
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Yabancı
Kitabın giriş kısmındaki Vedat Günyol'un kitap üzerine olan kısa yazısı, 'Yabancı'yı daha iyi anlayıp değerlendirmemi ve favorilerim arasına almamı sağladı diyebilirim sanırım. Bazı kitapları daha iyi anlayabilmek adına bazen, usta kalemlerin yazdıklarını okumak gerçekten faydalı olabiliyor. Kendine bile yabancılaşmış bir adamın hayata aldırmazlığı, en dehşet verici durumlara bile kısa sürede alışması, sonunda ufak bir değişim göreceğimizi düşünürken bile dönüp dolaşıp yine farklı ihtimallerin de 'bir' olduğu yönündeki duygusuz tespitleri kitabın sayfalarına da o kadar iyi işlemiş ki, karakterle bütün olup onun, bu saçma hayata bakan düz, süssüz penceresinden görebiliyoruz başından geçen olayları.
Baskı: Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (Harry Potter, #5)
Baskı: Kaosun Sırları (Gerçek Döngüsü, #1)
Süper bir kitaptı. Maxime Chattam esas yazmak istediklerini yazma cesaretini bu romanda bulmuş adeta. Bundan bir önce basılan romanı "Zamanın Kanı"ndan itibaren, kitaplarındaki kurgulara biraz daha siyasi oyunları, düzenbazlıkları katmaya başlamış Chattam. Ilk dört romanından farklı fakat bu romanda da gayet başarılı bir kurgu oluşturmuş; giderek yükselen gerilim, aşağılara çekilmeden kitabın sonuna kadar devam ediyor. Şimdiye kadar okuduğum en iyi romanıydı benim için.
Baskı: Aşk
Kitapta yer alan "Aşk Şeriati" ile ilgili kısımları çok keyifle okudum. Fakat Ella'nın hayatının anlatıldığı kısımları ne kadar beğensem de sonlara doğru biraz zayıf buldum. Yine de kitapta iki farklı yaşam arasında gitgeller yaptıkça, her seferinde bir diğerine ulaşmak için merakla kendini okutmayı başaran bir kitap olmuş. Özenle hazırlanmış ve güzel kurgulanmış, sürükleyici bir kitap.
Baskı: Kayboluş
Kitabın son sayfalarına kadar büyük bir heyecanla okuduğum fakat en sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadığım roman... Yazar o şekilde bitirip tüm okuyanları şok etmek istemiş olabilir ama hiç tatmin edici bulmadım. Yine de sadece sonu yüzünden kitabı gözden düşürmek doğru değil. Olay kurgusu, epilepsi ve beyin hakkında çözülememiş gizemler hakkında yazdığı teoriler gerçekten başarılıydı. Kitapta bir epilepsi hastasının yaşadıkları, hissettikleri iyi anlatılmış. Konu sonradan bu kişinin hastalığı dışına kaymış fakat sonrasında gelişen olaylar, bambaşka bir kişinin beyninden farklı bir dünyayı görmesi ve o kişinin hayatındaki entrikalar romanı heyecanlı hale getirmiş. Başarılı, okunabilir bir roman.
Baskı: Kayıp Gül (Kayıp Gül, #1)
Yorumları okuduktan sonra hayrete düştüm ve bir an için bu kitabı tek sevenin ben olduğumu düşündüm. :) Kitabı bu kadar ses getirmesinden önce, ilk basıldığı sıralarda alıp okumuştum ve kısaca hayran olmuştum. Yazarın anlatmak istediği şeyi gayet iyi aktaran bir kurgu oluşurduğunu ve mekanları çok iyi seçtiğini düşünüyorum. Seçilen mekan ile senaryoyu birbirine bu kadar kenetleyebilmek, yakıştırabilmek ve o mekana da hayat verebilmek zor iş bence. O yüzden kültürlerin birleştiği antik kent Efes çok iyi bir seçim olmuş. Simyacı'yı okumadım fakat, Martı ve Küçük Prens'le eşdeğer tutulmasının sebebi, bu kitapların da, özlerinde anlatılmak istenen şeyleri, senaryolarıyla çok başarılı bir şekilde verebiliyor olmaları ve bu kitabın da kendi anlatmak istediği şeyi çok iyi aktardığını düşünüyorum. İçindeki bağlayıcı öyküsü ve anlatımındaki derinlik, hissettirdikleriyle, kitapta kendinizi bir aynadan görebiliyorsunuz. Ikizinizi bulabiliyorsunuz belki de. Okurken "Mary" mi yoksa "Diana" mı olduğunuzu düşünüyorsunuz kimi zaman. Sonuçta yine aynı yere çıkıyor: "Kendini tanı!". Bu kitap kişiye ne olduğunu gerçekten gösterebilecek bir ayna niteliğinde. En azından okurken ben bu şekilde hissettim. :) Okunmasını tavsiye ederim.
Baskı: Seri Katiller
19 gerçek olayı anlatan bir tür biyografik bir kitap. Olayları verilere ve gerçekten yaşananlara dayalı anlattığını bilmek, insanın tüylerini ürpertiyor; insan türünün en ufak bir sebepten bile ne kadar soğukkanlılıkla ne kadar ileri derecede vahşileşebileceğini gözler önüne seriyor sadece. Anlatımı sıkmayan bir araştırma kitabı olmuş. Okurken daha çok bir belgesel izler gibi hissettiriyor o yüzden haliyle. Polisiye yazarlara ilham kaynağı olan manyak katillerin kimler olduğunu öğrenmek istiyorsanız birebir bir kitap. :) Onun dışında çok bir şey beklememek gerek.