Eser· Kitap

Son Kuşlar

7.8/10(108)

...Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.Sait Faik Abasıyanıkın Son Kuşlar adlı hikâyesindenSon devir hikâyecileri içinde en çok beğendiğim bir genç yazardır. Türkçesi de çok mübalağalı değildi, tabii idi. Kendine has bir konuşması ve yazması vardı.Halide Edip AdıvarEdebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar? diyen büyük yazarın; ilk kez 1952de yayımlanan hikâye kitabı Son Kuşlar yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. Mektuplar, manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada... TADIMLIKKış, Adanın bir tarafında yerleşebilmek için rüzgârlarını poyraz, yıldız poyraz, maestro, dramudana, gündoğusu, batı karayel, karayel halinde seferber ettiği zaman; öteki yakada yaz, daha pılısını pırtısını toplamamış, bir kenara oldukça mahzun bir göçmen gibi oturmuştur. Gitmekle gitmemek arasında sallanır bir halde, elinde bir pasaport, çıkınında üç beş altın, bekleyen bu güzel yüzlü göçmen tazeyi benden başka bu Adada seven hemen hiç kimse yoktur, diyebilirim. –Övünmek için değil!–Herkesin yeni başlayacak olan altı yedi aylık soğuk hayata kendini şimdiden alıştırmak ve hazırlamak için bir şeyler yapmaya çalıştığı öyle günlerde ben, tembelliğim, hep kaçanı kovalayan huyumla, yazın, o güzel göçmenin peşine düşmüşümdür. Nerede yakalarsam orada kucaklarım onu. Kimi bir çamın gölgesinde durgun ve güneşsizdir. Kimi bir çalılığın kenarındaki çimenlikte bütün eski ihtişamıyla daha yeni başlamıştır.Yazın daha parça parça, lime lime, bohça bohça eşyalarıyla gitmek için fazla telaş etmediği Adanın bu yakasında, hiçbir ev yoktur. Yalnız bir tek kır kahvesi vardır.Bir küçük koyun hemen beş on metre yukarısında, bir apartman terası kadar ufak bu kır kahvesinin tahta masaları üstünde hâlâ karıncalar gezer, hâlâ sinekler kahve fincanının etrafına konarlar. Bütün sesler kesilmiştir. Kimi gökyüzünden bir uçak homurtusu gelir. İçindeki, şimdi Yeşilköye inecek yolcuları düşündüğüm, yalnız bu yazıyı yazarken oldu. Ondan evvel de uçaklar geçmişti. Ama hiç, içindeki yolcuların Yeşilköye neredeyse ineceklerini, daha şu iki satırın sonunda inmiş bile olduklarını düşünmemiştim.Kahvecinin kendisi sevimsiz bir adamdır. Kahveciden çok, ters bir devlet memuru hüviyeti taşır. Hastalıklı olmasa, doktorlar fazla yorulmamasını salık vermemiş olsalar, dünyada kahveci olmazdı. Tersine, ben bütün ömrümce iyi bir kahve bulamadığım için kahveci olamamışımdır. Bir kır kahvesi, bir köyün kahvesinin üç beş gediklisi... Bundan güzel bir ömür mü olur, elli altmış senelik yaşama bundan güzel başlar ve biter mi?Ağaçtan ağaca serilmiş beyaz çamaşırlar bu kadar durgun, güneşsiz, ıslak bir şekilde ılık havada hiç kurumayacaklar. Bu kedi, tahta masanın üstüne çıkmış, köpeğime durmadan homurdanacak mı? Sandalyenin üstündeki vişneçürüğü rengindeki delik çoraplar... Asmanın yaprakları daha yemyeşil. Bizim bahçedeki kurudu bile.Deniz, Bozburuna doğru başını almış gidiyor. Uzaklarda görünen, İstanbulun neresi kim bilir? Sesler neden gelmiyor?Bir başka uçağın sesi gelmeye başladı. Bizim Ada, uçakların, üstünden geçtikleri bir yol güzergâhı olmalı ki, hep ya üstümden ya da solumdan geçip gidiyorlar. Kedi sustu. Köpeğim gözünü kapadı. Karga sesleri geliyor şimdi de. Vaktiyle bu Adaya bu zamanda kuşlar uğrardı. Cıvıl cıvıl öterlerdi. Küme küme bir ağaçtan ötekine konarlardı.İki senedir gelmiyorlar.Belki geliyorlar da ben farkına varmıyorum.Sonbahara doğru birtakım insanların çoluk çocuk ellerinde bir kafes, Adanın tek tepesine doğru gittiklerini görürdüm. İçim cız ederdi.Büyüklerin ellerinde birbirine yapışmış, pislik renginde acayip çomaklar vardı.Bunlarla bir yeşil meydanın kenarına varır, bunları bir ufacık ağacın altına çığırtkan kafesiyle bırakırlar, ağacın her dalına ökseleri bağlarlardı. Hür kuşlar, kafesteki çığırtkan kuşun feryadına, dostluk, arkadaşlık, yalnızlık sesine doğru bir küme gelirler. Çayırlıkta bir başka ağacın gölgesinde birikmiş çoluklu çocuklu kocaman herifler bir müddet bekleşirler. Sonra kuşların üşüştüğü ağaca doğru yavaş yavaş yürürlerdi. Ökselerden kurtulmuş dört beş kuş, bir başka ökseye doğru şimdilik uçup giderken, birer damlacık etleriyle birer tabiat harikası olan kuşları toplarlar, hemen dişleriyle oracıkta boğarlardı. Ve hemen canlı canlı yolarlardı.Hele bir tanesi vardı, bir tanesi. Çocukları bu işe seferber eden de oydu. Ökseleri cumartesi gecesinden hazırlayan da... Konstantin isminde bir herifti. Galatada bir yazıhanesi vardı. Zahire tüccarıydı. Kalın, tüylü bilekleri, geniş göğsü, delikleri kapanıp açılan üstü kara kara benekli bir burnu, deriyi yırtmış da fırlamış gibi saçları, kısa kısa bir yürümesi, kalın kalın bir gülmesi...

Baskılar4

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Son Kuşlar

Son Kuşlar

102 sayfaISBN 9789750804878
Son Kuşlar

Son Kuşlar

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

144 sayfaISBN 97862540543722018-03-01
Son Kuşlar

Son Kuşlar

Son Kuşlar

Son Kuşlar

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

134 sayfaISBN 97860536071992013-07-01

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

7.8/ 10
108 puan
10
16
9
22
8
30
7
15
6
16
5
4
4
4
3
0
2
1
1
0

Yorumlar(25)

Ş
Şah-Rû· Son Kuşlar
8/1004.11.2021

Yazarın iyiden iyiye yalnızlığa çekildiği fakat henüz Alemdağ'da Var Bir Yılan kadar tepesinin atmadığı bir dönemin eseri olarak, ilk dikkat çeken yanı kuvvetli gözlemciliği. Buram buram deniz kokusu gelen satırlarla Burgazada'daki yaşamından kesitler sunduğu öykülerinde özellikle balıkçılık maceraları gülümsetiyor. Yine "sıradan" hayatları ve geçim derdindekileri odak almakla birlikte bu sefer o eski umudu yitirmiş görünüyor. Sürekli bir uyum sağlayamama, kendini diğer insanlardan soyutlama hali de gözden kaçmayacak kadar belirgin. Yer yer kabullenmiş çoğunlukla umursamaz tavırlarının altında geleceğin büyük kırgınlığının seslerinin duyulmaya başladığı bu öykülerde, en çok da yazarın samimiyeti kendini sevdiriyor.

B
Buzullar-Eriyor· Son Kuşlar
8/1002.12.2018
M
Meryem Seyda Parlak· Son Kuşlar
7/1026.09.2018
S
seher28· Son Kuşlar
9/1024.01.2018
S
Serginho· Son Kuşlar
6/1002.01.2018

Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında toprak anamizin koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama , çocuklar , sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi. Deniz,denizcilik ile ilgili hikayelerin anlatıldığı kitap son derece yalın ve doğal bir dile sahip. Ben okurken yazara ve eserine saygısızlık olmasın ama kitaba Tutunamadım. Kitaba adını veren hikaye Son Kuşlar verdiği mesaj ile bence en iyi ve anlamli hikâyeydi. Her şeye rağmen okunması gerek. Çünkü Sait Faik edebiyatımızın hikaye türünde Omer Seyfettin ile başı cekenlerinden.

S
sarıgüllerperisi· Son Kuşlar
2/1011.09.2017
I
ilbek34· Son Kuşlar
10/1015.04.2017

Her zamanki güzelliğiyle sait Abinin hikayeleri.Bu hikayeler basılıp ücretsiz çocuklara dağıtılmalı.

O
okuyan· Son Kuşlar
8/1011.03.2017

http://moonlightcat13.blogspot.com/2017/03/son-kuslar-sait-faik-abasyank.html

H
herkesrahatolsa· Son Kuşlar
8/1010.03.2017
H
heycan· Son Kuşlar
8/1020.11.2016
B
banıçiçek· Son Kuşlar
9/1004.10.2016
E
ezgidkyl· Son Kuşlar
8/1001.10.2016
R
rosemary09· Son Kuşlar
7/1028.04.2016
M
Miles· Son Kuşlar
10/1022.04.2016

Hikayeler ... Çocukluğumdan beri hikayeleri severim Ömer Seyfettin ile başladı bu sevgim ufak yaşlarda , çok sonrası da Sait Faik ile tanıştım. Son Kuşlar ... Uzun zaman önce kütüphaneme ekleyip bir türlü okuma fırsatı bulamadığım bir kitaptı. İlk hikayeyi okumuş ve çok beğenmiş olmama rağmen bir türlü kitabı okuma fırsatım olmadı hep başka kitaplar girdi araya. İsmi bile bana fazlasıyla hüzünlü gelen kitabı büyük bir keyifle , bazı hikayeleri tekrar tekrar okuyarak bitirdim. Böylesi naif , böylesine hümanist , zarif , insanın içine işleyen duru , basit , yalın bir anlatım tarzı ... Kelimelerimin yetersiz kaldığı bir kitap oldu benim için. Kendimden çok şey buldum sanırım. Yazarın yaşadığı yanlızlığı , hayal kırıklıklarını hikayelerinde hissetmemek imkansız. Kitabın başlarında abartıyormuyum acaba diye düşünürken , kitabın sonlarına doğru yanılmadığımı görmek beni bir hayli etkiledi açıkcası. Normalde okuduğum kitaplara böyle yorumlar yapma adetim yoktur ama sanırım bu kitap daha doğrusu yazarın yaşadığını hissettiğim ruh hali sanırım beni derinden etkiledi. Çok büyük bir değer Sait Faik , erken yaşta kaybettiğimiz çok büyük bir değer ... Umarim aradıklarını gittiği yerde bulmuştur ....

A
adnantopcu· Son Kuşlar
9/1012.03.2016

Sait Faik'in ağırlıklı olarak anlattığı balıkçı öykülerinin içinde ben en çok Son Kuşlar'ı beğendim. Öyküleri sanki Hulusi Kentmen anlatıyormuş da, sevecenliğini, doğa ve insan sevgisini bana miras bırakmış gibi hissettim. "Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi."

K
KitapSeverBayan· Son Kuşlar
8/1005.03.2016
M
mehmet aktaş· Son Kuşlar
6/1003.03.2016
S
seckinmurtaza· Son Kuşlar
8/1007.02.2016
C
ciceklimisra· Son Kuşlar
9/1001.02.2016

çok güzeldin abasıyanık ağabey..

M
mehmet.yavuz· Son Kuşlar
9/1022.01.2016
B
bensu06· Son Kuşlar
7/1013.01.2016
E
efendi zibidi· Son Kuşlar
6/1024.12.2015

Öykülerin hepsinin denizciliğin çevresinde dolaşması pek hoşuma gitmedi. Zaten Sait Faik'in öykülerinde konular hep zayıftır. Neyse ki anlatım çok iyi. Ne anlattığıyla değil, nasıl anlattığıyla ilgilenirseniz sıkılmazsınız diye düşünüyorum.

K
KeremKtp10· Son Kuşlar
8/1010.12.2015
E
eldanar· Son Kuşlar
6/1029.11.2015
G
gulerylmz· Son Kuşlar
8/1016.11.2015

Benzer Kitaplar