
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Doğu Ekspresinde Cinayet
Her okuduğumda kitabın sonu beni benden alır
Baskı: Küçük Bir Hayal Kur (Chicago Stars, #4)
SEP kitapları içinde belki de en sevdiğim bu oldu. Rachel' in oğlu için katlandıkları ,çaresizlik anları...Herşeye rağmen ayakta kalmayı başarabilmesi.Herkesin O'na düşman olduğunu bile bile çabalaması... O'nun karşısında herşeyini kaybetmiş bir adam...
Baskı: Ah Şu Kalbim (Chicago Stars, #5)
Eğlenceli komik...içinde geçen çocuk kitabı karakterleri kitaba masalsılık katmış... Duygusal..geçmişten gelen hayaletler her zaman var olacak...
Baskı: Aşk Çok Yakında (Chicago Stars, #6)
Küçük bir Hayal Kur'da çıtayı o kadar yükseltti ki yazar bu kitap biraz basit kaldı. Buna rağmen komik romantik ve eğlenceliydi...Özellikle Anabell karakteri :)
Baskı: Taş Bebek
Her zaman alıştığımız SEP tarzından daha farklı olarak büyük bir dram içeriyor kitap. Fleur'un yaşamaya mahkum bırakıldıkları annesinin aslında benmerkezci bencil yapısının altında kalan kızını koruma dürtüsü ...Yozlaşmış bir grubun içinde kaybolan hayat....Sanırım SEP'i de okunur kılan bu....
Baskı: Adalet
Yazarın kitapları film tadında. Hızlı ,aksiyonu bol, biraz da ikili ilişkiler içine girdi mi tadından yenmiyorlar. Takip'ten tanıdığımız Jessica ve Mark yine bizlerle. Jessica yine başını belaya sokuyor.Her zaman ki gibi ölümle burun buruna. Bu serinin son kitabı olarak görülüyor ama yazarın türkçeye çevrilmiş bir eseri daha var. Tek kitap. Onu da okuduktan sonra yazar hakkında kesin bir yargıya varacağım ama şu anda dilini sevdiğimi biliyorum. Umarım diğer kitapta beni yanıltmaz ...
Baskı: Takip
Tam olarak film tadında bir kitap. Kaçma kovalamacanın olduğu içine az biraz da aşk öğelerinin karıştırıldığı politik çıkarlar için herşeyin yapılabileceğinin göze sokulduğu, entrikalarla dolu Amerikan polisiyesi....
Baskı: Sevda Dedikleri 2
Hikayemiz kaldığı yerden devam ediyor. Hızır Ali artık kendini saklamak istemese de Melek kaçıyor duygularından... Güzel bir mahallede bizden kişilerle harmanlanmış dostluğun sevginin kısaçlığın analatıldığı, kalbi yaralı insanların sevgi ile nasıl harmanlandığını sıcak bir dille okumak istiyoranız aklınızın bir köşesinde olsun derim...
Baskı: Londra Caddesi (On Dublin Street, #2)
Daha duygusal daha yoğun ve daha özverili karakterler...Cam için aynı şeyi pek söyleyemesemde Jo tam olarak böyle bir karakter. Özellikle de kardeşine olan düşkünlüğü bence kitabın duygu yönünü bir tık ileri taşıyor.
Baskı: Christine
Seneler önce kabuslarımın arabası olan Christine tekrardan merhaba....Basit bir dille bir insanı karabasanlara kim sürükler derseniz ben hiç düşünmeden yazarı işaret ederim.
Baskı: Hiç Umudum Yokken
Julie Garwood okumayı çok özlemişim. Kendini bilen yada bulan güçlü kadın karakteri ile her zaman sert acımasız görünen ama doğru adamları kitaplarında gördüğümüz yazar yine bizi şaşırtmıyor bence...
Baskı: Sevme Beni Yanarsın
KOnusu güzel olmakla beraber işleniş açısından çok havada kalan bir çik-lit polisiye karışımı bir kitaptı..Aby'nin geçmişten gelen duygusal boşlukları arkadaş ilişkileri daha iyi işlenseydi ....Neyse ama zaman geçirmek için kafa dağıtmak için birkaç saatte okunabilecek bir kitap...
Baskı: Gece Mesaisi
Kasabanın göbeğinde ki intaharlarla başlıyor kitap.Bunun sebebi ise kısa sürede ortaya çıkıyor. Peki kasaba sakinleri ne yapacaklar. Bunu da kitabı okuduğunuzda bileceksiniz zaten :) Biraz gotik biraz karamsar ruh halinde ki seri benim favorilerimden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Keşke yazarın başka kitaplarını da okusak zira seri şimdilik üç kitap.Yazarın kalemini de ayrıca seviyorum belirtmeden geçemeyeceğim. Sookie serisinden bildiğimiz Quinn artık bu kasabalı. Kasabanın Vampiri ve sevgilisi Olivia'nın geçmişlerine bakıyoruz. Bazı sakinlerin neden orada olduklarını öğreniyoruz. Ve kitapta asıl iş bu sefer cadımız Fiji'ye düşüyor. Nasıl mı? İşte orasını merak ediyorsanız herşey kitapta yazıyor. :)
Baskı: Geceyarısı Kavşağı
Malum Sookie bitti ve yazarından yeni bir kitap geldi. Hiç kimsenin diğerini sorgulamadığı bir kasabadayız şimdi. Burada ki insanlar biraz soğuk,biraz ketum ve biraz da farklı. Her birinin farklı hikayeleri var. Hepside bir gizem taşıyor.Geceyarısı kasabasına yeni bir sakin taşınıyor. Kasabadakiler ile kaynaşıyor derken, ev sahibinin başı büyükbabası yüzünden derde giriyor ve bir cinayette şüpheli durumunda kalıyor. Yazar hiçbir kahramanı doğrudan nitelendirmiyor. Sadece belirsiz bazı dokunuşlarla ne olduğunu anlatıyor. Her kişinin farklı hikayeleri var ve merak etmenize vesile oluyor. Herbirinin de sırları var kurcalanmayan. Farklı kişilerin açısından okuyorsunuz bölümleri. Bana göre kitap biraz soğuk ama ilgimi çeken bir soğukluk bu. Hikaye yavaş ilerlemesine rağmen kişiler akılda kalıcı. Kitabın sonunda en azından bir kişi ile ilgili düğüm çözülüyor. Elimizde olanlar:Bir cadı ,bir psişik ,bir emanetçi,bir vampir,bir de kedi 🐈Kedi ne alaka mı?😆😉
Baskı: Yakut Çember (Bloodlines,#6)
Bir serinin daha sonuna geldik. Serileri artık beklemeyi sevmediğimden son üç kitabı alıp bir kenara koymuş ama okumaya bir türlü fırsat bulamamıştım. Bir hafta içinde beni RS den çıkaran bu güzel seri son kitapta herşeyi yoluna koyup bizi eski arkadaşlarımızdan da( Rose&Dimitrie) bihaber bırakmadan tamamlanması mutluluk verici oldu....Özellikle son iki kitabın hızı müthişti. Sydney'in kitabın sonuna doğru ne kadar zeki ve iş bitirici olduğu bir daha ortaya kondu...
Baskı: Gümüş Gölgeler - (Bloodlines, #5)
Sydney'in başı belada hemde o biçim beleda. Adrian ise O'nu kurtarmak için başından büyük işlere kalkışıyor. Serinin en heyecanlı aksiyonu bol kitabıydı. Son çeyrekte ki hız inanılmaz.
Baskı: Ateşli Kalp - (Bloodlines, #4)
Daha çok Sdney ile Adrian'ın ilişkilerini oturtturma çabalarının üzerine kurgulansa da hem Simyacıların esaretinden kurtulmak hemde Morailerin saldırıdan korunması üzerine de çalışmalarını anlatıyorlar. Kitabın yarısına kadar hatta son çeyreğe kadar yavaş ilerleyen kitap son çeyrekte depar attı. Öyle bir yerde kaldı ki Allahtan son iki kitap elimde de beklemek zorunda kalmayacağım.Seriler tamamlanınca okumanın faydası da bu olsa gerek...
Baskı: Aşka Adanmış Bir Gün (MacKinnon’s Rangers #3)
Bu ailenin tüm fertlerini seviyorum. Yazarın hikayeyi ela alış biçimini çok naif çok masum kırılgan olmayan bireylerini de seviyorum. Historical tarzında en çok beğendiklerim arasında daima bu seri olacaktır....
Baskı: Ölüm Şarkısı
"Her şey bir gün son bulacağı için bu kadar güzel."#kitapalıntıları Matt bir anda kardeşini kaybeder ve cesedi bulunur. Kardeşinin ipod'unda bulduğu bir ipucunu takip ederek Paris'e gider ve birbiri ile ilintili bir çok cinayetin bağlantısını takip eder. Kurgusu gayet başarılı bir film seyreder gibi okuyorsunuz kitabı. Belki bu tarzı çok okuduğumdan tahmin ettiğim şekilde olaylar gelişse de beni sayfalar arasında sürükledi...Anlatımı, karakterlerin zenginliği kitapta öne çıkıyor... Hastalıklı bir zihnin çocukluk travmalarının eşliğinde bir katili bu kitapta bulurken,yaralı insanların kendi duygularını nasıl yansıttığını da okuyorsunuz.
Baskı: Baharın Peşinde
Kitap uzun süredir kitaplığımda beklemesine rağmen bir türlü okunacaklar sırasına alamamıştım. Tüm önyargılarıma rağmen gayet akıcı giden bir kitap oldu. Benim çok sevmediğim bir yaş aralığına hitap etmesine rağmen konusu ilgiyi üzerinde toplayabildi. Çok yakın iki anne ve bunların çocukları üzerine yazılmış olan kitap kişilerin kendi iç dünyalarındaki savaşa küçük bir gönderme yapmış. Beklentiler, hayalkırıklıkları ve aslında büyük bir dram içeren kitap biraz film tadında ....
Baskı: Kalbimde Bahar Telaşı (The Sullivans, #5)
Açık ara en iysiydi okuduklarım arasında....Zach'in tarzı Heather'ın tavrı...Duygusallık ...Amma velakin basit anlatımı hem iyi hem kötüydü..
Baskı: Bir Kıvılcım Yeter (The Sullivans, #3)
Her kitap bir öncekinden daha iyi olamasına rağmen bir yerden sonrası gitmiyor. Konular güzel işlenişleri maalesef zayıf kalıyor...
Baskı: Sonrası Şiir Gibi (The Sullivans, #2)
Bir günlük değil bir kaç saatlik beyaz dizi kıvamında çerezlik bir hikaye. Yazar her kitapta kalemini biraz daha iyileştiriyor.
Baskı: Uzun Yağmurlardan Sonra (The Sullivans, #1)
Keşke bu kadar hızlı ilerlemeseydi herşey. Konu güzeldi. Bir çırpıda okudu ama eksikleri çok fazlaydı bence.