Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımdaki kişiler kendime ilişkin gerçekleşmemiş olabilirliklerdir... Her biri benim ancak kenarında dolaştığım bir sınırı aşmıştır... Çünkü romanın sorguladığı sır o sınırın ötesinde başlar. Roman yazarın itirafları değildir; bir tuzak haline gelmiş dünyamızda yaşanan insan hayatının araştırılmasıdır.

Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımdaki kişiler kendime ilişkin gerçekleşmemiş olabilirliklerdir... Her biri benim ancak kenarında dolaştı... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 318 sayfa

2000 tarihinde , İLETİŞİM YAYINLARI tarafından yayınlandı


ISBN
9754700125
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.9 puan (330 kişi)
822 okumuş, 733 okumak istiyor, 39 okuyor

8.3 puan (1161 kişi)
2924 okumuş, 934 okumak istiyor, 30 okuyor

8.9 puan (313 kişi)
686 okumuş, 626 okumak istiyor, 24 okuyor

8.3 puan (824 kişi)
1898 okumuş, 1744 okumak istiyor, 95 okuyor

8.2 puan (674 kişi)
1456 okumuş, 774 okumak istiyor, 45 okuyor

8.5 puan (1185 kişi)
2630 okumuş, 966 okumak istiyor, 72 okuyor

8.2 puan (268 kişi)
732 okumuş, 635 okumak istiyor, 32 okuyor

7.6 puan (967 kişi)
2147 okumuş, 787 okumak istiyor, 36 okuyor

8.0 puan (424 kişi)
1254 okumuş, 748 okumak istiyor, 48 okuyor

8.6 puan (402 kişi)
802 okumuş, 599 okumak istiyor, 16 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

19 kitap, 44 oy
140 kitap, 595 oy
167 kitap, 1304 oy
87 kitap, 514 oy
295 kitap, 3301 oy
135 kitap, 875 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

turgut özben duyguu katakulli esmaltindal seymaydin nzrysldg yansımalar Jesterhead annakarenina maviuçurtma wertten buralaryesil schrodingerscat elif.anaçali burcu.1905 papatyanindusu tugceeay
17 kişi
fante silent hawk Hawkstone damlamia Asterion dilse kirmizikurnaztilki Fridakahloo Hande.kuyumcu gzd kkn Dilse germen htc Serginho Utarit eylemsizlik86 werevolf Missisgamze meursault samsa mustafaertin Axelia husein D. gaya dolunay_021 buggie nurss yelizsavas erdal58 soulmate Sevde Demiryürek stendhal sendromu tarçınportakal sartre onlyozan Meczup ik4364 Sea Wolf bdeniz27
811 kişi
desirdm AFD funda5 blogcumuhendis Muhammet Münip Saraç banakil jr. tumbilik gizemke rare üftirik Kekligün KitapDelisiGizem Burak Shehla kezibans Maria Puder ehlifasil melikeergun slvalacahan ofeLya İkisekerlihayat atalante NastasyaFilippovna Uyurgezer Pollyanna peltek vaiz eburdem nioniel mehmetyolcu Vorinace filozoflar_kahvesi HeyHoLou Noaseton semen2 Gamlı Baykuş uslanmazyazar RüzgarSaçlıKız imdbsever Ophelia eskidünya
857 kişi
minellfrtm okuryazarim
2 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
5 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

'Güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olunca, güçsüzler çekip gidecek kadar güçlü olmak zorundaydılar'

Yaşam bir kere yaşanan, bir kere yaşandığı için hiç yaşanmamış sayılan, tekrarı olmadığı için taslaktan öteye gidemeyecek kadar belirsiz ama aynı zamanda göklere de ulaşabilecek kadar hafif midir, yoksa üzerine yük ve sorumluluk bindirilen yaşamın sağladığı en şiddetli doğumun simgesi olacak kadar ağır mı?
Permandies olsa kesinlikle hafif derdi ama pozitif biçimiyle. Hafiflik gerçekten pozitif bir durum mudur yoksa gelip geçiciliğiyle ve tekrarsızlığıyla negatif mi?

'İçinde yaşadığı yeri terk etmek isteyen kişi mutsuz kişidir'

Özellikle kitabın, duygu sömürüsü, kitsch tanımını tekrar tekrar okumanızı tavsiye ediyorum. Sonuçta şüphesiz ki hiç birimiz kitsch i görmezden gelecek kadar insanüstü varlıklar değiliz.

4 yıl, 2 ay önce
5 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

İlişkilere bakış açınızı değiştirebilecek, en azından kalıplaşmış düşüncelerinizi sorgulamanıza neden olacak kadar enteresan bir aşkı konu alan , bunun dışında Kundera' nın insan ilişkilerini çözümleyişiyle hayranlık uyandıran bir kitap.

Ufak bir de anımı aktarayım izninizle ki izin vermeyenler devamını okumasın :)

Yazar olduğum bir sözlükte, hanım yazarlarımızdan biri en naif tabirle vasat bir kitap çıkartmış. Reklam amacıyla sözlük yazarlarına bildirim olarak haber verilmişti bu durum. Bir bakayım kitaba dedim, arka kapaktaki tanıtım yazısını okuyunca verdiğim tepki ''off yine mi bunlardan'' oldu. Süslü püslü, derin anlam içerdiği sanılan ama benzerleri defalarca yazılan bomboş cümleler. Bir ergenin ders sırasında defterine karaladığı ve karalarken dünyanın en güzel metnini yazdığını sandığı metinlerden hallice... Neyse işte ben bu yorumların benzerinin aynısını nick altı olarak yazdım ablaya. Çok saygılı, çok naif bir yazar olarak teşekkür mesajı attı, tabii eksisini de verdi. :) Ben de kimmiş, neyin nesiymiş diyerek entrylerini okumaya başladım. ''Aldatmak'' başlığının altına tanım olarak ''basitliktir'' yazdığını görünce de tüm iletişimimi sonsuza dek kopardım. Sen kendince aşktan, ilişkilerden, karşı cinsten bahsettiğin bir kitap yaz; ama bilinen her coğrafyada, bilinen her zamanda, her dinde, her ülkede, her cinste, her yaşta, her ilişki türünde var olan bir olayı, üstelik de ahlaki olarak bakıldığında yanlış olduğu neredeyse genelgeçer kabul edilebilecek olduğu halde yine de her zaman varlığını koruyan bir olayı basitlik olarak tanımla; asıl basitliktir bu tanımı yapmaktır.

İşte bu kitap, aldatmayı basitlik olarak tanımlamamak için okunması gereken bir kitaptır.

5 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Milan Kundera'nın bu çok ünlü romanında, birbirinden farklı ama bağlantılı dört karakterin özelinde inançlar, geleneksellik, varoluşçuluk, aile ve otorite ile olan ilişkileri ve yaşadıkları coğrafyanın faşist sol düzleminde hayatların nasıl bir hal aldığı anlatılmaktadır.
İnsanın varolabilmesi için tüm bağlardan kurtulup hafiflemesi gerektiğine inanan, hatta bu uğurda oğlundan bile uzaklaşabilen, doktor Tomas, annesinin üstündeki yoğun etkisinden kaçarak kurtulan ama bu sefer de Tomas'a derin bir bağlılık geliştiren Tereza, Büyük Yürüyüş'te zorunlu olarak bulunan ve nefret eden, ihaneti yaşam biçimi haline getiren ressam Sabina, Sabina'ya ve temsil ettiğini düşündüğü değerlere olan hayranlığı yüzünden kendini tehlikeli bir yolculuğa atan, karısı ve kızı tarafından ezilen akademisyen Franz.

7 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

“Rastlantıların, sadece rastlantıların söyleyecek bir sözü vardır bize. gereklilikten doğan, olmasını beklediğimiz, günbegün yinelenen her şey dilsizdir. sadece rastlantı bir şeyler
söyler bize.”

http://filmonerisi.blogspot.com/2012/12/the-unbearable-lightness-of-being.html

6 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

her anın bir defaya mahsus olmasından gelir varolmanın dayanılmaz hafifliği. hatta skalayı daha da geniş tutmak gerekirse yaşanılan her olay bir defaya mahsus yaşanmıştır. sevgilin seni terk mi etti güzel kardeşim? bir defaya mahsustu o üzülme. ya da üzül; çünkü bir defaya mahsustur üzülmen. sonsuz bir döngü yok bu hayatta. evet o seni terk etti ve şanslısın ki ölümlüsün. ve daha da şanslısın ki bir daha hayata gelmeyeceksin. zira böyle bir döngü içerisinde bir daha hayata gelecek olsaydın aynı üzüntüyü tekrar yaşaman gerekecekti. şimdi bir kez daha düşün ölümlü olmanın insanı neden bu kadar hafif yaptığını. düşündün mü? o halde artık yaşamanın zamanı!

6 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Kitap çok iyi yazılmış ama verdiği erkek egemen görüş beni çok rahatsız etti.

6 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Kesinlikle bir şaheser. Sanırım 4. kez okuyacağım.

6 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Etkileyici bir kitaptı, felsefik yanı sayesinde hayatınıza farklı bir bakış açısı katmanızı sağlıyor :)

6 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Mılan Kundera gerçekten çok başarılı bir eser yazmış.Realimz ve Empresyonizm yaklaşımlarını sonuna kadar kullanmış.Aşkı,sadakati,kominizmi,geçmişin insan hayatındaki yerini,yalanları,ihtiras ve alışkanlıkları eleştirel ve sorgulayıcı bir üslupta ele almış.Bazı sorulara cevap araması,sorgulaması kitabın başarısını artırmış.Yazarın Sigmund Freud 'un etkisinde kaldığı da gözümden kaçmadı.Kitabın bu kadar başarısına karşılık bazı yerlerde aşırı cinsellik kullanmasından ötürü realist anlatımı konuşturmasıyla anlatılanlar gözümün önüne geldi ve biraz rahatsız etti beni.(Okuyan arkadaşlar çok iyi anlayacaklardır).Yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum açıkcası.

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Kitap adının çekiciliği insanı okurken mest ediyor..İnsanın zihninde 'Nedir?...' sorusunu sorduruyor.
Hakikaten varolamanın dayanılmaz hafifliği nedir???

1 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çoğu okur gibi benim de Kundera ile tanıştığım kitap bu. Çok uzun sürede okudum, kitap bence o kadar guzeldi ki bitmesin diye araya hep başka kitaplar koydum. Ama malesef her güzel şeyin bir sonu var..(klişeden de ölmedim)

Birbirinden farklı dört karakter, arka planda Prag Baharı, Rusya işgali, komunizmle içiçe geçmiş faşizm.
Kadınlardan kopamayan, bağlanamayan ama bu durumun sadece kadınlarla değil hayatındaki tüm insanlarla geçerli olduğu psikolojiye sahip bir adam. Oğlunu bile tanımıyor, bağlılıkların getireceği sorumluluk duygusuna sahip değil. Olması da gerekmiyor zaten.
Ailesiyle hatta daha çok annesiyle sorunlu bir kadın, zeki bir kadın ama hafif yaşamayı seçen Tomas'ın yere basmaya zorunlu kalmasının sebebi Tereza. Aile bağından kaçıyor ama bir adama sımsıkı bağlanıyor, ayrılıp gittiğinde bile iplerini çeke çeke onu yanına getirdiğinin farkında değil.
Sabina ve Franz var bir de. Sevdiği kadının onu göreceğine inanarak yaptığı şey sebebi oluyor Franz'ın. O kadın ki yürüyüşlerden, havaya kalkan yumruklardan, atılan sloganlardan ve güçsüz adamlardan hoşlanmaz. Sabina, Franz'ın unutamadığı kadın..

Tüm o politik içeriğinden ayırırsak ilişkiler üzerine yazılmış iyi bir kitap bu. Türkiye'de çıkan kapakları aynı, içerikleri aynı, tamamı melankoliye bulanmış saçmalıklardan oluşan kitaplar yerine bunu okuyun. Kitap sanki bulanık olan suyu biraz daha net görelim diye yazılmış. Ki bir de Kundera'nın anlatış şekli, araya girip sizinle konuşması, hayvan sevgisinden bahsetmesi.. Çok şey öğrenebileceğiniz bir kitap.
Tavsiye ederim.

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

adı kadar dolu adı kadar orjınal. gec kaldıgıma uzuldum tanıstıgıma sevındım kundera ıle. cok buyuk yazarmıs

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

"tereza yeniden yeniden gelip duruyor gözlerimin önüne. onu ağaç kökünün üzerine oturmuş kareninin başını okşar ve insan soyunun yenilgileri üzerine kafa yorarken görüyorum. bir de şu sahne geliyor insanın gözünün önüne: turin'deki otelinden çıkan nietzsche. bir arabacının atını kırbaçladığını gören nietzsche atın yanına gidiyor, kollarını hayvanın boynuna doluyor ve gözyaşlarına boğuluyor.
bu 1899da oldu; o sırada nietzsche de insanların dünyasından elini eteğini çekmişti. başka bir deyişle tam akıl hastalığının patlak verdiği sıralar. ama tam da bu nedenle, yaptığı harekette derin anlamlar buluyorum ben; nietzsche attan descartes adına özür diliyordu. deliliği (yani insanlıktan son ve kesin kopuşu) at için gözyaşlarına boğulduğu an başladı.
işte benim sevdiğim nietzsche bu, tıpkı terezayı da başını kucağına yatırmış ölümcül hasta köpekle birlikte sevişim gibi. onları yan yana görüyorum: ikisi de 'doğanın efendisi ve sahibi' insan soyunun uygun adım ileri doğru yürüdüğü yoldan kendi istekleriyle sapıyorlar."

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Politik bir arkaplanda zıt karakterlerin ilişkilerini anlatmasının yanında insana hayvan sevgisi aşılayabilecek çok yönlü ve kaliteli bir kitap...

5 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Yaşamımızdaki sarsıcı durumları dile getirmek istediğimizde, ağırlık belirtilen eğretilemelere başvurmak eğilimindeyizdir.

Yaşanacak bir tek hayatımız varsa eğer, onu hiç yaşamamış da olabiliriz,farketmez.

..çünkü böyle bir dünyada her şey daha baştan bağışlanır ve bu da demektir ki müstehzi bir sırıtışla her şeye izin verilir.






Kitaba dair yazılıcak güzel şeylerin hepsi kitabın ilk sayfaları için. Keşke hep ilk sayfalardaki gibi devam edip hiç roman kısmına girmeseydi...

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

toplum içindeki hayatlar

6 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Çok güzel bir kitaptır. Çok akıcı ve anlamlı geldi bana...

6 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bittiğine üzüldüğüm bir kitap oldu.

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Güzel ve hafif ;)

6 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Kitap ve film farklı ama film karışı anlatımı biraz düzenlemiş. Filmi daha çok beğendim.

6 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

http://kitapeylemi.blogspot.com/2013/08/73-varolmanin-dayanilmaz-hafifligi.html

5 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

1968 yılı Ocak ayında başlayan ve Çekoslovakya'nın politik olarak liberalleşmeye çalıştığı bir dönem olan Prag Baharı'nın önünde bir adamın hikayesi anlatılır. Prag Baharı dışında fazla espirisi olmayan, bir kadına bile bağlı kalamayan zavallı bir adamın hikayesi olduğu için benim çok ilgimi çekmedi.

6 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

gerçekten güzel bir kitap. Roman salt bir aşk ilişkisi ve sadakat olgusunu tartışmıyor insanın kendisiyle çelişen his ve davranış biçimlerini, karakterlerini de derinlemesine çözümlüyor. arka planda da rus işgali ve çekler ile ilgili toplumsal olaylara da değinen roman kafanızı oldukça meşgul eden sorulara itiyor. ki bir kitabın düşünce dünyanızda sorgulama yaratması onun amacına ulaştığını gösteriyor. sık sık Tomas'a sinirlensem de hatta Tomas ve Franz'ın bu çok eşli yaşama arzularından rahatsız olsam da karakterlerdeki çelişkiyi ve derinliği iyi yansıtmış yazar. en çok da Tereza bir arkadaşıyla dans ettiğinde kıskanan Tomas'ın başkalarıyla birlikte olmasını doğasının ve yaşamının bir parçası sayıyor olması çok rahatsız etti beni özellikle de çok tanıdık geldiği için. okunması gereken kült eserlerden bana göre.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

milan kundera ile tanışmamı sağlayan kitap. bayıldım

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Bu kitabı okumamın bana edebi bir artısı olmadı.
Tavsiyem şu ki, okumazsanız büyük bir kayıp yaşamış olmazsınız.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Milan Kundera'nın okuduğum ilk kitabı. Sürükleyiciliği bir yana, sorgulatıcı özelliği, karşı cinsi anlamaya yönelik çıkarsamaları ile harika bir kitap benim için. Filmi biraz eksik kalmış kitabı anlatmakta fakat o da çok iyi. Eğer bu kitaptan sonra Gülünesi Aşklar kitabını da okumamış olsaydım Milan Kundera gözümde en iyi yazarlar arasında olacaktı, fakat Gülünesi Aşklar kitabındaki kısa hikayeler ve Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'ndeki Tomas o kadar aynı ki. Hayat içinde varoluş ağırlığı yahut hafifliği, tek kadınla yetinememe sorunu, sanki Milan Kundera ya kendisini anlatıyor yahut hayalindeki kendisini anlatıyor gibi bir his uyanıyor iki kitabı ard arda okuyunca ve yaratıcı yazarlığından şüphe duyuyorsunuz. Onun dışında her iki kitapta da göz tırmalayacak bir şekilde kadını aşağılamaya dönük durumlar işleniyor. Tomas birçok kere aldatır tek gecelik ilişkiler yaşar ve başı belaya girmezken Tereza hem bu tek gecelik ilişkiyi istemeye istemeye zorla gerçekleştiriyor ve onu da eline yüzüne bulaştırıyor sözde. Bu resmen hanımlar siz yapamazsınız sadakatsizliği bize bırakın siz evinizde kedi gibi oturun mesajı veriyor. Tabi bunda kitabın yazıldığı dönem ahlak anlayışının da etkisi vardır. Ve son olarak çok yerde yanlı ve çok yerde yanlış siyasi tahlilleri var. Okuması güzel fakat hayatınıza referans almamanız gereken bir kitap.

4 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kadın-erkek ilişkilerinden daha çok Çek tarihinden bahsetmesini tercih ederdim pek tarih sevmeyen biri olarak.

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Muss es sein?
Es muss sein!

3 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

okurken içerisinde kaybolduğum, zaman kavramının önemini yitirdiği harika bir roman. Diğer Kundera kitaplarını da mutlaka okuyacağım

3 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

beğendiğim bir kitap okumanızı tavsiye ederim farklı bakış açılarına sahip

3 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Okura hayatında yaşadığı ya/da yaşayabileceği Çelişkilerin farkındalığını hissettiren anlatan bir kitap..Kült eser..

2 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kadin erkek iliskilerinin sorgulandığı, aşkı, ihaneti , hüznü her seyi icinde barindiran , felsefik yönü bulunan kisaca her telden calan bir kitap. Komünizm rejimi ciddi sekilde elestirilmis , komünistlere ciddi sekilde eleştiri getirilmis kitapta. Tomas ve Tereza eksenin genisleyip buyuyen etkisi sayfalar ilerledikçe hissedilen harika bir eser. Bence ikinci kez farkli bir zamanda okumak cok daha buyuk bir etki yaratacaktir okuyanda. Milan Kundera kesinlikle üslubu, tarzi ile farkli bir yazar. Yavaşlık kitabindan sonra bunu da okuyunca farkina vardim. Kitapla ilgili belki sikinti yaratacak durum cinsel unsurların bolca ön plana cikarilmasi ve Tomas'in tek eşle yetinmemesi durumu olabilir. Tereza'yi cok sevmesine ragmen baska kadınlardan da vazgecememektedir. Yine Franz ve Sabina'nin irdelendigi bolumler , komünizm rejimi , Sovyet isgali , felsefik aciklamalar iceren bölümler kitaba ayri pencereler açmış okuyucuyu farkli noktalara doğru yonlendirmistir. Bu kadar farkli unsuru ortak bir paydada buluşturmak da ayri bir maharet. Buna ragmen kendini okutmak , okurken anlamlar cikarttirmak buyuk yazarlik ornegi. Kitabin son kismi dahi kopek uzerine odaklanmis olup beni inanilmaz bir huzne surukledi. Duygulandirdi.

Einmal ist keinmal.. Kitapta sikca dile getirilen "bir kere olan hic olmamistir" sozu de zihnimden hic cikmayacak eminim.

1 yıl, 3 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski