Kuralsız Okuma Grubu

Birlikte seçelim, birlikte okuyalım, isteyen ve okuyanla birlikte tartışalım📖📚📒


Tür: Genel | Açılış, 26 Temmuz 2018
<< tüm tartışmalar

Füruzan - Parasız Yatılı

Tartışma Cevapları
« geri ileri »

1 ile 9 arası cevap gösteriliyor, toplam 9 cevap.
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

Merhaba arkadaşlar herkese iyi haftalar

Bu ay ki Türk Edebiyatı öykümüz Füruzan - Parasız Yatılı. pdf sini maillerinize yolladım. Edinmek isteyen başka arkadaşımız olursa da mail adresini yazarsa yollarım yine.

Bir ricam olacak ayrıca. Öykü kulübümüzü oluştururken 6-7 kişilik bir gruptuk. En azından, bu grup okumalara her hafta katılabilirse çok daha keyifli olacaktır. Her hafta cuma yabancı öykümüzü yorumluyoruz. Her okuyanın farklı yorumu zenginleştiriyor paylaşımları.

Ay sonu görüşmek üzere:)

7 ay önce     
4 kişiden 4 kişi beğenmiş.

Türk öykücülüğünün, özellikle 1970’lerdeki en önemli sıçrayış yapan temsilcilerinden Füruzan’ın ‘Parasız Yatılı’ adlı kitabını incelemeden önce, o yıllardaki Türk öyküsünü kısaca incelemek gerekir:

Füruzan’ın öykülerini yayımlamaya başladığı, özellikle 1960 ve 1970’li yıllar, Türk öyküsünün kendini toparladığı ve gözle görülür derecede nitelikli eserlerin verilmeye başlandığı yıllardır. Bu olgunlaşmadaki büyük paylardan biri de Füruzan’ındır. Dönemin siyasi koşullarının da etkisiyle, bu alanda gerçekleşen kamplaşma, yazar ve eser bağlamında da görülmüştür. Örneğin, Mustafa Kutlu sağ kesimi temsil eden öykücülerden, Füruzan ise sosyalist anlayışı temsil eden öykücülerdendir. Ama sadece siyasi olay bağlamında yazılmış öyküler diyerek, bu dönemi kısıtlamak, o dönemki öykücülere de haksızlık etmek olacaktır. ‘Parasız Yatılı’, 1971 yılında yayımlanmış olmasına rağmen, öykülerin yazım tarihleri 1968, 1969 ve 1970’tir. Hal böyle olunca -bu kitap özelinde- birçok siyasi olaydan etkilenme olmamıştır (Örneğin 1971 muhtırası). Fakat Füruzan’ın, öykülerin içinde yoğun olmasa da siyasi görüşünü yansıttığı bölümler vardır. Bu durumu bu kitapta en çok ‘Su Ustası Miraç’ adlı öyküde görüyoruz. Füruzan’ın, 1970’li yılların başında yayımladığı öykü kitapları, eleştirmenlerce ‘durağanlaşan öykücülüğümüze yeni bir dinamizm kazandırdığı’ yorumuyla karşılanır. Gerek öykülerin konusu, gerek Füruzan’ın kullandığı dil, öykülerdeki kaliteyi ortaya net biçimde koyan unsurlardandır.
‘Parasız Yatılı’, 1971’de yayımlandıktan bir yıl sonra öykü dalında en önemli ödüllerden biri olan ‘Sait Faik Hikaye Armağanı’nı almıştır. Üç bölümden oluşan kitapta; ilk bölümde üç, ikinci bölümde sekiz ve son bölümde de bir tane olmak üzere toplam on iki tane öykü bulunuyor.
Füruzan’ın öykülerine baktığımızda, öyküleri okuduğumuzda mutlu, sevinçli şeyler karşılamaz bizi. Hayat tarafından bir yerlere savrulmuş genç kızlar ve anneler en çok kullandığı kahramanlardır. ‘Parasız Yatılı’daki hikayeleri de okuduğumuzda; pişmanlık, yoksulluk, kasvet ve bazen de varlık içindeki yokluk hemen dikkatimizi çeker.
‘Parasız Yatılı’da erkek karakterler çok az yer alır ve genellikle olumsuz bir imaj çizer. Ancak erkeğin, ‘evin direği’ olarak olumlu manada gösterildiği öyküler de vardır. Sadece ‘Münip Bey’in Günlüğü’ adlı hikayede baş karakter erkektir. Karakterler genellikle anne-kız veya kadınlardır. Füruzan’ın küçük yaşta babasını kaybetmiş olması ve hayatının hatırlayabildiği dönemlerinde bir ‘baba’ figüründen yoksun olması bunun sebeplerindendir. Anlatım tarzında iç monologlar ve diyaloglar geniş yer kaplar. Ayrıca sık sık geri dönüş tekniği de öykülerde kendini gösterir. Kitaptaki hikayeler, durum hikayesi olduğu için belli bir olay yoktur. İnsanların hayatlarından küçük bir bölümü veya -kitaptaki son hikaye olan ‘Haraç’taki gibi- çok büyük bir bölümünü anlatır yazar. Konu çeşitlidir; taşra-merkez çatışması (Taşralı), göç etmiş insanların bunalımları, çıkmazları, gurbet hayatı ve sıla özlemi..
Kitap, aslında daha ismiyle bize Füruzan’ın hikayeleriyle ilgili bir öngörü veriyor. Parasız yatılı olarak okuyan çocuklar, ailelerinden erken yaşta ayrılmak zorunda kalmış, yoksul kimselerdir. Kitaptaki öykülerin hepsinde bu isme uygun karakterler vardır ve hikayeler bu karakterler üzerinden ilerler. Kitaba ismini veren hikayede de durum aynıdır. Bir anne kızın hayatı, annenin gözünden anlatılır. Anne karakterinin, kızı üzerinden hayata bakış açısı, umudu, umutsuzluğu açık şekilde anlatılır. Kitabın en kısa öykülerinden olan ‘Parasız Yatılı’, aslında Füruzan’ın anlatmak istediklerini en net ortaya koyan öyküdür diyebiliriz. Füruzan’ın öykülerinde dış mekan tasviri ve karakter analizleri hem psikolojik hem de fiziksel olarak son derece kuvvetlidir. Bu hikayede de, öykülerinde anlattığı insanların gözlemini daha üst düzeyde gerçekleştirmiştir yazar:



“-Bizden de erken gelenler olmuş. Geç meç kalmış olmayalım?

Hademe giyimli bir kadın onlara doğru yürüdü, taşlı yoldan. Bezgin, alışık bakışlarıyla anne, kızın üstünden dışarıda bir şeye bakıyordu.

Anne, saygıyla sordu:

-Geciktik mi acaba? Çocukların çoğu gelmiş.

Hademe kadın ilgisiz, -Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.

Çocuk annesinden ayrıldı.

Kıyısı duvarlı taş yolda yürümeye başladı.

Hademe kadın, görmedikleri bir iskemleyi görmedikleri bir çatının oraya çekip oturmuş, yün örmeye başlamıştı.

Çocuk, dönemeçte arkasına baktı. Dış kapıda annesi yağmurun altında, gülümseyerek duruyordu.”


Füruzan’ın dili, ilk okuyan için biraz zorlayıcı olsa da, okudukça kendini açan bir tarzdadır. Okur, okudukça anlar ki başlarda zorlandığı şey aslında öykülerin dili değil, anlatımın yoğunluğudur.
Füruzan, insanı çok iyi resmeden bir yazar. Sadece kişi tasvirlerinde değil, parçalanmış veya parçalanmaya yüz tutmuş ailelerin tablosunu da çok iyi yazmış ‘Parasız Yatılı’da. Hikayeler üzerinden anlatılan sosyal hayatın ise, dönemin ruhunu yansıttığı inkar edilemez bir gerçek. Yoksulluğun getirdiği varoluşsal problemler ve eskide kalmış belki bir aşk, belki bir baba, belki bir kardeş, yazarın hayatından kesitler taşıyordur diye düşünüyorum. Çünkü, kurgu olamayacak kadar gerçek hikayeler bunlar.

Mehmet Akif Öztürk (İZDİHAM)

Mehmet Akif Öztürk öyle güzel anlatmış ki, ekleyecek bir şey bulamadım. 'Parasız Yatılı' kitabın en kısa hikayelerinden, o yüzden Firüzan'ı anlamak adına kitabını okumanızı tavsiye ederim. Kitabı hep bir iç burukluğuyla okudum, kötü manada değil asla. Bizden, içimizden, gerçek insanların evlerine ya da hayatlarına bir anlık misafir olmak gibi çok farklı bir deneyimdi. Kesinlikle çok güzel bir kitap oldu benim için. İyi ki okumuşum diyorum..

6 ay önce     
3 kişiden 3 kişi beğenmiş.

Merhaba.

Parasız Yatılı öyküsü ve kitaptan şimdilik okuduğum diğer birkaç öykü tam da Seher'in dediği gibi "iç burukluğu" hissi bırakıyor... Ama bir yandan da hayat devam ediyor diye düşündürüyor, zenginlere göre çok daha fazla mücadele ederek ve çocukluğu hiç yaşamadan geçerek de olsa yoksullar hayatta kalmayı başaracak... Özellikle parasız yatılı öyküsü bunu hissettirdi.

Bir de Parasız Yatılı öyküsünde şöyle bir bölüm vardı:

— Bu okulu kazanacakların hepsi de benim gibi yoksul çocukları mı, anne? Onu da öğrendin mi?
— Öyle ya, yoksul çocukları ki, parasız yatılı için imtihan oluyorlar.
— Öyleyse ben burayı kazanırım. Üzülme. /.../

Bu cümlelerde temelde bir adaletsizlik olduğu ve bunun çabalamakla geçmeyeceği vurgulanıyor gibi geldi bana. Eğer sınava girenler yoksul çocukları olmasaydı küçük kız sınavı kazanamayacağını düşünecekti. Yoksul olmayanların daha fazla kitabı, daha fazla imkanı olduğu için böyle söylediğini düşünüyorum. Küçük kız zengin çocuklarını asla geçemeyeceğine inanıyor. Burada fakirliği yüceltmek yerine şartların eşitlenmesinin gerekliliğine dair bir işaret var diye düşünüyorum.

Seher, öykü seçimi ve inceleme yazısı için teşekkürler.

Herkese iyi okumalar...

6 ay önce     
3 kişiden 3 kişi beğenmiş.

Bir garibanlık öyküsü. Umut içeren bir garibanlık öyküsü.
Bu tarz öyküler veya yazılar okuyunca hep aklıma büyüklerin anlattığı yokluk, yoksulluk hikayeleri gelir. Belki benim tanık olduğum örneklerde problem vardır ama çoğu bu anılarını anlatırken o zamanları hasretle anıyor sanki. Bu hasretin sebebi şimdi daha kötü durumda olmalarından ziyade o zaman daha mutlu olmaları bence.

6 ay önce     
1 kişiden 1 kişi beğenmiş.

Ne demek Hülya, ben teşekkür ederim asıl, bana katılıp beraber okuduğumuz için ;) Bu ay ki öyküye de karar versek iyi olacak :)

6 ay önce     
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

Merhaba iyi haftalar herkese:)

Öykü benim içinde tam bir "iç burukluğu" hissiyle geçti. Aslında büyüklerimizin geçmişlerini anlatırken dile getirdikleri ya da eski Yeşilçam filmleri vb dinledik bu hayatları. Ama insan alışamıyor ne kadar aşına olsa da anlatılanlara...

— Bu okulu kazanacakların hepsi de benim gibi yoksul çocukları mı, anne? Onu da öğrendin mi?
— Öyle ya, yoksul çocukları ki, parasız yatılı için imtihan oluyorlar.
— Öyleyse ben burayı kazanırım. Üzülme. /.../
Evet Hülya benim içinde öyküdeki can alıcı nokta bu bölümdü.

"Bu hasretin sebebi şimdi daha kötü durumda olmalarından ziyade o zaman daha mutlu olmaları bence." bende böyle düşünüyorum simurganka77.

ve Seher :) Öykü ve bilgiler için çok teşekkür ederim.

6 ay önce     
2 kişiden 2 kişi beğenmiş.

Ne demek Özlemcim :) Bana eşlik ettiğiniz için ben teşekkür ediyorum, küçük ama istikrarlı grubumuza ;)

6 ay önce     
3 kişiden 3 kişi beğenmiş.

Her ne kadar katılamasam da öykü grubuna listemde olan bir kitabı görünce geç de olsa bitirerek katılmak istedim.
Seher'in katkısı çok güzel, ben de onun gibi düşünüyorum: Füruzan'ı anlamak için kitaba ismini veren öyküyle beraber diğer öykülerini de okumak gerek. Anlatımındaki yoğunluğu ve sahiciliği sizi bir zaman sonra daha çok bağlıyor. Karakterler içinize oturuyor.Hepsi zaten genelde bir kadın karakterin hüzünlü öyküsü. Parasız yatılı bence yine de için de umut barındıran bir öykü diğerlerine göre. Yoksulluk, yoksunluk, çaresizlik, kimsesizlik, ezilmişlik, hor görülme duygularını hepsini hissettiriyor Füruzan. Ben yazarın bu okuma vesilesiyle öğrendim orta öğrenimini yarıda bıraktığını. Tümüyle kendini yetiştirmiş bir yazar.. ödül almış olması da ayrıca takdire şayan.

6 ay önce     
3 kişiden 3 kişi beğenmiş.

Sedef teşekkürler katkın için:) Öykü grubumuzdaki okumalara her zaman katılabilirsin. okuyabildiğimiz kadar, paylaşabildiğimiz kadar ve en önemlisi keyif aldığımız kadar varız bizde.

Görüşmek üzere.

6 ay önce     
« geri ileri »
Bu gruba katıl!
Grup Kütüphanesi
Tüm Gruplar