TeukieBusra

16 takip ettiği ve 19 takip edeni var. 254 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

TeukieBusra bir değerlendirme yaptı.
Walden - Ormanda Yaşam

8

Kitabı okurken bazı yerlerini çok sevdim, bazı yerlerini sevemedim okurken sıkıldım. Sıkılarak okumama rağmen kitabı beğendim. Kitabın başında da yazdığıma ithafen "Kimsenin bu ceketi giyerken dikişleri zorlamayacağına olan güvenim tam, çünkü bu ceket kimin üstüne tam gelirse ona fayda sağlayacaktır" demiştir. Sade hayat yaşamayı isteyen birinin kafasındaki düşünceleri kağıda döktüğü bir kitaptı. Her kitapta olduğu gibi insanın anladığı, kitaptan aldığı şeyler vardır. Ormanda yaşamak için gerektiğini düşündüğü malzemelerin fiyatlarını yazıp çok çok ucuza bulduğunu belirtip, her şeyin para olmadığını, insanların para yüzünden kendini hırpaladığını söylemiştir. Aslında toplumun düşünceleri eleştirirken söylediği düşünceleri bence Henry'nin ormanda yaşamasının sebeplerinden biriydi. "Teslimiyet denilen şey doğrulanmış umutsuzluktur" diye söyleyip insanların emeklerini yanlış yere harcadıklarını ve boş yere hırpalandıklarını kitabının genelinde belirtiyor. İnsanların kendilerini çalışmaya zorladıklarını, ihtiyaçlarını, isteklerini vs. her şeyi kendi bakış anlatmış. Benim de en çok sevdiğim ve katıldığım konu da toplum hakkında yazdıklarıydı. Çok güzel tavsiyeler vermişti. O kadar çok yeri çizdim ki eğer hepsini buraya yazarsam değerlendirmem de bir kitap uzunluğunda olabilir :D Yorumumun sonunda kısa bulduklarımı paylaşmaya çalışacağım. Göller bölümünde topladığı yaban mersinlerinden ve böğürtlenlerden bahsetmişti. "Hiç toplamadığınız yaban mersinin tadına vardığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz" diye söylemiş. Gerçekten de öyle. İnsan kendi meyvesini ve sebzesini yetiştirip bir de tüketince ayrı bir tadı oluyor.Tabi bu arada Henry'nin dili sivri. Ama ne demek istediğini anlıyor insan. Bakalım Henry'cim belki bende böyle şeyler yapabilirim. Hayatını yaşa. Gereksiz bulduğun bir şeye katılmaktansa evinde otur ve düşün daha iyi demiş Henry. Alıntılarla yorumumu bitireceğim. Adios.

-Bilgelik umutsuzca şeyler yapmamakta yatar.

-Herkesin dile getirdiği veya bugün sessizce kabul ettiği şeyler yarın yanlışlanabilir, bazılarının tarlalarına verimli yağmurlar döken bir buluta dayanan geçici bir fikre dönüşebilir.
-İnsan bir şeyleri ne kadar kendi haline bırakırsa o kadar zengindir.
-"Halkı yöneten sizler, neden insanlara ceza verme gereği duyuyorsunuz? Erdeme evet deyin ki insanlar da erdemli yaşasınlar. Üst insanın erdemleri rüzgar gibidir; sıradan bir insanın erdemleriyse çimen gibidir; üstünden rüzgar geçince çimler eğilir."

-Son olarak tüm dostlarıma söylemek isterim ki olabildiğince özgür ve bağlanmadan yaşayın. Ha bir çiftliğe bağlanmışsınız ha bir hapishaneye bağlanmışsınız, birinin diğerinden bir farkı yok.

Kitabı okurken bazı yerlerini çok sevdim, bazı yerlerini sevemedim okurken sıkıldım. Sıkılarak okumama rağmen kitabı beğendim. Kitabın başında da yazdığıma ithafen "Kimsenin bu ceketi giyerken dikişleri zorlamayacağına olan güvenim tam, çünkü bu ceke... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay önce
TeukieBusra bir değerlendirme yaptı.
Mahşer

7

Öncelikle okuduğum kitap sansürsüz tam metin 1216 sayfa.
Kitabı almadan önce iki kitap olduğunu fark ettim ve tam metini okumamın daha iyi olduğunu düşünüyordum ki hediye olarak geldi zaten.

--Bundan sonrası SPOILER içerebilir--
Bu Stephen King'in okuduğum ilk kitabı. Yazar önsöz de önceki baskıdan memnun kalmadığını bu kitabın daha çok aklına yattığını ve bazı boşlukları doldurduğunu anlatmış. Zaten önsözün de kitabın uzunluğu ile ilgili uyarıyor. Ama bence olması gereken buydu.Salgının nasıl başladığını,salgın başlamadan önce insanların normal ''gibi'' görünen hayatlarını anlatmış. Bir süre sonra kitaba alışıyorsunuz zaten. 3 sezonluk bir dizi izliyormuşsunuz gibi düşünün.Karakter çok. Ama merak etmeyin. 3 sezonluk dizi gibi dedim ya. Şak diye beyninizde herkesin kim olduğu beliriveriyor. Sonra merak ediyorsunuz bu kitabın sonunda ne olacak? Walking Dead deki bir sürü ayrı grup bir araya gelmeye çalışıyor-birbirlerinden habersiz tabi-. Herkes rüya görüyor. Ve rüyalarında bir iyi taraf ve kötü taraf var. Bir araya geldikçe birbirlerine rüyalarını anlatıyorlar ve hepsi rüyalarında aynı kişileri görüyor. Kara Adam ve Abagail Ana. İlk bu olaylar başlamadan önce Kara Adamı anlatıyor yazar ama anlamıyorsunuz ama sonradan yaptığı şeyler önem kazanmaya başlıyor. Nesneleri değiştiriyor. Allah Allah acaba olaylar normal seviyeden fantastik bir seviyeye mi geçecek? diye düşünüyorsunuz.Neyse okumaya devam.Bir yandan Abagail Ana cidden çok yaşlı ruhani yönü kuvvetli normal iyi bir insan. Anladığım kadarıyla hayatı kötü seçimlerle geçmiş,kötü insanlar,belki de katiller batıya Kara Adam'ın bulunduğu yere gidiyorlar. Diğerleri -iyi olan insanlar- doğuya Abagail Ana'nın yanına gidiyorlar. Her iki tarafta kendi aralarında toplanıyorlar, Topluluk oluşturmaya çalışıyorlar. Abagail ana, Kara adam'ın onları rahat bırakmayacağını büyük bir karşılaşma olacağını hazırlıklı olmalarını söylüyor.Tabi bu sırada Vegasta Kara Adam nam-ı diğer Flagg silahlar,tanklar,helikopterler vs. büyük oynuyor. Hazırlıklara başlamış.Sonra bir gün Abagail ana kibir günahını işlediğini söyleyip bunların kaldığı kasabayı yani Boulder'u terk ediyor. Sonra arıyorlar kadını ama bulamıyorlar. Öldüğüne ihtimal veriyorlar çünkü kadın çok yaşlı ama bir yanda o ihtimali düşünmek istemiyorlar. Aslında hikayede çok beğendiğim karakterler bu sıralarda harika işler çıkarıyor da onları da anlatsam bu yazı nereye gider bilemiyorum.Bunlar aralarında kurdukları komitede bir karar alıp batıya casus göndermeye karar veriyorlar. Ama gönderdikleri kişilerin birbirinden haberi olmayacak şartı koyuyorlar ve sırayla gönderiyorlar. Bu arada bahsetmiştim Kara Adamın fantastik yönünden. Kuş uçsa adamın haberi oluyor. Casusların kim olduklarını da çok iyi biliyor birisi hariç. Boulder da yaşayan Harold ve Nadine karakterleri Kara Adamın etkisine giriyor ve kurulu toplantı yaptıkları gün öldürmeyi planlıyorlar. Aralarında önemli bir kişi ölüyor ama çok kayıp olmadan atlatıyorlar. Abagail Ana dönüyor ve kurulda kalan kişilerin batıya gitmelerini,bu işi bitirmelerini söylüyor ve ölüyor. 4 kişi yola çıkıyor ve biri yolda bacağı kırılıyor gidemiyor. 3 kişi devam edip Vegasa ulaşıyorlar. Bu arada Kara Adam'ın yanında Çöpçü adam dedikleri Kundakçı bir adam var. Her türlü silahı bulup çalıştıran biri.Kara Adamın affedemeyeceği bir hata yapıyor zaten affetme özelliği yok. Ona kendini affettirmek için nükleer silah bulup getiriyor o sırada Boulder dan gelen iki kişide kafeste parçalara ayrılacaklar meydanda. O sırada itiraz eden birini tam öldürürken büyü ile karışık birşey yaparken nükleer bomba ile çöpçü adam geliyor ve biri bağırıyor havadan tanrının eli diye sonrası zaten bomba patlıyor ve hepsi ölüyor.

Ya ben bazı şeyleri anlamadım ya. Kara Adam niye? Rüyalar niye? Sonrasını merak etmeyin herkes normal haline dönüyor-böyle derken herşey eskisi değil sadece kara adam yok- yazar hayal gücünüze yetecek kadar sayfa yazmış. Bu King'in okuduğum ilk kitabıydı ama pek beğendim denilemez. Hayal ettiğimde çok farklı şeyler çıktı.Sonu da büyük bir etki yaratmadı bilemiyorum. Herhalde beklentilerim farklıydı. Zaten salgının nasıl başladığını,biz insanların nasıl aptal olduğunu anlatamaya çalışmayacağım. Yazar kitaptaki karakterler ister yalnız ister biriyle konuşur olsun bu konuyu hep sorgulatıyordu zaten. Aynı zamanda yazar sürekli dünyayı nasıl kirlettiğimiz den ve zarar verdiğimizden bahsediyordu. Bu düşünceler hoşuma gitti. Nick Andros ve Glen Bateman favori karakterlerimdi. Belki Profesör Glen King'in kitaptaki sesiydi. Çok güzel konuşuyordu. Yazacaklarım bu kadar değil ama yeter. Adios.

Öncelikle okuduğum kitap sansürsüz tam metin 1216 sayfa.
Kitabı almadan önce iki kitap olduğunu fark ettim ve tam metini okumamın daha iyi olduğunu düşünüyordum ki hediye olarak geldi zaten.

--Bundan sonrası SPOILER içerebilir--
Bu Stephen King'... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay önce
TeukieBusra bir değerlendirme yaptı.
İnsan Olmak

9

Bu kitabı okuduktan sonra sanki birçok şey anlatmalıymışım gibi hissediyorum ama aklımda kalan ne varsa onları yazacağım. Engin Geçtan'ın ilk defa bir kitabını okuyorum. Gerçekten kitaptaki cümlelerin hiçbiri boş veya gereksiz değil. Anlatmak istedikleri uzatmadan öz şekilde anlatmış. Kitap hayatın içinden. Neredeyse anlattığı herşeyde kendimi buldum ve kendime bazı teşhisler koydum. Kitapta altını çizdiğim cümleleri yazıp ne anladığımı,hissettiğimi yazmak istiyorum.
"Geleneksel toplumlarda davranışların çoğu, diğer insanların beklentilerini karşılamak için yapılır" demiş. Bu cümleyi okudum ve kendimi düşündüm. Çevremdeki insanları düşündüm. Ne kadar da dikkat etmeye çalışsam da kapılıyorum ve yapıyorum. Ama kendin olmayınca , istediğin gibi davranmayınca da, kendini ifade edemeyince nasıl kaybolduğunun da biliyorum artık. İnsan yoruluyor,tükeniyor.Toparlanması uzun sürüyor. Düşünüyorum sadece bu hayatı basit bir şekilde yaşamak çünkü karmaşıklaştıran da biziz. Belki yazdığım cümleyle yaptığım yorum arasında kopukluk olabilir. Bilmiyorum. Neyse bu cümleyi okuyunca aklıma bir de sosyal medya geliyor. Hayatımızı oradan herkesin beklediği gibi paylaşıyoruz, mutlu olmasakta instagram da mutluluktan uçuyoruz. Garip. Bu kitapta konuşulacak o kadar konu var ki. Korku,endişe,öfke,yalnızlık...Bu sorunlar sadece kişinin suçu da değil. Bebeklikten, çocukluk döneminden, annesinden, babasından, çevresinden gelen döngülerden oluşan bir karışım. Ve bu kişinin, kişiliğini oluşturuyor- yada oluşturamıyor. Kişilik önemli bir şey çünkü insan hayatı boyunca ilişkilerini, kişiliğine bağlı olarak yönetiyor. Bazı yerlerde açıkçası kişiliğimin tam oluşmadığına dair belirtiler gördüm ,bilmiyorum araştıracağım.Kitabın sonunda "kendini yaşamak" diye bir bölüm var. Kendini yaşamak çevrenden değil kendinden başlamalısın diyor. Böyle gerçekten. Herşey insanın kafasında bitiyor ne kadar zor olsa da... Sevdiğim birkaç cümleyi yazarak yorumumu bitireceğim.

"Bir insan ancak kendi içinde devrikse başkaları tarafından devrilebilir."
"Samimiyetsizlik uygarlıkla gelişmiştir."

Bu kitabı okuduktan sonra sanki birçok şey anlatmalıymışım gibi hissediyorum ama aklımda kalan ne varsa onları yazacağım. Engin Geçtan'ın ilk defa bir kitabını okuyorum. Gerçekten kitaptaki cümlelerin hiçbiri boş veya gereksiz değil. Anlatmak istedik... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay önce
TeukieBusra bir değerlendirme yaptı.
Hani

8

"Yavaştır yaşamının anlamı" der ve başlar. Her sayfada o anlamı beklerken hemen gelmeyeceğini ama beklemeyince -umudumuz kesilince-nasıl da birden ortaya çıkıverdiğini bizlere anlatıyor.

"Hani çiçekler vardır -- sanarsın, hep tomurcuk kalacaklar ( öylesine uzun sürmüştür ki gelişmeleri, serpilmeleri,olgunlaşmaları); oysa, gün gelir, inanamadığın bir hızla, pırıl pırıl açıverirler ya-- işte, öyle: birdenbire geliverir yaşamının anlamı." der.

Anlamın hissettikleri, birbirimizle karşılaştığımız zaman hissettiklerimizi nasıl ifade etmemiz gerektiğinden bahseder.

"O senden ne istiyorsa, sen de ondan onu isteyeceksin--sen ondan ne istiyorsan, o da senden onu isteyecek--
--o; sen; işte:-"

Son olarak,

"Şunu da iyice biliyorsun, bileceksin, bilmelisin: sen ne denli kendin-- bağımsız, özgür-- olabilirsen, o da o denli senin-- sahici,tam-- olacak"...

"Yavaştır yaşamının anlamı" der ve başlar. Her sayfada o anlamı beklerken hemen gelmeyeceğini ama beklemeyince -umudumuz kesilince-nasıl da birden ortaya çıkıverdiğini bizlere anlatıyor.

"Hani çiçekler vardır -- sanarsın, hep tomurcuk kalacaklar... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay önce
TeukieBusra bir değerlendirme yaptı.
Feminizm Herkes İçindir

7

Bilmediğim bir çok konu da, farklı bakış açıları ile yazılmış güzel genel bir kitap. Bell Hooks bu kitabı kadın-erkek herkesin okumasını istiyor. Ve kitabı boyunca her iki tarafa da hitap ediyor. Genel olarak feminizmin herkesin uygulaması ve inanması gerektiği bir kavram olarak görüyor. Kitapta feminizmi çok öz bir şekilde tanımlamış. Hoşuma gitti. "Feminizm cinsiyetçiliği, cinsiyetçi sömürüyü ve baskıyı sona erdirmeye çalışan bir harekettir" demiş. Burada dikkat ederseniz herkese hitap etmiş. Kapitalizmin, ırkçılığın bu düşünceyi nasıl etkilediğinden bahsetmiş. Kadınların, kadınlara karşı olan cinsiyetçiliğinden bile bahsetmiş. Bazen kendimize bakmakta o kadar zorlanıyoruz ki farklı bir bakışı "aaa evet bunu bu açıdan düşünmemiştim" gibi düşüncelere itiyor bazen. Kitapta bir konu dikkatimi çekti ve bu bence günümüzde hala var. Yazar diyor ki "Ayrıcalıklı sınıflara ait beyaz kadınların alelacele hareketin sahibi olduklarını ilan etmeleri ve beyaz işçi sınıfı kadınlarını,yoksul beyaz kadınları ve genel olarak tüm renkli kadınları da taraftarları yerine koydular" diyor. Bu cümleyle, Feminizm'de kadınların sınıfsal güçle böyle kendilerini ayırdığını görüyorsunuz. Oysaki görünürde herkes aynı şeyi istiyor değil mi? Ayrıca ekonomik konularda da güzel fikirler beyan etmiş. Ayrıcalıklı sınıfta ki kadınlar istediklerini elde etmek için, kendi sınıflarındaki erkeklerle eşit koşullarda bulunmak için mücadele ediyorlar ve asıl meseleyi unutuyorlar. Bu durum ekonomik sınıftan dolayı diğer sınıflardaki kadınlar için geçerli olmuyor, maalesef. Değindiği ve önemli konulardan birisi de çocuk yetiştirme konusu. Mesela kitaba göre ataerki toplumda erkek çocuğa önem verildiği için, feministler kız çocuklarının üzerine daha fazla düşmeye başlamış. Yazarın dediği gibi feminizm bu şekilde olmaz. Erkek ve kız çocuklarının aynı şekilde dikkatli bir şekilde yetiştirilmesi bu konuda önemli. Çünkü bu yetişkin hayatlarında daha sonra da kendi çocuklarını yetiştirmede önemli bir adım. Bu bence birbirini etkileyen bir zincir. Belki kelimeyi sevmiyor olabilirsiniz ve bazı düşünceleri tasvip etmiyor olabilirsiniz. Ama ben karşılıklı saygı ve sevgiyle bu kitabı yazma amacı arkasında yatan tüm sorunların çözüleceğine inanıyorum. Birbirini dinlemek ve anlamaya çalışmak. Kadınların da erkekler gibi insan olduğu anlamak. Kadın-erkek biyolojik olarak düşünürseniz iki farklı cinsiyet. Böyle ifade etmede ayrımcılık yapılmıyor. Aynı şekilde farklı ırklar da böyle. Ben bunları ayrım olarak değil bize Allah tarafından verilen çeşitlilik olarak görüyorum. İnsani ilişkilerde herkes birbirine karşı hoşgörülü olursa her şey çözülür diye inanıyorum. Ve kötü düşünceli bazı insanların din,dil,ırk,cinsiyet hakkında yaptıkları kötü yorumları da kabul etmiyorum. Kadınların feminizme ihtiyaç duymalarının sebeplerini herkes gayet iyi biliyor. Kimse üstün olmak istemiyor. Değer görmek istiyor. Empati kurun. Kadınları cinsellik açısından düşünmeyin. Cinsellik hayatımızın sadece ufak bir parçası. Bu hayatta yaşadığımız, yaşayacağımız bir sürü parçalarımız var. Sadece bir yere odaklanmayın ve geri çekilip büyük resmi görün.

Bilmediğim bir çok konu da, farklı bakış açıları ile yazılmış güzel genel bir kitap. Bell Hooks bu kitabı kadın-erkek herkesin okumasını istiyor. Ve kitabı boyunca her iki tarafa da hitap ediyor. Genel olarak feminizmin herkesin uygulaması ve inanmas... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay önce
TeukieBusra bir değerlendirme yaptı.
Little Women

6

Dün bitirdim. Kulüple birlikte okuyorduk şimdiki olaylar derken aksattım baya ama normalde de beklediğim gibi akıcı değildi. Zor bitirdim. Gönül isterdi ki güze bir değerlendirme yapayım ama ruh halim hiç elvermiyor. Ama aklımda kalan birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. Amy &Laurie ve Jo&Profesör'ün evlenmesi.. Gerçi Jo ve Laurie bariz son olurdu ama yazarın aklındaki Jo'yu hiç evlendirmemekmiş aslında. Editörün ısrarıyla değiştirmiş. John ve Meg favori karakterlerim ve tabiki Beth. Diyeceklerim bu kadar belki bir daha okursam değerlendirmemi değiştiririm. Adios.

Dün bitirdim. Kulüple birlikte okuyorduk şimdiki olaylar derken aksattım baya ama normalde de beklediğim gibi akıcı değildi. Zor bitirdim. Gönül isterdi ki güze bir değerlendirme yapayım ama ruh halim hiç elvermiyor. Ama aklımda kalan birkaç şeyden ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 ay önce
Daha Fazla Göster

TeukieBusra şu an ne okuyor?

Hayvanlaşan İnsan

%0

Favori Yazarları (12 yazar)

Favori yazarı yok.