
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sende Kendimi Buldum (Crossfire, #2)
Yıllardır kitap okurum, bu kitabın nasıl olup da bu kadar yüksek bir puanı hak ettiğini anlayamadım. Ya ben kitap okumayı bilmiyorum ya da okuyucu profili bir hayli değişmiş. Ne şimdi bu? Kitap mı? Konu ne? Ne anlatmaya çalışıyor, neyi amaçlıyor? Yazarın dediği gibi öylesine yazılmış bir kitap. Hanım kızımız yıllar önce üvey ağabeyinin tecavüzüne uğruyor, en iğrenç şekillerde ve bu hanım kızımız popçu, dövmeci ve aptalca pek çok ilişkiye giriyor. Girdiği yetmiyor, kendini tatmin için aletler kullanıyor. Tecavüze uğrayan bir kadının ya da erkeğin psikolojisi nasıl olur diye kendimce düşünmeye çalışırken aklım karıştı. Yetmiyor Gideon denilen ağabeyimizle arabada birbirlerine yapışıyorlar. Bu da yetmiyor, müzik dinlerken herkesin içinde görünmeden seks yapıyorlar ve bu hanım kızımız tesadüfen popçu sevgilisini görüyor ve yetmiyor olacak ki, bir de öpüşüyor. Biz nasıl bir toplum olmuşuz ki, böyle anlamsız kitapları başucu kitabıymış gibi öve öve birbirimize öneriyoruz. Yazık diyorum başka da bir şey demiyorum. Ben bu yazarın Günaha Davet adlı kitabını okurken de kasılmıştım. Eksik bir şeyler var demiştim; buldum sonunda duygu yok, hücreme işleyen aşk yok. Yalnızca bacak arası ve bacak üstü bir yığın sözcük öbeğiyle enayi yerine konulan okurlar var. Kitabın çevirisi mi yoksa orjinali mi öyle bilmiyorum ama abuk sabuk bir yığında diyalog var. Merakıma yenilip bir daha asla günümüz Amerikan -sözde ve bedensel- aşklarını anlatan hiç bir kitabını okumayacağım. Yoğurdu üfleyerek yiyeceğim ki, popüler kültür kuşağının insanı tüketen dişlileri beni yemesin.
Baskı: Günaha Davet (Historical #1)
Keşke Michael ve Hester'in hikayesini yazsaydı yazar ve bu kitap onları anlatsaydı. Michael kitapta ki en harika ve alkışı en fazla hak eden kişilikti. Bu puanda bu kitabı kurtaran Michael ve Hester'in sevgisine verildi. Sylvia Day'in Crossfire serisini okuduktan sonra bu yazar hakkında son kararımı vereceğim. Tarihi aşk romanlarında bir parça romantik erotizme evet ama kaba saba seks anlatımlarına hayır. Gri tonda değil, bayağı kara bir erotizm vardı kitapta ve bu beni oldukça gerdi. Konu olarak öyle aman aman aman bir farklılık yoktu.
Baskı: Kara Şövalye DeBurgh
Baskı: Yalnız Gözlerin İçin
Fatih Murat Arsal, sanırım Türk insanının boyunu erkekte 1.90 cm., bayanlarda ise 1.70 cm. üstüne çekmeyi başardı. Ben 1.54 cm. boyumla sanırım bu kitaplarda olsa olsa NBA basket topu olurum. Tamam, esas kızla, esas oğlumuz güzel olsunlar ama ne olur, durmadan bunu kitabın akışını bozacak biçimde gözümüze sokmasın. Bu seriyi bitirsin ve mümkünse Akın ve dünyadaki on güzel mankenden biri olan (kitabımızda) Gamze'nin romanı da bizim engin ve zengin dünyamızda saklı kalsın. Ayrıca kitabın bir yerinde Ankara'da karın fazla tutmadığı yazıyor. Bir Ankaralı olarak söyleyeyim kışın Ankara doğal buz pateni sahası gibidir. Kar öyle tutar ki, on beş yirmi gün akrobasi hareketlerinin icat edilmemiş ve Harlem basket oyuncularını imrendiren her şekline tanık olursunuz. Yazarımız artık farklı bir biçimde yazarsa okuyalım yoksa mankenler geçidi okumaya hiç ama hiç gerek yok. Sonuçta, çirkinler de sever, hem de en içten aşkla...
Baskı: Gabriel Arafta (Gabriel's Inferno #2)
İlk kitabı beğenmiştim ama bana pek hitap etmediğini belirtmiştim. Merakımı yenememiş olacağım ki, ikinci kitabı okuma arzusu hissettim ve iyi ki hissetmişim. Bir erkek yazar, hem kadının duygularına hitap edip, hem de bir erkeği nasıl böyle tarafsız gözlemleyebilmiş anlamak mümkün değil! Bu kitap güzelden öte, duyguların savaşıydı. Şimdi yeni kitabına başlamış yazar,sanırım adı da Gabriel'in Cenneti olur. O kitapta küçücük bir bebek görmeyi da umuyorum ve merakla bekliyorum
Baskı: Vahşi Bir Lordun Kollarında (Hellions of Halstead Hall, #4)
Çok sevimli, çok içten, çok sıcacık bir kitaptı. Beğendim...