
Tutunamayanlar
Tutunamayanlar
10/10
Bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri. Sanki tek kişi yazmamış bu kitabı. Bir yazar oturup da "Tutunamayanlar" gibi bir kitap yazacağım diyemez.
31.03.2014

Bir paragrafa başlarsınız, daha başından içiniz titrer. 1-2 dakika sonra gözlerinizden bir yaş damlar... Son sayfalardır artık, çözeceklerdir o cinayeti! Yeni ve çok önemli bir şey bulurlar. Kalbiniz git gide daha hızlı çarpmaya başlar... İşte o damla ile kalbin çarpması benim için kitap aşkıdır, başka da bir şey değil. :) http://kocakafaninblogu.wordpress.com

Tutunamayanlar
10/10
Bugüne kadar okuduğum en iyi kitaplardan biri. Sanki tek kişi yazmamış bu kitabı. Bir yazar oturup da "Tutunamayanlar" gibi bir kitap yazacağım diyemez.
31.03.2014

Ustam Ve Ben
5/10
Çok yavan ve basit bir dille yazılmış, herhangi bir ekstrası olmayan bir kitap. Sonu farklı olsun, iyi bir tat bıraksın diye hafif entrika katılmış ama zaten kitabın orasında zar zor okumaya devam ettim. Araf ve İskender'den sonra Elif Şafak beni hayal kırıklığına uğrattı.
01.02.2014

Kırmızı Bisiklet
7/10
06.12.2012

Karayel Hüznü
8/10
04.09.2012

İstanbullular
5/10
Buket Uzuner'in okuduğum en kötü kitabıydı. Tek mekan filmlerine eyvallah ama tek mekan kitaplar çekilmiyormuş. Yazmış da yazmış Buket Hanım ama olmamış. Kitabın başında yazan, "bu kitabı yazarken ümitlerimi yitirdim ama bana destek oldular" yazısına uyup, keşke kitabı hiç yayımlamasaymış.
14.03.2012

Kumral Ada Mavi Tuna
9/10
Psikolojik kısımlar, okurken insanı yorsa da romana çok farklı bir hava katmış. Sabırlı olup, bitirmenizi tavsiye ediyorum.
01.03.2012

Sevgili Günlük
9/10
14.02.2012

Pi'nin Yaşamı
9/10
09.02.2012

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: ilhami algör
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor,…

Yazar: ilhami algör
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor,…