Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

O
31.01.2013
Hah
Hah

Yazar: birgül oğuz

Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

O
Oklap Kütüphanesiiçin kendine kitap hedef koydu
28.01.2013
2013 Okuma Hedefi

Hedef: 60 kitap

O
30.01.2013
O
30.01.2013
O
Oklap Kütüphanesideğerlendirdi
23.01.2013
Karanlığın Günü
Karanlığın Günü

Yazar: leylâ erbil

1959da okuduğum ilk kitabı Hallaçtan bu yana Erbilin yazarlığına hayranım. Türkçemize, pek az yazara nasip olan bir devrimci üslup ve görkemli imgelem getirdi. Yapıtlarının bazılarında James Joycea benzer biçimler, Faulknerı andıran biçem öğeleri vardı. Camus gibi, başkaldırıyı bir tür yaratıcı sanat düzeyine çıkardı. Marxtan ve Freuddan esintiler, Beckettten sesler getirdi. Ama, hiçbirini taklit…

9/10

Leylâ Erbil gibi edebiyatımızın yüz akı bir yazarın duyarlılığıya hem de 1983'te kaleme alınıp, 1985 yılında ilk baskısını yapmış bir roman, "Karanlığın Günü" sizi koca toplumun yaşadığı travmayla buluşturmaya gönüllü. http://oklapkutuphanesi.blogspot.de/2013/01/leyla-erbil-karanlgn-gunu.html

O
Oklap Kütüphanesideğerlendirdi
17.01.2013
Mutlu Moskova
Mutlu Moskova

Yazar: andrey platonov

Rus edebiyatının geç keşfedilmiş ustalarından biri olan Andrey Platonov'un 1930'larda yazdığı Mutlu Moskova, Rusya'da ancak 1991'de, eski rejim yıkıldıktan sonra yayımlanabildi. Roman küçük yaşta öksüz kalan Moskova Çestnova'nın etrafında dönüyor. Hayatı keşfetmeye çalışan, içi içine sığmayan Moskova meslekten mesleğe ve bir romantik ilişkiden diğerine geçerken hem değişi…

8/10

Andrey Platonov... Komünizme ve Sovyet ideallerine inanan bir yazar olmasına rağmen, özellikle 1930'lu yıllarda yazdıklarıyla ve kollektivizme karşı kuşkulu yaklaşımı nedeniyle 'sakıncalı' sınıfına tasnif edilmiş, uzun süre yasaklanmış, yazdıkları basılmamış bir yazar. Platonov, tamamlamadığı, son n

O
29.01.2013
O
Oklap Kütüphanesiokuma durumunu güncelledi
28.01.2013
Hah
Hah

Yazar: birgül oğuz

Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

O
Oklap Kütüphanesikütüphanesine ekledi
28.01.2013
Hah
Hah

Yazar: birgül oğuz

Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

O
Oklap Kütüphanesişu an okuyor
28.01.2013
Hah
Hah

Yazar: birgül oğuz

Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

O
28.01.2013
Fasulyenin Bildiği
Fasulyenin Bildiği

Yazar: birgül oğuz

2007 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülünü kazanan Birgül Oğuz, görünen ve görünmeyen dünya arasında bir yolculuğa çıkarıyor okuru ve yazmanın bir şeyler eklemek değil, boşlukları doldurmak olduğuna inanıyor. Kendi deyişiyle, Düşsellik gerçekliğin bir başka görünümü. Hepimiz için ortak bir başka semboller evreninin dilsel bir açılımı. Kadim metinlerin, masalların, bugün mitik tabir ettiğimiz pek çok ‘yaz…

O
28.01.2013
O
Oklap Kütüphanesiokuma durumunu güncelledi
23.01.2013
Fasulyenin Bildiği
Fasulyenin Bildiği

Yazar: birgül oğuz

2007 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülünü kazanan Birgül Oğuz, görünen ve görünmeyen dünya arasında bir yolculuğa çıkarıyor okuru ve yazmanın bir şeyler eklemek değil, boşlukları doldurmak olduğuna inanıyor. Kendi deyişiyle, Düşsellik gerçekliğin bir başka görünümü. Hepimiz için ortak bir başka semboller evreninin dilsel bir açılımı. Kadim metinlerin, masalların, bugün mitik tabir ettiğimiz pek çok ‘yaz…

O
Oklap Kütüphanesişu an okuyor
23.01.2013
Fasulyenin Bildiği
Fasulyenin Bildiği

Yazar: birgül oğuz

2007 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülünü kazanan Birgül Oğuz, görünen ve görünmeyen dünya arasında bir yolculuğa çıkarıyor okuru ve yazmanın bir şeyler eklemek değil, boşlukları doldurmak olduğuna inanıyor. Kendi deyişiyle, Düşsellik gerçekliğin bir başka görünümü. Hepimiz için ortak bir başka semboller evreninin dilsel bir açılımı. Kadim metinlerin, masalların, bugün mitik tabir ettiğimiz pek çok ‘yaz…

O
Oklap Kütüphanesikütüphanesine ekledi
23.01.2013
Fasulyenin Bildiği
Fasulyenin Bildiği

Yazar: birgül oğuz

2007 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülünü kazanan Birgül Oğuz, görünen ve görünmeyen dünya arasında bir yolculuğa çıkarıyor okuru ve yazmanın bir şeyler eklemek değil, boşlukları doldurmak olduğuna inanıyor. Kendi deyişiyle, Düşsellik gerçekliğin bir başka görünümü. Hepimiz için ortak bir başka semboller evreninin dilsel bir açılımı. Kadim metinlerin, masalların, bugün mitik tabir ettiğimiz pek çok ‘yaz…

O
23.01.2013
Karanlığın Günü
Karanlığın Günü

Yazar: leylâ erbil

1959da okuduğum ilk kitabı Hallaçtan bu yana Erbilin yazarlığına hayranım. Türkçemize, pek az yazara nasip olan bir devrimci üslup ve görkemli imgelem getirdi. Yapıtlarının bazılarında James Joycea benzer biçimler, Faulknerı andıran biçem öğeleri vardı. Camus gibi, başkaldırıyı bir tür yaratıcı sanat düzeyine çıkardı. Marxtan ve Freuddan esintiler, Beckettten sesler getirdi. Ama, hiçbirini taklit…

O
Oklap Kütüphanesiokuma durumunu güncelledi
22.01.2013
Karanlığın Günü
Karanlığın Günü

Yazar: leylâ erbil

1959da okuduğum ilk kitabı Hallaçtan bu yana Erbilin yazarlığına hayranım. Türkçemize, pek az yazara nasip olan bir devrimci üslup ve görkemli imgelem getirdi. Yapıtlarının bazılarında James Joycea benzer biçimler, Faulknerı andıran biçem öğeleri vardı. Camus gibi, başkaldırıyı bir tür yaratıcı sanat düzeyine çıkardı. Marxtan ve Freuddan esintiler, Beckettten sesler getirdi. Ama, hiçbirini taklit…

O
Oklap Kütüphanesideğerlendirdi
21.01.2013
Ankara, Mon Amour!
Ankara, Mon Amour!

Yazar: şükran yiğit

Ankara, Mon Amour! /üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların / cepli basma elbiselerin /dualarla ekilen simit ağaçlarının /üç tam bir pasonun / troleybüs hızında giden bir hayatın /Zümrüt Pastanesinin ve Alemdar Sinemasının / sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /ikindi sessizliklerinin / bir hatırası olmanın / bir çay koyalımın / mavi ODTÜ otobüslerinin /ciddiyetle…

8/10

Bir dönem Ankara'da, özellikle de Yenimahalle'de yaşadıysanız, çocukluğunuz sokakta, mahalle arkadaşlarınızla uydurduğunuz oyunlarla geçmişse, üstüne bir de ODTÜ'de okuduysanız, sizi bir yerlerinizden yakalayacaktır "Ankara, Mon Amour!". Çok da bir şey vaat etmeden yapacaktır bu işi. Naif ve samimi

O
Oklap Kütüphanesikütüphanesine ekledi
21.01.2013
Ankara, Mon Amour!
Ankara, Mon Amour!

Yazar: şükran yiğit

Ankara, Mon Amour! /üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların / cepli basma elbiselerin /dualarla ekilen simit ağaçlarının /üç tam bir pasonun / troleybüs hızında giden bir hayatın /Zümrüt Pastanesinin ve Alemdar Sinemasının / sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /ikindi sessizliklerinin / bir hatırası olmanın / bir çay koyalımın / mavi ODTÜ otobüslerinin /ciddiyetle…

O
21.01.2013
Ankara, Mon Amour!
Ankara, Mon Amour!

Yazar: şükran yiğit

Ankara, Mon Amour! /üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların / cepli basma elbiselerin /dualarla ekilen simit ağaçlarının /üç tam bir pasonun / troleybüs hızında giden bir hayatın /Zümrüt Pastanesinin ve Alemdar Sinemasının / sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /ikindi sessizliklerinin / bir hatırası olmanın / bir çay koyalımın / mavi ODTÜ otobüslerinin /ciddiyetle…

O
21.01.2013
O
Oklap Kütüphanesiokuma durumunu güncelledi
21.01.2013
Karanlığın Günü
Karanlığın Günü

Yazar: leylâ erbil

1959da okuduğum ilk kitabı Hallaçtan bu yana Erbilin yazarlığına hayranım. Türkçemize, pek az yazara nasip olan bir devrimci üslup ve görkemli imgelem getirdi. Yapıtlarının bazılarında James Joycea benzer biçimler, Faulknerı andıran biçem öğeleri vardı. Camus gibi, başkaldırıyı bir tür yaratıcı sanat düzeyine çıkardı. Marxtan ve Freuddan esintiler, Beckettten sesler getirdi. Ama, hiçbirini taklit…

O
Oklap Kütüphanesiokuma durumunu güncelledi
18.01.2013
Karanlığın Günü
Karanlığın Günü

Yazar: leylâ erbil

1959da okuduğum ilk kitabı Hallaçtan bu yana Erbilin yazarlığına hayranım. Türkçemize, pek az yazara nasip olan bir devrimci üslup ve görkemli imgelem getirdi. Yapıtlarının bazılarında James Joycea benzer biçimler, Faulknerı andıran biçem öğeleri vardı. Camus gibi, başkaldırıyı bir tür yaratıcı sanat düzeyine çıkardı. Marxtan ve Freuddan esintiler, Beckettten sesler getirdi. Ama, hiçbirini taklit…

O
17.01.2013