Tuvubey, 23 adet değerlendirme yapmış.  (2/4)
Çocukluğun Soğuk Geceleri
Çocukluğun Soğuk Geceleri

4

İnternet'te aratınca, yazarın hep takma isimle, benzetmeyle bahsettiği kişilerin aslını astarını bulabiliyorsun ya, garip bir haz veriyor insana o... İşte bu kocası diyorsun, bu da o kolyeli, görgüsüz adam... En çok şu, akıl hastanesindeki doktorların güzel kızlardan faydalanma metoduna içerledim ben... Ya bu adamlar 6 yıl 10 yıl, Allah ne verdiyse okudular diye, düştükleri her yerden bir avuç toprakla mı kalkmak zorundalar?.. Kızlar da, sonradan yine onlara muhtaç olacaklar diye, doktorlar ne isterse yapıyorlar diyor yazar... Vaaay be, biz insanı sömüremeyen meslek sahibi olmuşuz ya, doktorlar ne yapsa bize de susup seyretmek düşer tabi... Bir de, yine akıl hastanesinde sebepsiz yere hasta döven hademeler vs. konusu var (onlar doktor değil ya, 8-10 yıl okumamışlar, ancak dövebiliyorlar, yazık be...). Yani, sanki bunlar kitaba döküldü diye, ayıplanacak, bu kötü muameleler son bulacak gibi geliyor ama son bulmuyor di mi... O hademeler o doktorları dövseler ya, bak düşündükçe çok sinirlendim yine, en iyisi konuyu kapatayım...

Ninatta'nın Bileziği
Ninatta'nın Bileziği

5

Ahmet Ümit hep Sis ve Gece'deki "hatır rolü"yle aklıma gelir. Merdivenden inişi, bir de çıkışı vardır. Ama hep şöyle derim; ben oynasaydım aynen de onun gibi hareket ederdim. Kameraya bakasım gelirdi hep, gözlerimi kaçıracağım diye önümü görmez, neredeyse tökezlerdim. Bir İlyas Salman'ın kutudan çıkışı gibi olmazdı bakışlarım ve duruşum... Ninatta'nın Bileziğine gelince, evli-çoluklu-çocuklu erkeğe aşık olan genç kız, muhakkak, erkek yazarların fantezisidir derim ben. Nebleyim, insan ister öyle birini, zahmetsiz, beklentisiz, evli olduğunu biliyor, kabulleniyor, yazııık. Misal, Züğürt Ağa (İlyas Salman'dan, Şener Şen'e bağladıysam demek ki). "Her genç kızın gönlünde bir ağa vardır" der genç kızımız. Ağasını, şipidik terlikle görmek istemez, körüklü çizmesiyle hayal eder, öyle aksiyona girsin ister. Kapı aralığına çizmesini sıkıştırıp kapıyı açsın ister (terlikle yapılamaz çünkü) (o o sahne o filmde miydi yaa, karıştırmayalım?). Ha, ne diyorduk, bilezik, 7 tane olaydı iyiydi de, 12 olunca biraz üzdü, biz körüklü çizmeli okurları...

Zaman Makineleri
Zaman Makineleri

3

Yıl sonunda İdefix\yazarlarımız sizin için seçtiler\İhsan Oktay listesinde "Zaman Makineleri"ni görünce hemen sipariş ettim. Malum, "Galiz Kahraman"da zaman yolculuğu da var... Allahtan kitap 404 sayfa, gerisi "Ek" (!) Eklere git-gel derken 195 günde 228 sayfa... Ağustos başında yine aynı mail gelmesin mi!.. Liste birebir aynı... Eee, "zaman yolculuğu" bu değil de nedir, a dostlar. Okudum bitti de, nasıl bitti... 404 sayfayı ancak okudum zaten, biraz da zorunlu ekleri. İhsan Bey'le de tanışma ve konuşma fırsatım oldu bu arada. Kitap listesi meselesini sordum. Bir süre düşündü, evet öyle bir liste istemişlerdi dedi. İdefix'in ciddiyetini övdü ama. Bu arada aynı liste yine geldi (Aralık 2014). Neb'leyim, yazar, alıntı yaptığı kitap/filmlerden daha fazla detay verseydi bu kadar sıkıcı olmazdı belki.

Görme Biçimleri
Görme Biçimleri

1

Öncelikle "görünsün diye 1 verdim" diyerek başlayayım. Kitap küçük ama değerlendirilecek çok şeyi oldu benim için. Öncelikle fotoğrafçılık kursu hocamın tavsiyesi üzerine listeme yazmıştım. Hatta yardımcısının yayınladığı bir resme yorum yaparken bu kitaba atıfta bulunması da alma isteğimi pekiştirdi. Resim ne miydi? Bir cins-i latif gözü, makro çekilmiş, monokrom yapılmış vee, 90 derece döndürülmüş. Ortaya ne mi çıkmış, malum cinsel organı çağrıştıran bir obje... Lakin kitabı aldıktan sonra biraz hayal kırıklığına uğradım. Baskı tamamen siyah-beyaz, resimler kötü görünüyor (hocanın monokrom objeyi, kitapla ilişkilendirmesine şaşmamak gerek), yazı fontları komple bold. Neyse uzatmayayaım, internetten satın aldığım için önce firmanın satış mağazasına gittim (bir harfin İngilizce telaffuzu, sonra ampersand, tabi onu da "en" diye telaffuz ediyorsun, sonra yine bir harfin İngilizce telaffuzu olan firma). Kısa bir dirençle karşılaştım, internetten aldıysam orada yardımcı olamazlarmış. Ben de "iadeye değil, akıl danışmaya" geldim dedim. Yine yardımcı olamadılar, haa, şöyle oldular; o sırada kitap fuarı vardı ve bana Metis Yayınlarına gidip, stand sorumlusuyla görüşmemi tavsiye ettiler. Hayatımda hiç kitap fuarı stand sorumlusu görmediğim için herhalde üniversite öğrencisi bir arkadaşla muhatap olacağım diye beklerken, X Abi diye birini çağırdılar. Hakikaten stand sorumlusu oluyormuş fuarlarda!.. Sonuçta beklenen oldu, kitabın korsan olmadığı, tabi korsan lafını telaffuz etmiyoruz da, sanki edersek tüm fuar susup, bize kulak kesilecekmiş gibi geliyor insana, onun yerine "uygun olmayan baskı" falan diyoruz, neyse kitabın legal baskı olduğu, ilk baştan beri böyle basıldığı, "orijinalinin de böyle olduğu!" konusunda mümkün mertebe ilk ağızdan bilgi verilmiş oldu. Ama şöyle de eklendi; "bana sorarsanız, bu kitabın renki olması gerekirdi"... Eh, kitabı koltuğumun altına kıstırıp, uzaklaşmak kaldı bana da... Tabi, resimlerdeki, reklamlardaki subliminal mesajlardan bahsedilecek zannediyor insan. Nebleyim, görselin içine gizlenmiş "sex" yazısı göreceğiz, resmi ters çevirince "piiii, bu da neymiş böyle" feryadını basacağız diye koşullanıyorsun. Amma velakin, kitap 70'lerde basıldığı için bol bol rönesans yağlı boyalarını irdeliyoruz. Yazar kurnazlık edip, "bu kitabı tamamlamayı okurun kendisine bırakıyoruz" demiş zaten. Ha, bir de şu var; yine kitabın sonunda Metis'in, benzer konulu kitap reklamları var, onlardan biri de, "imgenin pornografisi". Hocanın aklı bunlara gitmiş olmasın... Bir de "natür-mort"a, "ölü doğa" dendiğini bu kitapta görüyoruz ve gülümsüyoruz ağlanacak cehaletimize...

Aforizmalar
Aforizmalar

6

İyi bir plaj kitabı oldu. Sonrasında çantaya Nietzsche-Böyle Buyurdu Zerdüşt'ü attım. Aforizma okurken kendini kasmıyor insan, ne denirse "orrayt hacı" ya da bazen "as you wish, my master" deyip geçiyorsun...

Dava
Dava

3

Dönüşüm, Amerika ve Şato'dan sonra cila olur diye düşündüm. Gerçi bir de "Aforizmalar" var sırada, hemen gevşememek lazım... Bitirdim. Bir alıntı: "Bekçinin, adamın daha sonra içeri girme olasılığını göz önünde bulundurmasına izin vererek görevinin dışına çıktığı bile söylenebilir". "Olasılığını göz önünde bulundurmasına izin vermek"te nedir artık... Klasik Kafka... Ama ne var ki, bir "Şato" değil...

Death Note
Death Note

10

Neymiş, manga/çizgi roman buraya eklenir miymiş?!.. İlk 4 sayıyı bir çırpıda okudum, kaldı 8 cilt. Daha zevkli ve çılgın olsun diye ara ara okuyayım diyorum (sabredebilirsem... 8.ciltte olan oğlum, sabretmenin mümkün olmayacağı kötü haberini verdi bile). Neyse, kitaplar bitsin de, anime dizisini de izleyeceğiz. Birazdan Thorgal'ı ekleyeceğim... Şimdi "L" düşünsün!.. Kıh kıh kıh...