Deli Kurt
«Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya'daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu'da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım'ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi'dir. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
“Sevdiğini söylemek teslim olmak demekti.”
Derin bir aşkı yaşayan şehzadenin hayat hikayesinin tarihle birlikte masalsı bir dille anlatıldığı güzel bir kitap olmuş. Atsız Beğ keşke bu kasar kısa değil de daha detaylı anlatsaymış bu hikayeyi. O zaman daha bir lezzetli olurmuş. Zira olaylar çok hızlı gelişiyor. Tam dalmadan kitabın sonu geldi. Güzel bir kitap. Tavsiye ederim.
Huseyin Nihal Atsiz deyince aklima Türkçülük, Türk gibi kavramlar geliyor. Ama mesele bundan çok başka. Birazcik hayatini arastiranlar ne demek istedigimi anlar. Ogluna bıraktığı vasiyeti okuyanlar ne tür bir Kafatasi zihniyeti ile karsi karsiya olduklarini son derece net sekilde görürler. Bunun yanisira doneminde cereyan eden 6-7 Eylül olaylarina bizatihi yazilariyla destek veren ,provake edenlerden biriydi. Sabahattin Ali gibi degerlerin de yine kalemiyle, iftiralariyla faili mechule gonderilmesine neden olanlardan biriydi. Kökenine baktiginda Turk olmadıği gibi bulguları görünce cildirma noktasina gelecek kadar raydan cikmistir. Hani derler ya milliyetçilik ve irkcilik keskin bir cizgi ile ayrilmis diye bu ayrimin idrakine varamayan , cizgiyi asanlardan. Kesinlikle ogluna biraktigi vasiyeti okuyun ne dedigimi anlarsiniz ama kaderin cilvesi midir nedir oglu bir komunist olur. Ama yine de bir tane de olsa eserini okumaya karar verdim. Nihal Atsiz'in kitabi oldukca akici, kendini okutturan , sikmayan bir eser. Eserinde tarihi unsurlari bolca kullanmis, tarihi yetkinligini ortaya koymus. Ozellikle Osmanli doneminde yer alan taht kavgalari, kardes mucadeleleri aşk ilaveli şekilde okuyucularına aktarilmis. Tabiki ideolojisini cok fazla sekilde eserinde yansitmaktan kacinmamis yazar.
Atsız'la ilk tanıştığım kitaptır. Benim için yeri her zaman ayrıdır.
Bozkurtlar, Ruh Adamdan sonra büyük beklentiye girilmeden okunulması gerektiğini düşünüyorum.Aşk hikayesine göre o dönemin şartları daha arka planda kalmış.Sanki Bozkurtların Osmanlı versiyonu yapılmak için yazılmış bir kitap olmuş.Yinede dilini özlediğim için okumakta tereddüt veya pişmanlık yaşamadım.
Deli kurt ve gökçen ...
En sevdiğim Atsız romanıdır. Bir roman ne kadar yaşanır sorusunun cevabıdır benim için.
Atsız hocanın muhteşem eserlerinden birisi. Daha ilk sayfalardaki gerilim ve gizem okuyucuları kasırga gibi içine alacak, ortalarına doğru Gökçen Kız ile heyecan ve aşkı yaşatacak ve nihayetinde bir Osmanlı Şehzadesi'nin dramı ile hüzünlendirecek. Büyük bir keyifle okunacak bir roman. Tavsiye edilir...









