Merhume

Hayat ölümden beter olduğunda, cinayet hobiye dönüşür.

'Bir gün, öyle bir an geldi ki, kötü biri olmaya karar verdim. Taştan bir kalple kurtulurum sandım. Ama çok geçti artık, tüm vakitlerin sahibi silahına benden önce davranmıştı, şahane bir tebessümle bastı tetiğe, kurtulamadım, günaha girdiğimle kaldım.
Şimdi önümarkamsağımsolumüstümbaşımyüzümgözüm tövbe...'

Olayı çözsen de kaderi değiştiremezsin. Beyhudelik zindanından çıkamazsın. Bunu sen de biliyorsun.
Kült romanlar Tol ve Har'ın yazarı Murat Uyurkulak'tan tehlikeli bir eser: Merhume.
İlk harfinden son harfine dâhiyane buluşlarla dolu… Hali pürmelalimizi deşifre eden bir macera!
Zifirî karanlıkta yalnız olmadığını, çığlıkları duymaya başladığında anlayacaksın!
(Tanıtım Bülteninden)

Hayat ölümden beter olduğunda, cinayet hobiye dönüşür.

'Bir gün, öyle bir an geldi ki, kötü biri olmaya karar verdim. Taştan bir kalple kurtulurum sandım. Ama çok geçti artık, tüm vakitlerin sahibi silahına benden önce davranmıştı, şahane bir tebessümle bastı tetiğe, kurtulamadım, günaha girdiğimle kaldım.
Şimdi önümarkamsağımsolumüstümbaşımyüzümgözüm tövbe...'

Olayı çözsen de kaderi değiştiremezsin. Beyhudelik zindanından çıkamazsın. Bunu sen de biliyorsun.
Kült romanlar Tol ve Har'ın yazarı Murat Uyurkulak'tan tehlikeli bir eser: Merhume.
İlk harfinden son harfine dâhiyane buluşlarla dolu… Hali pürmelalimizi deşifre eden bir macera!
Zifirî karanlıkta yalnız olmadığını, çığlıkları duymaya başladığında anlayacaksın!
(Tanıtım Bülteninden)


Değerlendirmeler

değerlendirme
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Uyurkulak, Menteş'le iddiaya girip "ben de senin üslubuna benzer bir kitap yazabilirim" demiş gibi bir roman yazmış. Zekiceliğine zerre lafım yok, hatta son bölümü çok beğendim, ama okurken arada bir kendime "bir tol vardı, bir tol yine var" diye hatırlattığımı da inkâr edemem. İlk fırsatta Tol'u yeniden okumalıyım.

4 yıl, 2 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Okuduğum ilk Murat Uyurkulak kitabı oldu ve bu nedenle yazar ve kitap hakkında hiçbir fikrim olmadan okudum. Murat Menteş i andırdığına kesinlikle katılıyorum ama Murat Menteş'ten daha keskin, daha argo laflar vardı ve daha karmaşık bir kurguya sahipti. Bir de bana çok dağınık geldi bölümlerde anlatılanlar o nedenle zaman zaman odaklanma sorunu yaşadım. Yine de bu tarzı sevdiğim için keyif aldım okurken.

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Dünyanın en güzel öfkesine,nefretine ve kinine sahip adamın son romanı.Bir kitaptaki ilk cümlenin önemini Tol ve Har'da görmüştük.Merhume de "Bir gün,öyle bir an geldi ki kötü biri olmaya karar verdim" ilk cümlesiyle okuru kitaba hapsediyor.Açıkçası bu kitabı yazarını bilmeden okusaydım Murat Menteş derdim.Karakterler,mekan tasvirleri ve isimler özellikle Menteş'i anımsattı.Kitap bir cinayet romanı ama merhumenin katilinin bütün dünya olduğu bir cinayet romanı.Murat Uyurkulak kitapta sosyolojik ve toplumsal tespitleri son derece yerinde yaparken, Hitler'e, medyaya, edebiyat ve sanat dünyasına, Gezi eylemlerine, İran devrimine, Dersim harekatına, Ermeni soykırımına, Ulu Önder Atatürk'e ve Uzun Önder'e lafını "koyuyor"

4 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

"Mülkiyet hırsızlıktır,kapitalizm ahlaksızlıktır,devletler katildir."

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

yıllardır beklediğim kitaptı, bir çok okuyucusu gibi yazarın. ama murat uyurkulak beklerken baya bir murat menteş buldum ben kitapta. murat menteş'in siyasi göndermeler olan hali. kafiyeli isimler, iç içe geçmiş erkeklik hikayeleri, kesişen hayatlar ve devamı.
erkek karakterlerin tahlili bolca verilmişken kadın karakterlerin biraz daha erkek hayatından geçen durumunda yer edinmesi de iyice erkekler hikayesine dönüştürmüş kitabı. başlı başına erkek hikayesi de olabilir tabi ama daha farklısını umarak okudum son sayfaya kadar ben en çok da evren tunga'nın daha çok yer edinmesini bekledim.
neticede masa başına geçilip altı çizilerek okunacak bir kitap beklerken sabahları metroda okuyarak bitirdiğim bir kitap oldu.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Silik bir "e" harfine sıkışanların, yazarın da ifade ettiği gibi erkekliğin çarmıhına gerilenlerin öyküsü.

Öncelikle yazarı bilmeden okunsa kesin Uyurkulak bu dedirtecek kadar dilini ve tarzını oturtmuş bir eser. Murat Menteş tarzına yakın bulanlar olmuş ki serde filintalık var ne de olsa. Fakat sertliğiyle net bir şekilde ayrılıyor. Fazlasıyla sokaktan, ziyadesiyle defolu karakterleri ve girdap kurgusuyla içine çeke çeke götürüyor kitap. Bilip de bilmezden duyup da duymazdan geldiğimiz ne varsa bu kitapta da o var. Karakterlerin manidar isimlerinden duvara asılan posterlere distopik olduğu kadar hani biraz da paralel evren tadında buram buram Türkiye bir tarihten, birinci defterin şimdiki zamanından "koyuyorum" bölümüyle hislere tercüman, kafa kurcalayan bir roman. Kabul, okuru silkeleyecek kadar iz bırakmıyor ama birden fazla yerde durup düşündürecek kadar da meselesi var.

4 yıl, 1 ay önce

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski