Nefretten Sonra
Bir insandan ne kadar nefret edebilirsiniz? Onu kendinize aşık edecek kadar mı? Sonra terk edip gidecek kadar mı? Peki, tüm nefretinize rağmen... ...artık onsuz duramıyorsanız? Natalia babasının intiharı ile bir Türk'e emanet edildi. Çünkü babası, ölmeden birkaç saniye önce yazdığı vasiyetinde, Tamer Karlıbel'i kızına vasi tayin ettiğini yazmıştı. Fakat intiharından birkaç dakika önce sadece kızına söylediği çok önemli bir şey daha vardı. NataliaSeni seviyorum kızım Beni asla unutma Ondan intikamımı alVe Natalia yaşadığı dehşetten sonra bu yakışıklı ve tehlikeli adamdan artık ölesiye nefret ediyordu. İntikamın tatlı sularında yüzmek için Yunanistandan Türkiye'ye gelmesi ve bu isteksiz adamın koruması altına girmesi yeterliydi. On beş yaşındaki bir kız için intikam amaç olunca, araç olarak güzel yüzünü ve çekici fiziğini kullanmaktan çekinmedi. Babasının sahip olduğu her şeyi acımasızca alan bu adam, belki Natalia'nın bedenini de alabilirdi, ama kalbini asla! YA DA ÖYLE SANDI...
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (141)Tamer Doğan ile Yunanistan'a eski dostu Aleksis'in yanına gider. Adam ona borçludur ve işlediği birçok suçtan dolayı polisler yoldadır. Tamer önceden gelip haber vermek istemiştir. Kendisine yaptıklarına rağmen ona bir şans verir. İki seçeneği vardır ya hapse girecek ya da kendisini öldürecektir. Ama kendisine silah çekince Tamer'de savunmaya geçip silah çeker ve adamın on beş yaşında ki kızı Natalia gelip Tamer'e saldırır. Aleksis ise kızını Tamer'e bırakır ve kızına onunla gitmesini ama güvenmemesini intikamını da almasını söyler. Bu olaydan sonra Natalia Tamer ile Türkiye'ye gider. Ama büyük bir nefretle gider. Tek amacı Tamer'den intikam almaktır. Onu kendisine aşık ederek intikamını alacaktır. Tamer ise Natalia için her şeyi yapar yanında olur. Zamanla onun nefretinin geçtiğini düşünür ve yakınlaşmak için kendisine izin verir. Natalia'da duyguları değişse de ilişkileri başlasa da intikamından vazgeçmez. On sekizinci yaş gününde Tamer'den gelen aşk itirafına intikam için bunları yaptığını,sevmediğini, Yunanistan'a döneceğini söyleyerek karşılık verir. Yunanistan'a döner ama oda Tamer gibi acı çekmektedir. Üstelik dönerken yalnızda değildir. Çektikleri bu acıdan sonra ikilinin yeniden kavuşması ise hemen olmaz araya yıl girer. Neyse ki tüm olanlara rağmen mutlu son. Yazarın güzel bir kitabı daha. Bu dostlara ve hikayelerine bayılıyorum. Kitapları tek başına erkekler götürüyor diyebilirim.
Malesef bende yaş farkına ve küçük yaşta kurulan ilişkinin bu kadar doğalmış, normalmiş gibi yazılışına hiçde hoş bakmayanlardanım. Yazarın bir çok yerde artık tambir kadın gibiydi yazmasına rağmen hiçde ikna edici değildi.. Açıkçası verdiğim 4 puanıda sadece türk yazarlarımızın emeği heba olmasın diye ki aslında bu kitaptaki emek de ziyan olmuş gibi😔
Kitabın neredeyse yarısında yarım bıraktım. Yazarın okuduğum 4. kitabı olacaktı ancak o kadar sıkıldım ki anlatamam. Basit cümleler ve çocuk istismarına varan bir konu. Bir yazar her yaştan insanın okuyabileceğini bile bile bu konuyu gayet normal bir şeymiş gibi işlememeli. Kısacası ben hem konuya hemde dile bakarım diyorsanız yanından bile geçmeyin derim.
Okuyup da beğendiğim ilk FMArsal romanıdır.Birçok kişi Natalie'yi sevmemiş ama ben ona çoğu yerde hak verdim, ben de olsam kesin Natalie gibi davranırdım. Tamer ise muhteşem bir adamdı. Adam için sürekli bela çekiyor dense de ben ne yazık ki bu durumla pek karşılaşamadım, sadece adamın sözlerinden ve vücudundaki yara izlerinden anlıyoruz bu durumu, ben olsam araya bir iki aksiyon katardım.
Fmarsal <3 çok iyi bir aşk romani yazarı bence Kendisini ilk facebook yazarlığından beri takip ederim .o zaman bölüm beklemek çok zor gelirdi .şimdi nerdeyse her yerde kitaplarını görüyorum ve içten içe gülüyorum seviniyorum. vay bee diyorum insan iyi yazdı mı ve sevildi mi bu iş alır gider :) Bir tek amam var !!! bu ilk kitabı yazdığı benim bildiğim. Bunu diğer kitaplarında pek görmedim sayılır .tekrar okudum nefretten sonrayı ve sadece tek eleştirim okuyucuyu karaktere çok inandirmak istiyor .illa sevdiğine nefret ettiğine masum olduğuna sürekli sürekli ikna .biraz bana tekrar okuyunca sıkıntı verdi tamam anladik dedim bir ara tehlike seviyor ,güçlü bir adam ,kızda nefret ediyor tamam tamam tamam dedim yani inkar etmiyorum . Ama gene de ne yazarsanız yazın okurum yaaa :) çünkü ne yazık ki vazgeçilmez bir şekilde aşk romanı okuruyum ;)
FMA romantik kategorideki okuduğum ilk Türk yazar denilebilir. Gerçekten Türk yazarlara olan -özellikle romantik kategorisindeki- ön yargımı kırmayı başarabilen bir yazardır. kalemi sayesinde sıkılmadan hatta ne zaman bitti yaa bu kitap diye sızlana bilirsiniz. Şahsen bende öyle oldu. Okuyun derim bu seriye -hatta tüm serilerine- aşık olacaksınız...
Cocuk yasta birlikteligi ulkenin agir sorununu boyle islemesi yazarin karakterlerin tutarsizligi sacmaligi annenin olumunde payim var dedikten sonra adami aksamina arzulamasi nasil desem harcanan zamana paraya yazik soylenmesi gereken cok goze batan noktalari var hangisinden bahsediyim ki...
Şu kitabı okuyup da Tamer'e aşık olmayacak birini düşünemiyorum. Natalia ya sinir olsam da, kitap genel olarak harikaydı! En sevdiğim kitaplar arasında.
Aradaki yaş farkı bana çok ters geldi. Natalie'nin tavırları, Tamer'in bir anda aşık olması hoşuma gitmedi. Bir bütünlük olduğunu düşünmüyorum. Yazarımızın bu kitabı yazarken önceden plan yapıp yazmadığı çok açık. Üstelik yazarımızın kadınlarla ilgili pek bilgisi de yok gibi. "Bugün hamile kalamam zaten, korunmamıza gerek yok." diye bir şey yoktur. Şimdiye kadar okuduğum erotik aşk kitaplarının en kötüsüydü. Cümle kuruşları, bağlantı kopuşları hoşuma gitmeyen şeylerdi.
Natalia'yı bir türlü sevemediğimden olsa gerek Fatih hocanın kitapları arasında en az sevdiğim bu kitap. Bazı yerlerde Natalia önümde olsa da saçını başını yolsam dedim çokça. Etmediği eziyet kalmadı adama üstüne üstlük adamdan sakladığı şeyin bence açıklaması da olamazdı. Yine de kurgusuyla falan tabi ki son derece başarılı bir romandı.
Bu adam bi harikaa!:)
muhteşem bir kitap aşka başka bir bakış açısı getiriyor intikamın aşka engel olamayacağını gösteren harika bir eserr okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum
Nefretten Sonra iki uykusuz gece sonunda okundu, bitti ama henüz etkisinden çıkmak mümkün olamadı. Bir kadına intikam duygusu neler yaptırır bunu adım adım görüyoruz. Kitap boyunca Tamer’e hayran kaldım, Natalia’ya sinir oldum ama bir yandan da onun nasıl zorda olduğunu, intikamı ve aşkı arasında kaldığını gördükçe acıdım da, Allah kimseleri o duruma düşürmesin… Ama yine de doğum gününde o acı sözleri, kafasından ve yüreğinden geçenler farklı iken nasıl söyledi Tamer’e aklım almadı doğrusu. Üstelik karşısında onu sevdiğini söyleyen ve evlenme teklif eden bir adam varken. Ve Tamer; dağ gibi bir adamın yerle bir oluşu, çocuğu için yalvarışı, hayatından vazgeçmeyi bile göze alışı bölüm başından bu yana tutmaya çalıştığım gözyaşlarımın yanaklarımdan süzülmesine sebep oldu… Kitap çok akıcı ve sürükleyiciydi, diğer kitaplardan sonunu bildiğim halde, nasıl okumaya başladım, nasıl bitti anlamadım doğrusu. Biliyorum ki diğer FMArsal kitapları gibi bunu da defalarca okuyacağım…
İntikam denen illet küçücük körpe bir yüreğe nasıl düşerde etrafındaki herkesi gözünü kırpmadan harcamaya sebep olabilirdi ki? Natalia’nın yüreğine düşen nefret içten içe büyürken,kalbinin ona nasıl bir oyun oynayabileceğini kestirebilmiş miydi acaba?Bir zamanlar iğrendiği,babasının ölümüne sebep olan adamın Tamer Karlıbel’in gücü ve kudreti karşısında ,hem de onun yanı başındayken intikamını alabilmesi mümkün müydü? O ne kadar kaçmaya çalıştıysa da buna engel olamadı.Bir zamanlar nefret ettiği adamı şimdi ölesiye seviyor ve istiyordu ki nefreti ve sevgisi arasında sıkışıp kalmıştı.Bir yanda babası ölmeden hemen önce ona verdiği intikam yemini diğer yanda her geçen gün içinde büyüyüp giden amansız bir sevda.Kalbi bu adamın suçsuz olduğuna inanmak istese de aklı bunu bir türlü kabul edemiyordu.Ne var ki kendine söz dinletemiyor her geçen gün bu yakışıklı adamın çekimine biraz daha kaptırıyordu kendini.Yılların geçmesi Natalia’nın içindeki öfkeyi bir nebze olsun yumuşatmış olsa da tamamen silip atmasına izin vermiyordu.Hatta nefreti öyle bir anda yeniden kıvılcım almıştıki bu defa karnında bebeğiyle Tamer’den habersiz kaçıp gitmesine onun himayesi altında bir dakika daha tutsak kalmasına izin vermemişti. Aşkla nefretin birlikte işlendiği bu romandan çok etkilenecek ,kendinizi bir anda olayların içindeymiş gibi hissedeceksiniz.Peki acaba Aşk mı galip gelecek yoksa Nefret mi?
Bu kitap bi harika...
Bitireli saatler olmasına rağmen hala Tamer diye çığlık atasım var.
Fatih Hoca'nın ilk yazılan olmasada aslında basılmış ilk kitabı Nefretten Sonra. Yazar kalemini yine konuşturmuş. Akıcı, anlaşılır bir kalem. Kıyasıya bir mücadele... O mücadelenin yanında yan hikayelerdeki dostluk ve aile bağları... Yine güzel duygular oluşturuyor okurda, soluk aldırıyor... Ve diğer kitapların karakterleri Doğan -nam-ı diğer Dodo- , Tahir başta olmak üzere diğer esasoğlanlarımız... Onları da bu kitapta görmek yine çok güzel tabi ki. Zaten Fatih Hoca'nın tarzıdır bu, bence kitap başlarında bir uyarı olmalı: " Dikkat diğer kitap karakterlerinden biri karşısınıza çıkabilir!" :) Bence bunun olması çok hoş! Seviyorum bu durumu. Yine, yeniden severek okudum :) http://benherneysemo.blogspot.com/2013/07/nefretten-sonra-fatih-murat-arsal-yorum.html
Türk edebiyatı çığır açıyor resmen:))
Sonu belli fakat Tamer , Doğan ve Tahir'in hikayeleri güzel, yazar çok akıcı bir dille yazmış..
Bu kitabı çok aramama rağmen bulamıyorum. Elinde olup satmak isteyen bir arkadaş varsa benimle iletişime geçebilir mi? sonunda buldum okudum, yine satırlara esir kaldım. Yazarın ilk kitabı serinin başlangıç ruhu. Nefretten Sonra - YORUM: Ahhh be Natalia ahhh be kızım, küçücük bedende ne yükler taşındın sen:( Üzülerek, kızarak, gülerek okudum. Küçük bir kızın büyükler dünyasına başkaldırışıydı. En kritik yaşlarda nefret ve ayakta kalma savaşına girişti. Bilseydi, bunlara gerek olmadığını. Herkes birilerinin iyiliğini düşündü, gerçekler gizlendi, nefret şahlandı. Bir çocuk büyüdü, bir genç yürek parçalandı, nefret intikam hamlesini yaptı. http://pudratozu.blogspot.com/2013/07/nefretten-sonra-fm-arsal-yorum.html
Ahhh tamerim ahh :) Sen bunlara layık adammıydın ? ... Fatih Hocamın muhteşem hikayelerinden biri daha. Bu adam ne yazarsa gözüm kapalı alır ve okurum ♥
Galiba Tamer'e fena halde aşık oldum. Off! Tüm Türk - Yunan düşmanlığının sorumlusu Natalia!












