Shima
@Shima

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Harry Potter ve Lanetli Çocuk - 8. Kitap

Madem bu kitaba "8. kitap! Hikayenin devamı!" diyorlar, ben de öyle yorumlayayım o zaman. Keşke serinin 8. kitabı adı altında bir kitap çıkmamış olsaydı ve keşke ben de bu kitaba denk gelip okumamış olsaydım. Alırken kitabı yazanın Rowling olmadığını bildiğim için çok büyük bir beklentim yoktu ama buna rağmen mi bu kadar yazılamaz bir hikaye?.. Karakterler desen, ne Harry, Harry gibi repliklere/hareketlere sahip, ne Hermione, ne Ron, ne de diğerleri. Bizi resmen bambaşka karakterlerle karşılaştırdılar. Olay örgüsü desen, sadece Albus üzerine kurulu. Harry'nin hiç mi başka çocuğu yok? Bu çocuk hiç mi yüzüne bile bakmıyor kardeşlerinin? Kötü ilişkiyi geçtim bir iletişimleri bile mi yok? Cedric ile ilgili kısım da yine mantıklı gelmemiş olsa da çok sallamadım açıkçası ama Voldemort ve Bellatrix?! Lütfen ama yani bu kadar da saçmalanmaz ki ama! Kitabın tiyatro metni şeklinde yazılmış olması bende hayal kırıklığı yaratmamıştı fakat okudukça Harry Potter dünyasını anlatmak için gerçekten uygun bir teknik olmadığını fark ettim. Belki de hikaye bu yüzden bir türlü derinleşemedi. Karakterlerin duygu durumlarını, yaptıklarını, her şeyi konuşmalarından anlamaya mahkum bırakıldık ve bu kadar çok konuşma oldukça replikler yavanlaşmaya başladı. Ha bu kadar eleştiri ardından bir de iyi yorum yapayım dersem, tek hoşuma giden kısım Snape ile olan karşılaşma bölümüydü. Ama yani bu kadar geçmişe dönüş macerası ardından bu sahneyi yazmasalardı iyi söverdim doğrusu. Bu kadar olmamış bir hikaye içinde bir de zaman paradoksu konusuna girişmişler ya, o da ayrı bir konu...

Baskı: Senden Önce Ben (Senden Önce Ben, #1)

Vay canına sayın okuyucular... Bu kadar gerçek bir roman okumamıştım daha önce. Zaten o yüzden bu kadar güzel; tam içimizden, onikiden vurduğu için.

Yabancı
10/1022.10.2012

Baskı: Yabancı

Kitabın giriş kısmındaki Vedat Günyol'un kitap üzerine olan kısa yazısı, 'Yabancı'yı daha iyi anlayıp değerlendirmemi ve favorilerim arasına almamı sağladı diyebilirim sanırım. Bazı kitapları daha iyi anlayabilmek adına bazen, usta kalemlerin yazdıklarını okumak gerçekten faydalı olabiliyor. Kendine bile yabancılaşmış bir adamın hayata aldırmazlığı, en dehşet verici durumlara bile kısa sürede alışması, sonunda ufak bir değişim göreceğimizi düşünürken bile dönüp dolaşıp yine farklı ihtimallerin de 'bir' olduğu yönündeki duygusuz tespitleri kitabın sayfalarına da o kadar iyi işlemiş ki, karakterle bütün olup onun, bu saçma hayata bakan düz, süssüz penceresinden görebiliyoruz başından geçen olayları.

Baskı: Kaosun Sırları (Gerçek Döngüsü, #1)

Süper bir kitaptı. Maxime Chattam esas yazmak istediklerini yazma cesaretini bu romanda bulmuş adeta. Bundan bir önce basılan romanı "Zamanın Kanı"ndan itibaren, kitaplarındaki kurgulara biraz daha siyasi oyunları, düzenbazlıkları katmaya başlamış Chattam. Ilk dört romanından farklı fakat bu romanda da gayet başarılı bir kurgu oluşturmuş; giderek yükselen gerilim, aşağılara çekilmeden kitabın sonuna kadar devam ediyor. Şimdiye kadar okuduğum en iyi romanıydı benim için.

Aşk
9/1029.08.2012

Baskı: Aşk

Kitapta yer alan "Aşk Şeriati" ile ilgili kısımları çok keyifle okudum. Fakat Ella'nın hayatının anlatıldığı kısımları ne kadar beğensem de sonlara doğru biraz zayıf buldum. Yine de kitapta iki farklı yaşam arasında gitgeller yaptıkça, her seferinde bir diğerine ulaşmak için merakla kendini okutmayı başaran bir kitap olmuş. Özenle hazırlanmış ve güzel kurgulanmış, sürükleyici bir kitap.

Kayboluş
7/1007.08.2012

Baskı: Kayboluş

Kitabın son sayfalarına kadar büyük bir heyecanla okuduğum fakat en sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadığım roman... Yazar o şekilde bitirip tüm okuyanları şok etmek istemiş olabilir ama hiç tatmin edici bulmadım. Yine de sadece sonu yüzünden kitabı gözden düşürmek doğru değil. Olay kurgusu, epilepsi ve beyin hakkında çözülememiş gizemler hakkında yazdığı teoriler gerçekten başarılıydı. Kitapta bir epilepsi hastasının yaşadıkları, hissettikleri iyi anlatılmış. Konu sonradan bu kişinin hastalığı dışına kaymış fakat sonrasında gelişen olaylar, bambaşka bir kişinin beyninden farklı bir dünyayı görmesi ve o kişinin hayatındaki entrikalar romanı heyecanlı hale getirmiş. Başarılı, okunabilir bir roman.

Baskı: Kayıp Gül (Kayıp Gül, #1)

Yorumları okuduktan sonra hayrete düştüm ve bir an için bu kitabı tek sevenin ben olduğumu düşündüm. :) Kitabı bu kadar ses getirmesinden önce, ilk basıldığı sıralarda alıp okumuştum ve kısaca hayran olmuştum. Yazarın anlatmak istediği şeyi gayet iyi aktaran bir kurgu oluşurduğunu ve mekanları çok iyi seçtiğini düşünüyorum. Seçilen mekan ile senaryoyu birbirine bu kadar kenetleyebilmek, yakıştırabilmek ve o mekana da hayat verebilmek zor iş bence. O yüzden kültürlerin birleştiği antik kent Efes çok iyi bir seçim olmuş. Simyacı'yı okumadım fakat, Martı ve Küçük Prens'le eşdeğer tutulmasının sebebi, bu kitapların da, özlerinde anlatılmak istenen şeyleri, senaryolarıyla çok başarılı bir şekilde verebiliyor olmaları ve bu kitabın da kendi anlatmak istediği şeyi çok iyi aktardığını düşünüyorum. İçindeki bağlayıcı öyküsü ve anlatımındaki derinlik, hissettirdikleriyle, kitapta kendinizi bir aynadan görebiliyorsunuz. Ikizinizi bulabiliyorsunuz belki de. Okurken "Mary" mi yoksa "Diana" mı olduğunuzu düşünüyorsunuz kimi zaman. Sonuçta yine aynı yere çıkıyor: "Kendini tanı!". Bu kitap kişiye ne olduğunu gerçekten gösterebilecek bir ayna niteliğinde. En azından okurken ben bu şekilde hissettim. :) Okunmasını tavsiye ederim.

Seri Katiller
6/1004.08.2012

Baskı: Seri Katiller

19 gerçek olayı anlatan bir tür biyografik bir kitap. Olayları verilere ve gerçekten yaşananlara dayalı anlattığını bilmek, insanın tüylerini ürpertiyor; insan türünün en ufak bir sebepten bile ne kadar soğukkanlılıkla ne kadar ileri derecede vahşileşebileceğini gözler önüne seriyor sadece. Anlatımı sıkmayan bir araştırma kitabı olmuş. Okurken daha çok bir belgesel izler gibi hissettiriyor o yüzden haliyle. Polisiye yazarlara ilham kaynağı olan manyak katillerin kimler olduğunu öğrenmek istiyorsanız birebir bir kitap. :) Onun dışında çok bir şey beklememek gerek.

Kar Kokusu
4/1002.08.2012

Baskı: Kar Kokusu

Eğer roman eleştirisi ödevi için okuyor olmasaydım kesinlikle yarım bırakacağım bir kitaptı. Beni inanılmaz derecede sıktı. Açıkçası Ahmet Ümit severlerin nasıl sevdiklerini de düşündürecek derecede bir önyargı oluşturdu bende. Bir polisiye-okur olarak sürükleyicilikten eser görmedim. Tam "evet, işte olaylar ilerlemeye başlıyor sonunda" dediğim anda, karşıma sürekli çok gereksiz bir dolu ayrıntı çıkarıp 2-3 sayfayı o ayrıntılara boğuyordu.Mekan tasvirleri fena değildi ama hayatımda ilk kez, polisiye denilen bir romandan bu kadar sıkıldım. (Eleştiri ödevim için bir cevhermiş aslında bu kitap :D)

Baskı: İnsan ve Davranışı

Psikoloji dersi kitabı :)

Baskı: Mimarlık Okulunda Öğrendiğim 101 Şey

Mimarlık öğrencilerine,hocalarının anlaşılmaz isteklerini az da olsa anlamaya başlayabilecekleri,nadir lütuflardan biri. Kesinlikle tavsiye ederim.

Eylül
2/1031.07.2012

Baskı: Eylül

Kendimi okumak için baya zorlayıp en sonunda dayanamayıp bıraktığım nadir kitaplardan biridir. Gerçekten çok sıkmıştı beni.

Peter Pan
10/1027.07.2012

Baskı: Peter Pan

Hayatımda okuduğum ilk kitap olduğu içindir belki de, beni fazlasıyla etkilemişti. İçindeki olağanüstü hayalgücü ve enerji, bu kitabı her zaman ayrı bir yerde tutmama sebep oldu.