
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: john fante
John Fante, Türkiye'de olduğu kadar dünyada da geç keşfedilmiş, tanınmış bir yazar. Bu tekrar tanınmasında, yeniden keşfinde de kuşkusuz Charles Bukowski'nin büyük katkısı olmuş. John Fante, 1909 Colorado doğumlu. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra 1929'da yazmaya başlamış. 1932'de ilk kısa öyküsü The American Mercury'de yayınlanmış. Daha sonra The Atlantic Mon…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…
9/10
Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: william ford gibson
Cyber-punk'ın popüler kültürde yer edinmesinin ve gündelik hayata girmesinin öncüsü William Gibson'ın ilk romanı 1984'de yayınlanan Neuromancer'dir... Cyber-punk çevreyi sınırlayan gerçekliğin sorgulanması bakımından virtual reality destekçisidir... Teknolojinin akıllara zarar bir biçimde ve hızda ilerlemesinin ürkütücülüğünü kabul etmekle beraber, teknolojiye de kurtarıcıymış…
1/106.45 bilenler bilir çevirileri genelde sorunludur ama bu kitapta çeviri diye bişey yok.Google translate çevirmenden daha iyi işler çıkarıyo o kadar kötü.Kİtaba gelince İlk 20-30 sayfa sonrası olaydan kopuyorsunuz..Yazım,imla hataları sayılamayacak kadar çok.Ayrıca cep boy olmasına rağmen fiyatı aş

Yazar: william ford gibson
Cyber-punk'ın popüler kültürde yer edinmesinin ve gündelik hayata girmesinin öncüsü William Gibson'ın ilk romanı 1984'de yayınlanan Neuromancer'dir... Cyber-punk çevreyi sınırlayan gerçekliğin sorgulanması bakımından virtual reality destekçisidir... Teknolojinin akıllara zarar bir biçimde ve hızda ilerlemesinin ürkütücülüğünü kabul etmekle beraber, teknolojiye de kurtarıcıymış…

Yazar: william ford gibson
Cyber-punk'ın popüler kültürde yer edinmesinin ve gündelik hayata girmesinin öncüsü William Gibson'ın ilk romanı 1984'de yayınlanan Neuromancer'dir... Cyber-punk çevreyi sınırlayan gerçekliğin sorgulanması bakımından virtual reality destekçisidir... Teknolojinin akıllara zarar bir biçimde ve hızda ilerlemesinin ürkütücülüğünü kabul etmekle beraber, teknolojiye de kurtarıcıymış…

Yazar: ömer hayyam
Ömer Hayyam: Doğum ve ölüm tarihleri çeşitli kaynaklara göre farklılık gösterse de, 11. yüzyılın ortalarında doğduğu, 12. yüzyılın ilk çeyreği civarında öldüğü kabul edilen İranlı şair, felsefeci ve bilim adamı. Günümüzde ise, daha çok rubai türünün yaratıcısı olarak kabul gören Hayyamın dörtlükleri, Türkçeye Yahya Kemal ve Abdülbaki Gölpınarlı başta olmak üzere pek çok kez çevrildi. Sabahattin E…

Yazar: johann wolfgang von goethe, çeviren: mahmure kahraman
Tanıtım Yazısı: Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyül…

Yazar: robert a. heinlein
İnsanlar Marsa yerleşmişler, kendi kentlerini kurmuşlar, doğal kaynaklarından faydalanmaya başlamışlardı. Ancak yavaş yavaş ortaya bir çelişki çıkmaya başlıyordu: Marsın gerçek sahibi kimdir? Yatırımı yapan, ulaşımı sağlayan, kentlerin kurulmasını sağlayan Şirket mi, yoksa orada yaşayan, üretimi yapan, adım adım Arzdan farklı bir kültür oluşturmaya başlayan kolonistler mi? Bu soru ortaya çı…
7/10
Yazar: robert a. heinlein
İnsanlar Marsa yerleşmişler, kendi kentlerini kurmuşlar, doğal kaynaklarından faydalanmaya başlamışlardı. Ancak yavaş yavaş ortaya bir çelişki çıkmaya başlıyordu: Marsın gerçek sahibi kimdir? Yatırımı yapan, ulaşımı sağlayan, kentlerin kurulmasını sağlayan Şirket mi, yoksa orada yaşayan, üretimi yapan, adım adım Arzdan farklı bir kültür oluşturmaya başlayan kolonistler mi? Bu soru ortaya çı…

Yazar: robert a. heinlein
İnsanlar Marsa yerleşmişler, kendi kentlerini kurmuşlar, doğal kaynaklarından faydalanmaya başlamışlardı. Ancak yavaş yavaş ortaya bir çelişki çıkmaya başlıyordu: Marsın gerçek sahibi kimdir? Yatırımı yapan, ulaşımı sağlayan, kentlerin kurulmasını sağlayan Şirket mi, yoksa orada yaşayan, üretimi yapan, adım adım Arzdan farklı bir kültür oluşturmaya başlayan kolonistler mi? Bu soru ortaya çı…

Yazar: amin maalouf
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı Leo ve Semerkant'tan sonra, yine bir Doğu öyküsü. Mehmet Ali Paşalı yılların Mısırı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı... Yazara ünlü Goncourt ödülünü getiren…
8/10
Yazar: amin maalouf
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı Leo ve Semerkant'tan sonra, yine bir Doğu öyküsü. Mehmet Ali Paşalı yılların Mısırı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı... Yazara ünlü Goncourt ödülünü getiren…

Yazar: amin maalouf
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı Leo ve Semerkant'tan sonra, yine bir Doğu öyküsü. Mehmet Ali Paşalı yılların Mısırı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı... Yazara ünlü Goncourt ödülünü getiren…

Yazar: jeffrey brown
What if Darth Vader took an active role in raising his son? What if "Luke, I am your father" was just a stern admonishment from an annoyed dad? In this hilarious and sweet comic reimagining, Darth Vader is a dad like any other except with all the baggage of being the Dark Lord of the Sith. Celebrated artist Jeffrey Browns delightful illustrations give classic Star Wars® moments a fresh…

Yazar: john fante
Kadınlar! Hiçbir şey bilmiyordum kadınlar hakkında. mümkün değildi onları anlamak. Bavulumu açıp eşyalarımı içine fırlatmaya başladım. Oda benimle konuşuyor, kalmam için yalvarıyordu, -duvardaki Maxfield Parrish tablosu, masanın üstündeki daktilo, yatağım, harikulade yatağım, tepeye bakan pencere, düşlerimin, düşüncelerimin, sözcüklerimin kaynağı; kendimin yankısı yalvarıyordu bana kalmam için. G…

Yazar: john fante
Hayatımı düşünerek oturdum orda, harcanmış hayatımı, aileme çektirdiğim ıstırabı. Babamın cüzdanından, annemin çantasından, kızkardeşimin kumbarasından çaldığım bütün paralar geldi aklıma. Babamın silahı va yakın menzilden öldürdüğüm tavuklar geldi. Dalga dalga üstüme geliyordu sefil hayatım; cebirden üst üste üç yıl çakmıştım; sınavlarda kopya çekiyordum; ahlaksız fıkralar dinliyor, arada sırada…

Yazar: john fante
Sekiz-dokuzu arka taraftaki yeşil çuha örtülü masada toplanmıştı. Yukardan sarkıtılmış lamba iskambil oynayan beş kişiyi aydınlatıyordu. Diğerleri masanın çevresinde dikilmiş, birbirlerine lâf çakıyorlardı. Seyredenlerden biri de babamdı. Huysuz, mendebur, buruk bir sigorta emeklileri grubu; gergin, hırlayıp duran kötü niyetli ihtiyar hergeleler; buruktular ama acımasız zekalarının, bozuk ağızlar…

Yazar: john fante
Nereye şimdi Bandini? Kısa bir süre önce, kırk beş dakika önce, Tanrı şahidi, bir daha asla dönmemek üzere hızla inmişti o yolu. Kırk beş dakika -bir saat bile değil, ama çok kötü şeyler olmuştu ve sonsuza dek unutmayı umduğu o yolu geri yürüyordu şimdi. Maria, ne yaptın? Svevo Bandini, yüzünü kanlı bir mendille gizlemiş; kar taneleriyle konuşarak Dul Hildegardenin evine giden yokuşu tırmanırken…

