Rüyalar Gerçek Olsa (Bridgerton, #4)

Penelope Featherington en yakın arkadaşının ağabeyine âşık olmuştur. Ömrünün yarısını onu uzaktan izleyerek geçiren Penelope, onun hakkındaki her şeyi bildiğini düşünmektedir, ta ki en gizli sırrını öğrenip aslında genç adamı hiç tanımadığının farkına varana dek.
Colin Bridgerton tutkuları ve unvanları yüzünden içten içe ağabeylerini kıskanan, Leydi Whistledown''ın Cemiyet Gazetesi''nde ne kadar yakışıklı olduğuna dair yaptığı yorumlar dışında dünya üzerinde kalıcı hiçbir şey bırakamadığından şikâyet eden gözde bir bekârdır. Hayatın sıradanlığından yorgun düşmemek ve annesinin evlilik konusundaki ısrarlarından kurtulmak adına sık sık ülke dışına seyahatler yapmaktadır. Fakat bu kez Londra''ya geri döndüğünde hayatında bir şeylerin değişmiş olduğunu keşfeder - özellikle de Penelope Featherington''un! Penelope''nin de kendine sakladığı bir sırrı vardır. Colin bu sırrı öğrendiğinde bunu bir tehdit olarak mı görecektir, yoksa bu sır ne olursa olsun mutlu sonu etkilemeyecek midir?

Penelope Featherington en yakın arkadaşının ağabeyine âşık olmuştur. Ömrünün yarısını onu uzaktan izleyerek geçiren Penelope, onun hakkındaki her şeyi bildiğini düşünmektedir, ta ki en gizli sırrını öğrenip aslında genç adamı hiç tanımadığının farkına varana dek.
Colin Bridgerton tutkuları ve unvanları yüzünden içten içe ağabeylerini kıskanan, Leydi Whistledown''ın Cemiyet Gazetesi''nde ne kadar yakışıklı olduğuna dair yaptığı yorumlar dışında dünya üzerinde kalıcı hiçbir şey bırakamadığından şikâyet eden gözde bir bekârdır. Hayatın sıradanlığından yorgun düşmemek ve annesinin evlilik konusundaki ısrarlarından kurtulmak adına sık sık ülke dışına seyahatler yapmaktadır. Fakat bu kez Londra''ya geri döndüğünde hayatında bir şeylerin değişmiş olduğunu keşfeder - özellikle de Penelope Featherington''un! Penelope''nin de kendine sakladığı bir sırrı vardır. Colin bu sırrı öğrendiğinde bunu bir tehdit olarak mı görecektir, yoksa bu sır ne olursa olsun mutlu sonu etkilemeyecek midir?


Değerlendirmeler

değerlendirme
4 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Julia Quinnin okuduğum en kötü ve can sıkıcı kitabıydı..

9 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

colin sen ne tatlı şeysin öyle! Bu kitapta çok çok çok şaşırdım onu söyleyeceğim sadece. Her zamanki gibi mükemmeldi.

7 yıl, 1 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Serinin okuduğum diğer kitaplarına göre biraz yavan geldi , Colin gibi bir karakter için daha farklı şeyler beklemiştim ama pek beklediğim gibi çıkmadı..Ama yinede Penelope'nin hikayesini okumak keyifliydi..

6 yıl, 1 ay önce
6 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Penelope Featherington yani diğer adıyla LEYDİ WHISTLEDOW... Tamamiyle okuduğumda şok olmuştuum.. Eğlenerek ve elimden bırakamayarak okuduğum bir kitapp :)

Ve Sanırım Coliiin benim olamlııı <3<3

9 yıl, 6 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Bu seri içinde kesinlikle favorim olan kitap. Colin sen ne tatlı birşeysin öyle ya. Penelope'de zavallım yıllardır adamı sev sev içi kurumuş kızın. Colin son seyahatinden döndüğünde ikisi de birbirlerinin sırlarını keşfediyorlar ve bu sırlar sandıklarından fazla ortak yanları olduğunu keşfettiriyor onlara. Sevimli bir aşk hikayesi onların ki mutlaka okuyun bence :)

6 yıl, 8 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Serinin en vasat kitabı diyebilirim, yazarın en uzun sürede okuduğum kitabı.

9 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okuduğum en güzel kitabıydı serinin. Özellikle erkek kardeşlerin kitabnı seviyorum ama Colin ayrı bir harikaydı.

8 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Julia Quinn'in okuduğum ilk romanı Bana Sevdiğini Söyle ve açıkcası bu kitabı dışında diğer romanları beni pek etkilemedi.
Rüyalar Gerçek Olsa kitabına gelirsek açıkcası Colin benim en sevdiğim kahramanlardan biriydi ve hikayesinin bu kadar vasat olması beni hayal kırıklığına uğrattı. Penelope'yi kıskanması bi Tarihi Aşk romanı karakterine yakıştıramadığım bi davranış en azından benim hayali kahramanlarıma yakışmıyor.

8 yıl, 1 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bridgerton serisinin su götürmez en iyi kitabı

6 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Bridgerton kardeşlerin hikayelerini çok sevsemde bu biraz yavan kalmıştı sanki.Güzeldi ama bana göre çokta güzel değildi.Ben Anthony'nin hikayesini merakla ve sabırla bekliyorum

9 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Açıkçası Colin'den daha çarpıcı ve heycanlı bir kitap beklerdim ama yinede güzeldii :))

8 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Bridgerton kardeşlerden en sevdiğim şahıs: Colin olduğu için, onun kitabına da ilgim daha bi başka tabii. :)

8 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Diger 3kitaba gore biraz ağır ilerledi benim icin bundan o ncekileri daha heyecanli okumustum sanirim colin i diger kitaplarda okumak daha eglenceli yinede kotu degil okunasi bir kitapti

7 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bridgerton ailesinin üç numaralı erkeği Colin tüm kitapların en eğlenceli karakteri. Anneleri tüm çocuklarını evlendirmeye kararlı sırada ki ise Colin.

Penelope Hyde Park'ta annesi ve iki ablasıyla gezintiye çıkmışken üzerine iki atlı gelmiştir. Rüzgardan bonesi çıkmış ve atlılardan birinin yüzüne çarpınca adam atından düşüp çamura girmiştir. Penelope kırıcı sözler söylemesini, bağırmasını beklerken kahkahalara boğulmuştur. Daha önce bir erkeğin kahkaha attığını görmemiş olan Penelope o gün on altı yaşındayken Colin'e aşık olmuştur. Dünyası sallanmış, kalbi durmuştur. Nefes kesici bir andır onun için. O gün bildiği bir şey varsa o da gelecekteki kocası rolündeki kişinin Colin olmadığıdır. Öyle bir adamı çekecek güzellikte bir kız olmadığını düşünür. Fiziksel görünüş olarak hazır olmasa da on yedi yaşında sosyeteye takdim edilmiştir. Kendini azıcıkta olsa kişiliği olan çirkin bir kız olarak görür. Zeki, nazik, eğlenceli biridir ama kendisini yersiz konuşurken ya da tek kelime edemezken bulur hep. Ayrıca annesi kıyafetlerini seçmesine izin vermeyip kendisi seçince kötü görünmesine sebep olmuştur. Gizemli Leydi Whistledown elbiseleri ile ilgili yazmış kıyafetinin onu turunçgil gibi gösterdiğini bile söylemiştir. Konuşmayı başarabildiği birkaç kişiden biri olan Leydi Bridgerton sayesinde kızı Eloise ile tanışmış ve onlara gidip Colin ile karşılaşmaya başlamıştır. Tanımaya başladıkça Colin'i daha çok sevmiştir. Espirili, gösterişli olan Colin onu dinleyip hep konuşmuştur. Gerçekten sohbet etmeyi başarabildiği tek kişi Colin olmuştur.Bir köşede oturan sessiz, kimsenin ilgisini çekmeyen biri olduğundan dördüncü sezonunda evde kalmaya mahkum olduğunu anlamıştır. Colin'e delicesine aşıkken başka biri ile evlenmesinin evleneceği kişiye haksızlık olacağını düşünür. İçinde ki minicikte olsa olan umut kırıntısı erkek kardeşlerine kendisi ile evlenmeyeceğini söylediğini duyunca bitmiştir. Yıllar geçip gitmiş ve Penelope artık sosyeteye takdim edilmemeye, yaşlı kadınlarla oturmaya başlamıştır. Artık yirmi sekiz yaşında olduğundan evde kaldığı herkesçe bilinen bir gerçektir.

Colin fazlasıyla gezen biridir. Birkaç ay geçmeden yeni bir gezintiye yelken açmış, nadiren şehirde kalmıştır. Abilerinin işi, onları hatırlatacak bir şeyleri vardır. Kendisinin ise hiçbir şeyi yoktur. Eğlenceden fazlasını ister. Bir amacı olsun, ardında bırakacağı bir şey olsun ister.
Penelope ile vakit geçirdikçe yakınlaşırlar aralarında ki arkadaşlık ilişkisi başka bir boyuta geçer.
Colin'in seyahatlerinde tuttuğu günlüğü ile ortaya çıkan yeteneği, Penelope'nin sırrı, ikilinin atışmaları komik konuşmaları, diğer kardeşler derken kitap bol bol güldürüyor.

Colin diğer kitaplarda olduğu kadar umursamaz, komik biri değil. Önce ki kitaplarda sevilen karakterler genelde kendi kitaplarında bambaşka biri oluyor Colin de öyle oldu. Önce onun için daha farklı bir kitap olsun isterdim diye düşündüm ama bu aile olunca beğenmemek elde değil.

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Çok umutla başladığim ilk 100 sayfasından sonra umutlarımın yerle bir oldu. Tamam julia Quinn en sevdiğim yazar diğil ama özellikle bu serinin (Bridgerton Ailesi) bundan önce okuduğum kitapları gayet makuldü hatta sürükleyiciydi bile, fakat bu kitapta; başlangıç iyiydi, kız karakter ilgimi çekmişti, erkek karakteri hoş görebilirdim ama bayan Quinn birden bire sanki yazıcak hiçbir fikri kalmamış gibi kitapların başından beri olan şu lady whistl-bilmemne yi olaylara dahil edene kadar. E ona tamam diyelim ama kurgu ordan sonra öyle bir çekilmez hal aldı ki sanki o kısım dan önceki part başka bir hikaye sonrası başka.
Ilk part yine idare ettik. Peki ya 2.? Öyle hızlı bir değişim söz konusu ki! Hayır. Karakterler değişmiyor fakat geri kalan herşey yerle yeksan olmuş durumda; hikaye, kurgu, eğlence, romantizm , bu kadar sıkıcı inandırıcılıktan 5 metre uzak bir aşk görmemiştim hiç.
Uzun lafın kısası; vakit kaybı.

6 yıl, 8 ay önce

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski