Etiketler
Açıklama
“Yanmış kibrit çöplerini âdeti olduğu gibi mumların altına koyup üzerlerine erimiş mum döktü. Sanki yanan kibrit çöpleri bizdik, mum dipleri de mezarımız... Kibrit çöpü mezarlığı, bizim gibi kırık ve kaybedenler için ne güzel bir benzetmeydi... Yana yana yaşa, yanarak öl ve öldükten sonra da yanmaya devam et. Yanmak tüm varoluşunu tanımlıyormuş gibi...” Geçmişindeki acıların küllerinden doğmuş, zeki bir dolandırıcı... Arı kovanına giren kelebek. Yaşamadığı için ölmeyi bile beceremeyen, hayata küskün bir kız... Sudan korkan balık. Tanrı’nın birbirlerinde çare bulmaları için bir araya getirdiği iki kişi. Peki ya, bir gün ömrü olan bir kelebek yarına aşık olursa ne olacak?
Puan dağılımı
Puanlar bu eserin tüm baskılarına aittir.
Yorumlar(2)
Tüm puanları gör (11)Baskı: Ölüme Fısıldayan Adam
Sürekli tekrarlanmış kelimeler olmasaydı daha iyi bir kitap olabilirdi. Kitap boyunca sen balıksın ,ben balığım kelimeleri duymak acayip sıktı.
Baskı: Ölüme Fısıldayan Adam
Ölüme fısıldayan adam bir gençlik kitabı olamsının yanı sıra beni kendisine çeken şey kitabın içindeki acıydı. Yosun ve Özgür'ün acıları ne kadar distoik gelsede beni içine çeken bir saflığıda vardı. Kitapta hoşuma gitmeyense dili fazla basit oluşuydu. Okunabilinecek bir kitap
Benzer Kitaplar
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...










