Kilit

Mademki insanı anlatıyoruz, öyle ise Onun mutluluğu için yazacağız; bu da, çirkinde bile var olabilen güzelliği aramak uğruna nice bir ömrü harcamak demek olacaktır. Sanat adamının çok zor olan görevi de zaten burada başlar. Hayat ile ömür arasındaki bağların oluşturduğu hem birbirinden ayrı hem içiçeleşmiş bir hürriyet bizim aradığımız mutluluğu meydana getirebilir mi?Bu soru, bize, insanın dünü, bugünü, yarını ile birlikte ölüm sonrası dünyasını da bir arada düşünmek mecburiyetini yüklüyor. İyinin, doğrunun ve güzelin uğrunda umutlanmış bir ömür, hayatı ve sonrasını gözardı edemez. O vakit de Bütünlük ve Birlik söz konusu edilecektir. Orta Asyadan Anadolu ve Rumeli topraklarımıza büyüyüp beslenmiş bir kültürün değişik halkalarında ham iken pişmiş olan bizim insanımız için bu Birlik ve Bütünlük çok önemlidir. İnsanımızın mutluluğunu istiyorsak saldırmak ve yıkmak yerine güzelliğin yapıcı yolunu seçmek zorundayız.

Mademki insanı anlatıyoruz, öyle ise Onun mutluluğu için yazacağız; bu da, çirkinde bile var olabilen güzelliği aramak uğruna nice bir ömrü harcamak demek olacaktır. Sanat adamının çok zor olan görevi de zaten burada başlar. Hayat ile ömür arasındaki bağların oluşturduğu hem birbirinden ayrı hem içiçeleşmiş bir hürriyet bizim aradığımız mutluluğu meydana getirebilir mi?Bu soru, bize, insanın dünü, bugünü, yarını ile birlikte ölüm sonrası dünyasını da bir arada düşünmek mecburiyetini yüklüyor. İyinin, doğrunun ve güzelin uğrunda umutlanmış bir ömür, hayatı ve sonrasını gözardı edemez. O vakit de Bütünlük ve Birlik söz konusu edilecektir. Orta Asyadan Anadolu ve Rumeli topraklarımıza büyüyüp beslenmiş bir kültürün değişik halkalarında ham iken pişmiş olan bizim insanımız için bu Birlik ve Bütünlük çok önemlidir. İnsanımızın mutluluğunu istiyorsak saldırmak ve yıkmak yerine güzelliğin yapıcı yolunu seçmek zorundayız.


Değerlendirmeler

değerlendirme
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

meraklı kişilerce zevkle okunabilir bir kitap.. Alp Arslan ve malazgirt savaşı asıl konusudur

7 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

okumak istiyorum..

6 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Maalesef siyasi görüşleri yüzünden ülkemizin aydın (?) kesimi tarafından görmezden gelinmiş, sadece kısıtlı bir okuyucu kitlesi tarafından bilinen ve sevilen, bence ülkemizin yetiştirdiği en önemli yazarlardan biridir Mustafa Necati Sepetçioğlu.

12 kitaptan oluşan Dünkü Türkiye Dizisi, Türkler’in Anadolu’ya gelişiyle başlar, İstanbul’un fethiyle sona erer. Aslında bu seri dört adet üçlemeden oluşur. Selçuklu Devleti’nin gelişimini ve yıkılışını, Anadolu Selçuklu Devleti’ni, Beylikler Dönemi’ni, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu okuruz.

“Günümüzün Dede Korkutu” olarak anılan Sepetçioğlu’nun öyle bir üslubu var ki sanki o dönemde yaşamış, karakterlerin konuşmalarına şahit olmuş da öyle yazmış hissine kapılıyorsunuz. Tarih kitaplarında birer satır veya birer paragraf olarak okuduğumuz olayların aslında çok daha derinlikli olduğunu gösteriyor okuyucusuna. Hatta bu konuya karakterlerinden birinin ağzından da değiniyor.

Kimilerinin şuursuzca savunduğu ve toz kondurmamaya çalıştığı padişahları zaafları ve eksik yönleri de olan birer insan olarak anlatır. Sadece beyler, paşalar, padişahlar değildir anlattığı karakterler. Sıradan bir askeri, tüccarı, köylüyü, dervişi de anlatır. Türkler’in Anadolu’daki tarihleriyle birlikte, onlarla birlikte bu topraklara gelen tasavvuf felsefesini de öğreniriz.

Bu güne dek Tolkien’den, David Eddings’ten, Margeret Weis ile Tracy Hickman ikilisinden, R.A. Salvatore’den ve daha pekçok yazardan üçlemeler, beşlemeler, yedilemeler halinde nice fantastik kurgu romanı okudum. Ancak hiçbiri şu 12 kitaplık seriden aldığım keyfi vermeyi başaramadı. Kitap sayısı gözünüzü korkutmasın. Üstadın o muhteşem derecedeki akıcı anlatımı karşısında sayfalar sel oluyor, bir kitap en fazla birkaç günde bitiveriyor. En azından ilk kitabı denemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Çünkü gerisini de getireceğinizi biliyorum.

Kitap sıralaması: Kilit, Anahtar, Kapı, Konak, Çatı, Üçler Yediler Kırklar, Bu Atlı Geçide Gider, Geçitteki Ülke, Darağacı, Ebemkuşağı, Sabır, Gündönümü

http://zerothh.wordpress.com

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

2000 yılında sanırım 12 kitaplık bir setin 3 kitabını okumuştum Küpeli Hafız karakteri beynime kazınmıştı. Öyle bir kurgu ki bir türk müslüman gizli yollarla Papa oluyor Kesinlikle 12 kitaptan oluşan 3 adet 3 lemeyi okuyun okutun

5 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sepetçioğlu, Selçukluların kuruluşundan başlayıp İstanbul’un fethine kadar olan süreci anlatan romanlarda Türk Birliğinin sağlanması hususunda sosyal, kültürel ve tarihsel değerlendirmelerde bulunur. Romanların isimleri birer sembolün adı olarak karşımıza çıkar. Kilit romanı Anadolu kapılarının Türklere yarım açılışını, Anahtar romanı ise yerleşik hayata geçişinin sembolüdür. Tarihimize ışık tutan olayları romanda zaman unsurları ile ele alıp işlemek okuyucuda tarih bilincini de arttıracaktır

4 yıl, 4 ay önce

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski