
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Buzdaki Kız (Dedektif Erika Foster, #1)
Biraz soğuk biraz sinir bozucu ama güzel bir polisiye. Özellikle ana karakterimizin şefleri tam sinir olunacak cinsten.
Baskı: Sonsuzluk Ölüsü (Sookie Stackhouse #13)
Halen devam edecekmiş gibi bir his bırakarak bitti.....
Baskı: İskoç Gelini (Highlanders #3)
Kardeşlere bayıldım. Birbirlerine sevgilerini gösterme şekillerine, ilgilerine , koruma isteklerine....Ana karakterler için ise bazen sıktıklarını ama genelde iyi aktarıldıklarını düşünüyorum.
Baskı: İngiliz Gelin Annabel (Highlanders, #1)
Basit ama eğlenceli bir kitap. Annabel'in saf halleri beni hem güldürdü hem üzdü. Olayların gidişatı iyi kurgulanmıştı. Sevdim :)
Baskı: Çifte Bela (Gece Prensi, #2)
Bu serileri beklemekle geçiyor ömrüm. Vlad ne çektirdin öyle duygularını gizleyerek Leila'ya. Şimdi daha bir sabırsızım diğer kitap için.
Baskı: Kızıl Tepe (Red Hill, #1)
Film gibi akıp geçti.Seri olmasına rağmen havada kalır bir yanı yok. Bazı soru işaretleri bırakmış olsada güzel bir kitaptı.
Baskı: Katiller Çetesi Izabel #2
İlk kitabı daha çok sevmiştim. Bu da fena değildi ama bir eksiklik vardı sanki. Sarai'nin İzabel olma yolu adım adım işlenmişti.Sanırım olayların bir birine bağlanma kısmı oldu bittiye getirilmiş gibi geldi bana. Bundan dolayıda biraz sasıydı ......
Baskı: Günahkar
Konusu ilgi çekici olmasına rağmen bir çok yerde bazı anlatım bozuklukları vardı. Bir kasaba Şerifimiz bir FBI ajanı ve bunların kendi özel yaşamları ile harmanlanmış güzel bir kurgu. Bu yayınevi haricinde Pegasus Soğuk Kan adı ile tekrar basmış. Umarım çeviri daha iyidir. Kitabın sonu öyle bir yerde kaldı ki anlatıma rağmen devamı için merak duygum kabardı.
Baskı: Katiller Çetesi Sarai #1
İlginç bir konu. Karakterler hiçte masum değil.Bu açıdan değişik bir kahramanlık anlayışı içinde güzel sürükleyici bir kitap....Devamını merak ve heyecanla okuyacağım :)
Baskı: Yenilmez Savaşcı (Highlander, #2)
Bazı nedenlerle uzun sürse de okumam bir çırpıda okunacak bir kitap. Grimm sinir bozucu bir savaşçı olmasına rağmen vazgeçmez oluşu ile Jillian benden tam not aldı.
Baskı: Yakın Mesafe (FBI/US Attorney, #2)
İlk kitaba göre yavan kaldı. İlerleyişte bir sıkıntı vardı sanki ya çok hızlı gelişti olaylar yada bilmiyorum eksik bir şeyler hissettim
Baskı: Şeytan Tüyü (FBI/US Attorney, #1)
Akıcı ,eğlenceli bir polisiye-macera- aşk kitabı. Biraz Linda H. tarzı.okurken eğlendim hatta bir çırpıda okudum.
Baskı: Atlantis'in Kurtuluşu (Poseidon Savaşçıları #3)
Bol aksiyon, fazlaca kişilik çatışması ama karakterler çok iyiydi.
Baskı: Kalbim Sende Kalmış - (Kayıp Şehir, #4)
Ali ve Arya da beklentim çok yüksekti. Daha fazla aksiyon beklerken çoğunlukla ikili ilişkiler vardı. En güzel sahneler ise babalarının Adem ile Ömert'in ikili diyaloglarıydı.
Baskı: Pinokyo'nun Rüyası - (Kayıp Şehir, #2)
Ömer'in Gazel'e gelişen ilgisi sonrasında tavrı çok güzeldi. sevgisini gösterme biçimi, bekleyişi beni benden aldı. Tek sıkıntım ise belki babası ile ilgili kısımlara biraz daha yer verilmesi olsa da olmazsa da olur. Zaten Ömer O'nu baba olarak kabul etmiyordu.....
Baskı: İki Mükemmel Hata
F.M.Arsal karakterlerini bazen dövmek bazen sövmek bazende içinize sokmak istersiniz. Ayça ve Ayhan'ı okurken hepsini birden yaşadım ama o kadar güzel harmanlanmış ki tam kızacakken karakterlerden öyle bir atılım geliyor ki kızıp sövemiyorsunuz.....
Baskı: Gitme - (Kayıp Şehir, #3)
Tunç hem sevilesi hem dövülesi birkarakter.Öncelikle de dövülesi...Hayat ise içinize alıp sarıp sarmalamak isteyeceğiniz bir karakter. Ellerine, yüreğine sağlık Selvi Atıcı......
Baskı: Diriliş (Rizzoli & Isles, #11)
Cinayetler, arada ki bağlantılar ve olayların arasında kahramanlarımızın ilişkileri....Yine çok güzel harmanlanmış bir kitap okundu.
Baskı: Ateşin Şarkısı
Polisiye bekliyorsanız biraz kenara çekilin. Bir bestenin peşinden ne gibi bir hikaye doğabileceğini yazar çok güzel anlatmış. İki ayrı olay döngüsünde bir tarafta bir gizem diğer tarafta ise dram var. Julia çaldığı bestenin nelere sebep olabileceğini , neleri açığa çıkaracağının haberinde değil. Diğer yandan ise besteci Lorenzo ikinci dünya savaşı zamanında Venedik'te ki Yahudilerin yaşamlarına bir parça ışık yakmış. Benim açımdan kitabın sonuna doğru oluşan bilinmezlik biraz polisiye katabilir olsada bu yüzeysel geçilmiş. Buna rağmen derim ki okuyun..... Tarihsel not kısmında ki cümle her zamana her millete uyarlanabilir. ''Yavaşça ısıtılan tencerede kaynayan kurbağa misali,çoğu İtalyan Yahudisi bu zorlu şartlara uyum sağlayıp hayatlarına devam etmişler.'' Ta ki bir gece sirenler eşliğinde gözaltına alınıp, toplama kampına götürülene dek.....
Baskı: Hasat
Kitabın başında daha konuyu anlamış olmama rağmen hatta hayal kırıklığı mı olacak dememe rağmen öyle bir ilerledi ki kitap son ana kadar artan bir adrenalin ile okudum.Konununişlenişi ve temponun sonuna doğru artması çok iyiydi.Tek hayal kırıklığı yaratan yeri benim için diyorum bunu sonunda birşeyler bekledim ama bu sadece şahsi fikrim.Buna rağmen etkisinden bir süre kurtulamadım....
Baskı: Aşk Affetmez (The Rules of Scoundrels, #3)
Severek okudum :) Özellikle Temple karakter olarak göz dolduruyordu.....