cihantes
@cihantes

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Yüksek Şatodaki Adam

çevirisi, okumayı zorlaştıracak derecede yetersiz kalmış. öte yandan kitabı okumaya şevk eden öteki 2. dünya savaşı senaryosu da bekleneni veremedi benim için.. okumakta kararlıysanız ne yapıp edip orjinalini okumaya çalışın.

Baskı: Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı (1923-2023)

özellikle 60-70 sonrası dönemi yorumlarken epey bir politik buldum ilber hocayı. hani etliye sütlüye karışmadan bitirivermiş kitabı.. yine de tavsiye ederim tabii ki..

Baskı: Kaplumbağa Terbiyecisi / Osman Hamdi Bey'in Romanı

osman hamdi bey'in hayatını ve sanat tarihimize kattıklarını anlamamız açısından kitap güzel. ama kitabın kurgusu ve olaylar bağlantısı çok zayıf.

Baskı: Karikatürkiye - Karikatürlerle Cumhuriyet Tarihi- 1 Tek Parti ve Demokrat Parti Dönemi (1923-1960)

yakın tarihi daha iyi kavrayabilmek için eğlenceli bir seçim. 2. abdülhamit zamanından, meşrutiyet döneminden dahi karikatürler var. karikatüre ilgisi olanlara güzel bir arşiv. ancak 1. kitapta (henüz diğerlerini bitirmedim) özellikle son 20-30 sayfada çok vahim yazım hataları mevcut. ntv gibi bir yayıncılığa yakıştıramadım, bu kadar özel bir derlemeye yazık etmişler.

Bulantı
10/1010.02.2012

Baskı: Bulantı

* "Çevreme kaygılı gözlerle baktım, şimdiden başka tek şey yoktu. Şimdi'leri içinde kabuk bağlamış, hafif ve sağlam mobilyalar; bir masa, bir yatak, bir aynalı dolap ve.. ben. Şimdi'nin gerçek özü kendini açığa vuruyordu. Şimdi varolandı, şimdi olmayan hiç bir şey varoluşmuyordu. Geçmiş var olan bir şey değildi. Hem de hiç değildi. Ne eşyada, hatta ne de düşüncemde varoluşmuyordu. Kendi geçmişimin benden kaçmış olduğunu çoktan beri anlamıştım. Ama benim alanımın dışına kaçmış olduğuna inanmamıştım. Benim gözümde geçmiş, bir çeşit emekliye çıkarma; bir başka varoluşma biçimi, bir tatil ve hareketsizlikti. İşi biten her olay, kendi kendine bir kutunun içine usulca giriyor ve fahri olay niteliği alıyordu. Hiçliği düşünmek bu kadar zordur işte. Ama şimdi anladım, eşyanın, görünüşünü aşan bir varlığı yok. Onların ardında.. hiç bir şey yok." *Sartre, bulantı, s132