Öksüzler Treni
Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız… Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir. 1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır… On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir. Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman. "Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi." -Publishers Weekly- (Tanıtım Bülteninden)
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(12)
Tüm puanları gör (61)Yazarın anlatımı kitabın son sayfasına dek heyecanla sürükleyen bir anlatımdı. Son sayfasına dek sıkılmadığım nadir kitaplardan biri oldu Öksüzler Treni. Birçok sayfada duygulandım birçok sayfada da mutlu oldum. Vivian ve Molly'nin hikayeleri bir zaman sonra birbirine karışır gibi oldu ve bu kimin hikayesi idi diyebileceğim bir yere doğru ilerledikçe de daha heyecan verici hal aldı. Birden fazla karakterin hayatını birarada anlatan romanlar arasında okuduğum en ilginç anlatıma sahip kitaptı. Bu kitaba sadece bu anlatımı için bile şans verilebilir. Benim favori kitaplarım arasına girdi... :)
Konusu çok etkileyici. özellikle yıllar önce Öksüzler Treninin gerçekten var olduğunu öğrendikten sonra roman okumuyor da bunları yaşamış birinin geçmişini dinliyormuş hissine kapıldım. Kimsesizlik çok zor bir imtihan.Kesinlikle tavsiye ederim.
Son zamanlarda okudugum en etkileyici kitaplar arasinda.
Ilginc bir sosyal deneyden ve tarihi gerçekten esinlenerek yazılmış hoş bir kitap...içinde cok fazla felaket barindirsa da yazarın anlatım dilinden dolayı usul usul akan bir kitap..
Başından sonuna kadar büyük bir ilgi ile okudum. Büyük bir dram yaşanmasına ve bu kadar üzücü olayın arka arkaya gelmesine rağmen insanı boğmayan, içini ısıtan bir kitap. Böyle hayatlar okunmaya değer. Böyle hayatlardan ders almayı seviyorum.
Çok güzel bir hikayeydi sıkılmadan okudum olayın gerçek olması daha çok hikayeye girmemizi sağlıyor kesinlikle tavsiye ederim
İlk 50 sayfa odaklanmakta zorluk çektim ancak hikaye sonradan açıldı.Kitapta Niamh'ın çocukluğuna çok fazla ağırlık verilmiş.Bu yüzden gençlik yılları çok hızlı şekilde duygusuzca geçiştirilmiş.Aslında kitap daha güzel olabilirmiş.Yine de kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.
Amerika ,Kızılderililer ve Amerika'ya göç eden İrlandalılar hakkında da tarihi bilgiler vermesi açısından önemli ve değerli bulduğum bir kitap oldu.Okunması kesinlikle vakit kaybı sayılamayacak bir roman.Ailenin önemini bir kez daha hissedeceğiniz,kaderin tesadüflerle nasıl yön değiştirebileceğini hatırlatan Sarah Jio tarzı yazılmış bir roman
Geçmişi ve günümüzü ele alarak harika bir anlatımla kurgulanmış enfes bir roman. Kitabı okurken sanki bir Sarah Jio romanı okuyormuşum gibi bir izlenim oldu bende. Ki sıkı bir Sarah Jio hayranı olarak bu kitaba da bayıldım. Kesinlikle vakit kaybedilmeden okunmasını tavsiye ederim.
http://kitaptutkum.blogspot.com.tr/2014/10/oksuzler-treni-christina-baker-kline.html “Onu tekrar göreceğimin hayalini kurmaya hiç cesaret etmemiştim. Benim tecrübelerime göre, değer verdiğiniz birini kaybettiğinizde bir daha dönmemek üzere gitmiş olurdu.”











