Nasıl? Güneş, ilkbahar, çiçekle dolu tarlalar, sabah uyanan kuşlar, bulutlar, ağaçlar, doğa, özgürlük, hayat, bunlar artık benim değil mi?
Evet! Kurtarılması gereken ben değil miyim? Bu imkansız mı? Yarın, belki de bugün ölmem mi gerekiyor? Bu gerçek mi? Aman Tanrım! İnsana başını zindanın duvarlarına vura vura parçalatacak kadar dehşet verici bir düşünce!
Kitabı okurken insan ister istemez kendini sorguluyor, idam hakkında ne düşünüyorum, ne düşünmeliyim diye. Kitapta suçun ne olduğu anlatılmıyor, mahkumun duygu ve düşünceleri üzerine yoğunlaşıyor, empati kurmaya başlıyorsunuz. Siz empatinizi kuradurun, toplumun idama bakış açısı, davranışı, suçlulara bakışı; önce kürek mahkumlarına bakış ve kürek mahkumlarının prangalanması, ve idam mahkumunun bunu büyük bir ilgi ile izlemesi vasıtasıyla mahkumun üzerinden anlatılırken, daha sonra mahkum idama giderken, toplum üzerinden anlatılmış. İzleyen ve izlenen ironisi başarılıydı. Yazarın amacı sadece idam, idama bakış, idamın yanlışlığı ve idamın mahkuma hissettirdiklerini anlatmak olduğundan, kesinlikle amacına ulaşan bir eser... Özellikle son satırlardaki af talebi, bu talebin çok umursanmaması idamın geri alınamaz, geri döndürülemez olduğunun en büyük kanıtı olarak sunulmuş. Kitapta idam kararının mahkumun ailesini de etkilediği tabir-i caizse kurunun yanında yaşın da yandığı satır aralarında- mahkumun kızı hakkındaki düşünceleri, kızı ile yaptığı görüşme, kızının davranışı gibi- hissettirilmiş. Fakat yinede salt idamın yanlışlığına odaklanmak bende yetersizlik hissi yaratttı, suçtan bağımsız karar her yönüyle eksiktir... Suçun cinsine göre mağdur ya da maktulun rolünün önemi göz ardı edilmiş. Bence karardaki en büyük etken bu olmalı. Dili sade, anlaşılması kolay, klasiklerin bir çoğundaki ağdalı cümleler, uzun tasvirler yok. Yalnız bendeki kitabın yayınevi klasikler konusunda iddialı bir yayınevi, birkaç yerde imla hatası görmek beni şaşırttı.
Kitabı okurken bir yerden sonra mahkumun yerine geçiyorsunuz. Üzülüyor, korkuyor, kızıyorsunuz. İdamın berbatlığını, insanların acımasızlığını düşünüyorsunuz. Suçun ne olduğunun anlatılmaması tüm duygu yoğunluğunu mahkum üzerine topluyor. Madalyonun diğer yüzü aklınıza gelmiyor. Yazar tam da istediği mesajı vermiş. Bildiğim kadarıyla Fransa'da idam cezasının kaldırılmasında bu kitabın katkısı var. Beni asıl dehşete düşüren halkın sanki eğlence izleyecek gibi idamı beklemesi hemde giyotini. İnsanı etkileyen tavsiye edeceğim bir kitap.
Okurken bile o kötü his sizi sarıyor. Kitap bitmesin, o mahkum yaşasın istedim içimden.
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Victor Hugo'nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı kitabını tanıtacağız.
'' İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar. ''
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Yazı İçeriği :
Bir İdam Mahkumunun Son Günü kitap incelemesi, Bir İdam Mahkumunun Son Günü kitap yorumu, Bir İdam Mahkumunun Son Günü kitabından alıntılar, Bir İdam Mahkumunun Son Günü kısa kitap Özeti, şeklinde olacak.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü Özeti ve kitaptan alıntılar bölümü hariç spoiler içermemektedir.
İncelemenin tamamını görmek için
https://www.libereji.com/2021/04/bir-idam-mahkumunun-son-gunu-incelemesi.html
adresini ziyaret edebilirsiniz.
Teşekkürlerr