
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sonsuzluğa Nokta
e-kitap olarak okuduğum ilk kitap. garip ama güzeldi bu açıdan. bunun dışında, hasan ali toptaş'ı bol bol okuyacağım gibi duruyor. çok hoşuma gitti.
Baskı: Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda
Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda'dan sonra mutlaka okunması gereken Özdil kitabı. Diğer kitaplarını okuyarak zaman harcamayın sakın.
Baskı: Sinek Isırıklarının Müellifi
okuması keyifli ama fazlası yok. türk edebiyatı candır.
Baskı: Çavdar Tarlasında Çocuklar
Anlattığı hikaye itibariyle zaten pek bir şey vaad etmiyor, bir de rezil bir çeviriyle (kitabı sıfır almama karşın güncel çevirisi berbat) okuyunca içinden çıkılmaz hal aldı. "kokuşmuş, lanet olasıca" gibi bildiğin chicken translate kelimeler mi ararsın yoksa anlam bozukluğu olan cümleler mi. Kitabın %90'ı berbat bu açıdan. Türkçe adına tam bir skandal. Umarım ileride daha düzgün bir Türkçe ile kazandırılır dilimize zira bu kadar övülen bir kitabın bu kadar rezil bir çeviriye sahip olması üzücü.
Baskı: Kemal - Hadi Gel, Bi Kahve İçelim…
kitabın kendisi 7/10 fakat kemal sunal ölene dek 10/10. bizden biriymiş, hele o kitabın sonundaki fotoğraflarda o kadar iyi anladım ki neden 7'den 70'e herkesin sevgilisi olduğunu... çok erken kaybettik çok.
Baskı: Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi
iş güç dolayısıyla okumam epey zaman aldı fakat boş zamanım olsaydı bir çırpıda bitirilecek bir roman yazmış ayfer tunç. bayıldım, öldüm bittim. kesinlikle tavsiyedir.
Baskı: Har
Murat Uyurkulak okumak çok büyük keyif veriyor. Tol'dan sonra Har da şahaneydi.
Baskı: Peri Gazozu
Hayata hekim olarak başlayıp şu sıralarda aktörlük ve senaristlikle uğraşan, Bir Zamanlar Anadolu'da filminin senaryosunda ve oyuncu kadrosunda gördüğümüz, Yozgat Blues filminin başrolünde döktüren Ercan Kesal'ın şahane kitabı. Başucu kitaplarım arasına girdi.
Baskı: Akrep ve Semender
bir gülden kale düştü değil elbette ama polisiye sevenler kaçırmasın. keyifle okutuyor.
Baskı: İsim Şehir Hayvan
ülkenin geçmiş döneminden bir özet niteliğinde..
Baskı: Ruhi Mücerret
Menteş yine öyle bir harmanlamış ki mizah ile kurguyu, bilim-kurgu filmlerine taş çıkartacak şahane bir roman çıkmış bir kez daha ortaya. 100 yaşını aşmış Ruhi Mücerret amcamız İstiklal gazisidir, bu savaşı görüp de günümüze kadar gelmeyi başarmış (!) son insan evladıdır bir başka deyişle. Ama Ruhi amcamız ilerlemiş yaşına rağmen espri kokan hareketlerini hiç yitirmemiş, herkese lafını yapıştırmasını bilen, yeri geldiğinde aksi yeri geldiğinde de bir hayli muhafazakar, ülkede her yıl adım atılmadık yer bırakmayan şahsına munhasır bir dedemizdir. Sürekli yakınlarını kaybeden, etrafındaki tanıdıkları bir bir hayata gözlerini yumarken o sürekli uğurlayan tayfada yer alan Ruhi Mücerret o kadar bıkmıştır ki hayattan, eline geçen muazzam bir aksiyon fırsatı sonrası talihi açılır, kendini keyifli mi keyifli, dolu mu dolu bir hikayenin ortasında bulur. Yarattığı karakterlerle ve anlatım tarzıyla her okuduğum kitabında kendisine biraz daha fazla gıpta ettiğim Murat Menteş, sizi öyle güzel bir İstanbul hikayesinin ortasına bırakıyor ki okurken bir yandan inanılmaz ötesi eğleniyorsunuz bir yandan da bilim kurgu semalarında dolaşan serüvenin beyaz perdede nasıl duracağını merak ediyorsunuz. Ama tabii kitapta kalması her daim daha iyidir, hiç elleşmemek lazım diye de not düşüyorsunuz hemen. Hakan Günday’ın karanlık tarafı ne kadar keyif veriyorsa Murat Menteş’in absürd maceraları da o kadar keyif veriyor bana. Korkma Ben Varım kaldı sadece, ne zaman okurum bilinmez ama Ruhi Mücerret mutlaka arşivde yer alması gereken romanlardan. Ha bir de, o kadar reklam neydi yav? Yerleştirmeden çıkıp bıktırma politikasına geçmiş gibi geldi, hoşuma da gitti ne yalan söyleyeyim. http://cineshoot.net/?p=7428
Baskı: İstanbul'da Bir Zürafa
Sunay Akın sevenler bunu da beğeneceklerdir. Keyifli hikayeler...
Baskı: Piç
Günday'ın okumadığım Malafa ve Zargana kitapları kaldı. Piç okuduklarım arasında en sonda kalıyor kalite olarak. Birkaç gömlek düşük yazarın diğer romanlarına oranla. Ama yine de keyifli Günday'ın dilini okumak.
Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Filmini çok beğenen biri olarak kitabı daha da beğendim. Su gibi akıp geçiyor bizi anlatan hikayesi. Mutlaka okuyun.
Baskı: Deliduman
Serbes dilini seven herkesin şiddetle okuması gereken, arkasına Gezi'yi alıp güzel bir hava yakalayan Deliduman, sıkmadan, sonuna kadar götürüyor.
Baskı: İki Darbe Arasında
Başka bir yazarın biyografisini okurken sıkılabilirsiniz ama bu adam kelimeleri o kadar güzel seçiyor ki biyografisi bile roman tadında. Anlattıklarına inanıp inanmamak elbette kişinin kendi yorumu ancak hem askere gittiğimden hem de çok yakın tanıdığımın başına gelenlerden şaşırmadım okuduklarıma.
Baskı: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...
Keyifli yurdum hikayeleri. Yeterli mi? Ona da siz karar verin, benim hoşuma gitti. Ama fazlası yok kesinlikle.
Baskı: Kinyas ve Kayra
Günday benim zevkime o kadar yakın yazıyor ki, doyamıyorum bu adamı okumaya ve sadece iki kitabı kaldı okumadığım. Kinyas ve Kayra, tek kelimeyle şahane bir roman. Karakterlerin her duygusunu yaşıyorsunuz resmen. Karakterleri inanılmaz sağlam, uzun soluklu bir dizi gibiydi benim için. Umarım herkes bu adamla tanışır.
Baskı: Darağacında Üç Fidan
Belgesel tadında, o dönemi anlatan, bilmediğimiz detaylar paylaşan, okuması da zor bir kitap. Boş yere ölmüş gencecik insanlar.
Baskı: Oğullar ve Rencide Ruhlar (Alper Kamu, #1)
Emrah Serbes'in yazdığı Erken Kaybedenler'e çok yakın ama bir tık altı. Yine de keyif alıyorsunuz, kahkaha bile atıyorsunuz bazı satırlarda.