
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bekir (Bir Türk Masalı, #3)
Bu kitaptan sonra Sedat'ın kitabının kesinlikle, kesinlikle çıkması lazım. bu seri de en merak ettigim kitap, okumayı dört gözle bekliyorum. Umarım yazarımız bizi çok bekletmez.
Baskı: Devrimin Kızı (The Book of Ivy #2)
Yılın 172. ve son kitabı olan #devriminkızı da bitti. Bu kitapta belki biraz daha hikayenin distopik yönünü okuruz diyordum ama yine olmadı yine aşk çok fazla ön plandaydı. Ilk kitaba göre biraz daha hareketli bir kitap olsa da benim için bir distopya kitabı-serisi olmadı olamadı maalesef, ama şunu da söyleyeyim bir aşk kitabı olarak sevdiğim bir seri oldu. Özellikle Bishop en sevdiğim karakterler arasında yerini aldı.
Baskı: Elveda Haziran
"Amy kitaplardan fazla hoşlanmıyor." Ruby yüzünde ciddi bir ifadeyle kitabı yeniden açtı." Zamanla sevecektir."dedi. "Sevmek zorunda. Kitapsız bir hayatın amacı nedir ki?" Bayıldım. Ben bu kitaba başlarken bu kadar sevecegimi hiç düşünmemiştim yine bildiğimiz #sarahjio kitabıdır dedim, ki öyleydi de, ama hikayenin geçtiği kitapevini yazar oyle bir anlatmış ki bayıldım, bende orada o kitabevinde yaşamak istedim. Yağmur sonrasından sonra en sevdiğim #sarahjio kitabı. Kesinlikle tavsiye edilir.
Baskı: Karanlık Yalanlar
Bu kitap hakkında ne diyebilirim bilmiyorum.İlk çıktığı zamanlar yine mi aşk üçgenini konu alan bir kitap diye baya önyargılı davranmistim. Daha sonra yorumları okudukça merakım galip geldi ve okumaya başladım. Ve Kitabın ilk girişini okuduğum zaman bir tahminde bulundum ve tam da öyle çıktı, o yüzden sır ortaya çıktığı zaman hic şaşırmadım diyebilirim. Sanırım buna benzer bir kitap okuduğum ve dizi izlediğim için benim için hiç şaşırtıcı değildi. Ama daha önce bu tür kitap okumayanlar için baya şaşırtıcı olacaktır onu söyleyebilirim. Farklı bir aşk hikayesi okumak istiyorsaniz ve güçlü, cesur aşkına sahip çıkan, vazgeçmeyen karakterleri seviyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun derim. Layana kesinlikle çok güçlü sağlam bir karakter.Benim en sevdiğim karakterler arasında ilk sıralarda artık. .
Baskı: Sezgi (Öngörü Serisi #2)
Ahhh Reed.. Bu seriyi okumamin en büyük sebebi ama bu kitapta Reed'i bulana aşkolsun. Kendisini kitabın bi basinda biraz gördük birde son 100 sayfada- ki tam 100 sayfa bile değil - Son kısımlar olmasaydı kesinlikle sevmedim derdim ama o son kısımlar kitabı kurtardı. Bundan sonraki kitaplar baya aksiyonluymus sanırım, umarım öyledir merakla bekliyorum.
Baskı: Gabriel'in Cenneti (Gabriel's Inferno #3)
Ohh be sonunda bitti. Sırf seriyi tamamlamak için okudum bu kitabı be yarım bırakmamak için baya sabretmem gerekti. Konu zaten sıktı bi de üstüne çevirinin berbat olması beni deli etti. Hemde öyle böyle değil, çeviri tam bi felaket. Okuyacak olanlara bol bol sabır diliyorum.
Baskı: Senin Yerinde Olsaydım (Kayıp Günlükler, #1)
Bu kitap bana Grinin elli tonunu anımsattı hemde öyle böyle değil hatta, bilmiyorum belki de bana öyle geldi ama Chris ve Sara arasındaki bazı diyaloglar bile aynı geldi bana.
Baskı: Huysuz ve Ruhsuz
İlk lbaşlarda yüzümde hep bi gülümsemeyle okudum. Ortalara doğru Yagiza feci sinir oldum sonrasında da baya çekti gerci. Sonlara doğru ise resmen kahkaha atarak okudum özellikle o nikah sahnesi yok mu 😄😄😄 uzun zamandır beni bu kadar güldüren bir kitap okumamistim. Kitapta en sevmediğim şey hızlı hızlı zaman atlama olayı, hic sevmedim oyle olunca hikaye cok kopuk kopuk geliyor bana. Onun dışında genel olarak sevdiğim, keyifle okuduğum bi çırpıda biten eğlenceli bir kitap.
Baskı: Beni Bırakma (Bana Dokunma, #2)
Adam ve Juliette sahneleri ne kadar sıkıcıysa , Warner ve Juliette sahneleri o kadar harikaydı. İlk kitapta Warner'ı sevmişitim, bu kitapta ise bayıldım. Üçüncü kitap bir an önce çıksın çıkmalı.
Baskı: Direniş (Lux, #5)
Vee bir seri daha bitti.. Köken' den sonra o kadar uzun zaman geçti ki bazı karakterleri unutmuşum resmen ama 4.kitap nasıl bitmişti neler olmuştu çoğu aklımda kalmış o yüzden olaylar konusunda fazla yabancılık çekmedim okurken. Onun dışında baya hareketli bir kitapti, Luxenler in savaşı hiç bitmedi mubarek. Önce Insanlara savaş açtılar, sonra Luxenler Luxenlere karşı savaştı sonunda da Arum ile Luxen savaştı ve mutlu son kitap bitti seri bitti.. (Yalnız ben bu seriden baya bi soğumuşum kitabı okurken olaylar o kadar saçma geldi ki ben bu seriyi niye bu kadar sevmisim dedim kendime.. ) Ve Bu seriden aklımda kalacak tek şey sanırım Daemon ve öküzlükleri olur seviyorum bu karakteri:)) Hoşçakal Daemon ...😊😉 Sonra Daemon konuştu. “N’aber aşağılık herif?” Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. “Birileriyle selamlaşmayı iyi beceriyorsun harbiden,” diye mırıldandı Archer. Sürücü koltuğundan inen Arum içini çekti, başını hafifçe yana eğdi. “Yine mi sen?” “Sen de görüştüğümüze en az benim kadar sevinmişsin.” Daemon alaycı bir tebessüm takınıp kollarını göğsünde kavuşturdu. “Daha işin başında bir şeyi netleştirelim. Bir şekilde bize bir oyun çevirmeye niyetleniyorsan bil ki bu yaptığın son plan olur.” Hunter gülüp başını erkek kardeşine çevirdi. “Sana çok şirin demiştim, değil mi?” Diğer Arum arabanın tavanına yaslandı, tek kaşını güneş gözlüğünün üstüne kaldırdı. “Tam kucaklamalık. Kahrolası bir oklukirpi gibi.”
Baskı: Marslı
Mark Watney sen nasıl bir adamsın yaa... :)) seviyorum böyle samimi, eğlenceli karakterleri: ) Kitabı sevdim ama o formüller yok mu o formüller, çok sıkıldım okurken özellikle ilk başlarda ama alıştıktan sonra öylece okuyup geçtim çünkü hic bir sey anlamıyorum o konuda bilgim sıfır maalesef. Formüller dışında kitap çok iyiydi eglenceli, samimi, surukleyici, özellikle son sayfaları öyle heyecanlıydı ki ... ama keşke biraz daha devamı olsaymis. Sanırım filminde varmış devamı, izlemek için sabırsızlanıyorum.
Baskı: Yerde (Up in the Air #3)
serinin en kötü kitabı benim için hem çeviri olarak hem konu olarak.
Baskı: Kızıl Ateş (Saklı Miras #1)
Bayıldım ben bu kitaba, ilk başlarda sıktı biraz ama Rogan devreye girdikten sonra olaylar hiç eksik olmuyor her sayfası ayrı bi olay ayrı bi heyecan. Bi bakıyorsun binalar ortadan ikiye ayrılıyor, bi bakıyorsun otobüsler havada uçuyor daha ne olsun :) Seviyorum bu tür kitapları hem fantastik hem polisiye tarzında hem de aşk var, tam benlik.
Baskı: Tatlı Hesaplaşma (The Sweet Trilogy, #3)
Vee bir seri daha bitti. Öyle bayildigim bir seri olmadı ama sevdim. Fantastik ve aksiyon yönünü biraz zayıf bulsam da, aile, arkadaşlık, sevgi ve aşk yönünden çok sevdiğim bir seri oldu. Tatlı hesaplaşma ise serinin en sevdiğim kitabı. Her yönden dolu dolu bir kitaptı, özellikle sonunu çok sevdim. Bu seride duygulanacagim aklima gelmezdi ama o son kısımlar beni baya duygulandırdı. Biraz hüzünlü ama mutlu bir sonla veda ettik "tatlı" serisine.. Fantastik ve aşk sevenlerin çok sevecegi bir seri, alın okuyun derim. Not: kitap kapaklarını hicc sevmiyorum bu kadar mı itici gelir insana...
Baskı: Büyücü (Demir Druid Günlükleri #2)
"Zorya Utrennyaya adına, neler oluyor? " Malina sanki ona cevap verecekmişcesine boş şişeyi azarlarken, gülmemek için kendimi zor tuttum. Ha-ha. Kendi bağlama büyüm onun büyüsünden daha güçlüydü. Nanik, nanik Malina. Beni yakalayamazsın. Ben bu Atticus' a bayıldım, kendi ayrı komik, köpeği ayrı komik. 😍 Fantastik ve mitoloji sevenler bu seriyi okuyunn..
Baskı: Travma Sonrası Aşk Çarpması
Aslında dramatik olan bir konuyu yazar romantik, eğlenceli bir kitaba çevirmiş, güzel de olmuş. Sevdim ben çabuk okunan akici cerezlik bir kitap.
Baskı: Sende Tutuklu Kaldım (Crossfire, #4)
Gereksiz yere uzatılmış bir serii.. Tek sevdiğim yanı Gideon'in duygularını okumak oldu.
Baskı: Eksik Parça (Mara Dyer, #1)
Aslında kitabı aylar önce kitap fuarindan almıştım ama yorumları görünce okumadım ikinci kitabı bekledim. Hazır ikinci kitap çıkmışken okuyayım dedim okumaz olaydim.. Hemen ikinci kitabı okumam lazimm. Bu nasıl bir kurgudur böyle, hangisi hayal hangisi gerçek. Hayal ve gerçek arasında ki çizgi o kadar inceki hangisi hayal, hangisi gerçek diye diye merak içinde soluksuz okuttu yazar. Bi de o son insanı iyice merak içinde bırakıyor. Ve Mara'nın ne olduğunu, kim olduğunu hala anlamış değilim. Gizem ve Gerilim dolu bir kitap. Kesinlikle alın okuyun hatta serinin bütün kitapları çıksın öyle okuyun.
Baskı: O Yaz (The Wallflowers, #1)
Hikayesi güzel, çevirisi berbat olan bir kitap daha.. Her ne kadar Simon 'in aşkını bir türlü hissedemesem de, Annanelle ve Simon arasın da ki eğlenceli diyaloglar güzeldi, sevdim. Dili akıcı , sürükleyici çabuk okunan bir kitap. Serinin diğer kitaplarını merak ediyorum. Özellikle Evie'nin hikayesi en merak ettigim..
Baskı: Tatlı Yalan (The Maddox Brothers, #2)
Serinin en sevdiğim kitabı... Güçlü karakterleri okumayı seviyorum.
Baskı: Takipçi (Demir Druid Günlükleri #1)
Başlarda çok sıkıldığımı söylemeliyim çok fazla bilmediğim ve telaffuzu zor kelimeler vardı bu neydi o ne demekti baya bi kafam karıştı ama sonradan kataktere ve konuya adapte olunca çok sevdim. Atticus ve Oberona (bu arada oberon bir köpek ve zihin yoluyla konusabiliyor ) bayıldım aralarında ki diyaloglar çok eğlenceliydi. Konu bakımdan çok zengin bir kitap içinde ne ararsan var. Ana karakterimiz bir Druid zaten ve onun baş düşmanı Aenghus Ogh (kendisi Aşk tanrısı olur ); Vampir, kurt adam, gulyabani, cadı, iblisr, peri, tanrıça (hem de bol bol kitap boyunca biri gitti biri geldi ) ve Atticus'un yaşlı mı yaşlı, sapık mı sapık komşusu olan sevimli bir teyzemiz var. Bir tek aşk yok bu seride.. onun dışında akıcı bol aksiyonlu eğlenceli bir kitap..
Baskı: Her Gün (Her Gün, #1)
Ama olmaz ki böyle bir sonla nasil biter yapılır mı bu bize, ÇOK FENAYDI.. çok etkiledi beni hala daha hatırladıkça gözlerim doluyor .. "Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza aşık." Bu cümleyi okudum ve ben bu kitabı almalıyım dedim ve iyi ki de almışım. Kitabı okuduktan sonra da bu cümle daha bi anlamlı geldi. Ki, A'nın yaşadıklarını, hayatını tam olarak anlatan cümle bu. Yazarın dili çok akıcı ve öyle güzel cümleler var ki, kitaptan alıntı yaptığım bir çok yer oldu. Bence okuyun ve kendiniz de görün. Ben çok beğendim. Ve seriymis bu kitap Goodreads 'e bi baktım devami var hiç beklemiyordum çok şaşırdım ben tek kitap zannediyordum. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Baskı: Sonsuza Dek (The Selection, #3)
Genel olarak eğlenceli, aşk dolu bazen de olaylı - ki, ben hala anlamış değilim nasıl saray orası elini kolunu sallayan giriyo valla, bir kere iki kere de değil sayısını unuttum o derece cok bi de - bir serii.. Aslında aşk üçgeni olan konuları hiç sevmem ama bu seri hakkında o kadar çok yorum okudum ki merak ettim başladım. Müthiş akıcı, sürükleyici bir serii sadece 2 günde seriyi bitirdim resmen. Sevdim mi? sevdim sanırım aşk üçgeni olmasa daha da çok sevecegim bir seri olurdu.
Baskı: Elit (The Selection, #2)
Bir kitapta karakterlerin hepsi mi sinir eder insanı bu kitapta öyle valla.. America'nın ne yaptığı belli değil zaten bi Maxcon bi Aspen diyip durdu.. Maxcon desen ayrı bi olay... Aşk üçgeni olan kitaplar bana göre degil iyice kanıtlanmış oldu bu seriyle.