Uzun Hikâye
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (205)Şahane bir eser, hiç sıkılmadım. Bitmeseydi dedim. Peki ya sonra? Ne güzel yazmışsınız Mustafa Bey..
Mustafa KUTLU okumak her zaman içimi sıcacık yapar unuttuğumuz samimiyetimizi, kaybettiğimiz masumluğumuzu hatırlatır bana. Uzun hikayede de içim sıcacık oldu, "sevgi emekti, sabırdı, tuttuğun eli bırakmamaktı." dedirtti ama aynı zamanda da kitabın kapağını kapattığımda yüreğime bir ağırlık çöktü. Onlarca insan, onlarca kasaba, onlarca saka kuşu, onlarca küpe çiçeği, onlarca hikaye adı üstünde UZUN HİKAYE...
Sıcacık bir hikaye, aktı gitti. Onlarla kasaba kasaba ben de dolaştım nehir kenarına indim mızıka dinledim. Güzeldi.
Tahsilini tamamlayamayıp, küçük yaşta kitapçıda çalışarak sıkı bir okur olan Ali; güleryüzlü, dürüst, hakkı hakka teslim etmekten geri durmayan, etrafında sevilen bir adam. Sevdiği kız Münire'yi abileri evlenmelerine razı olmayınca kaçırıp trenle yolculuklarına başlarlar. Gittiği yerlerde Ali'nin haksızlıklara boyun eğmeyişi, yaşadıkları, hayalkırıklıkları, kısa molalar olarak kalırken tren istasyonlarında; yepyeni umutla devam ederler yeni yolculuklara... Film sayesinde Mustafa Kutlu'yu tanımak benim için şansızlıktı diyorum çünkü filmi izledikten sonra okuduğum hikaye, filmden daha iyi ve sıcaktı.
güzel bir kitapa benziiyor okuyup bakacağım
Çok samimi bir anlatımı vardı. İlk bölüm çok güzeldi ama ikinci bölüm sonradan yazılmılş gibiydi. Öykünün sesi değişiyordu adeta. Bir de hiç konuyla ilgisi olmayan yan hikayeleri bize niye anlattı anlamadım.
Adının aksine çok kısa bir hikaye.Çok hoş bir hikayesi var.Sizi sıkmadan hikayenin içine çekiyor.Kısa ve öz.Yalın dili ve yalın anlatışı sayesinde hemen okunabilir sıkmayan ve hissettiren bir kitap.Ben beğendim.Okumanız tavsiye olunur:)
hikayeleri severim. özellikle böyle uzun hikayeleri. içinde insanın kalbine dokunan bi çok anı var. yanından gelip geçen her insanın gözlerinin içine bakıp uzun hikayerini tahmin etmeye çalışırdım. artık daha da derine bakmalıyım. en uzun hikayeler en derinde saklıymış...
Kitap yarışmasında öğrenciler sorumluydu soru hazırlamak amacıyla okumuştum ben de. Sonra hikayeye kapılıp hazırlayacak soru bulamamıştım.. Şimdiyse aklımda kalan saka kuşu ve küpe çiçeği...
Zevkle okunacak bir hikaye. Mustafa Kutlu nn hikayeciliğinin ilk uzun hikayesi kendi ismi ile bim önümüzde.
Güzel bir kitap olmasına rağmen bütün olaylar çok çabuk geçiyor. Hani hiç bir şeyin üstüne durulmamış gibi. Bir de kitapta sinir olduğum nokta ise Çerçi Ahmet karekterinin işporta tezgahından geçimini sağlandığı söylenir ama ayriyetten bir de bu işporta tezgahında neler sattığını sıralıyor ki burası kitapta hiç sevmediğim bir nokta. Ne biliyim sinir oldum. Sürekli yoluculuk var. Bunlarında hayat düzeni buymuş demekki ama bu kitabı okumanızı öneririm. Bana da edebiyat öğretmenim önermişti okuduğuma pişman değilim.
Filmini çok duydum ama gitmedim yada izlemedim.Kitabını okumadım ve abartıldığını düşünüyorum.Güzeldi ama benzeri çok yani bir özelliği yok
neden okunur ki böyle bir kitap. ne anlatıldığını ve niye anlatıldığını anlayamadığım bir kitap oldu benim için. kitap duyguları yaşatmaya çalışmış ama yazarın üslubundan dolayı duyguları yaşamaktan çok geçiştirmeye çalışıyorsunuz . ana karakter doğup büyüdü.iyi de bu zaman zarfında ana karakterin hiç bir duyguyu tam yaşamaması ve bize de yaşatamaması aslında yazarın ana karakteri bize yaşatamaması ile ilgili ve bu durum, kitabı etkileyicilikten uzak olarak nitelememe sebep oldu. yazarın daha önce de huzursuz Bacak kitabını okumuştum ve bu kitapla birlikte de kesin kararımı verdim. benim için Mustafa Kutlu bir daha okunmayacak bir yazar.
Sürükleyici, insana kendi okutturan,okuman gerekiyormuş hissi yaratan bir kitap. Hüzünlendirdi beni içime bir ağırlık çöktü kitap bittiğinde ama aynı zamanda bu durumdan memnundum. Sanırım gerçekçilik dedikleri bu olsa gerek
Ahmet Kutlu favori yazarlarımdan biri ee boşuna değil .. hani derler ya bi başladım okumaya bi çırpıda bitti evet o duyguyu bu kitapta yaşadım
http://kitapeylemi.blogspot.com/2013/08/70-uzun-hikaye-mustafa-kutlu.html
Büyük yazıları ve boşluklarla, üslubuyla okuur sıkmayan bir hava vardı kitabın içerisinde. Kısacası sevdim diyebilirim.
Uzun ama kısa hikaye, uzayan ama kısa süren...
Elinize aldığınızda bitirmeden bırakamayacağınız kitaplardan biri. Başlığı uzun hikaye olsa da oldukça kısa :) 112 sayfa .Yazarın dili oldukça sadece akıcı. Olaylar bir fotoğraf karesi şeklinde sırayla anlatılmış. Beğenerek okudum. Filmini de mutlaka izleyeceğim
Çok hoş, hızlı ilerleyen, keyif veren bir kitaptı.












