside birbirinden yaralı. Laclan kendini herkesten çeken tek isteğinin kaybettiği adamlarının ailelerine yardım edip sakin bir yaşam kurmak olan ama bunları yaparken hep kendini bir savunmada tutan biri. İsabella ise küçük yaşta evlendirilip kocasının türlü eziyetlerine boyuneğmek zorunda kalan ama buna rağmen elini taşın altına sokmaktan çekinmeyen birkadın. Kitabın ilk bölümünde ikisinin tanışmaları ve İsabella'nın esareti konu ediliyor. tek dayanağı ise geride bıraktığı kızı. İki sene boyunca esaret altında önce bir kafeste sonrada bir kulede hapsediliyor. Onun bu durumuna iki senedir katlanan Laclan ilk fırsatta Bella'yı kurtarması ile kitabın ikinci kısmı başlıyor...
Baskı: Gazap (İskoç Muhafız Alayı, #3)
İskoç Muhafız Alayının kaşifi casusu Arthur, düşman kalesine hemde babasını öldüren klanın kalesinde göreve başlar. Burada dikkat çekmemeye çalışsada daha önce kurtardığı ama düşmanının kızı olduğunu bilediği Anna ile yine karşılaşır. Burada bir yandan kralı için çalışırken bir yandan da Anna ile arasına bir mesafe koymaya çalışır. Sırları ile aşkı arasında kalan bir adamla ailesi ve aşkı arasında kalan bir kadının hikayesi. Yazarın en sevdiğim yanı karakterlerini gerçek kişilerin ve olayların üzerine kurgulaması....
Baskı: Erebos
Bir oyun ne kadar tehlikeli olabilir? Bizi gerçeklikten yada doğruluktan uzaklaştırabilir mi? Bir grup öğrenci büyük gizlilik içinde elden ele dolaşan disketlerle çevrelerinden uzaklaşmakta ve garip tavırlar sergilemektedirler. Merakını yenemeyen Nick'te bu kervana katılıp oyuna sarar. Oyunun belli kuralları var. Bir kere oyundan atılan bir daha buna dahil olamaz. O yüzden verilen her görevi başarmalılar. Bu görevler zamanla oyunun dışına taşmasıyla macera başlar... Kitabı, olay kurgusunu sevdim. Bize çok yabancı ütopik bir konu değil. Maalesef bu şekilde insanları etkilemekte mümkün. Bu gerçeklikten dolayı da daha bir sarıyor kitap. Özellikle oyun bölümleri kitaba fantastik bir dokunuş sağlıyor. İş gerçek hayattaki görevlere gelince paronayak bir duygu ile okuyorsunuz. Çünkü okuduklarımızın hepsinin olabilme kapasitesi var. Bu ise korku duymanıza neden oluyor. #alıntı "Her geçen günle birlikte gerçeklik benim için anlamını yitiriyor." "Aslında yaratıcı olarak kalmak, yarattığımdan mutlu olup onu başkaları ile paylaşmak isterdim. Ancak yok etmenin de kendince derin anlamları var. Çekici yanı tamama erdirmesinde saklı." "Gelecek sayısız olasılığı içinde taşıyor ve gercekleşmek üzere bekliyor."
Baskı: Yüce Tanrı Pan
İthaki yayınlarının Karanlık Kitaplık serisinin beşinci kitabı #yücetanrıpan . Ruhani dünyaya karşı büyük ilgi duyan Dr. Raymond'un yaptığı deneylerin sonucunda meydana gelen açıklanamayan ölümleri anlatan kısa korku hikayesi. Yazar bu türün en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor. Olayları gözlemcilerin anlatımından muğlak bir şekilde dinliyoruz. Benim açımdan ise öyle aman aman bir korku öğesi taşımasada alt metinde insanı devamlı diken üstünde tutan bir anlatım bulunmakta.
Baskı: Aşk ve Gurur
Kitabından önce belki de yüzlerce kez uyarlamalarını seyretmişimdir. Her seyrettiğimde aynı zevki hissederim. Bazı uyarlamaların yeri ise ayrı bende. Gelgelelim kitabını okumaya hiç elim gitmemişti. Yazık etmişim. Oysaki ben film yada dizi uyarlamasındansa kitabını okumak daha iyi derim her zaman 😏 Kitap boyunca bir çok diyalog o kadar tanıdık ki...Hiç yabancılık çekmemekle beraber aşinalığı ile sizi mutlu ediyor. Ve bir kere daha şükrettim bu yüzyılda yaşadığım için. O kadar dolambaçlı yollardan konuşuluyor ki benim gibi sabırsız bir insan için tahammül edilir gibi değil. Özellikle bu tarz diyaloglarda, bu yanımdan dolayı demediğim kalmadı.😉 Bu tarz kült eserler için yorum yazan birçok insan gördüm. Kitabın geçtiği yada yazıldığı zamanı göz önüne almadan sadece kendi önyargıları ile kitabı okuyup eleştirmeye çalışanlar. Sevip sevmemek ayrı birşey ama yargılamak işte o bence hiçbirimizin haddi değil. Sevgi ile kalın...