Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hasan ali toptaş
Bir gürgenin ümitleri, kaygıları nelerdir biliyor musunuz? Hangi hayallerle, düşlerle dalar rüyalarına? Büyüyünce bir oyuncak mı olmayı ister, bir gitar mı?Son dönem Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Hasan Ali Toptaşın ilk çocuk kitabı Ben Bir Gürgen Dalıyımı okurken çocukların güzelliğini, Beşparmak Dağlarında yaşayan bir gürgenin çocuksu saflığında bulacaksınız.

Yazar: hasan ali toptaş
Hasan Ali Toptaştan alçak sesli denemeler.Metinleri nasıl okuduğuna ve kendi metinlerini nasıl kurduğuna dair küçük sırlar.Toptaşın edebiyat serüveninden kulaklara küpe olacak hoş anekdotlar. Genç yazarlar için bir başucu kitabı, okurlar içinse keyifli bir edebiyat sohbeti.

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: hasan ali toptaş
Sonra, biliyor musun, aslında zihin denen fahişe de bir hikâye anlatıcısıdır, derdi. Sonra, görünmeyeni anlatmak hüner değildir, tam tersine bir çeşit kabalıktır ve ayıptır, görünmeyeni sadece görünür kılacaksın Hasanım Ali, derdi. Sonra, akıl insanın en büyük yarasıdır, kalemi eline aldığında aman ha ondan uzak dur, fazla sokulma, derdi. Sonra, Haydarın nasıl büyük bir iştahla başını salladığına…

Yazar: hasan ali toptaş
Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim. Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Topt…

Yazar: hasan ali toptaş
İnsan, ne denli çaba gösterirse göstersin ve kaçınılmazlığına ne denli inanırsa inansın, ayrılığa hiçbir zaman hazırlanamıyor çünkü. Hazırım, dediği anda bile içinde ele geçiremediği bir nokta kalıyor sürekli; ayrılığa alıştıramayacağı, sızlanışlarını durduramayacağı bir nokta kalıyor. Acıyı yüklenip çoğaltacak bir nokta...Sonsuzluğa Noktayı bir kara romana çeviren, kendine özgü dehşetini yaratan…

Yazar: okay tiryakioğlu
Üç yüz âlimin birden gördüğü rüyayla Hz. Muhammed’in “Âlimlerin Sultanı” hitabına mazhar olan Bahaeddin Veled. Daha çocuk yaştayken bile babası Bahaeddin Veled’in ardından yürürken görüldüğünde “Bir ırmak, koca bir ummanı peşine takmış sürükleyip gidiyor” diye hayret uyandıran, bugün de bütün dünyaya yaydığı ışıkla evrensel bir değere dönüşen Mevlana Celaleddin Rumî. Ve Mevlana’nın hayatına…

Yazar: canan tan
Kadınların dilinden erkekler, erkeklerin dilinden kadınlar… Aziz Nesin (1996) ve Rıfat Ilgaz (1997) Gülmece Öykü Ödülleri sahibi olan Canan Tan'dan yepyeni mizah öyküleri… Canan Tan, evli çiftlere dair çarpıcı tespitleriyle hem güldürüyor, hem de kadınlarla erkeklerin kendilerini sorgulamalarına neden oluyor.

Yazar: canan tan
Ne benim sözüm geçer bu iklimde Ne de senin Böyle gelmiş böyle gider Son söz TÖRE’nin! Birbirlerine delicesine düşkün iki kardeşin, Pembe ile Yusuf’un sızılı ve çarpıcı öyküsü. Ezenler ve ezilenlerin amansız savaşımı. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın değişmez kaderi... Törenin kara gölgesi renklerin üzerine çökerken, içlerinde en gariban gördüğü “pembe”ye vermişti önceliği. Soluğu ke…

Yazar: haldun taner
Haldun Taner, epik tiyatronun en güzel örneklerinden biri sayılan bu oyunda, eski tiyatro geleneğinin birçok özelliğini çağdaş bir yorumla seyirciye sunmaktadır. Yarattığı tipler öylesine gerçek, öylesine canlıdır ki, hemen her toplumun sosyal ve ekonomik açıdan benzerlik gösteren kesimlerinde karşımıza çıkıverirler. Bu nedenle, Keşanlı Ali de Zilha da, ister İstanbulda, ister Berlinde, ister Lon…

Yazar: haldun taner
Haldun Taner, Sersem Kocanın Kurnaz Karısı oyununda zaman, uzam, durum ve ilişkiler bağlamında yaptığı çok ustaca seçimlerle oluşturduğu esnek ve devingen yapı içinde içeriği, iç içe girmiş çeşitli katmanlarda biçimlendirmiştir. Gerçekten de Sersem Kocanın Kurnaz Karısı, yapısıyla, öyküsüyle, kişileriyle, tartıştığı konuyla, sanatçılara sahnede yüklediği ağır sorumlulukla, üst düzeyde bir oyuncu…

Yazar: haldun taner
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, HALDUN TANERin en önemli oyunlarından biridir. Oyunda, 31 Mart Vakasından 1960ların ortalarına değin uzanan bir zaman diliminde ülkemizin toplumsal yaşamı irdelenir. Ayşegül Yükselin Haldun Taner Tiyatrosu adlı kitabında da belirttiği gibi, Oyunda sergilenen, ülkenin ve insanın çıkarlarını bireysel çıkarların önüne geçirememiş, başarısız bir toplumun görüntüsüd…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim. der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan... diyebildi sadece. İşte gidiyordu. Bir dah…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Ben hiç mutluluktan delirmedim ama delirmekten mutluyum.Herkes bana acıyor, asıl şizofrenin kendileri olduğunu bilmeden.Biliyorum çok çirkinim. Kentin içine girsem beni dışarı kusar.Oysa ben iç kanamalı bir hastayım ve kendime gölgesiz bir akşamüstü arıyorum.Sürgün yanlarımdan vurgun yemek hoşuma gidiyor. Her gece ölü bir kıza mektuplar yazıyorum. Fırtına yüklü gemileri kanımda yüzdürüyorum.Artık…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki küçük bir kız çocuğusunuz; o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı (içinde gözleriyle birlikte). Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu kadar aşka da çocuk kalırken?Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur?…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını… Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki… Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyi…

Yazar: latife tekin
80li yıllara damgasını vuran, 1983te yayımlandığında büyük ses getiren Latife Tekinin ilk kitabı Sevgili Arsız Ölüm YKY tarafından yayımlandı. Latife Tekin, 20li yaşlarının başında yazdığı, özyaşamından damıtılmış bilgiler içeren bu kitapta, sözlü kültürün uç verdiği büyülü atmosferi, anlatım dilinden kaynaklanan sesiyle harmanlıyor. TADIMLIKVapur gidiyor mu, gitmiyor mu?Gitmiyor.Gidiyor, kız…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Eser Türk toplumunun medeniyet değişimi süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor. Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde zengin hayat hikâyeleriyle Türkiye'nin meselelerini, kendine has yorumlarıyla medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırmakta, yaptığı tahlillerle de insanımız ve toplum yapımız üzerine dikka…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler içiçe verilir. Ancak bütün bunla…

Yazar: zafer şenocak
Kelebeklerin kanat sesleri, ölü dillerin yattığı topraklardan baharla birlikte filiz veren çiçeklerin fısıltıları, unutulan sözcüklerin tınıları, arı kovanlarının uğultusu, terk edilmiş bir köşkün tarih yüklü taşlarının üzerindeki ayak izlerinin kulağa varmayan sesleri...Münihte müzik eğitimi gören Hamit yazı geçirmek ve abisinin arılarına bakmak için sevgilisi Hilde ile birlikte 1960 baharında İ…

Yazar: zafer şenocak
Rana ile Cenk'in yazdıkları bir romandır Dünyanın İki Ucu, New York ile İstanbul'da geçen. Zaman zaman üçlü ilişkiler de yaşansa, kalıcı olan, ama tanımlandıkça belirsizleşen bir duygunun romanıdır. "Aşklar daha belirlenmeden şaşırılan hedefler gibi. Her aşk içinde gelinen nokta: O ya da ben. Kendinden emin olma duygusunun ötekine başkaldırması. Bir yere kadar, tam da ötekini yo…

Yazar: zafer şenocak
Gümüş kutunun içinde, bir ailenin unutulmak istenen anıları gelip kapıyı çalar. Anılar, şömineye atılacak fotoğraftaki komik bıyıklı bir adama aittir. Bu Osmanlı subayının 1916 yılında Karsta görev yaparken tutmaya başladığı günce onyıllar sonra torununa kalacaktır. Büyükbabayla torunu birbirine bağlayan bu tehlikeli akrabalık, Doğu ile Batı arasında kalmış torunu; Berlin, Münih, İstanbul sokakla…

Yazar: zafer şenocak
Başka birinin hikâyesine ulaşabilmek için hep bir anahtara ihtiyaç vardır; ama bir insana ne kadar yakın olduğumuzu düşünürsek düşünelim, o anahtara bir türlü sahip olamayız. Hatta belki de kimse kimsenin hikâyesini anlatamaz...Zafer Şenocak bu romanında sanatsal yaratının olanakları (ya da olanaksızlığı) hakkında yanıtsız sorular uyandırıyor zihinlerde. Kendilerini Sanat Teröristleri diye adland…
